Anahtar kelimeler: Bayii Satmış Yakıt Akaryakıtın Pasif Ayıplı Satışından Araçlarına Plakalı Kusurlu

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ████████ KARAR NO: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 25.03.2021NUMARASI: ████████ Esas - ████████ Karar DAVA: Tazminat (Ayıplı yakıt satışından kaynaklı)Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ..., ... ve ... plakalı araçlarına gerekli akaryakıtın sürekli olarak davalı ... AŞ bayii olan dava dışı şirketlerden alındığını, davalıların satmış olduğu akaryakıtın kusurlu bulunması nedeniyle araçlarında arıza meydana geldiğini belirterek, arızanın giderilmesi için yapmış olduğu masrafın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; araçlarda meydana gelen hasarın ... AŞ'nin akaryakıt kalitesinden kaynaklandığının ispatlanması gerektiğini, müvekkilinin huzurdaki davada taraf sıfatı bulunmadığını, akaryakıt alımından günler sonra gerçekleşen arızasının bayilerine atfedilmesinin hakkaniyet ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili şirketin bayilerine ulaşan herhangi bir şikayet olmaması nedeniyle davacının araçlarına yakıt konulan günler itibariyle de müvekkil şirketin yakıtlarında su olmadığı karinesi ortaya çıkacağını, araçlarda meydana gelen hasar ... AŞ ürün kalitesinden kaynaklanmadığını, akaryakıt alımı yapılan şirketlerin ... Tic. ve San. Kollektif Şti. - ... ve Ortakları ve ... San. ve Tic. Ltd. Şti. olması nedeniyle davanın ihbarı ile müvekkili aleyhine açılan davanın öncelikle husumet yokluğundan, aksi halde esas bakımından reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında, davacının davalı bayilerinden akar yakıt alımı yapmasına ilişkin sözleşme akdedildiği hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının aracının, davalı bünyesindeki akar yakıt bayilerinden aldığı yakıt nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı ile bu zarardan davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktalarındadır. Dava dosyasının incelenmesinden davacının akar yakıt alımı yaptığı bayinin ayrı tüzel kişiliğinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Konu ile ilgili yasal düzenlemelerin incelenmesinde, BK. 194. Maddeye göre alıcıya karşı kural olarak satıcının sorumluluğu bulunduğu, TKHK 4 ve 4/A maddelerinin 3.fıkralarına göre ise ayıplı mal ve hizmetten dolayı tüketiciye karşı satıcı bayi , acente, bağlı kredi veren imalatçı , üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumlu olduğu, dava konusu uyuşmazlığın ticari nitelik taşıması ve taraflarının tacir olması nedeniyle TKHK madde 4 de yer alan ve ayıba karşı tekeffülden doğan sorumluluğu satıcı dışında imalatçı, üretici firmalar için de geçerli kılan hükmün somut olayda uygulanmasına imkan olmadığı açıktır. Buna göre tüketiciye karşı satıcı , üretici, acenta , imalatçı ithalatçı müteselsilen birlikte sorumlu olması kanun hükmü olduğu halde davamıza konu olayda tarafların tüketici konumundan çıkarak tacir konumunda olması sebebiyle Borçlar Kanunu' nun 194 maddesi de birlikte değerlendirilmek suretiyle üreticinin ve dağıtıcının sorumluluğu kısıtlanmış olup bu haliyle Ticaret Kanunundaki sorumluluk ilkesi ile Tüketici Kanunundaki sorumluluk ilkesinin birbirinden farklılaştırılmıştır. Anılan yasal düzenlemeler çerçevesinde davalının sorumluluğundan bahsetmek mümkün değildir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin ███████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı da aynı yöndedir. Buna göre davacının akaryakıt satın aldığı, satıcı konumunda bulunan ve ayrı tüzel kişiliğe haiz satıcı şirket davacıya karşı sorumlu olup; davalı ... A.Ş.' nin davacıya karşı bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davacı hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyasında verilen kararın deliller ve gerekçeler çerçevesinde hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin, davacı ile akaryakıt alımı yapılan bayiler arasında ayrı tüzel kişilik bulunduğunu ve davalı ... AŞ’nin pasif husumet ehliyetine sahip olmadığını ifade ederek davayı reddettiğini, ancak bu değerlendirmenin, hem hukuki normlar hem de somut olayın şartları çerçevesinde eksik ve hatalı bir yorumdan kaynaklandığını, Mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkili ile davalı arasında yapılmış olup ilgili sözleşme gereği müvekkiline ayıpsız sözleşmeye uygun mal ve hizmet sunması gereken bizzat davalı olduğunu, aksinin kabulü durumunda müvekkili herhangi bir zararda bayilerle muhatap olacak ise davalının marka güvencesinin hiçbir anlamı kalmadığını, dolayısıyla bu korumanın sadece tüketici kanunu kapsamında olduğuna dair yapılan yorumun kabulü mümkün olamayacağını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacının dağıtıcısı olduğu akaryakıt bayilerinden alınan ayıplı akaryakıt nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı, eldeki davada, davalıya ithalatçı- dağıtıcı sıfatıyla dava yöneltmiştir. Sorumluluk sebebi sözleşme olabileceği gibi haksız fiil veya başka bir kanun hükmü de olabilir. EPK mevzuatı gereği dağıtıcı firmaların da sorumlulukları söz konusu olup, mahkemece işin esasına girilerek akaryakıttaki kusurun davalının sorumluluğunda olup olmadığı konusu incelenerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalının pasif husumeti bulunmadığı gerekçesiyle karar verilmesi doğru görülmemiştir. Mahkemece, öncelikle, davayı aydınlatma ödevi kapsamında davacıdan izahat istenmeli, davalının dağıtımını yaptığı akaryakıtta kaynağından bir ayıp iddiasının olup olmadığının açıklattırılması, buna göre davalı tarafından dağıtımı yapılan akar yakıtta dava dışı bayiye gitmeden önce mevcut bir ayıp olduğu iddia ediliyorsa esasa ilişkin değerlendirmenin buna göre yapılması gerekir. Eğer davacı, akaryakıttaki ayıbın dava dışı bayinin deposunda meydana geldiği iddia ediliyorsa bu kez pasif husumet üzerinde durularak bir karar verilmesi gerekir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, işin esası incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-Kaldırılan kararın icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy çokluğu ile ve kesin olarak karar verildi 10.07.2025Muhalefet şerhi; Davacı aralarındaki sözleşme uyarınca araçlarına davalı ... A.Ş bayileri olan ... Gıda Tic. ve San. Kollektif Şti. - ... ve Ortakları ve ... Pazarlama Nakliye ve İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. Den alınan akaryakıtların su karıştırılmış olması nedeniyle araçlarda zarar meydana getirdiğini iddia ederek eldeki davayı açmıştır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin █████████ E ██████████ K 10.12.2015 tarihli emsal karar içeriği de dikkate alındığında, İlk derece mahkemesince, davanın ayıplı mal satımından kaynaklı tazminat istemine ilişkin olduğu, davacının ayıplı akaryakıtı dava dışı davalının bayilerinden aldığı, tacir olan davacının ticari satış nedeniyle ticari ilişki içinde bulunduğu şirket dışında davalı olarak gösterdiği dağıtıcı ... A.Ş ye dava açmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... A.Ş yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermesi isabetli olup, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddinin gerektiğini düşünüldüğünden, sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum.