Anahtar kelimeler: Nini Cildi Cildin Edemeden Eserinden Basıp Kitaplariçin Telif Cilt Fikir

T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Fikir Ve Sanat Eserinden Kaynaklı Haklara Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi ile Maddi Tazminat
DAVA TARİHİ : █████/2018
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eserinden Kaynaklı Haklara Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi ile Maddi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, ...’in ....’nin, ... tarafından son iki cildi hariç şerh edildiğini, ancak ....’nini son iki cildi şerh edemeden vefat etmiş olduğunu, son iki cildin ise ... tarafından şerh edildiğini, davacının ....'nin yaptığı bu şerhi son iki cilt de dâhil basıp yayınlamakta olduğunu, ... tarafından şerh edilen son iki cilt (9 ve 10.cu kitaplar)için davacı ... Ltd. Şti.nin ortağı ... ile ... arasında █████/1996 tarihli telif sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile ...'ın 350.000.000 TL (Liradan sıfırlar atılmadan) karşılığında ... Şerhinin son iki cildinin 50 baskı yapma hakkını ... San. Tic. Ltd. Şti.ne devretmiş olduğunu, 25 Aralık 2008 tarihinde vefat eden ...’ın mirasçılarıyla yeni bir sözleşme yapıldığını ve ....nin söz konusu bu iki cildinin telif hakkının aynen devam ettiği kabul edilerek ...’ın Fikri ve Sınaî Eserler Kanunundan doğan tüm yasal haklarının davacıya devredildiğini, yani ...’ın vefatından sonra mirasçıları da yapılan sözleşme ile telif haklarını müvekkili yayınevine devretmiş olduğunu, davalının ise ... tarafından şerh edilen bu son iki cildi hiçbir telif sözleşmesine dayanmadan hiçbir hakkı olmadığı halde Fikri ve Sınai Eserler kanununa aykırı olarak 2010 yılından bu yana basmakta olduğunu, bastığı bu eserin ilk baskısından son baskısına kadar olan dağıtımını ise tek dağıtım olarak ... Yayıncılık tarafından yapılmakta olduğunu, dosyaya sundukları ...., ... adlı kitap ile davacının telif hakkı alarak bastığı ...'ın tercüme ve şerh ettiği ... aynısı olduğunu, hatta bu kitabın 2010 yılı baskısı 724. Sayfası 6.cildin sonu denilen sayfanın alt kısmında aynen "Bu altıncı cilt .... şerhi Pazar günü ....'da tamamlandı. ..." yazmaktadır ki davacının basıp yayınladığı ve 10. Kitabın sonu ile birebir aynı olduğunu, davalı ...’ın ihtarnameden sonra bastığı ..., ... baskısını da yine davacı şirketin ... ile telif sözleşmesi yaptığı 2 cildin aynısı olmakla birlikte eserin yayıncının sunuşu bölümünde ...'dan bahsedilmeyerek 6. Sayfada başka isimler verildiğini ve bu ismi verilen kişilere katkılarından dolayı teşekkür edilmiş olduğunu, ayrıca aynı kitabın ... tercümesinin başladığı 697. sayfasında dipnotta "Merhum ...'nin tercüme ve şerhi burada sona ermiş olup, Mesnevinin bundan sonraki yaklaşık bir buçuk ciltlik kısmı merhumun ömrü vefa etmediği için tercüme ve şerh edilemediğini, bundan sonraki ..., ..., ...., ....’un tercümelerinden yararlanılarak tamamlandığını, "..." ibaresiyle hedef saptırması yapılmış olduğunu, ancak bu kitapların da ...'ın şerh ederek davacıya telif hakkını verdiği ... Şerhinin aynısı olduğunu, davalı ...'ın Mart 2016 tarihinde ..., ..., .... adlı eseri 6. Baskı olarak .... bandrol numarasıyla en son baskıyı yaptığını, dağıtımın ise yine ... Yayıncılık tarafından yapılmakta olduğunu, bu son baskıda ... adlı eserin tamamını yani .... 'nin tercüme ve şerh ettiğini ve ... merhumun tercüme ve şerh ettiği son ciltleri şerhsiz sadece tercüme edilmiş olarak basmış olduklarını, söz konusu bu kitabın 697. Sayfasından itibaren ...'ın tercüme ettiği ciltlerin başlamakta olduğunu, böylece müvekkilinin telif hakkıyla sahip olduğu eseri bu kere sadece tercüme olarak tamamının tekrar basmış olduklarını, bunun toplam 6 baskıda Kültür Bakanlığından aldığı bandrol sayısının 12000 adet olduğunu, belirtilen sebeplerle tecavüz tehlikesi mevcut olduğunu, açıklanan nedenlerle, davalıların, telif sözleşmesi ile hak sahibi olan davacının ... şerhinin ... tarafından tercüme ve şerh edilen son iki cildinin yani davacının bastığı ekte sunduğumuz 9. ve 10. Ciltlerin aynısını, ... olarak ... adıyla basan ve ... Yayıncılık Ltd. Şti. dlarak dağıtan ve bu tecavüzü halen devam ettiren davalıların bu tecavüzünün önlenmesine, davalıların elde ettiği kârın iadesi kararı verilerek 420.000,00 TL den fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000.-TL nin yasal faizi ile birlikte müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile, müvekkiline gönderilen tebligatların usulsüz olduğunu, davayı öğrenme tarihlerinin █████/2019 olarak kabul edilmesi gerektiğini, davaya süresinde cevap verildiğinin kabulünü talep ettiklerini, davacının iş bu davayı açmada taraf sıfatının bulunmadığını, müvekkilinin dava dışı üçüncü kişiler olan ...'ın murislerinin varsa telif haklarını ihlal etmediğini, ayrıca davacının ...'ın eserleriyle ilgili telif haklarını aldığına dair dosyaya sunduğu belgelerin denetimden uzak olduğunu, telif hakkı sahibi olmasını kabul etmediklerini, bu sebeplerle de davanın, sıfat yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davanın zaman aşımı sebebiyle de reddi gerektiğini, müvekkilini, davacının iddia ettiği gibi ...'m telif hakkı olduğu bir eserden alıntı yapmak suretiyle eser yayma hazırlamadığını, davacının bahsettiği ... bir çok kişi tarafından tercüme edilmiş olduğunu, Türkiye'de ... çevirilerinde ....’nin çevirisinin esas alındığını, Osmanlı döneminden bu çeviri esas alınarak Mesnevihanlık icazetinin verildiğini, ... tercümeleri ve mesnevihanlık geleneğinin hoca-talebe ilişkisi içinde yürümüş olduğunu, müvekkilinin çalışmasının ...’ın metnine benzemesi söz konusu ise bu husus onun da bu geleneğin bir parçası olmasından kaynaklanmakta olduğunu, müvekkili tarafından bandrol alındığına dair bir bilgi olmadığını, .... Yayıncılık şirketi tarafından alınan bandrollerin ne kadarının kullanıldığının belli olmadığını, müvekkilinin eseri yayına hazırlayan kişi olduğunu, yayıncı olmadığını, bu sebeple bu davanın müvekkiline yöneltilmesinin de hatalı olduğunu, tazminat talebinin gerçekçi olmayan, sebepsiz zenginleşmeye yönelik fahiş bir talep olduğunu, kabul etmediklerini, açıklanan nedenlerle davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Ankara Kültür Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü'nden, davalı ... tarafından bastırılan ... isimli kitap için alınan bandrol miktarının ne kadar olduğu hususlarında bilgi ve belgeler celp olunmuştur.
Dosya, davalıların basım ve dağıtımını yaptığı davaya konu kitaplar üzerinde sunulu sözleşme ile davacının hak sahibi olup olmadığı, hak sahipliğinin sınırları, davalıların eylemlerinin davacının bu sözleşmeden kaynaklı haklarına tecavüz edip etmediği, tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, oluştuysa miktarı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler █████/2021 tarihli raporlarında; " Davaya konu davacının hak sahibi olduğunu ve yayınladığını iddia ettiği ...’in ....’nin incelenmesinin gerektiği, heyete dava ekleri olan kitapların arşivde bulunmaması belirtilerek ibraz edilememesi nedeniyle davaya konu kitabın dava konusu edilen şerh ve tercüme kısımlarının işlenme eser vasfının değerlendirilemediği, Davacının hak sahipliğinin dosyadaki sözleşmelerle birlikte değerlendirilebilmesi için davaya konu davacı kitabının incelenmesinin gerektiği, dava ekleri olan kitapların arşivde bulunmaması belirtilerek ibraz edilemediğinden davaya konu kitabın dava konusu edilen şerh ve tercüme kısımlarının hak sahipliği değerlendirilemediği, davacının taleplerinin haklı olup olmadığının değerlendirilebilmesi için davalı tarafından yayınlanan dava dilekçesinde belirtilen kitapların baskılarının incelenmesinin gerektiği, bu kitapların heyete tevdii edilmesi ve ayrıca heyete davaya konu kitabın tercüme edildiği dil konusunda uzman çevirmen bilirkişi de dahil edilmesi halinde hak ihlalinin bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirilebileceği" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
Davalı ... vekili █████/2021 tarihli dilekçesi ile, bilirkişi heyeti davaya cevap dilekçesinin usule ilişkin bölümünde yaptıkları savunma yönünde bir incelemede bulunmadıklarını, davalı şirketin hak sahibi olduğu iddia edilen ...'ın telif haklarının gerçek sahibi olup olmadığınında araştırılarak bir rapor hazırlanması gerektiğini, bu mümkün değilse bu hususta başka bir bilirkişi daha görevlendirilmesi gerektiğini, bilirkişilerin, dava konusu eser piyasaya sürülüp sürülmediği, piyasaya sürülmüşse kaç tane satış yapıldığı ve ne kadar kazanç sağlandığı, piyasaya müvekkilinin sürüp sürmediği incelemesi ile ortaya çıkarılması gerektiğini, izah edilen bu hususların ve raporda belirtilen diğer hususların ispatının gerektiğini, ancak ispatı mümkün olmayan hususlar olduğunu, dolayısı ile bu davanın mesnetsiz ve soyut iddialarla açıldığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava konusu kitaplar, davacı tarafça dosyaya sunulmuştur.
Sunulan kitaplar ile birlikte dosya bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiş, bilirkişiler █████/2021 tarihli raporlarında; "Davaya konu davacının hak sahibi olduğunu ve yayınladığını iddia ettiği ...’in .... incelendiğinde Osmanlıca’dan Türkçeye tercüme edilme durumunun söz konusu olduğu, Osmanlıca ile Türkçe tercüme edilen kısımların tercümenin Türkçeye aktarmadaki uslup açısından işlenme eser vasfında olup olmadığının değerlendirilmesi için heyette Osmanlıca konusunda uzman dil bilirkişisinin dahil edilmesini gerektiği, bu nedenle de davaya konu eserin tercüme kısımlarının işlenme eser vasfının değerlendirilemediği, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen █████/1996 tarihli belgede davaya konu kitabın kalan kısmının çevirisi için ...’ın kitabın 50 baskı hakkını davacıya devrettiği, bilahare ... mirasçıları ile davacı arasında yapılan █████/2008 tarihli sözleşmede de eski sözleşmenin aynen devam ettiği kararlaştırılmış olmakla ve dosyaya sunulan kitaplarda davaya konu edilen kısımların tercümesinin ... tarafından yapıldığının kitap içeriklerinde de yer alması nedeniyle ...’ın ... kitabının 9 ve 10 kısımlarını tercüme eden olup basım haklarını davacıya devretmekle davacının davaya konu ettiği kitapların basım ve yayım hakkı sahibi sıfatıyla işbu davayı açma ehliyetinin bulunduğu, dosyaya davacı tarafından ibraz olunan davacının yayınladığı ... Şerhi 9 ve 10 uncu kitap ile davalı tarafa ait olduğu belirtilen 2010 ve 2013 basım tarihli kitaplar karşılaştırıldığında davalının 5. Basım 2013 tarihli kitabının 691 inci sayfasından 1028 inci sayfasına kadar olan kısmının davacının 9 ve 10 uncu kitabındaki tercüme edilmiş kısımlarının birebir aynısı olduğu, bir tercümenin diğer bir tercümenin birebir aynısı olmasının her bir mütercimin farklı kişilik yapısı, eğitimi, dil becerisi dikkate alındığında mümkün olmayacağı dikkate alındığında vaki kullanımın davaya konu kitabın işlenme eser vasfını haiz olması ihtimalinde FSEK 22 ve 23 anlamında çoğaltma ve yayma haklarının ihlali sayılacağı, davalı ... şirketinin defter ibraz etmemesi nedeniyle davaya konu kitabın işlenme eser vasfını haiz olması ihtimalinde Karın TBK m.50/II çerçevesinde 57.810 TL kârın iadesi kapsamında Mahkemece tazminat takdirinde dikkate alınabileceği" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
