Anahtar kelimeler: Davatazminat Acentelik Boşaltılması Gümrüklenmesi Kargo Firmaya Pazarlama Hakediş Taşımacı Yüklenmesi

T.C.
İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO:████████ EsasKARAR NO :████████DAVA:Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:█████/2023KARAR TARİHİ:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan █████/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile ... Kargo arasında 05.11.2020 tarihli acentelik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede belirlendiği üzere müvekkilinin acentelik faaliyetine başladığını, acentelik faaliyeti kapsamında taşımacı firmaya ait araçların yüklenmesi, boşaltılması, gümrüklenmesi ve pazarlama işlemleri ile diğer acentelik hizmetlerinin sağlanması işlemlerini gerçekleştireceği, bu hizmetlerin yerine getirilmesi karşılığında sözleşmede belirtilen şartlarda hakediş ödemesi yapılacağının kararlaştırıldığını, sözleşme kapsamında acentelik faaliyetine başlayan davacının kısa sürede yapmış olduğu anlaşmalar sebebiyle sürekli artan ciro miktarına ulaşıldığını, bu süreçte kayyum tarafından temsil edilen kargo şirketi ile uyumlu bir acentelik faaliyeti yürütüldüğünü, ... e ait olan şirketin 15.Temmuz sonrası ... ye devredildiğini, ... tarafından ihale yolu ile 28.07.2021 tarihinde ... AŞ. ne satıldığını, satış sebebiyle acentelik sözleşmesinin şirket tarafının ... A.Ş. olduğunu, şirket tarafındaki değişiklik sonrası acentelik sözleşmesinin sürdürülemez hale geldiğini, .... Noterliğinin 22.09.2022 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile sözleşmenin olağanüstü nedenlerle müvekkili tarafından feshinin gerçekleştirildiğini, davalı tarafından hakedişlerin zamanında ödenmemesi ve sürekli ertelenerek acentelik faaliyetinin sürdürülemez hale geldiğini, davacının acentelik faailiyetini yürütebilmesi için 4 personel çalıştırdığını, hakedişlerin ödenmemesi sebebiyle çalışan maaşları ve sigorta primlerinin ödenmesinin geciktiğini, bir kısım personelin işten ayrıldığını, acentelik faailiyetini sürdürebilmek için kredi çekmek zorunda kalarak personel maaşlarının ödediğini ve kendisinin zor duruma düştüğünü, yaşanılan zorlukların davalıya bildirilmesine rağmen önlem alınmadığını, ... ... ile 14.10.2022 tarihinde tanzim olunan 17.09.2021-30.09.2022 tarihlerini kapsayan cari hesap ekstresinde görüleceği üzere 13.09.2021 tarihinde ... Kargo ile mutabakat sağlandığı ve davalı ile cari hesap ilişkisinin bu tarihten sonra başladığını, 30.09.2022 tarihi itibariyle hak ediş alacağının 180.940,12.- TL. olduğu ve davalı ile mutabakatın sağlanamadığını, sözleşmede hak ediş ödemesinin takip eden ayın 20 si ile 30 u arasında yapılacağının belirlendiğini, davalının iş bu sözleşme hükmünü ihlal ettiğini, acentelik sözleşmesinin sürdürülemez hale geldiğini, davalı tarafından yakıt ödemesinin zamanında yapılmadığını, yakıt destek kartının iptal edildiğini ve acentelik sözleşmesinin sürdürülemez hale geldiğini, yakıt ödemesi yapılmamasından dolayı kargo dağıtımında aksamaların meydana geldiğini, şirketin devralması sonrası eksik, kusurlu ve zamanında teslim edilemeyen kargolar sebebiyle müşteri kayıplarının ciddi oranda arttığını, davacının Konya, Selçuklu ilçesinde acentelik faaliyeti yaptığını, devralma sonrası davalı şirketin sürekli kural değişikliği yapması, yapılan anlaşmalardan keyfi olarak cayılması sebebiyle müşteri kayıplarının had safhaya çıktığını, davacının ciddi ciro kaybına sebebiyet verdiğini, davacı tarafından aktarma merkezlerine kurallara uygun sağlam teslim edilen müşteri ürünlerinin sonraki aşamalarda kırılması, parçalanması ve zamanında teslim edilmemesi sebebiyle anlaşmalı çalışan müşterilerin anlaşmaları iptal edip farklı kargo acenteleri ile çalışmaya başladığını, davacının cirosunda ciddi azalma meydana geldiğini, davalının sözleşmeye aykırı keyfi ve sebepsiz