Anahtar kelimeler: Basmadığı Marş Davaalacak Bayisi Servise Kamyon Satımdan Arızalandığını Kamyonun Lisansları

T.C.
İSTANBUL21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO:████████ EsasKARAR NO:████████ KararDAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ :█████/2024KARAR TARİHİ:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin █████/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu kapsamında uzun yıllardır bayilik lisansları ile Türkiye'nin farklı bölgelerinde akaryakıt bayilik faaliyeti yürüttüğünü ve artan nakliye ihtiyaçları nedeniyle █████/2022 tarihli fatura ile ... ... bayisi olan ... Otomotiv'den 1.565.000 TL bedelle bir adet 2022 model ... ... kamyon satın aldığını, Ancak müvekkili şirketin akaryakıt ikmal ve dağıtımında kullanmak üzere satın aldığı kamyonun, satın alındıktan kısa bir süre sonra █████/2022 tarihinde marş basmadığı için arızalandığını ve yol yardımı ile yetkili servise götürüldüğünü, yetkili servis tarafından ... iş emri numaralı kayıt açılarak marş sisteminin değiştirildiğini, Kamyonun █████/2022 tarihinde tekrar arızalandığını, gezme (sağa-sola kayma), rampalarda yağ lambasının yanması, tüm ikaz ışıklarının yanması ve gaz yememesi gibi sorunlar nedeniyle servise götürüldüğünü, .... iş emri numarasıyla yağ muşurunun değiştirildiğini ve üç farklı işlem uygulandığını, Kamyonun, daha önce yağ lambası ve yağ basıncı arızası nedeniyle servise götürülmesine rağmen █████/2023 tarihinde tekrar yağ lambasının yandığını ve yağ basıncının düştüğünü, yetkili serviste 47579 iş emri numarasıyla hava jakı takıldığını ve ... işlemi ile birlikte üç farklı işlem uygulandığını, █████/2023 tarihinde seyir halindeyken motorun çalışmadığını ve kamyonun tekrar arızalanarak yol yardımı ile servise götürüldüğünü, ... iş emri numarasıyla motor revizyonu ve yarım motor işlemi yapıldığını, 40 parçanın değiştirildiğini ve dört farklı işleme tabi tutulduğunu, tamir işlemlerinin █████/2023 tarihinde tamamlandığını ancak █████/2023 tarihinde yine marş basmaması nedeniyle kamyonun tekrar arızalandığını ve marş sisteminin değiştirildiğini, Kamyonun sürekli arızalanması nedeniyle müvekkili şirketin ticari faaliyetlerinin aksadığını, arıza sebebiyle █████/2022, █████/2022, █████/2023, █████/2023 - █████/2023 dönemlerde aracın kullanılamadığını, Müvekkili şirketin, ... ... Terminali'nden akaryakıt ikmali yaptığını ve kamyonun her seferinde 22.200 litre akaryakıt taşıdığını, akaryakıt zam günlerinden önce yakıt yükleyerek fiyat artışlarından korunma stratejisi izlediğini ancak kamyonun serviste olması nedeniyle bu stratejinin uygulanamadığını ve zamlı fiyatlardan akaryakıt almak zorunda kaldığını, 2022 yılında günlük kiralık tanker bedelinin 5.000 TL, 2023 yılında ise 9.000 TL olarak hesaplandığını, kamyonun serviste olduğu toplam 34 gün boyunca müvekkili şirketin 298.000 TL zarara uğradığını, Kamyonun arızalı olduğu dönemlerde ... tarafından yapılan zamlar nedeniyle müvekkili şirketin, akaryakıtı daha yüksek fiyattan almak zorunda kaldığını ve bu durumun 131.868 TL ek zarara yol açtığını, Toplamda 429.868 TL zarar meydana geldiğini, kamyonun satın alındıktan kısa süre içinde defalarca arızalandığını, yetkili servis tarafından yapılan onarımlara rağmen sorunların devam ettiğini, birçok parçanın değiştirildiğini ve motor revizyonu geçirdiğini, bu nedenlerle orijinalliğini kaybettiğini ve değer kaybına uğradığını, müvekkili şirketin, araçtan beklediği ticari faydayı elde edemediğini, serviste olduğu süre boyunca araçtan yararlanamadığını ve bu süreçte günlük kiralık tanker bedeli ödemek zorunda kaldığını belirterek tazminat talep ettiğini beyanla Müvekkili şirketin, kamyonun sürekli arızalanması ve değer kaybı nedeniyle uğradığı zararların giderilmesi amacıyla belirsiz alacak davası kapsamında 10.000 TL değer kaybının ve 429.868 TL ticari zararının Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının kısa vadeli avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı ... vekilinin █████/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, iddia edilen araç arızalarının kullanıcı hatasından kaynaklandığını, marş basmama sorununun tamamen kullanıcı hatası nedeniyle meydana geldiğini, aracın yolda gezme probleminin ise lastik basınçlarının kontrol edilmemesi, aşırı yük yüklenmesi veya jant eğilmesi gibi sebeplerle ortaya çıktığını, davacının TTK 23. Maddesi uyarınca basiretli tacir gibi hareket ederek aracı süresinde kontrol etmesi ve ayıp tespit ederse uygun süre içinde bildirmesi gerektiğini, aracın ilk arızasının satın alma tarihinden yaklaşık 1,5 ay sonra meydana geldiğini ve bu sürede aracın sorunsuz kullanıldığını belirterek gizli ayıp iddiasının yerinde olmadığını, Müvekkili şirketin, satıcının ayıptan sorumlu olabilmesi için ayıbın hasar ve yararın alıcıya geçmesinden önce mevcut olması gerektiğini, dava konusu araç modelinin sektöründe en çok tercih edilen model olduğunu ve üretim kaynaklı bir sorun bulunmadığını, müvekkilinin yetkili servis olarak ... ...'ın denetimi altında faaliyet gösterdiğini, araçların müvekkilinin servisine geldiğinde arızanın ... ...'a bildirildiğini ve garanti kapsamında servis hizmeti verildiğini, bu nedenle müvekkilinin servis hizmetinin eksiksiz ve üretici firmanın talimatları doğrultusunda gerçekleştirildiğini, Müvekkili şirketin, ayıp iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının taleplerinin BK 227 kapsamında olmadığını, genel hükümlere tabi olduğunu, müvekkilinin üretici firma olmadığı için üretim aşamasındaki ayıplardan sorumlu tutulamayacağını, ayrıca aracın teslim edilmeden önce detaylı şekilde kontrol edildiğini, herhangi bir arıza tespit edilmediğini ve davacıya bu şekilde teslim edildiğini, müvekkilin üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, dolayısıyla sorumluluğunun bulunmadığını, Müvekkili şirketin, davacının aracın serviste kaldığı gün sayısını hatalı gösterdiğini, dava dilekçesinde belirtilen 39 günlük süreye karşılık servis kayıtlarına göre aracın 26 gün serviste kaldığını, bu nedenle araçtan yoksun kalma ve kazanç kaybı tazminat taleplerinin yanlış hesaplandığını belirttiğini, ayrıca davacının araç kiralamadığı halde kiralama bedeli talep ettiğini, eğer gerçekten bir zarar meydana geldiyse bunu önlemek adına araç kiralaması gerektiğini, bu nedenle zarar iddiasına kendisinin sebebiyet verdiğini ifade ettiğini, taleplerin hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu, Müvekkil şirket, davacının uğradığını iddia ettiği zararların varsayıma dayandığını, araç arızası nedeniyle zamlı akaryakıt almak zorunda kaldığını iddia eden davacının aslında bu akaryakıtı yine zamlı fiyat üzerinden sattığını ve zararının bulunmadığını, ticaretini yaptığı akaryakıt konusunda basiretli tacir gibi hareket edip önlem alması gerektiğini, bunun yapılmamasının müvekkili şirkete yüklenemeyeceğini ifade ettiğini, ayrıca Yargıtay kararlarına göre kazanç kaybı talebinin gerçek zarar ve somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini, ancak davacının bu hususu kanıtlayamadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... vekilinin █████/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, herhangi bir şekilde ayıp iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, ... ... A.Ş.'ye husumet yöneltilemeyeceğini, ... ... A.Ş.'nin davacı ile arasında herhangi bir satım akdi bulunmadığını, satıcı ile üretici veya ithalatçının müteselsil sorumluluğunun yalnızca 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketiciler lehine düzenlendiğini ve somut olayda bu kanunun uygulama alanı bulamayacağını, ayrıca müvekkili şirket ile davacı arasında herhangi bir hizmet akdinin de bulunmadığını, bu nedenle imalatçı olan müvekkili firmanın müteselsil sorumluluğuna gidilemeyeceğini ve davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, Müvekkili şirket, TTK m.23 atfiyla TBK m.207 ve devamı hükümleri uyarınca malın ayıbı nedeniyle yalnızca satıcının sorumlu tutulabileceğini, satış sözleşmesinin tarafı olmayan imalatçının müteselsil sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığını, TBK m.227'de alıcının seçimlik haklarını yalnızca satıcıya yöneltebileceğinin düzenlendiğini ve üretici veya ithalatçının sorumluluğundan bahsedilmediğini, dava konusu aracın satıcısının ... ... A.Ş. olmayıp, müvekkil şirketin satış işlemine taraf olmadığını, dolayısıyla müvekkili şirketin tarafı olmadığı bir sözleşme nedeniyle ayıptan sorumlu tutulamayacağını ve bu nedenle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, dava konusu aracın ticari garanti şartlarına tabi olduğunu, ... Garanti ve Servis Kılavuzu'nda ticari veya mesleki amaçla kullanılan araçlara “Ticari Garanti Şartlarının uygulandığını, garanti süresi içinde malzeme, montaj veya tasarım hatalarından kaynaklanan arızaların ücretsiz onarılacağını, ticari garanti kapsamında müvekkili şirketin yalnızca ücretsiz onarımdan sorumlu olduğunu, bu nedenle davacının ticari garanti esasları gereği tazminat talep etme hakkının bulunmadığını, dava konusu araçta ayıp olarak nitelendirilebilecek maddi bir hasar veya eksikliğin bulunmadığını, somut olayda müvekkil şirketin teknik elemanları tarafından yapılan incelemelerde herhangi bir gizli ayıp bulgusuna rastlanmadığını ve davacının şikâyetlerinin onarımla giderildiğini, davacının maddi zarara uğradığını iddia etmekle birlikte, zararın varlığını ispat edemediğini, tamir süresinde akaryakıt zammı nedeniyle zarar iddiasının müvekkilinin kontrolünde olmayan ekonomik koşullardan kaynaklandığını, ayrıca müvekkili şirketin somut olayda sorumluluğuna gidilmesini gerektirecek herhangi bir kusurunun bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.DELİLLER:-Makine Mühendisi ... tarafından hazırlanan █████/2024 tarihli bilirkişi raporu, -Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi raporu,-Akaryakıt uzmanı ... tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi raporu, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, Dava konusu aracın uğramış olduğu değer kaybı ile aracın kullanılmadığı döneme ait ticari kar kaybına ilişkindir.Yargıtay 4.HD'nin ... Esas -... Karar sayılı ilamında: "...araçların modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek araçların kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değerleri arasındaki farka göre değer kaybının ve üzere hasar miktarlarının hesaplanması..." şeklinde ifade edilmiştir.Taşınır satışı TBK m.209 – 236 maddeleri arasında düzenlenmiştir ve satıcının ayıplı maldan sorumluluğu, dolayısıyla alıcının bu halde sahip olacağı seçimlik haklar bu maddelerde ifade edilmiştir. Bunun yanı sıra TTK m.23 f.1-c’de bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla tacirler arası satış ve mal değişimlerinde TBK'daki satış sözleşmesi ve mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir.Davacı tarafından █████/2022 tarihinde davalı ...dan davaya konu ... ... marka sıfır km aracın satın alındığı araç değerinin 1.565.000,00TL olarak fatura edildiği anlaşılmaktadır.Mahkememizce re'sen görevlendirilen Makine Mühendisi ... tarafından hazırlanan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...█████/2022 tarihli; ... fatura nolu; ...Şti. tarafından ... Akaryakıt San.Ve Tic.Ltd.Şti. adına düzenlenen fatura: ... şasi nolu, 2022 model, ... ... marka, ... ... ... model, Alev Kırmızısı renk, sıfır km. de araç 1.565.000,00 TL olduğu, davaya konu arızanın kullanım hatasından kaynaklanmayan, imalat hatasına dayalı, çok detaylı teknik inceleme sonucu anlaşılabilen, satın alma esnasında makul ve yeterli bir süre inceleme ile anlaşılamayacak olması nedeniyle araçtan beklenen faydayı, performansı azaltması sebebiyle dava konusu aracın ilgili kanun maddesi kapsamında gizli ayıplı mal niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği; Gizli ayıp sebebiyle █████/2022 satıldığı tarihte ortaya çıkan değer azalması 265.000,00 TL Olduğu; █████/2024 dava tarihi itibariyle onarım boyunca kullanılmamasından kaynaklı tazminat (ikame araç) bedeli 26 gün * 5.856,34 TL/gün = 152.264,84 TL olduğu,..." belirtilmek suretiyle davaya konu aracın imalat hatasına dayalı olarak gizli ayıp içerdiği ve aracın tamiri sürecinde 26 gün boyunca aracın kullanılamayacağı/ kullanılamadığı tespit edilmiştir. Ayrıca satılan aracın bu ayıptan kaynaklı değer kaybına uğradığı da açık olmakla bilirkişinin yapmış olduğu hesaplama üst Mahkeme kararı doğrultusunda olup hükme elverişli olduğu kanaatine varılmıştır.Ticari amaçla satın alınan bu aracın 26 gün boyunca kullanılamaması nedeniyle davacının ticari kazanç kaybı hesaplanmak üzere Mahkememizce re'sen görevlendirilen Akaryakın uzmanı ... tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...bayinin yılda kaç litre akaryakıt taahhüdü veya satışının olduğu bilinmemekle birlikte, yılda 1.000.000 litre V/pro Diesel sattığı varsayımına göre hesaplama yapıldığında; bayi, 22.200 litre kapasiteli bir kamyon ile düzenli olarak ayda 4 sefer yapabileceği öngörülebileceğini, kamyon kiralama ücretinin 2022 yılı için 5.000 TL olduğu ve 2022 yılında aracın kullanılmadığı dönemde 2 defa araç kiralandığında ödenen ücret 5.000 TL x 2 = 10.000 TL, 2023 yılında ise 5 defa araç kiralandığında ödenen ücret 9.000 TL x 5 = 45.000 TL olup araç kiralama için toplam ödenebilecek ücret 10.000 TL + 45.000 TL = 55.000 TL olacağı, diğer taraftan, akaryakıt zam günlerinden önce yakıt yükleyerek fiyat artışlarından korunma stratejisi izlediğini ancak kamyonun serviste olması nedeniyle bu stratejinin uygulanamadığını ve zamlı fiyatlardan akaryakıt almak zorunda kaldığını belirten davacının bu. Talebi değerlendirildiğinde; ayda 4 sefer yapabileceği varsayımı ile kamyonun zamlı fiyatlardan akaryakıt aldığı kabul edildiğinde muhtemel kayıp 119.436 TL olabileceği düşünüldüğü..." yönünde kanaat bildirilmiştir.Tüm raporlar, davacının talep artırım dilekçesi ve dosya kapsamında yer alan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu aracın satım tarihinde (█████/2022) ayıplı olduğu, davacının ayıpsız değeriyle satın aldığı, ayıplı halinin 265.000,00TL değer kaybına yol açtığı, aynı zamanda ayıbın giderilmesi için geçen sürenin 26 gün olduğu bu süreçte başaka bir araç kiralanması nedeniyle 152.264,84TL zararın oluştuğu, bunun yanında aracın kullanılmadığı süreçte şirketin 119.436,00TL olmak üzere kar kaybının meydana geldiği dikkate alınarak davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddi ile 265.000,00TL değer kaybı ve toplam 271.700,84TL maddi zararı yönünden karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-)Davanın KISMEN KABULÜ, KISMEN REDDİ ile; a)271.700,84TL araç mahrumiyet bedeli ve kar kaybı bedelinin █████/2022 tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,b)265.000,00TL değer kaybı bedelinin █████/2022 tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-)Alınması gereken 36.662,03TL harçtan, peşin alınan 7.511,85TL ve 4.355,00TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 24.795,18TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına,3-)Davacı tarafça yapılan 427,60TL başvurma harcı, 7.511,85TL peşin harç, 4.355,00TL ıslah harcı, 15.000,00TL bilirkişi ücreti, tebligat ve posta masrafından oluşan 581,00TL olmak üzere toplam 27.875,45TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre hesaplanan 21.528,21TL'nin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,6100 sayılı HMK.nun 326/2 maddesi gereğince bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-)Arabuluculuk ücreti olan 3.200,00TLnin kabul-red oranına göre hesaplanan 728,64TL'nin davacıdan, 2.471,36TL'nin davalılardan müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,5-)Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 84.505,13TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,6-)Davalılar lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,7-)6100 sayılı HMK.nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025 Katip ...e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır