Anahtar kelimeler: Oluş Sübuta Biçimi Mücadele Eşya Kaçakçılıkla İsteklerinin Görüşü Mahiyette Yerleşik
7. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI : ████████ E., ████████ K.
    SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
    HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
    TEMYİZ EDENLER : Katılan ... İdaresi vekili, sanık
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
    Sanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade kararı üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçen eşya miktarının Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre ticari miktar ve mahiyette olması ve tüm dosya kapsamı karşısında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
    Ancak;
    1.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesi uyarınca, sanığın kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık müessesesinden yararlanabilmesi için mahkemece kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında yer alan dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar tutarı ödemesi hususunda ihtarat yapılması ve ödeme yapması halinde, soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca daha önce sanığa bu hususta ihtar yapılmamış olduğu da gözetilerek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerektiği cihetle; kovuşturma
    aşamasında alınan savunması sırasında yapılan ihtaratta indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması ve ödeme yapılmadığından bahisle hakkında ilgili hükümlerin uygulanmaması,
    2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas ve ████████ Karar ve 16.05.2017 tarihli, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 17.12.2015, iddianame düzenleme tarihinin 26.01.2016 olduğu, Ulusal Yargı Ağı Bilişim sisteminden yapılan kontrolde, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 15.02.2024 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmı ile bozulmakla halen görülmekte olan Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 06.01.2016, iddianame düzenleme tarihinin ise 19.01.2016 olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyanın celp edilerek incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
    Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 22.05.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!