yaptırımları sebebiyle güven ilişkisinin zedelendiğini ve sözleşmenin temelinden sarsıldığını, davalı şirketin devralmasından sonra acentelik sözleşmesinin ek protokollerinin açıkça ihlal edildiğini, davacıya haksız ve mesnetsiz yaptırım faturaları kesilerek acentenin hakedilşinin azalmasına ve kendisinin bu yolla haksız kazanç elde etmesine sebebiyet verildiğini, davalının sistemindeki hata yada gönderene acentenin hatası sebebiyle oluşan zararların davacıya fatura edildiğini, sisteme şube teslim olarak girilen kargonun teslime çıkmaması sebebiyle performans yaptırımı uygulandığı, bu hususun sözleşme ek protokollerinde yer almadığını, ölçüm, tartım ve kimlik yaptırımları keyfi olarak fatura ederek hakedişin azaltıldığını, bu yaptırımın hangi işlemlere ilişkin olduğu bilgisinin talebe rağmen verilmediğini, keyfi ve kötü niyetli olarak uygulandığını, acentelik sözleşmesinin bu sebeplere dayalı haklı olarak fesh edildiğini, acentelik sözleşmesinin 5 yıllık olarak düzenlendiğini, sözleşmenin geri kalan süresi için elde edilecek kardan yoksun kalınmasından dolayı kalan sözleşme süresi ve ortalama hak ediş hesaplanarak davacı acentenin yoksun kalınan karının tazmini gerektiği, sözleşmenin haklı nedenle feshi sebebiyle denkleştirme tazminatı ödenmesi gerektiğini beyanla, acentelik sözleşmesinin feshinden sonra davalı şirketin önemli menfaatler elde etmesi sebebiyle şimdilik 10.000,00.- TL. Denkleştirme bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, sözleşmenin haklı nedenle feshi sebebiyle sözleşmenin kalan süresi göz önüne alınarak şimdilik 10.000,00.- TL. yoksun kalınan karın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile taksiline karar verilmesini iddia ve talep etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan █████/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı ile ... Kargo şirketi arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin şirketlerine 13.09.2021 tarihinde devrolduğunu, devir teslim anlaşması hükümleri uyarınca 13.09.2021 öncesi doğan borçlardan malik sıfatı ile ... Kargo nun sorumlu olduğunun belirlendiğini, davacı ile şirkletleri arasında delil sözleşmesi akdedilmediğini, davacının kendi delillerine dauanmasının kabul edilemeyeceğini, davacının haklı sebep olarak ileri sürdüğü sebeplerde haksız olduğunu, davacının şirketleri hesabına taşıma ve tahsilat işlemleri gerçekleştirdiğini, şirketlerininde davacınya hak ediş ödemeyi yükümlendiğini, Acentelik Sözleşmesinin 6. Maddesi ile mali konular başlığı altında düzenlenen 5 nolu bölümde şirketlerinin aynı bölgede başka bir acentelik verebileceği, hakediş ödemelerinin tarihinde düzenleme yapabileceği hususunun düzenlendiği, davacının bu sözleşme hükümleri ile 3 yıldır acentelik faaliyetlerini yürüttüğü ve feshinin haksız olduğunu, davacının sözleşmenin feshinden 3 ay önce yazılı bildirim yapma yükümlülüğü olduğunu, bu yükümlülüğü yerine getirmeyen acentenin hak edişi toplamının %20 oranında cezai şart ödemeyi kabul ve taahüt ettiğini, bu hususta yasal haklarının saklı olduğunu, şirketlerinin sözleşme kapsamında acentenin geçerli olduğu yerin yeniden belirlenmesi hakkı bulunduğu, acentenin faaliyet alanı genişletilse dahi haklı nedenle fesih hakkına sahip olamayacağı, sözleşmede hakediş dışında başkaca bir talepte bulunulamayacağının düzenlendiğini, şirketlerinin davacıya borcu bulunmadığını aksine, davacının şirketlerine borçlu olduğunu, davacının ödenmeyen borcu sebebiyle .... İcra Müd. 2022/... E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibe itiraz üzerine .