Anahtar kelimeler: Davaitirazın Kargo Taahhüdünde Yürüttüklerini Taşıyıcının Taşıma Muvafakat Alacağa Gönderenin Arabuluculuk

T.C.

İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ :█████/2022
KARAR TARİHİ:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan █████/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı, .... İcra dairesindeki ... E. Sayılı dosyası ile aleyhine yürüttüklerini 61.260,07 TL tutarındaki icra takibi nedeniyle düzenlenen alacağa itiraz ettiğini, borcun itirazı haksız olduğunu, müvekkili şirket ile Borçlu taraf arasında 2021/ ... Arabuluculuk numaralı dosya ile 31.08.2021 tarihinde arabuluculuk görüşmesi yapıldığını, arabuluculuk görüşmelerinde taraflar arasında gerekli muvafakat sağlanamadığını, müvekkili Şirket ile Davalı arasında kargo sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme unsurları gereği taşıyıcının taşıma taahhüdünde bulunduğunu, gönderenin ise taşıma ücretini vermeyi borçlanması olduğunu, bu sözleşme içerisinde mesafelere ulaştırma saatleri, Davalı ve müvekkili şirketin yükümlülükleri, ücret tarifesi ve ödeme şekli, uyuşmazlık durumunda yetkili mahkemeleri hususları belirtildiğini, takibin asıl alacak yönünden devamına, 61.260,07 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek faizle davalıdan tahsiline ve faturaya dayalı bu alacağın likit olması nedeniyle, kötü niyetli Davalının İcra İflas Kanunu m.67/2 uyarınca asıl alacak ve tüm ferileri üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini yargılama gideri ve vekâlet ücretinin Davalı yan üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili tarafından sunulan █████/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 04.11.2020 tarihli taşıma hizmet sözleşmesi yapıldığını, davaya konu edilen fatura bedelleri taşıyıcı tarafa sözleşmeye aykırı olarak sözleşmede belirlenen artış süreleri beklenmeksizin tek taraflı davalı şirketin hiçbir onayı dahi olmaksızın keyfi zam uyguladığını ve davalı şirket kesilen faturalar ile öğrendiğini, bunun üzerine davalı şirket tarafından yasal süre içinde iadeli taahhütlü olarak bu faturaları iade gönderdiğini, yapılan görüşmelerde davalı şirkete mart ayında yapılan zamların geri alınacağının sözleri verilerek oyalandığını, o tarihten itibaren kesilen zamlı faturalarda yaklaşık 15.000 TL fazla fatura kesildiğini, davacı tarafından açılan bu davada davalının davalıya herhangi bir borcu mevcut olmadığını, ayrıca davalı şirkete ait satılan ve davacıya teslim edilen ürünler davacı taşıyıcı şirket tarafından müşterilere ulaştırılmayarak sözleşmeye aykırı davranarak davalıyı maddi zarar verdiğini ve davalıyı mağdur ettiklerini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER :
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası, bilirkişi raporu, bilirkişi ek raporu, Taşıma Hizmet Sözleşmesi, ibraname, fatura, BA/BS formları ve tüm dosya kapsamı.
.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında 61.260,07TL faturadan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; "...Dava konusunun, taraflar arasında akdedilen 24.02.2021 tarihli Taşıma Sözleşmesi kapsamında davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen faturalardan kaynaklı oluşan 61.260,07 TL cari hesap bakiye alacağının davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacının 2020-2021 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, Davacının incelenen ticari defterlerine göre; Davacının incelenen kendi ticari defterlerinde, davalı adına düzenlenen faturaların kayıtlı olduğu, faturalardan kaynaklı davacı yanın takip tarihi (26.04.2021) itibariyle davalı yandan 61.260,07 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, Davalının 2020-2021 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, Davalının incelenen ticari defterlerine göre; Davalının incelenen kendi ticari defterlerinde, davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen faturaların kayıtlı olduğu, davalı yanın takip tarihi (26.04.2021) itibariyle davacı yana 76.028,51 TL cari hesap bakiye borçlu durumda olduğu, 31.12.2021 tarihi itibariyle ise cari hesaba ödeme açıklamalı olarak 74.762,14 TL tutarlı borç kaydı girerek cari hesap borcunu sıfırladığı, Davalı yan tarafından tarafımıza 2020 yılına ait cari hesap ekstresi sunulmamış olup 2021 yılı cari hesap ekstreleri karşılaştırmalı olarak incelendiğinde, davacı yan tarafından düzenlenen tüm faturaların davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı yan ticari defterlerinde 31.12.2021 tarihinde “cari hesaba ödeme” açıklamalı olarak 74.762,14 TL tutarında borç kaydı girerek borcunu sıfırlamışsa da iş bu kayda ilişkin davalı tarafça herhangi bir belge, mahsup fişi ibraz edilmediği, dosya içeriğinde de buna ilişkin bir belgenin yer almadığı, söz konusu — 31.12.2021 tarihli kaydın neye dayandığı — tarafımızca anlaşılamadığından ve davalı tarafça yine 2020 yılı cari hesap ekstresi de ibraz edilmediğinden devamla davalı yanın takip tarihi itibariyle davacı ticari defterlerine göre davacı yana daha fazla borçlu olduğu göründüğünden davalı şirketin ticari defterlerine itibar edilememiş olup cari hesap farklılığının nedenleri de tarafımızca tespiti mümkün olmadığı, Davacı ... ve ... Taş. A.Ş. tarafından davalı adına tanzim edilen cari hesaba konu faturaların E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, faturaların davacı ve davalı yanın ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğu, cari hesaba konu faturaların taraflar arasında bulunan sözleşme kapsamında kargı taşıma hizmeti bedeli muhteviyatında düzenlendiği, faturaların davalı yana elektronik ortamda teslim edildiği, bu yönde bir ihtilafın bulunmadığı, düzenlenen faturaların davalı yanın bilgisi dahilinde olduğu kanaati ile davalı yanın cevap dilekçesinde belirttiği “..Sözleşmeye aykırı tutarda fatura düzenlenmesi, satılan ürünlerin kaybedilmesi, taşıma sorumluluğunun yerine getirilmemesi..." yönündeki itirazlarına nazaran tarafımızca bir değerlendirme yapılamamış olup bu konuda sektörel yönden bir incelemenin yapılabileceği kanaati hasıl olduğu, Neticeten; Mahkemece davacı yanın davasına haklı görülmesi halinde, davacının incelenen ticari defterlerine göre düzenlenen faturalardan kaynaklı davacı yanın takip tarihi (26.04.2021) itibariyle davalı yandan 61.260,07 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu..." görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; "...Davalının gerek İhtarnamesinde gerekse davaya cevap dilekçesinde farkl tarihlerdeki sözleşmelerden bahsettiği dilekçe ekinde 24.02.2021 tarihli Sözleşme sunulduğu dolayısı ile 24.02.2021 tarihli Sözleşme ekinde yer alan Güncel Taşıma Fiyat Listesinin davaya konu faturalarını fiyatlarken uygulanacak liste olduğu faturalara konu alacağın 16.01.2021 tarihli protokol/yazılı belge ile belirlendiği şekilde hasarlı ve iade ürünlere ilişkin olduğunu ispatlayan belge sunulmadığı dolayısı ile davaya konu faturalarda fiyat farkının olmasının sözleşme gereği olduğu Davacının düzenlediği faturaların Satış Senaryosu ile düzenlenene e-arşiv faturalar olduğu, davalının TTK'nun 21/2 maddesine göre süresinde faturalara itiraz etmediği Kara yolu taşımacılığı yönünden incelendiğinde davacıya taşıtılmak üzere veriler kargoların desilerinin davalı tarafından bilinmesi gerektiği, kargolar teslim alınırken desilerinin ölçüldüğü, eğer desilerde ve/veya fiyatlandırmada bir hata var ise bunu açık ayıp olduğu ve ilk kontrolde fark edilebileceği, Dava dosyasında TTK' nun 23. Ve TBK' nun 223 maddesinde belirtilen sürelerde ayıp ihbarının olduğuna yönelik bir delilin olmadığı, Dava dosyası içeriğinde mevcut delillerin incelenmesi sonucunda, davacının davalıya yapmış olduğu taşımacılık hizmetleri nedeni ile davaya konu 61.260,07 TI tutarı talep edebileceği..." görüş ve kanaatini bildirmiştirler.
Bilirkişi ... ve bilirkişi ... tarafından hazırlanan █████/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; "...Davalının gerek İhtamamesinde gerekse davaya cevap dilekçesinde farklı tarihlerdeki sözleşmelerden bahsettiği dilekçe ekinde 24.02.2021 tarihli Sözleşme sunulduğu dolayısı ile 24.02.2021 tarihli Sözleşme ekinde yer alan Güncel Taşıma Fiyat Listesinin davaya konu faturalarını fiyatlarken uygulanacak liste olduğu, davaya konu faturaların 24.02.2021 tarihli listeye göre faturalandırıldığı, Kök Rapordaki “Dava dosyası içeriğinde mevcut delillerin incelenmesi sonucunda, davacının davalıya yapmış olduğu taşımacılık hizmetleri nedeni ile davaya konu 61.260,07 TL tutarı talep edebileceği” ve diğer kanaatlerin koruması kaydı ile, Sayın Mahkemece 24.03.2023 tarihli duruşmasında Tarafların iddiaları ticari defter ve belgeleri ile sunulan faturalar, ihtarnameler, mutabakatnameler ve tüm belgeler incelenerek davacının davalıdan faturaya dayalı cari hesap alacağının olup olmadığı varsa alacağın ve ferilerinin miktarının tespit edilmesi ve dava sırasında ödemeler varsa tespit edilmesi hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına kara verilerek dosya heyetimize tevdii edilmiş olup 16.01.2021 tarihinde taraflar arasında imzalanan protokolde yer alan 40.000 Desilik fazla hesaplanan kargo bedelinin davacı tarafından düzenlenen KDV dahil toplam 137.813,20 TL tutarlı faturaların tutarından mahsup edilebilmesi için; “Toplam 137.813,20 TL tutarlı faturaların Muhteviyatında yer alan gönderilerin desilerinin birim fiyatlarının ve diğer ücretlerin yer aldığı fatura tutarına ulaşılacak şeklide (excel olarak) her fatura için dosyaya kazandırılması gerektiği, “ Faturalardaki toplam desilerden makul şekilde düşülmesi sonucunda Protokolün gereğinin yerine getirilebileceği, Hesaplama için heyetimizce ayrıca mesai harcanması gerekeceği, Dosyada mevcut deliller ile davalının talebinin yerine getirilemeyeceği, Nihai Hukuki Değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu..." görüş ve kanaatlerini bildirmiştir.
Bilirkişi... tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; "...Sayın mahkemece Protokol gereği 40.000 Desinin davacının düzenlediği faturaya konu gönderi desilerinden mahsup edilmesi gerektiğine hükmedildiği takdirde; itraza konu olan 137.813,20 TL tutarlı faturaların davacının nezdinde tutulan davacı cari hesabında yer aldığı, dolayısı ile davacı alacağının 40.000 desilik kargo bedellerinin mahsubu öncesi alacağının 61.260,07 TL olduğu, 40.000 Desi karşılığı 39.623,80 TL' nin mahsubu sonucu davacının alacağının net 21.636,90 TL olacağı, “Dava dosyasında mevcut delillerini incelenmesi sonucunda; Davaya konu 137.813,20 TL tutarlı faturaların davacıya tebliğ edildiği, Faturalara TTK' nun 21/ maddesinde belirtilen sekiz gün içerisinde itiraz edilmediği, Davaya konu faturaların ihtarname ile iade edilerek davacı tarafa 26.04.2021 tarihinde tebliğ edildiği - Davalının ihtarnamesinin TTK' nun 23. Maddesi ve TBK' nun 223 maddesi gereği ayıp ihbarı olup olmadığının nihai hukuki değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu..." görüş ve kanaatlerini bildirmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz taraflar tacir olduğundan görevli ve yetki sözleşmesi (HMK 17) gereği mahkememiz ve icra dairesi yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır.
İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK.... Esas - ... Karar sayılı ilamı).
Davacı alacaklı taraflar arasındaki taşıma hizmeti sözleşmesi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki taşıma hizmeti sözleşmesi ve faturadan kaynaklı alacak istemine dayalı olarak icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, taraflar arasındaki mutabakat gereği mahsup yapılıp yapılmadığı, alacağın tespiti halinde miktarı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraflarca imzalanan taşıma hizmeti sözleşmesi kapsamında temin ettiği hizmetlerden doğan alacağı için icra takibi başlattığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, bu kapsamda toplanan delillerden sonra alınan bilirkişi raporu, sunulan deliller üzerinde yapılan incelemeler sonucu; tarafların incelenen defter ve kayıtlarına göre ticari ilişkilerinin bulunduğu, taraflar arasında █████/2021 tarihinde taşıma hizmeti sözleşmesi imzalandığı, davacı ve davalı yanın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dolayısıyla yasal defterlerin tarafların lehine delil olarak kullanılabileceği, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği oluşan ticari kayıtlarda yapılan bilirkişi incelemesi ile yapılan tespitler sonucunda davacı şirket tarafından cari hesaba konu e-faturaların düzenlediği, davacı ve davalı şirketin e-fatura mükellefiyeti oldukları, davacı tarafın faturaların davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ ettiği, davacı yan tarafından düzenlenen tüm faturaların davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı yan ticari defterlerinde 31.12.2021 tarihinde “cari hesaba ödeme” açıklamalı olarak 74.762,14 TL tutarında borç kaydı girerek borcunu sıfırlamışsa da iş bu kayda ilişkin davalı tarafça herhangi bir belge, mahsup fişi ibraz edilmediği, davalı şirketin TTK'nun 21/2. Maddesi uyarınca yasal süre içerisinde faturalara itiraz etmediği, fatura içeriklerinin taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğu, davalının faturaları defterine kaydetmesi sebebi ile davacı HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığı, ancak taraflar arasında düzenlenen 16.01.2021 tarihli protokolde 01 Ocak 2021 tarihine kadar hasar kaynaklı iadeler sebebiyle yaklaşık 40 bin desi ödeme yapıldığı, ürün tazmin talebinde bulunmadığı için bu desiye karşılık gelen kargo ücretini ödenmeyeceği, 40 bin desi ve 1 Ocak 2021 tarihinden sonra gidiş-geliş desi ücretleri bundan sonraki gönderilerden düşüleceği, şartlara uyulmadığı takdirde firma bu bedelleri ödeyeceği hak edişten düşeceğinin düzenlendiği görülmüş olup dosya kapsamında mutabakat gereği davalı tarafından davacıya kesilen fatura tespit edilemediği gibi davacının bu desi bedellerini faturalarda düştüğüne dair ispata yarar bir delil sunulmamış olup davalının bu mutabakat sebebi ile mahsup talebinde bulunabileceği kabul edilmiş olup itiraza konu olan137.813,20 TL tutarlı faturaların davacının nezdinde tutulan davacı cari hesabında yer aldığı, dolayısı ile davacı alacağının 40.000 desilik kargo bedellerinin mahsubu öncesi davacı defter ve kayıtlarına göre alacağının 61.260,07 TL olduğu, , 40.000 Desi karşılığı 39.623,80 TL' nin mahsubu sonucu davacının alacağının net 21.636,90 TL olduğu anlaşılmakla davalının, davacıya toplamda 24.862,95-TL tutarında alacak yönünden borçlu olduğu, dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın başlattığı takibe vaki itirazın kısmen iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (kabul oranı:%40,58)
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın kısmen Kabulü ile; davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 21.636,90TL asıl alacak ve 2.208,73TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.862,95TL üzerinden takip talebindeki şartlarda kaldığı yerden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2- Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 4.327,38TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3-Alınması gereken harç 1.698,38TL olduğundan peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 958,51TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen739,87TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk başvuru dosyasından yapılmış olan 1.320,00-TL yargılama masrafının 535,65TL sinin davalıdan, 784,34TL sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davacı kendisini vekil marifetiyle temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 24.862,95TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Dava kısmen reddedildiğinden ve davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri ve posta giderinden ibaret toplam 5.830,20TL yargılama giderinin kabul oranına göre 2.365,89TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri toplam 3.212,10TL olmakla ret oranına göre 1.908,63TL sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine artan kısmının üzerinde bırakılmasına,
10-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde yatırana resen iadesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!