Anahtar kelimeler: İçeresinde Kayınpederi Akrabaları İşbirliği Çekilen Takipleri Takiplerin Belgeye Başlattıkları Başkanı
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    SAYISI : ████████ E., ████████ K.
    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davalı vekili ve katılma suretiyle davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili kooperatifin eski başkanı ...'ün kayınpederi olduğu, ... ve döneminin yönetim kurulu üyeleri, akrabaları, yakın arkadaşları ve davalının işbirliği içeresinde belgeye dayalı olmaksızın kooperatif hakkında icra takipleri başlattıkları, takiplerin kooperatif başkanı tarafından itiraz edilmeksizin kesinleşmesini sağladıkları, alacağın dayanağının 30.09.2008 tarihinde bankadan çekilen kredi olarak gösterildiği ancak ayrıntısının belli olmadığı, ilgili şahıslar hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, yargılanan şahısların işbirliği içinde kooperatifin içini boşalttıkları, kooperatifin savcılık dosyasında alınan raporun çok üzerinde zarara uğratıldığı, ilgili kişilerin kooperatif aleyhine açtıkları sıralı icra dosyaları olup, davalının ███████ Esas sayı ile bahsedilen kapsamda müvekkili kooperatif hakkında icra takibi başlattığı, icra tebliğinin şüpheli kooperatif başkanına tebliğ edilerek itiraz edilmeksizin kesinleştirildiği, davalının kooperatifle ilişkisinin bulunmadığı, belirtilen nedenlerle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, ödenmiş veya ödenmek zorunda kalınacak tutarların bankanın uyguladığı kredi usulleri emsali ile ticari faiziyle birlikte müvekkiline iadesine, asgari % 40 ve zaruret nedeniyle uğranılacak ve uğranmış tüm zararların davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; kooperatifin borca batık olduğunu, bunun sorumlusunun yıllardan beri kooperatife borçlarını ödemeyen kooperatif üyeleri olduğunu, kooparitif borçlarının müvekkili ve diğer şahıslara çektirilen krediler yoluyla kapatılmaya çalışıldığını, müvekkilinin kooperatifin sıkıntısı sebebiyle cevap dilekçesine ekli banka belgesi ile kredi temin ederek kooperatife verdiğini, bunların kayıtlarının 2007-2008-2009 yıllarına ait kooperatif defterlerinde bulunduğunu, belirtilen dönemin tüm kooperatif defterlerinin bilirkişi marifetiyle incelenmesi halinde gerçeklerin görülebileceğini bildirerek davanın reddine, % 40'tan aşağı olmamak üzere tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
    III. MAHKEME KARARI
    İlk Derece Mahkemesi'nin 14.01.2014 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile her ne kadar davalı taraf, kendisinin kooperatifin sıkıntısı sebebiyle cevap dilekçesine ekli banka belgesi ile kredi temin ederek kooperatife verdiğini iddia etmiş ise de davalının kendi adı ve hesabına 19.11.2007 tarihinde 13.000,00 TL kredi kullandığı, bu paranın 12.000,00 TL'sinin 20.11.2007 tarihinde koopretafin HalkBankası'nda bulunan hesabına ... tarafından yatırıldığı, kalan 1.000,00 TL'sinin ...'ün kredi kartı hesabına geçtiği davacı kooperatifin borç para alınmasına yönelik bir kararının olmadığı, taraflar arasında yapılmış bir protokol bulunmadığı, kooperatifle hukuki bir bağlantı kurulmadan sadece muhasebe kayıtlarından kooperatifin davalıya borçlu olduğuna kanaat edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının Ortaca İcra Müdürlüğü'nün ███████ Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
    IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    Mahkeme kararının ( Kapatılan) Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 23.12.2014 tarihli, █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli araştırmayı içermediği gibi Yargıtay denetimine de uygun olmadığı, bu durumda, mahkemece gerekirse talimat yolu ile yeni bir bilirkişi heyeti oluşturup, ilgili banka kayıtları üzerinde detaylı inceleme yapılıp, dava konusu ödeme ile ilgili kredinin kim tarafından ne amaçla kullanıldığı hangi tarihte kim tarafından kooperatif hesabına yatırıldığı hususları incelenerek, bilirkişi raporunun 4. sayfasının son bölümünde belirtilen tespitin banka kayıtları ile karşılaştırılarak, detaylı araştırma yapılması ve kooperatif yevmiye kayıtlarının bilgisayar çıktılarının niteliği de tartışılarak, ilgili banka dekontları celp edilip, banka kayıtlarının örnekleri alınarak rapora eklenmek sureti ile açıklamalı, detaylı incelemeyi içeren ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilmek sureti ile uygun sonuç dairesince bir karar verilmek gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hukuki ilişkinin varlığını ispat yükünün davalıda olduğu, eldeki davada davalının delil olarak kooperatif kayıtları, banka kayıtları ve bilirkişi deliline dayandığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ve ceza dosyası kapsamında alınan 17.02.2022 tarihli rapor ve 26.09.2022 tarihli ek rapor birlikte değerlendirildiğinde; takip dosyasında belirtilen borcun dayanağı ile ilgili dosyaya bir delil sunulmadığı, davalı tarafından çekilen sera kredisinin kooperatifin iştigal alanı ile ilgili olmadığı, kooperatifin usulüne uygun tutulmayan yevmiye defterine 12.000,00 TL'nin kaydedildiği, tasdiksiz yevmiye defterinin delil niteliğinin olmadığı, özel kişilerden borç para alınmasının kooperatif Anasözleşmesinde yer almadığı, bu hususta genel kurullarda yönetim kuruluna yetki verilmediği, yetkisiz bir şekilde kredi kullandırılarak kooperatif iştigal alanı dışındaki işlerle ilgili borç para verme işlerinin kooperatifi bağlamayacağı, borç alınan dönemlerde kooperatifin borç almasına gereksinimin bulunmadığı, davalının kooperatife borç verdiğini yasal delillerle ispat edemediği ve Ortaca İcra Dairesi'nin 2009/9 ve ███████ Esas arasındaki tüm takip dosyalarında takiplerin aynı gün başlatıldığı, takiplerin her hangi bir belgeye dayanmadığı, takiplerde borcun dayanağının 30.09.2008 tarihli bankadan kredi temini yoluyla kooparatife verilen borç olarak gösterildiği, icra takibinde bulunanlar arasındaki akrabalık bağı birlikte değerlendirildiğinde davalının kooperatifin borçlu olmadığını bilmesine rağmen kötüniyetli olarak icra takibi yaptığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne davacının borçlu olmadığının tespitine ve asıl alacağın %40'ı oranında kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
    A. Temyiz Sebepleri
    Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun soyut beyanlarla düzenlendiği, kooperatifin cari hesapları, çek, maaş, akaryatkıt ödemeleri incelenmeksizin hazırlandığı hükme esas alınamayacağı, Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi yargılamasında yargılananların zimmet suçu işleyip işlemedikleri belli olmadan, karar kesinleşmeden karar verilmesinin hatalı olduğu, emsal ilamlar kapsamında ceza davasındaki maddi olguların hukuk hakimini bağlayacak olması nedeniyle kararının beklenmesi gerektiği, paranın alınıp alınmadığı, kooperatife verilip verilmediği, kooperatif tarafından kullanılıp kullanılmadığının ceza yargılamasının konusu olup verilecek kararın davada bağlayıcı olacağı, kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirme neticesinde verildiğini beyan etmektedir.
    Davacı vekili katılma suretiyle temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinde asgari %40 ve zaruret nedeniyle uğranılacak ve uğranmış tüm zararların davalıdan alınması talep edilmiş olmakla tashihen verilen kararda %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesinin günün ekonomik koşullarına, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırı olduğu, eşitlik ilkesi gereği bunun dikkate alınması gerektiği, yargılama süreci neticesinde yapılan harcamaların tahsiline hükmedilmekle birlikte bu tutarların duruşmaların takibindeki yolluk giderini dahi karşılamadığı, harcama bedellerenin değerlerinin 35- 40 kat arttığı, İHM kararları gereği eski ödemelerin günlük karşılığı dikkate alınarak tazmin hükmü verilmekle mahkemece verilen tazmin miktarının adaletle bağdaşmadığı, icra dosyasının kapak hesabı dahi istenilmeden takip miktarı üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinin kabul edilemeyeceği, icra inkar tazminatı yerine uğranılan zarar kapsamında İHM, günümüz koşulları dikkate alınarak 50.000,00 TL tazminata hükmedilerek ve vekalet ücretinin 30.000,00 TL olarak düzeltilmek suretiyle kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, menfi tespit ve tazminat istemine ilişkindir.
    Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
    Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ve davacı vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davalı ve davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
    Temyiz onama harcı peşin alındığından davacıdan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
    Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!