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/... E. Sayılı davasının ikame edildiğini, sözleşmede yakıt destek kartı ile ilgili herhangi bir düzenlemenin yer almadığını, bu husustaki iddianın asılsız olduğunu, sözleşmede yazılı olarak yer almayan bu hususun sözleşmenin koşulu olarak değerlendirilemeyeceğini, sözleşme ile düzenlenmeyen bir yan edimin kaldırılmasının sözleşnin haklı nedenle feshi hakkı tanımayacağımı, davacının keyfi kural değişikliklerini somutlaştıramadığını, davacıya hatalı teslim edilen kargolar sebebiyle yaptırım uygulandığını, davacının sözleşmeyi haklı nedenle fesh etmediği ve alacak taleplerinin haksız olduğu, denkleştirme tazminatı talep edemeyeceği, alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, haklı bir sebep olmadan veya 3 aylık ihbar süresine uymada sözleşmeyi fesh eden acentenin maddi tazminat talebinde bulunamayacağını beyanla davanın reddini talep etmiştir.DELİLLER : Acentelik sözleşmesi, cari hesap ekstresi, hesap ekstresi, ihtarname, bilirkişi raporu, bilirkişi ek raporu, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, ve tüm dosya kapsamı.Bilirkişi ... ..., bilirkişi ... ... ve bilirkişi ... .... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda;"...Davalının 2021-2022-2023 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davalının incelenen ticari defterlerine göre; Davacı ile hesap hareketlerini 320. Satıcılar hesap kodunda takip ettiği, davalı yanın cari ekstre bitim tarihi (31.12.2023) itibariyle davacı yandan 73.372,49 TL cari hesap bakiye alacaklı durumda olduğu, Davalı yanın ticari defterlerinin tetkikinde, taraflar arasında acentelik ilişkisinin süregeldiği 2021 yılından sözleşmenin fesih olduğu 2022 yılına kadar toplamda 720.989,96 TL net komisyon ödemesi yapıldığı, Dava konusu olayda, taraflar arasında mevcut acentelik sözleşmesinin davalı şirket tarafındaki değişiklik sonrası acentelik sözleşmesinin sürdürülemez hale geldiği iddiası ile .. Noterliğinin 22.09.2022 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile sözleşmenin olağanüstü nedenlerle davacı yan tarafından feshinin gerçekleştirildiği, davalı yan tarafından yapılan fesih yönünden hukuki değerlendirme ve Takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere Mahkemece davacı yanın davasında haklı görülmesi halinde/olasılığında, davacı yanın portföy tazminatı talebine ilişkin TTK nun 122/2 Maddesi dikkate alındığında, tazminatın, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamayacağı, bu amaçla yapılan incelemede, davalı tarafından davacı şirkete acentelik ilişkisinin süre geldiği 2 yılda toplamda 720.989,96 TL net komisyon ödemesi yapıldığı, bu tutarın 2'e bölünmesi ile birlikte davacı yanın talep edebileceği tazminat tutarının 360.494,98 TL olabileceği, hakkaniyet indiriminin Sayın Mahkemenize ait olduğu, ) Öte yandan davacı yanın mahrum kalınan kar talepleri kapsamında yapılan incelemede, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin 5 yıllık olarak düzenlendiği, (davacı şirket ile dava dışı ... Kargo arasında 05.11.2020 tarihli acentelik sözleşmesi imzalandığı, ...'e ait olan dava dışı şirketin 15 Temmuz sonrası ... ye devredildiği ve ... tarafından ihale yolu ile 28.07.2021 tarihinde davalı ... A.Ş.'ne satıldığı,) sözleşmenin 05.11.2020 tarihinde akdedildiğine göre bitiş tarihinin 05.11.2025 olduğu, sözleşmenin fesih tarihi ise 22.09.2022 tarihi olup kalan sözleşme süresinin 3 yıl 1 ay 14 gün (1140 gün) olduğu hesap edilmişse de tarafımızca davalı şirketin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak 07.10.2021 tarihinden itibaren yapılan ödemelerin tespit edilebildiği, sözleşme davacı ve dava dışı ...'ye devrolan ... Kargo arasında 05.11.2020 tarihinde akdedilmiş olup sözleşmenin akdedildiği tarihten itibaren yapılan ödemeler tespit edilemediğinden tam anlamıyla bir kar mahrumiyeti hesabı yapılamadığı, Davaya konu acentelik sözleşmesinin davacı acente tarafından hak edişlerinin zamanında ve tam olarak ödenmemesi nedeniyle fesih edilmesinin doğru bir uygulama olduğu, Sektörde; genel uygulama olarak hiçbir ana firmanın acentesine derhal fesih hakkı tanımadığı, bir acentenin acentelik