Anahtar kelimeler: Çeklerden Tasdik Konkordato Ciro Taksit Projesi Bankaya Tutarı Devredilen Çek

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin tasdik edilen konkordato projesi kapsamında 4 taksit tutarı olan 644,500,00 TL'nin müvekkili bankaya ciro ve teslim yolu ile devredilen çeklerden tahsil edildiği kabulü ile ödemelerin tamamlandığı bildirilmiş ise de bunun kabul edilemez olduğunu, müvekkili bankaya ciro ve teslim yolu ile devredilen çek bedellerinin konkordato dosyasına alacak tutarının bildirilmesinden önce 25.05.2019 tarihinde tahsil edildiğini, çekler ile yapılan ödemelerin mahsubu sonrasında 08.01.2020 tarihinde konkordato dava dosyasına alacak tutarlarının bildirildiğini ve bildirilen ve mahkemece tasdik edilen alacak tutarının 5.339.423,96 TL olduğunu, ancak davalı tarafından 644.500,00TL ödemenin eksik yapıldığını belirtilen nedenlerle konkordatonun müvekkili banka yönünden kısmen feshine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya ödenmeyen bir taksit bulunmadığını, konkordato dosyasında 06.05.2024 tarihli kesin ek karar ile proje uyarınca borçlarının tamamının ödendiğinin tespit edilerek kayyımın görevine son verildiğini ve ek kararın ilan edildiğini, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, konkordato yargılamasında 18.01.2019 tarihli tensip zaptı ara kararı ile takas uygulamalarının tedbiren durdurulmasına karar verilerek davacıya bildirildiğini, davacının konkordato yargılamasında takas yapılmadığını beyan etmesine rağmen dava dilekçesinde çek bedellerinin 25.05.2019 tarihinde tahsil edildiği beyanının mahkeme tedbir kararına aykırı davranışın ikrarı mahiyetinde olduğunu, davacı tarafından mahsup edilip bildirmeyen tutarların konkordato taksit ödemelerinden mahsup edileceğinin davacıya bildirildiğini ve kayyım raporlarında da talep edilen tutarların davacının uhdesinde tuttuğu çek bedelleri ile tahsil edildiğinin belirtildiğini, bunlara rağmen davacı tarafından konkordato dosyasında alacağının ödenmediği yönünde bildirimin olmadığını, belirtilen nedenlerle davanın öncelikle usulden olmadığı taktirde esastan reddine ve kötüniyetli olarak dava ikame edildiğinden HMK'nın 329. Maddesi uyarınca davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kayyım tarafından mahkemeye sunulan 13.11.2024 havale tarihli raporda da belirtildiği üzere davacı talebinde bahsi geçen eksik taksit ödemelerinin 2021 yılı Ocak, Şubat, Mart ve Nisan aylarına tekabül ettiği, söz konusu tarihten sonra diğer taksit ödemelerinin yerine getirildiği, davacı tarafça söz konusu taksitlerin ödenmediğine yönelik kayyımlığa yapılan hiçbir bildirim, ihtar, itiraz ve sair husus bulunmadığı gibi söz konusu taksitlerin ödeme sürelerinden sonra 27.05.2021 tarihinde ve istinaf kararı sonrasında mahkemece yeniden yapılan yargılamada da taksitlerin ödenmediğine dair itirazların bulunmadığı, davalı borçlu tarafından davacı banka KEP adresine 20.01.2021 ve 01.02.2021 tarihinde (ilk taksidin ödeme gününde) taksit ödemesinin uhdelerinde tuttukları tutar tamamlanana kadar mahsup edileceğinin bildirildiği ancak bu bildirime davacı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmadığı, konkordato projesi ile bütün alacaklıların, alacaklarına kavuştuğu, davacının konkordato projesi kapsamında tüm taksitlerinin ödendiği, davacı taraf lehine konkordatonun kısmen feshine ilişkin yasal koşulların oluştuğunun belirlenemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; konkordato ödeme projesine göre hiçbir aşamada kaydettirilen ödemenin kabul edilmediğinin ya da taksitler halinde ödenmeyeceğinin ifade edilmediğini, eksik inceleme neticesinde verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması halinde tasdik edilen alacak tutarının konkordato projesi kapsamında tahsil edilmediğinin ortaya çıkacağını, davalı tarafından da tasdik edilen proje kapsamında eksik ödeme yapıldığının açıkça ikrar edildiğini, müvekkiline ciro ve teslim yolu ile devredilen çekler nedeni ile ödeme yapmadıklarını kabul ettiklerini, ancak yerel mahkemece ödemelerin yapılıp yapılmadığına ilişkin hiçbir inceleme yapılmadığını, müvekkiline davalı tarafından ciro ve teslim yolu ile devredilen çek bedellerinin konkordato dosyasına alacak tutarlarını bildirmeden önce 25.05.2019 tarihinde tahsil edildiğini ve yapılan bu işlemlerin davalı tarafın iddia ettiği şekilde takas şeklinde olmadığını, tasdik edilen alacakları ile ilgili bir çekişme bulunmadığını, taleplerinin tasdik edilen alacak tutarlarının ödenmemesi olduğunu, bu duruma ilişkin uyuşmazlığın doğru tespit edilmediğini, taksit ödeme sürelerinden sonra ve istinaf kararı sonrasında müvekkiline gönderilen tebliğat olmadığını, komiser tarafından dosyaya sunulan raporun hiçbir ekinin dosyada yer almadığını ve sunulan hiçbir raporda ve ödemeye ilişkin açıklamalarında dava konusu tutarın ödenmeyeceğinin, mahsup edileceğinin ifade edilmediğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, İcra ve İflas Kanunu'nun 308/e maddesi uyarınca konkordatonun kısmen feshi istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Temyiz harcı peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.