Anahtar kelimeler: Zemin Blok Başlattığını Konulduğunu Parselde Noterliğinin Yevmiye Bakırköy Takibi Payı
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, yüklenici ... Ltd. Şti. aleyhine Bakırköy 9. İcra Dairesi'nin ██████████ Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, borçlu şirket ile davalı arasında .... Noterliği'nin 22.05.2014 tarihli ve ... yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi olduğunu, borçlunun bu hakkı üzerine icra dosyasından haciz konulduğunu, sözleşme gereğince İstanbul, ..., ... ada, ... parselde bulunan B blok zemin kat 5 no'lu bağımsız bölümün borçlu yüklenici şirkete ait olduğunu, borçlu şirketin edimini yerine getirdiğini, ancak müvekkilinin alacağını karşılıksız bırakmak amacıyla bilinçli ve kötüniyetli olarak tapuda kendi adına devir işlemi yapmadığını belirterek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın borçlu yüklenici şirket adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleşen dava da davacı vekili dava dilekçesinde özetle; aynı hukuksal nedene dayalı olarak davalı yüklenici aleyhine taraf teşkilini sağlamak için dava açmış, davaların birleştirilmesine karar verilmiştir.
II. CEVAP
1- Davalı arsa sahibi vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı yüklenicinin İstanbul ili, ... ilçesi, ... ada ... parsel (eski ... parsel) sayılı taşınmazda bağımsız bölümleri bulunan malikler ile halen ... ismi ile bilinen siteyi inşa etmek için görüşmeler yapmaya başladığını, aynı taşınmazda 1/32 arsa payına karşılık yüklenici ile .... Noterliği'nin 22.05.2014 tarihli ve ... yevmiye sayılı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını, müvekkilinin 1/32 payının iki daireye karşılık geldiğini, dairelerden birinin müvekkiline, diğerinin yükleniciye ait olacağının kararlaştırıldığını, bu sözleşme haricinde davalı yüklenici ile müvekkilini temsilen ... arasında aynı yer için adi yazılı 24.02.2014 tarihli konut satış sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile 200.000,00 TL satış bedeli karşılığında ... parsel sayılı taşınmazda inşa edilecek B blokta bir dairenin verileceği, katı ve numarasının sonra belirleneceğinin düzenlendiğini, satış bedelinin aynı gün davalı yüklenicinin hesabına gönderildiğini, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca kat irtifakı ile C blok 14 no'lu bağımsız bölümün adına tescil edildiğini, davalı yüklenici ile aralarında imzalanan tarihsiz tutanak ile, 24.02.2014 tarihli satış sözleşmesi uyarınca B blok 5 no'lu dairenin yani dava konusu dairenin verilmesinin düzenlendiği, ayrıca arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği yükleniciye devredilmesi gereken arsa payının bu daireye sayılacağının kararlaştırıldığını, bu nedenle kat irtifakı ile söz konusu dairenin müvekkili adına tescil edildiğini, davalı yüklenicinin müvekkiline sattığı ve halen müvekkili adına kayıtlı olan dava konusu bağımsız bölüm ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince tarafına düşen ve üçüncü kişiye sattığı bağımsız bölümü tamamlamadan teslim ettiğini, müvekkilinin bu bağımsız bölümü gerçek değerinin çok altında sattığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2- Davalı yüklenici davaya cevap vermemiştir.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.11.2018 tarihli kararı ile; davalı yüklenicinin sözleşme gereğince edimini yerine getirdiği, sözleşmenin "arsa malikleri ve müteahhidin yükümlülükleri" başlıklı maddesinin E bendine göre kat irtifakı kurulduktan sonra tapunun %50 nispetinde devrinin gerçekleştirileceğinin kararlaştırıldığı, davalının maliki bulunduğu hissenin %50'sine karşılık C bloktaki 2. kat 14 no'lu bağımsız bölümün davalı adına tescil edildiği, davalının taşınmazı sattığı, %50'lik kısma tekabül eden dava konusu bağımsız bölümün ise yükleniciye ait olduğu, sözleşme gereğince yüklenici adına tescili gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne, dava konusu İstanbul, ..., ... ada, ... parselde bulunan B blok zemin kat 5 no'lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davalı ... Ltd. Şti. adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
III. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 22.11.2018 tarihli kararına karşı süresinde asıl davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2022 tarihli kararının süresinde asıl davada davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, davalı yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince tarafına düşen dava konusu bağımsız bölümü, satış sözleşmesi uyarınca davalı alıcıya devri gereken bağımsız bölüme saydığının kabulü ile davanın reddi gerekirken, yanlış değerlendirme ile kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamına uyularak bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Gayrimenkul satışının, resmi şekil şartına tabi olduğunu, sonradan düzenlendiği belli olan bir belgeden kaynaklı olarak davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık İİK.'nın 94/2 maddesine dayalı olarak alınan yetkiye istinaden açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!