sözleşmesini derhal fesih etmesinin 3. Kişileri (kargo göndericisi ve alıcılarını) olumsuz olarak etkilemesi nedeniyle firmaya iş ve prestij kaybına neden olduğu, acentenin acentelik sözleşmesini derhal fesih etmesi durumunda sektördeki genel uygulamanın ana firmaların acentelerine ceza uyguladığı, somut acentelik sözleşmesinde de bu açıklamanın yer aldığı, Davacı acentenin ana firmanın yönetiminin değişmesiyle hak ediş kayıplarına uğradığının doğru bir iddia olmasına rağmen önceki yönetim tarafından yapılan uygulamaların acentelik sözleşmesinde yer almayan, acenteleri desteklemek amacıyla uyguladığı yöntemler olduğu..." görüş ve kanaatini bildirmiştir. Bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi ek raporunda;"...Dava konusu somut olayda uyuşmazlığın kısaca, davacı ... vekili, ... Kargo ile imzalanan acentelik sözleşmesinin, ... A.Ş.'nin devralması sonrasında, hak edişlerin zamanında ödenmemesi, yakıt destek kartının iptali, keyfi yaptırımlar ve müşteri kayıpları gibi nedenlerle sürdürülemez hale geldiğini belirterek, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, buna bağlı olarak sözleşmenin sona ermesiyle denkleştirme tazminatı ve kalan sözleşme süresi için yoksun kalınan kar zararının tazmini amacıyla 10.000,00 TL denkleştirme bedeli ve 10.000,00 TL yoksun kalınan karın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiği, Davalı yanın ticari defterlerinin ve dosyaya sonradan celp edilen cari hesap ekstrelerinin tetkikinde, taraflar arasında acentelik ilişkisinin süregeldiği 2020 yılından sözleşmenin fesih olduğu 2022 yılına kadar toplamda 1.508.573,65 TL net komisyon ödemesi yapıldığı, Davacı tarafından düzenlenen hakkediş faturalarına karşılık yapılan ödemeler incelendiğinde, ödemelerde genel olarak fatura tarihlerinden sonra gerçekleşen bazı gecikmeler görülmektedir. Özellikle, ödemelerin parça parça yapılması ve bazı faturaların tamamının uzun süre boyunca kapatılamaması, gecikme süreleri: artırmıştır. Ancak, bazı ödemelerin de fatura tarihlerinden önce gerçekleştiği durumlar olduğu için her ödeme için gecikme durumu değişkenlik göstermektedir. Genel olarak, ödeme düzeninde zaman zaman aksaklıklar yaşandığı ve faturaların bazılarının belirtilen tarihlerde tam olarak ödenmediği, öte yandan davalının davacı ile olan cari hesap ekstresinde de görüleceği üzere uzun bir dönemde davalının davacıya cari hesap borcunun bulunduğu, çok nadir olarak davalının alacaklı konuma geçtiği, Dava konusu olayda, taraflar arasında mevcut acentelik sözleşmesinin davalı şirket tarafındaki değişiklik sonrası acentelik sözlemesinin sürdürülemez hale geldiği iddiası ile .... Noterliğinin 22.09.2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşmenin olağanüstü nedenlerle davacı yan tarafından feshinin gerçekleştirildiği, davalı yan tarafından yapılan fesih yönünden hukuki değerlendirme ve Takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere Mahkemece davacı yanın davasında haklı görülmesi halinde/olasılığında, davacı yanın portföy tazminatı talebine ilişkin TTK nun 122/2 Maddesi dikkate alındığında, tazminatın, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamayacağı, bu amaçla yapılan incelemede, davalı tarafından davacı şirkete acentelik ilişkisinin süre geldiği 2 yılda toplamda 1.508.573,65 TL net komisyon ödemesi yapıldığı, bu tutarın 2 yıla bölünmesi ile birlikte davacı yanın talep edebileceği portföy tazminatı tutarının 754.286,82 TL olabileceği, Öte yandan davacı yanın mahrum kalınan kar talepleri kapsamında yapılan incelemede, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin 5 yıllık olarak düzenlendiği, (davacı şirket ile dava dışı ... Kargo arasında 05.11.2020 tarihli acentelik sözleşmesi imzalandığı, ...'e ait olan dava dışı şirketin 15 Temmuz sonrası ... ye devredildiği ve ... tarafından ihale yolu ile 28.07.2021 tarihinde davalı ... A.Ş.'ne satıldığı,) sözleşmenin 05.11.2020 tarihinde akdedildiğine göre bitiş tarihinin 05.11.2025 olduğu, sözleşmenin fesih tarihi ise 22.09.2022 tarihi olup kalan sözleşme süresinin 3 yıl 1 ay 14 gün (1140 gün) olduğu, sözleşme imza tarihi 05.11.2020'den fesih tarihi olan 22.09.2022 tarihleri arası 687 gün olup toplamda ödenen komisyon tutarına göre (1.508.573,65 TL net ödenen komisyon / 687 gün-) 2.195,88 TL günlük kazanç tespiti ile kalan sözleşme süresine göre hesaplanan kar kaybı tutarının (1140 gün x 2.195,88 TL-) 2.503.303,20 TL olduğu, iş bu tutardan sektörel uygulamalara göre 9620 maliyet oranı da düşüldüğünde (2.503.303,20 TL - Y020-) kar kaybı tutarının 2.002.642,56 TL olduğu, BAM kararlarında belirtildiği üzere davacının müşterileri sebebiyle davalının önemli menfaatler elde ettiğini ispat yükü acente üzerinde olduğu, davacı portföyünde olup sözleşmenin feshi sonrasında başka acenteler kapsamında söz konusu müşterilerin davalı tarafından kazanıldığı konusunda dosyada bir ispat vesikası bulunmadığı, iş bu portföyün davalının müşteri portföyü içerisinde önemli bir paya sahip olup olmadığı davalının önemli menfaatler elde edip etmediği hususunun belgelendirilmediği, 6102 sayılı TTK . Md. 122. Maddesi gereği, Sayın mahkemenizin Portföy Tazminatı hesaplanması yönünde karar vermesi durumunda; kök raporda yer alan kanaati tekrarla, portföy/ denkleştirme — tazminatı tutarının 754.286,82 TL. Olacağı, hakkaniyet indiriminin Sayın Mahkemenize ait olacağı, Nihai takdir Mahkemenize ait olmak üzere; acentelik sözleşmesinin davacı tarafından haklı sebep ile sonlandırıldığının değerlendirildiği..." görüş ve kanaatini bildirmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan █████/2024 tarihli Islah dilekçesinde özetle; Bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini arttırmak üzere kar kaybı talebi yönünden taleplerini 2.002.642,56-TL ye artırdıkları, denkleştirme tazminatı yönünden bedel artırımı yapmadıklarını beyan etmiş olup eksik harç tamamlanmıştır.HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇEDava, acentelik sözleşmesinin haklı nedenlerle feshi nedeniyle denkleştirme tazminatı, mahrum kalınan kar istemine ilişkindir. Fesih ve dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK.'nın "Acentelik Sözleşmesinin Sona Ermesi-Sebepleri kenar başlığı altında yer alan 121/1. maddesinde; "Belirsiz bir süre için yapılmış olan acentelik sözleşmesini, taraflardan her biri üç ay önceden ihbarda bulunmak şartıyla feshedebilir. Sözleşme belirli bir süre için yapılmış olsa bile haklı sebeplerden dolayı her zaman fesih olunabilir." hükmü, 122. Maddesinde ise; "(1) Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; a) Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, b) Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve c) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa, acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir. (2) Tazminat, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz. Sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse, faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır. (4) Denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemez. Denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekir." hükmü yer almaktadır. Acentenin portföy tazminatı talep edebilmesi için dört koşulun gerçekleşmesi gerekir: 1-Acentelik sözleşmesinin denkleştirme talep edecek şekilde sona ermiş olması, 2-Acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra müvekkilin, acentenin çabasıyla oluşturulan yeni müşteri çevresinden önemli menfaatler elde etmeye devam etmesi, 3-Sözleşmenin sona ermiş olması nedeniyle acentenin, müvekkiline devrettiği yeni müşteri çevresinden gelir elde etme imkanını kaybetmiş olması, 4-Acenteye denkleştirme ödenmesinin hakkaniyete uygun (hakkaniyetin bir gereği) olması ( Özge Ayan, Acentenin Denkleştirme Talep Hakkı, Seçkin Yayınları, Ankara 2008, s. 146 vd; Arslan Kaya, Ticaret Kanunu Şerhi- Birinci Kitap Ticari İşletme- Yedinci Kısım-Acentelik, 2. Basım, İstanbul 2016, s.247 vd). Denkleştirme alacağının hesaplanma şekli konusunda mevzuatta bir formül verilmemiştir. Bu durumda karşılaştırmalı hukuktan ve 6102 sayılı TTK'nın 122. maddesindeki düzenlemeden ve Yargıtay uygulamasından hareketle bir hesaplama yöntemi uygulanmalıdır. Denkleştirme talebinin temelinde, acentenin (olayımızda bayinin) kendi çabasıyla oluşturduğu yeni müşteri çevresinin, sözleşme ilişkisi sona erdiğinde müvekkile devredilmiş olması ve bu yeni müşteri çevresinin ekonomik bir değerinin olması yatmaktadır. Bu nedenle, öncelikle oluşturulan yeni müşteri çevresinin tespiti yapılmalıdır. Acentenin göreve başladığı tarihte mevcut olan müşteri çevresi hariç, yeni oluşturulan müşteri çevresi belirlenmelidir.Bundan sonra hesaplama üç aşamada yapılır: Birinci aşamada, acentenin kendi çabasıyla kazandırdığı yeni müşteri çevresinden müvekkilin elde ettiği/ elde etmesi muhtemel menfaatler/gelirler hesaplanır. Daha sonra, acentenin yeni müşteri çevresiyle işlem yapamayacak olması nedeniyle uğradığı gelir kaybı hesaplanır. Bu kayıp, acentelik sözleşmesi devam etseydi, acentenin temel edimleri karşılığında elde edeceği ücret (provizyon) gelirleridir. Burada temel bir kural vardır: Müvekkilin menfaati, acentenin ücret kaybı kadardır. Bu nedenle, müvekkilin elde edeceği menfaatin, acentenin gelir kaybı kadar olduğu ilkesinden hareketle, öncelikle acentenin gelir kaybının hesaplanması uygun olacaktır. Bu hesaplama yapılırken, acentenin temel ediminin karşılığı olan ücretler esas alınmalı ve maliyetler düşüldükten sonraki net gelir esas alınmalıdır. Acenteye arızi olarak ödenen ücretler bu hesaplamada dikkate alınmamalıdır. Acentenin bir yıllık gelir kaybı bulunmalıdır.Gerek müvekkilin elde edeceği menfaat miktarının gerekse acentenin yoksun kaldığı toplam gelir miktarının hesaplanabilmesi için, yeni müşteri çevresinin müvekkille ne kadar süreyle ticari ilişkide bulunacağının, somut olayın özelliklerine göre tahmin edilmesi gerekir. Daha sonra, işin niteliğine ve acentelik ilişkisinin devam ettiği süredeki veriler dikkate alınarak, yıllık müşteri kayıp oranı belirlenir. Yeni müşterilerle müvekkilin tahmini ilişki süresi esas alınarak her yıl için belirlenen miktarlardan, müşteri kayıp oranında indirim yapılır. Her yıl için bulunan zararlar toplanır. Bulunan bu ham alacak üzerinden, acentenin denkleştirme alacağını peşin olarak alacağı düşünülerek, faiz indirimi yapılır ve birinci aşamadaki ham alacak bulunur.İkinci aşamada hakkaniyet denetimi yapılır. Bu aşamada üst sınır dikkate alınmaz. Somut olayın özelliklerine göre, hakkaniyet ilkesi gereğince alacak tutarında indirim veya artırım yapılabilir. Örneğin, müvekkilin markasının tanınmışlığı yeni müşteri çevresinin oluşumunda etkili olmuşsa, alacak miktarından uygun bir oranda indirim yapılmalıdır. Acente olağanüstü çaba göstermiş, önemli reklam ve tanıtım çalışmaları yapmışsa alacak miktarı hakkaniyet gereği artırılabilir. Hakkaniyet ölçüsü de uygulanarak, acentenin denkleştirme alacağı hesaplanmış olur.Üçüncü aşamada, hesaplanan denkleştirme alacağının, yasal üst sınırı aşıp aşmadığı denetlenir. Eğer üst sınırın altındaysa hesaplanan alacağa aynen hükmedilir; üst sınırı aşıyorsa, alacak tutarı üst sınıra indirilerek hüküm altına alınır. Denkleştirme talebinin üst sınırı, 6102 sayılı TTK’nın 122/2. maddesinde şöyle tanımlanmıştır: “Tazminat, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz. Sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse, faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır”. Üst sınırın hesaplanmasında, ilk basamaktaki hesaplamadan farklı olarak, acentenin her türlü geliri hesaplamaya dahil edilmeli ve bürüt gelir esas alınmalıdır. Üst sınır acentenin alacak talebini sınırlayan bir düzenleme olduğundan, hesaplamanın bu şekilde yapılması hakkaniyete uygun olacaktır. Yukarıda açıklandığı üzere, hesaplama aşamalarla yapılmalı ve üst sınır denetimi en son yapılmalıdır. Taraflar arasında █████/2020 tarihinde imzalanan Acentelik Sözleşmesinin 3. Maddesinde “... Kargo taşımacı firmasına ait taşıtların yükleme, boşaltma, gümrükleme ve pazarlama işlemleri ile diğer acentelik hizmetleri” nin davacı tarafından yapılacağı belirlenmiştir. Sözleşmenin kapsam başlıklı 2.Maddesinde acentenin “karayolunda şehirlerarası eşya taşımacılığı” konusunda tayin edildiği, Sözleşmenin 6. Maddesi sözleşmenin Konya/Selçuklu ilçesinde geçerli olduğu, 7. Maddesinde acentenin kargo teslim aldığı ve teslim ettiği kişilerin vatandaşlık kimlik numarasını, kaşe ve imzasını almak, sorulduğunda evrakları ibraz etmek zorunda olduğu, 5. Maddesinde acenteye acentelik hizmetleri karşılığı belirtilen oranlarda hakediş ödeneceği düzenlenmiştir. Sözleşmenin süresi ve feshi başlıklı 8. Maddesi “sözleşme, acente olacak tarafın acentelik hizmeti vermeye başladığı tarihten itibaren başlar ve taşımacılık yetki belgesinin sonuna kadar devam eder. Bu süre hiçbir şekilde taşımacının yetki belgesi süresinin bitiş tarihini geçemez. Sözleşmenin başlangıç tarihi 08.09.2020 dir. Taraflardan biri noter kanalı ile fesihnamenin bir nüshasını Ulaştırma Bakanlığına bir nüshasını da diğer tarafa göndermek kaydı ile acentelik sözleşmesini fesh etmedikçe bu sözleşmenin geçerliliği aynı süre kadar uzar. Tarafların tek taraflı olarak bu sözleşmeyi fesh etme hakkı vardır. Sözleşmenin süresinin bitiminden önce taraflardan birinin usulüne uygun bir fesih ihbarnamesi ile bu sözleşmeyi fesh edebilir.” Şeklinde ve Ek Sözleşme 3. Maddesi “....Acente, sözleşmeyi yetki belgesinin süresinin bitiminden önce tek taraflı olarak fesh etmek istediğinde 3 ay önceden ... Kargo ya yazılı olarak haber vermeyi, bu sorumluluğunu yerine getirmediği takdirde ... Kargoya son 3 aylık ciro toplamının %20 si kadar cezai şart ödemeyi, ayrıca usulüne uygun fesih yapılmamasından mütevellit tüm zararları tazmin etmeyi kabul ve taahüt eder.” şeklinde sözleşme hükmü bulunduğu görülmüştür.Somut olayda; taraflar arasında █████/2020 tarihinde imzalanan Acentelik sözleşmesinin 8. Maddesine göre; sözleşmenin süresinin sözleşme, acente olacak tarafın acentelik hizmeti vermeye başladığı tarihten itibaren başlar ve taşımacılık yetki belgesinin sonuna kadar devam eder. Bu süre hiçbir şekilde taşımacının yetki belgesi süresinin bitiş tarihini geçemez. Sözleşmenin başlangıç tarihi 08.09.2020 dir. Taraflardan biri noter kanalı ile fesih namenin bir nüshasını Ulaştırma Bakanlığına bir nüshasını da diğer tarafa göndermek kaydı ile acentelik sözleşmesini fesh etmedikçe bu sözleşmenin geçerliliği aynı süre kadar uzar. Tarafların tek taraflı olarak bu sözleşmeyi fesh etme hakkı olduğu şeklinde düzenlendiği görülmekle sözleşmenin belirsiz süreli olarak düzenlendiği anlaşılmıştır. TTK m. 121/2 gereğince de belirli süreli sözleşme uygulanmaya devem etmesi durumunda belirsiz süreli hale gelecektir. Belirsiz süreli acentelik sözleşmeleri haklı sebep varsa her zaman, haklı sebep olmasa bile üç aylık fesih ihbar süresine uyularak sona erdirilebilir (TTK m. 121/1). Davacı tarafından acentelik sözleşmesinin ... 20. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile tek taraflı olarak acentelik sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmıştır. Davacı taraf fesih gerekçesi olarak hakedişlerin taahhüt edilen zamanda ödenmediğini, davacı acentenin faaliyetlerini sürdürmesinin engellendiğini beyan etmiş olup dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile hakediş faturalarına karşılık yapılan ödemelerde genel olarak gecikmeler yaşandığı, ödemelerin parça parça yapıldığı, bazı faturaların tamamının uzun süre boyunca kapatılamadığı tespit edilmekle acente hakedişlerinin sözleşmeye uygun olarak zamanında ödenmediği anlaşıldığından acentenin hak edişlerini tahsil etmeden ticari hayatına ve faaliyetlerine devam etmesinin zorlaşacağı, bu durumun acentelik sözleşmesinin feshi için haklı neden olduğu, sözleşmenin davacı tarafından haklı olarak feshedildiği Mahkememizce kabul edilmiştir. Düzenlenen bilirkişi raporu ile mali inceleme neticesinde; sözleşmenin 05.11.2020 tarihinde akdedildiği ve bitiş tarihinin 05.11.2025 olduğu, sözleşmenin fesih tarihi ise 22.09.2022 tarihi olup kalan sözleşme süresinin 3 yıl 1 ay 14 gün (1140 gün) olduğu, sözleşme imza tarihi 05.11.2020'den fesih tarihi olan 22.09.2022 tarihleri arası 687 gün olup toplamda ödenen komisyon tutarına göre (1.508.573,65 TL net ödenen komisyon / 687 gün-) 2.195,88 TL günlük kazanç tespiti ile kalan sözleşme süresine göre hesaplanan kar kaybı tutarının (1140 gün x 2.195,88 TL) 2.503.303,20 TL olduğu, iş bu tutardan sektörel uygulamalara göre %20 maliyet oranı da düşüldüğünde (2.503.303,20 TL - %20) kar kaybı tutarının 2.002.642,56 TL olacağı hesaplanmış olup kardan yoksun kalan kusurlu fesih yüzünden mal varlığında ileride meydana gelecek çoğalmadan mahrum kalır. Kazanç kaybı, kardan mahrum kalma karşılığı meydana gelen zarardır. Sözleşmenin kusuruyla feshine sebep olan taraftan istenir. Mahkememizce davacı tarafından yapılan feshin ödemelerin düzensiz olması sebebi ile haklı olduğu kabul edildiğinden davacının kar kaybı talebinde bulunabileceği kabul edilmiş olup dosya kapsamına göre rapor ile hesaplanan bedel üzerinde %30 hakkaniyet indirimi sonrası (2.002.642,56 TL*██████) 1.401.849,75TL üzerinden kar kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir. Davacının denkleştirme tazminatı talebi yönünden yapılan incelemede ise TTK 122.maddesi gereği acentenin müşterileri sayesinde sözleşmenin sona ermesinden sonrada davalının portföyü içerisinde önemli bir paya sahip olup olmadığı, davalının önemli menfaatler elde edip etmediği noktasında dosyaya sunulan ispata yarar bir delil bulunmadığı, davacının bulunduğu bölgede müşteri portföyü oluşturmuş olsa da bir kısım işlerin ve portföyün davalı şirketin ülke genelinde olan tanınırlığı sayesinde oluştuğu dikkate alındığından ispat edilemeyen denkleştirme tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (kabul oranı:% 99,29 )HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; a) 1.401.849,75TL kar mahrumiyeti alacağının 10.000,00TL sine 04.10.2023 tarihinden, 1.391.849,79TL sine 22.04.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,b) Denkleştirme tazminatı talebinin REDDİNE,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 95.760,35-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 269,85-TL ve 34.101,05TL ıslah harcın mahsubu ile bakiye kalan 61.389,45-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,3-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 34.370,90-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin 3.097,85TL sinin davalıdan, 22,15TL sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,5-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 208.258,96-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davalı yargılama sırasında kendilerini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/3 gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan toplam 11.325,75TL yargılama giderinin kabul oranına göre 11.245,33 TLsinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına,8-Davalı tarafından yapılan toplam 9.060,80TL yargılama giderinin ret oranına göre 55,27TL sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, artan kısmının kendi üzerlerinde bırakılmasına,9-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2025 Katip ...e-imzalı Hakim ...e-imzalı