Davalı ... vekili █████/2021 tarihli dilekçesi ile, raporun tüm bölümlerinde "dava konusu eserin FSEK anlamında korunması için "işlenme eser vasfına haiz olması gerektiğini" aksi halde FSEK korumasından yararlanamayacağının ifade edildiğini ve bunun tespiti için bir Uzman çevirmenin heyete dahil edilmesi gerektiğini belirttiklerini, dolayısı ile uzman çevirmen tarafından değerlendirilmeden hazırlanan iş bu rapora dayanarak hüküm kurmanın mümkün olmadığını, raporda dava konusu eser işlenme eser kabul edilme ihtimalinde davacının iş bu davayı açma ehliyeti olduğuna kanaat getirildiğini, davacı şirketin, Merhum ...'ın telif haklarını satın aldığını en azından noter onaylı bir sözleşme ile ispat etmesi gerektiğini, bu mümkün değilse sunulan belgeler üzerinde imza incelemeleri yapılması gerektiğini, bu yönde sunulan belgeleri kabul etmediklerini, müvekkilinin sigortalı çalışan kişi olduğunu, ticari faaliyeti bulunmadığını, diğer davalı şirketin ticari defterlerini sunmaması neticesinde varsayıma dayalı kar hesaplaması yapılmış olup bu hesaplamadan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, bilirkişi heyetinin, Kültür Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğünden 4.100 bandrol gönderildiğini, kitabın 47 TL ye satıldığını ve eserde ihlal edilen kısmın %30 olduğunu ifade ederek (4100.47=192.700%30=57.810 TL) karın iadesi kapsamında olduğunu belirttiğini, bandrol üzerinden hesaplama yapılacaksa, kullanılmayan bandroller bulunduğunu ve temin edebildikleri 2.500 adet bandrolü dosyaya sunduklarını, sundukları 2.500 adet kullanılmayan bandroller nazara alınarak kullanılan bandrolün gerçek sayısının tespit edilmesi gerektiğini, aksi halde gerçek satışı tespit etmenin mümkün olmayacağını, bu konuda dosyaya sunulan 2.500 kullanılmayan bandroller nazara alınarak yeniden hesaplama yapılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle, eksiklikler giderildiğinde tekrar ek rapor alınmasını talep etmiştir.
Davacı █████/2021 havale tarihli dilekçesi ile, Farsça bilen uzman bilirkişinin bilirkişi heyetine dahil edilerek dava konusu eserin işlenme eser olup olmadığı konusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasını, ".... Otomasyon Sistemi"nden öğrendikleri ... adına alınan 6050 adet bandrolün de hesaba katılarak yeniden ek rapor tanzim düzenlenmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili █████/2021 tarihli dilekçesi ile, her ne kadar ek bilirkişi raporunda davacının davayı açma ehliyetinin bulunduğu kanaati oluştuğu belirtilmişse de aksine davacının huzurdaki davayı ikame etme hakkı bulunmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle davanın, usulden reddi gerektiğini, dava konusu tercüme bakımından hak sahipliği değerlendirmesine esas alınan sözleşme ve hükümlerinin geçerliliği ve kapsamı hususunun, ek raporda değerlendirilmediğini, bu yönden eksik raporun hükme esas alınmasının da mümkün olmadığını, dava konusu tercümenin, işlenme eser sıfatını haiz olmayıp █████/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda tercümenin işlenme eser vasfına ilişkin bir inceleme yapılmadığından eksik bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirket tarafından yayınlanan kitabın, davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği çeviriden bağımsız olarak eser niteliğini haiz olduğunu, bilirkişi raporunda bu hususa ilişkin yeterli inceleme yapılmadığını, davacının tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede bandrollerin tamamı üzerinden ve nerden ulaşıldığı belirsiz satış fiyatı üzerinden inceleme yapılarak kar iade bedeline ulaşılmışsa da yapılan bu hesaplamaların maddi gerçeğe aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle, eksik ve hatalı olarak tanzim edilen bilirkişi raporunun hükme esas alınması mümkün olmayıp dosyanın itirazları doğrultusunda yeni bir bilirkişi heyetine tevdini, her halükarda haksız ve mesnetsiz davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mevcut bilirkişi heyetine Farsça konusunda uzman dil bilimci bir bilirkişi eklenmek suretiyle öncelikle davaya konu kitabın eser vasfını haiz olup olmadığı hususunda inceleme ve değerlendirme yapılmasına, tarafların sunmuş olduğu itirazların değerlendirilmesinin ve bu hali ile ek rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiş, bilirkişiler █████/2022 tarihli raporlarında; "Davaya konu davacının hak sahibi olduğunu ve yayınladığını iddia ettiği ...'in Mesnevisi incelendiğinde davaya konu eserin tercüme kısımlarının işlenme eşer vasfını hazi olduğu, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen █████/1996 tarihli belgede davaya konu kitabın kalan kısmının çevirisi için ...'ın kitabın 50 baskı hakkını davacıya devrettiği, bilahare ... mirasçıları ile davacı arasında yapılan █████/2008 tarihli sözleşmede de eski sözleşmenin aynen devam ettiği kararlaştırılmış olmakla ve dosyaya sunulan kitaplarda davaya konu edilen kısımların tercümesinin ... tarafından yapıldığının kitap içeriklerinde de yer alması nedeniyle ...'ın ... kitabının 9 ve 10 kısımlarını tercüme eden olup basım haklarını davacıya devretmekle davacının davaya konu ettiği kitapların basım ve yayım hâkkı sahibi sıfatıyla işbu davayı açma ehliyetinin bulunduğu, dosyaya davacı tarafından ibraz olunan davacının yayınladığı ... ve 10 uncu kitap ile davalı tarafa ait olduğu belirtilen 2010 ve 2013 basım tarihli kitaplar karşılaştırıldığında davalının 5. Basım 2013 tarihli kitabının 691 inci sayfasından 1028 inci sayfasına kadar olan kısmının davacının 9 ve 10 uncu kitabındaki tercüme edilmiş kısımlarının birebir aynısı olduğu, bir tercümenin diğer bir tercümenin birebir aynısı olmasının her bir mütercimin farklı kişilik yapısı, eğitimi, dil becerisi dikkate alındığında mümkün olmayacağı dikkate alındığında vaki kullanımın davaya konu kitabın işlenme eser vasfını haiz olması ihtimalinde FSEK 22 ve 23 anlamında çoğaltma ve yayma haklarının ihtali sayılacağı, davalı ... şirketinin defter ibraz etmemesi nedeniyle Karın TBK m.50/II çerçevesinde 57.810,00 TL kârın iadesi kapsamında Mahkemece tazminat takdirinde dikkate alınabileceği" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
Davalı ... vekili █████/2022 tarihli dilekçesi ile, bilirkişi heyeti hesaplama yaparken kullanılmayan bandrollerin hesaptan düşülmesi talebinin daha sonra kullanılma ihtimali olduğundan yerinde olmadığı kanaatini bildirdiklerini, ancak kullanılmayan 2.500 adet bandrolün Mahkemeye teslim edildiğini, tekrar kullanma imkanı bulunmadığını, hesaplamanın yanlış yapıldığını, bu hesaplamalarla birlikte cevap dilekçesinde ileri sürdükleri zamanaşımı itirazının da bilirkişi heyeti tarafından değerlendirilmediğini ve raporda yer verilmediğini, raporun bu yönüyle de eksik kaldığını, zamanaşımı itirazlarını yinelediklerini, müvekkili ...'ın eseri yayına hazırlayan kişi olduğunu, yayıncı olmadığını, bilirkişi raporunun, tazminatın sorumluluğu yönünde bilgi içermediğinden bu yönüyle de eksik kaldığını, yapılan sözleşmelerin eser sahibi ...'ın mirasçıları ile yapıldığına dair sözleşme taraflarının Mahkemece dinlenmesi gerektiğini, bu sözleşmeleri kabul etmediklerini, müvekkilinin, davacının iddia ettiği gibi ...'ın telif hakkı olduğu bir eserden alıntı yapmak suretiyle eseri yayına hazırlamadığını, bahsettiği ...nin bir çok kişi tarafından tercüme edildiğini, Türkiye'de ... çevirilerinde ....'nin çevirisi esas alındığını, Osmanlı döneminden bu çeviri esas alınarak Mesnevihanlık icazeti verildiğini, ... tercümeleri ve mesnevihanlık geleneğinin hoca-talebe ilişkisi içinde yürüdüğünü, müvekkilinin çalışmasının ...'ın metnine benzemesi söz konusu ise bu hususun onun da bu geleneğin bir parçası olmasından kaynaklandığını, müvekkilinin "... (...)" tercümesinden ve başkaca tercümelerden yararlanarak kendi emeği ile derlenmiş özgün bir eseri yayına hazırladığını, sonuç olarak bilirkişi raporunun "tazminat hesaplaması, tazminattan sorumluluk, zaman aşımı" hususlarında hatalı ve eksik olduğunu ve diğer raporlanan hususlarda da yetersiz olduğunu, açıklanan nedenlerle, itirazları doğrultusunda bilirkişi heyetinden yeniden ek rapor alınmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili █████/2022 tarihli dilekçesi ile, █████/2021 tarihli ek bilirkişi raporuna ilişkin █████/2021 tarihli dilekçe ile yapılan beyan ve itirazların hiçbir suretle dikkate alınmadığını, somut ve detaylı itirazlarının değerlendirilmediği bilirkişi raporunuu kabul etmediklerini, her ne kadar ek bilirkişi raporunda davacının huzurdaki davayı açma ehliyetinin bulunduğu kanaati oluştuğu belirtilmişse de aksine davacının huzurdaki davayı ikame etme hakkı bulunmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, dava konusu tercüme bakımından hak sahipliği değerlendirmesine esas alınan sözleşme ve hükümlerinin geçerliliği ve kapsamı hususunun ek raporda değerlendirilmediğini, bu yönden eksik raporun hükme esas alınmasının da mümkün olmadığını, şirket tarafından yayınlanan kitabın, davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği çeviriden bağımsız olarak eser niteliğini haiz olup bilirkişi raporunda bu hususa ilişkin hiçbir inceleme yapılmadığını, davacının tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede bandrollerin tamamı üzerinden ve nerden ulaşıldığı belirsiz satış fiyatı üzerinden inceleme yapılarak kar iade bedeline ulaşılmışsa da yapılan bu hesaplamaların maddi gerçeğe aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle, itirazlarının değerlendirilmesi gerektiği yönünde Mahkemence kurulan ara karara rağmen itirazları diğerlendirilmeden tanzim edilen eksik ve hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alınmamasını, dosyanın itirazları doğrultusunda yeni bir bilirkişi heyetine tevdini, her halükarda haksız ve mesnetsiz davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı █████/2022 tarihli dilekçesi ile, davalı ... tarafından alındığı bilgilerine ulaşmış oldukları 6.050 adet bandrollerin, 2014 yılırıda "... - ...." numaralı aralıklardaki 1.000 adetlik bandrollerin, 2012 yılında "... - ...." numaralı aralıklardaki 2.050 adetlik bandrollerin, yine 2012 yılında "... - ..." numaralı aralıklardaki 3.000 adetlik bandrollerin, bilgilerinin dosyaya celbiyle bu konuda tazminat konusunun tekrar hesaplanması için bilirkişilere yeniden görev tevdiine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyanın yeni bilirkişi heyetine tevdi ile sunulan beyan ve deliller ve raporlara yapılan itirazlar hep birlikte değerlendirilmek suretiyle yeni bir rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiş, bilirkişiler █████/2022 tarihli raporlarında; "1- ...nin ... tarafından yapılan tercüme/şerhinin işlenme eser vasfında olduğu, Davacı ile tercüman ve sonrasında mirasçıları arasında imzalandığı belirtilen söz konusu anlaşmaların devir iradesini yansıttığı ve bunun korunması gereken bir irade olduğu, ... eserinin tercümesini yapan ...’ın basım haklarını devir ettiğine dair kanaat çerçevesinde davacının basım ve yayım hakkı sahibi olarak dava açma ehliyeti bulunduğu, Davalı tarafın zamanaşımı itirazı ile ilgili hususun, tamamen hukuki bir konu olması sebebiyle Mahkemenin takdirinde bulunduğu, Dosyada yer alan sözleşmelerdeki imzaların orijinalliğinin incelenmesi ve ...’ın mirasçıları ile yapıldığı belirtilen sözleşmenin taraflarının mahkemece dinlenmesi yönündeki taleplerin Sn. Mahkemenin takdirinde bulunduğu, Davacı tarafın, maddi tazminat talebi doğrultusunda, davalılardan ...’ın vergi kaydı olmaması nedeni ile inceleme yapılamadığı, diğer davalı ... tarafından ticari defter ve belgelerin incelemeye sunulmadığı, Davalılar tarafından, ticari defter ve kayıtlar incelemeye sunulmadığından, dava konusu kitabın piyasada ne kadara satışa sunulduğu, kaç adet satış yapıldığı, bu satışlar için katlanılan maliyetler ve davalıların dava konusu kitap satışından elde ettiği muhtemel kazancın tespit edilemediği, Davacı tarafın maddi tazminat talebinin Borçlar Kanunu’nun 50. ve 51.Maddelerine göre belirlenmesi hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
Davalı ... vekili █████/2022 tarihli dilekçesi ile, bilirkişi heyeti raporunda, alınan bandrollerin tespitini yaptıklarını, ancak Mahkemeye iade edilen bandrollerden bahsedilmediğini, kullanılmayan 2.500 adet bandrol Mahkemeye teslim edildiğini, tekrar kullanma imkanı bulunmadığnıı, raporun bu yönüyle bilgi açısından eksik kaldığını, Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü'nün █████/2019 tarihinde Mahkemeye verdiği cevapta diğer davalı .... Şti'nin 3.000+1100=4100 adet bandrol aldığı bildirilmiş olup müvekkili ... tarafından bandrol alındığına dair bir bilgi olmadığını, ayrıca müvekkilinin eseri yayına hazırlayan kişi olduğunu, yayıncı olmadığını, bilirkişilerin müvekkilin iş bu davada sorumluluğu olmadığı yönünde tespit yapması gerekirken, bu husustan bahsetmemesinin raporu sorumluluk yükletilmesi yönüyle eksik bıraktığını gösterdiğini, davacının, ...'ın eserleriyle ilgili telif haklarını aldığına dair dosyaya sunduğu belgelerin adi yazılı belgeler olup denetimden uzak olduğunu, yapılan sözleşmelerin eser sahibi ... ın mirasçıları ile yapıldığına dair sözleşmenin taraflarının Mahkemece dinlenmesi gerektiğini, bu sözleşmeleri kabul etmediklerini, müvekkilinin, davacının iddia ettiği gibi ...'ın telif hakkı olduğu bir eserden alıntı yapmak suretiyle eser yayına hazırlamadığını, davacının bahsettiği ... 'nin bir çok kişi tarafından tercüme edildiğini, Türkiye'de ... çevirilerinde ....'nin çevirisinin esas alındığını, Osmanlı döneminden bu çeviri esas alınarak Mesnevihanlık icazeti verildiğini, ... tercümeleri ve mesnevihanlık geleneğinin hoca-talebe ilişkisi içinde yürüdüğünü, müvekkilinin çalışmasının ...'ın metnine benzemesi söz konusu ise bu hususun onun da bu geleneğin bir parçası olmasından kaynaklandığını, iki eser arasında telif hakkı ihlali olup olmadığının da raporda eksik kaldığını, bilirkişi raporundaki aleyhe olan tüm hususlara itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı ... vekili █████/2022 tarihli dilekçesi ile, her ne kadar bilirkişi raporunda davacının huzurdaki davayı açma ehliyetinin bulunduğu kanaati oluştuğu belirtilmişse de aksine davacının huzurdaki davayı ikame etme hakkı bulunmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle davanın, usulden reddi gerektiğini, işbu yargılamaya konu ... tarafından şerh edildiği iddia edilen ... isimli yayının FSEK bağlamında aranan sahibinin hususiyetini taşıma unsurunu taşıyıp taşımadığının bu alanda yapılmış diğer tercümeler olan ...nin, ....'nin, ...'nın, ..., ....'nin tercümeleri ile kıyaslanarak değerlendirilmesi gerekirken rapordaki şekilde tercüman bilirkişinin bir kaç cümleden oluşan yorumundan bahisle bu sonuca varılmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket tarafından yayınlanan kitabın, davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği çeviriden bağımsız olarak eser niteliğini haiz olduğunu, bilirkişi raporunda bu hususa ilişkin hiçbir inceleme yapılmadığını, davacının maddi tazminat taleplerini herhangi bir somut veri ile ispatlayamadığını, bu taleplerinin yek'ün olarak reddi gerektiğini, herhangi bir şekilde kabul anlamına gelmemek ile birlikte ek bilirkişi raporları kapsamındaki hesaplamalara itiraz edilmiş ise de, bu itirazlarının herhangi şekilde değerlendirme konusu yapılmadığını, açıklanan nedenlerle, eksik ve hatalı inceleme değerlendirmeler içeren işbu bilirkişi raporunun hükme esas alınmamasını, itirazları doğrultusunda dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdini, aksi kanaat halinde, itirazlarını karşılayacak şekilde ek rapor alınmasını, her halükarda haksız ve mesnetsiz davanın tümden reddini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili ticari defterlerin incelenmesi için adres bildirmiş ve dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler █████/2023 tarihli raporlarında; "Davalılardan ...’ın vergi kaydının olmadığının beyan edildiği, bu nedenle dava konusu esere ilişkin satışı olup olmadığının tespit edilemediği, davalılardan .... Yayıncılık Ltd.Şti.’ nin incelenen ticari defterlerinin sahipleri lehine delil vasfına haiz olduğu, davalı ... tarafından, dava konusu esere ilişkin satın alınan bandroller, ticari defter ve kayıtları üzerinde tespit edilen birim satış fiyatı ve Genel Yönetim Gideri Öncesi Faaliyet Karlılık oranı üzerinden yapılan hesaba göre, davalı tarafın dava konusu esere yönelik satışlardan elde ettiği muhtemel kazancın 5.738,71 TL olarak hesap edildiği, davacı tarafın maddi tazminat talebinin Borçlar Kanunu’nun 50. ve 51. Maddelerine göre belirlenmesi hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
Davalı ... vekili █████/2023 tarihli dilekçesi ile, bilirkişi raporunda, dava konusu ihlal sonucu 5.738,71 TL'lik bir zarar oluştuğunu tespit ettiklerini ve bu zararın meydana gelişindeki satışın davalı ... şirketinin satışından kaynaklandığını rapor ettiğini, dava konusu satışta bir hak ihlalini kabul etmediklerini, diğer taraftan bir hak ihlali olduğu mahkemece kabul görecekse, bu ihlalin müvekkili tarafından gerçekleştirilmediğinin dosya kapsamındaki delillerle sabit olduğundan, davanın müvekkili yönünden reddini talep ettiklerini, sonuç olarak bilirkişi raporundaki aleyhe olan tüm hususlara da itiraz ettiklerini, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili █████/2023 tarihli dilekçesi ile, davacı maddi tazminat taleplerini herhangi bir somut veri ile ispatlayamamış olduğundan bu taleplerinin yek'ün olarak reddi gerektiğini, davacının huzurdaki davayı ikame etme hakkı bulunmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle davanın, usulden reddi gerektiğini, işbu yargılamaya konu ... tarafından şerh edildiği iddia edilen .... isimli yayının FSEK bağlamında aranan sahibinin hususiyetini taşıma unsurunu taşıyıp taşımadığının bu alanda yapılmış diğer tercümeler olan ....'nin, ....nin, ...'nın, ...,..'nin tercümeleri ile kıyaslanarak değerlendirilmesi gerekirken rapordaki şekilde tercüman bilirkişinin bir kaç cümleden oluşan yorumundan bahisle bu sonuca varılmasının hukuka aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle, eksik ve hatalı inceleme değerlendirmeler içeren işbu bilirkişi raporunun hükme esas alınmamasını, her halükarda haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı █████/2023 tarihli dilekçesi ile, ticari defterler delil niteliğinde olmadığından bilirkişiler tarafından dosyadaki bandrol sayılarına göre (.... Yayıncılık adına 4100 ve ... adına 6050 adet) ve piyasadaki rayiç bedel ve ortalama kar oranının hakkaniyetle tespit edilmesini, yani tazminat konusunda gerçek zararın tespiti için bandrol sayılarına göre yeniden hesaplanmasını talep etmiştir.
Dosya, davacı yanın itirazlarının değerlendirilerek ek rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler █████/2023 tarihli raporlarında; "Kültür Bakanlığı Telif Hakları Müdürülüğü’ nün mahkemeye gönderdiği, davalılar tarafından satın alındığı görülen bandroller, tespit edilen ortalama birim satış fiyatı ve piyasa ortalamaları ile örtüşen ortalama Faaliyet Karlılık oranı üzerinden yapılan hesaba göre, davalı tarafın ödemesi gereken tazminat tutarı 64.719,92 TL olarak hesap edildiği, Davacı tarafın maddi tazminat talebinin Borçlar Kanunu’nun 50. ve 51. Maddelerine göre belirlenmesi hususunun mahkemenin takdirinde olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
Davalı ... vekili █████/2023 tarihli dilekçesi ile, bilirkişi heyetinin hesaplama yaparken 10.150 adet bandrol üzerinden hesaplama yaptığını, dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde satın alınan bandrol sayısının 4100 adet olduğunu, bu bandrollerin 2.500 adedinin Mahkemeye teslim edildiğini, bilirkişinin bandrol sayısında hata yaptığı gibi Mahkemeye teslim edilen bandrol sayısını da nazara almadığını, öncelikle satın alınan bandrol sayısı doğru olarak tespit edilmesi gerektiğini, kullanılması mümkün olmayan Mahkemeye teslim edilen bandrollerin hesaptan düşülmesinin zaruri olduğunu, aksi halde yapılan hesabın hatalı olacağını, diğer taraftan kitap sektöründe belirtili yıllarda ortalama hesaplanan %26,724 kar oranının da hatalı olduğunu, bu tür kitaplarda kar oranının en fazla %10 olduğunu, bu hesaplamalarla birlikte cevap dilekçesinde ileri sürdükleri zamanaşımı itirazlarının da bilirkişi heyeti tarafından değerlendirilmediğini ve raporda yer verilmediğini, raporun bu yönüyle de eksik kaldığını, zamanaşımı itirazlarını yinelediklerini, Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü'nün Mahkemeye verdiği cevapta diğer davalı .... Şti'nin bandrol aldığının bildirildiğini, müvekkili ... tarafından bandrol alındığına dair bir bilgi olmadığını, müvekkili ...'ın eseri yayına hazırlayan kişi olduğunu, yayıncı olmadığını, bilirkişi raporunun, tazminatın sorumluluğu yönünde bilgi içermediğinden bu yönüyle de eksik kaldığını, açıklanan nedenlerle, raporun bandrol sayısı, tazminat hesaplaması, tazminattan sorumluluk, zaman aşımı hususlarında hatalı ve eksik olduğunu, bu sebeple itirazları doğrultusunda bilirkişi heyetinden yeniden ek rapor alınmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili █████/2023 tarihli dilekçesi ile, herhangi bir şekilde kabul anlamına gelmemek ile birlikte, bilirkişi heyetince yapılan hesaplama kapsamında müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağı dönemin değerlendirilmediğini, kullanılmayan bandrollerin kâr hesabı kapsamında değerlendirilmesinin tazminatın sebepsiz zenginleşme aracı olmayacağı ilkesine tamamen aykırı olduğunu, her ne kadar bilirkişi raporunda davacının huzurdaki davayı açma ehliyetinin bulunduğu kanaati oluştuğu belirtilmişse de aksine davacının huzurdaki davayı ikame etme hakkı bulunmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle davanın, usulden reddi gerektiğini, işbu yargılamaya konu ... tarafından şerh edildiği iddia edilen ... isimli yayının FSEK bağlamında aranan sahibinin hususiyetini taşıma unsurunu taşıyıp taşımadığının bu alanda yapılmış diğer tercümeler olan ...'nin, ...'nin, ..,....nin tercümeleri ile kıyaslanarak değerlendirilmesi gerekirken rapordaki şekilde tercüman bilirkişinin bir kaç cümleden oluşan yorumundan bahisle bu sonuca varılmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket tarafından yayınlanan kitabın, davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği çeviriden bağımsız olarak eser niteliğini haiz olup bilirkişi raporunda bu hususa ilişkin hiçbir inceleme yapılmadığını, davacının maddi tazminat taleplerini herhangi bir somut veri ile ispatlayamadığını, bu taleplerinin yek'ün olarak reddi gerektiğini, önceki bilirkişi raporları kapsamındaki hesaplamalara itiraz edilmiş ise de, bu itirazlarının herhangi şekilde değerlendirme konusu yapılmadığından itirazlarını tekrarladıklarını, açıklanan nedenlerle, eksik ve hatalı inceleme değerlendirmeler içeren işbu bilirkişi raporunun hükme esas alınmamasını, itirazları doğrultusunda dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdini, aksi kanaat halinde, itirazları karşılayacak şekilde ek rapor alınmasını, davanın reddini talep etmiştir.
Davalıların itirazları ve kullanılmayan bandroller de değerlendirilip önceki rapora katılmama sebebini açıklar ek rapor tanzimi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler █████/2024 tarihli raporlarında; "Eser vasfı, hak sahipliği, dava açma ehliyetine ilişkin kök raporda belirtilen kanaatlerimizde bir değişiklik bulunmamakta olup dava konusu fikir ve sanat ürününün işlenme eser vasfında olduğu, davacının basım ve yayım hakkı sahibi olarak dava açma ehliyeti bulunduğu, Zamanaşımı ile ilgili değerlendirme tamamen hukuki bir değerlendirme olduğundan ilgili husus Mahkemenin takdirinde olduğu, dosya kapsamına dahil edilen 10.150 adet bandrol üzerinden hesaplama yapılması durumunda hesaplanan tazminat tutarının 64.719,92 TL olduğu, Mahkemeye teslim edilen 2.500 adet bandrolün toplam bandrol sayısından düşülmesi durumunda hesaplanan tazminat tutarının 48.779,05 TL olacağı, davalılardan .... Yayıncılık Ltd. Şti. vekili tarafından yapılan, müvekkillerinin sorumluluklarının yalnızca 900 bandrol ile sınırlı olacağı itirazlarının kabulü durumunda, ... Yayıncılık Ltd. Şti.’nin sorumluluğunun yukarıda belirtilen tutarlar içerisindeki 5.738,71 TL olacağı, davacı tarafın maddi tazminat talebinin Borçlar Kanunu’nun 50. ve 51. Maddelerine göre belirlenmesi hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
Davalı ... vekili █████/2024 tarihli dilekçesi ile, herhangi bir şekilde kabul anlamına gelmemek ile birlikte, bilirkişi heyetince yapılan hesaplama kapsamında müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağı dönemin değerlendirilmediğini, bandrol sayısının ne şekilde tespit edildiği irdelenmeksizin yapılan hesaplamanın, tazminatın sebepsiz zenginleşme aracı olmayacağı ilkesine tamamen aykırı olduğunu, her ne kadar bilirkişi raporunda davacının huzurdaki davayı açma ehliyetinin bulunduğu kanaati oluştuğu belirtilmişse de aksine davacının huzurdaki davayı ikame etme hakkı bulunmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle davanın, usulden reddi gerektiğini, davacının maddi tazminat taleplerini herhangi bir somut veri ile ispatlayamamış olduğundan bu taleplerinin yek'ün olarak reddi gerektiğini, önceki bilirkişi raporları kapsamındaki hesaplamalara itiraz edilmiş ise de, bu itirazlarının herhangi şekilde değerlendirme konusu yapılmadığından aleyhe sonuç doğurabilme ihtimaline binaen söz konusu itirazları tekrarladıklarını, eksik ve hatalı inceleme değerlendirmeler içeren işbu bilirkişi raporunun hükme esas alınmamasını, itirazları doğrultusunda dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdini, aksi kanaat halinde, itirazlarını karşılayacak şekilde ek rapor alınmasını, davanın reddini talep etmiştir.
Davacı █████/2024 tarihli dilekçesi ile, bilirkişi raporlarındaki çelişkinin giderilmesi için mahkemeden yeniden bilirkişiye gönderilmesinin talep edildiğini, verilen raporda dosya kapsamına dahil editeri 10.150 adet bandrol üzerinden hesaplama yapıldığını, hesaplanan tazminat tutarının 64.729,92 TL olduğu sonucuna varıldığını, ek bilirkişi raporunda ise davalı tarafça mahkemeye teslim edilen 2.500 adet bandrolün toplam bandrolden düşülmesi durumunda hesaplanan tazminat tutarının 48.779.05 TL olacağının belirtildiğini, ek bilirkişi raporunda bu hususun mahkemenin takdirine bırakıldığını, TC Kültür Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü'nün uygulama yazısına göre bandrollerin kullanılmamasının tazminatın hesaplanmasında dikkate alınmayacağını, bu bandrollerin kullanılmaması veya hatalı kullanımı hallerinde, söz konusu bandrollerin imhası genel müdürlükçe oluşturulacak bir komisyon veya noter marifetiyle imha edilen bandrollerin seri numaralarının açık şekilde belirtildiği bir tutanak tanzim editmek suretiyle gerçekleştirildiğini, imha işlemi sonucunda usulüne uygun düzenlenmiş imha tutanağı Genel Müdürlüğe gönderildiğini, bu bandrollerin tespit edilememiş olan bandroller olduğunu, TC Kültür Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü'nün koyduğu esaslara uygun olarak imha edilmesi gerektiğini, o halde bunların halen kullanılmasının mümkün olduğunu, yani bu bandrollerin usulüne uygun imha edilmemiş bandroller olduğunu, bilirkişinin tazminat hesabını etkilemeyeceğini, türk hukukunda haksız fiilde objektif kurallar dikkate alındığından zaten haksız fiil telif hakkının ihlalinin sırf bu bandrollerin alımıyla da gerçekleştiğini, ayrıca ... ve .... yayıncılık'ın ticari defterlerini istenilen sürede ibraz etmediğinden dolayı tazminatın hesaplanmasının bandrollere göre yapıldığını, zaten bu 2.500 bandrolün, kendi bildirdikleri 10.500 adet bandrol içinde mevcut olmadığını, bu konuyu daha önce yazdıkları dilekçelerde açıkladıklarını, aynı zamanda usulüne uygun imha edilmeyen 2.500 bandrolün tazminat hesabında esas alınan miktardan düşülmemesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle, davalıların müteselsilen telif hakkımıza yaptıkları tecavüzün önlenmesine, 64.729.92 TL tazminat tutarının yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, mahkeme masraflarının dahi davalılardan müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davalıların eylemlerinin, davacının hak sahibi olduğu sözleşmeden kaynaklı haklarına tecavüzünün tespiti, önlenmesi ve maddi tazminat talebine yöneliktir.
FSEK 1/B maddesine göre; Eser: sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini ifade eder.
FSEK 4/1 maddesine göre; "Güzel sanat eserleri, estetik değere sahip olan; 1. Yağlı ve suluboya tablolar; her türlü resimler, desenler, pasteller, gravürler, güzel yazılar ve tezhipler, kazıma, oyma, kakma veya benzeri usullerle maden, taş, ağaç veya diğer maddelerle çizilen veya tespit edilen eserler, kaligrafi, serigrafi, 2. Heykeller, kabartmalar ve oymalar, 3. Mimarlık eserleri, 4. El işleri ve küçük sanat eserleri, minyatürler ve süsleme sanatı ürünleri ile tekstil, moda tasarımları, 5. Fotoğrafik eserler ve slaytlar, 6. Grafik eserler, 7. Karikatür eserleri, 8. Her türlü tiplemelerdir."
Buna göre eserde bulunması gereken zorunlu iki unsur; eser sahibinin hususiyeti ve bu hususiyeti taşıyan ürünün kanunda belirtilen eser kategorilerinden birine dahil edilebilecek niteliğinin olmasıdır. Maddede geçen "sahibinin hususiyeti" kavramı, özgünlük, orjinallik, bireysel karakter veya entellektüel yaratıcılık olarak tanımlanabilir. Yani hususiyet, eser sahibinin esere yansıyan edebi, sanatsal ve kişilik özellikleridir. Eser sahibi ortaya koyduğu ürüne kendi kişilik özelliklerini sözle, yazıyla, ses ile, notayla, şekille, çizgi ve benzeri araçlarla yansıtır. Dışarıdan bakanlar eser sahibinin "üslubunu" yani duygu, düşünce ve fikirlerini eserde görür ve hissederler.
Davaya konu ...’in Mesnevisi’nin 9. ve 10. cildinin dava dışı ... tarafından şerh edildiği, dava dışı ... tarafından şerh edilen kısımlarının Türkçe'ye aktarmadaki üslup ve dil özelliklerinin yansıtılması açısından hususiyet arz ettiği, Osmanlıca Tercüman bilirkişinin de bulunduğu rapor ile de şerhin doğru ve hatasız bir biçimde tercüme edildiğinin tespit edildiği, bu haliyle ... Mesnevisi'nin dava dışı ... tarafından tercüme edilen kısımlarının FSEK m.6 kapsamında eser olduğu anlaşılmıştır.
Eser sahipliği yönünden yapılan değerlendirmede ise; dava dışı ... tarafından şerh edilen 9 ve 10. ciltler yönünden davacı şirketin ortağı ... ile ... arasında █████/1996 tarihli telif sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme ile son iki cildinin 50 baskı yapma hakkının ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne devredildiği, 25 Aralık 2008 tarihli sözleşme ile muris ...’ın mirasçılarının davaya konu eserin telif hakkının aynen devam ettiği, ...’ın Fikri ve Sınaî Eserler Kanunundan doğan tüm yasal haklarının davacıya devredildiği, █████/1996 tarihli sözleşmede kararlaştırılan metin ve tercümenin şekil almasındaki tüm tasarruf ve yetkinin yayınevine ait olduğunun imza altına alındığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar davalı vekili, söz konusu sözleşmelerin şekil şartlarını haiz olmadığı iddiasıyla davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığını iddia etmiş ve ... mirasçılarının imzalarının incelenmesi talebinde bulunmuşsa da; taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin 25 yıldan uzun bir süre niza ve itiraz sunulmadan, çekişmesiz bir şekilde sürdürüldüğü, ne eser sahibinin ne de mirasçılarının bu sözleşmelerin varlığı, şekli ve kapsamı ile ilgili bir itiraz ve uyuşmazlığının bulunmadığı, tarafların bu kadar uzun bir süre nizasız bir şekilde karşılıklı ifa yükümlülüklerini yerine getirdiği sözleşmelerin "sözleşmenin ayakta tutulması" ilkesi çerçevesinde geçersizliğinin ileri sürülemeyeceği hukuki kanaatine ulaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle, davacı şirketin eserden doğan hakların sahibi olduğu anlaşılmıştır.
Toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre davalı tarafça yayınlanan 5. Basım 2013 tarihli ... eserinin 691. sayfasından 1025. sayfasına kadar olan kısmının, davacının eser sahibi olduğu ... eserinin 9.ve 10. cildindeki tercüme edilmiş kısımları ile birebir aynı olduğu ve herhangi bir kaynak gösterilmediği, bu itibarla davalıların davacının telif sözleşmesi çerçevesinde hak sahibi olduğu eseri izinsiz çoğaltarak dağıttıklarının ve bu haliyle davacının eserden doğan çoğaltma ve yayma hakları ile eser sahibi olarak belirtilme haklarını ihlal ettikleri kanaatine ulaşılmıştır.
Davalının zamanaşımı itirazı, temadi eden fiil ve uzamış ceza zamanaşımı dikkate alınarak reddedilmişitr.
Her ne kadar davalı ... vekili, davalının yayıncı olmayıp eseri yayına hazırlayan kişi olmasından bahisle tazminat sorumluluğunun olmadığı yönünde beyan ve savunmalarda bulunmuş ise de, toplanan deliller, davaya konu eserin mahiyeti ve davalıların tecavüz fiilinin kapsamı karşısında, eseri hazırlayan davalının tecavüz fiilinden kaynaklı sorumluluğunun bulunduğu, aynı yönde yerleşmiş Yargıtay uygulamalarının editör olan davalılar hakkında verilen maddi ve manevi tazminat kararlarının onanması şeklinde olduğu(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin, █████████-█████████ E-K, ██████████-████████ E-K, ██████████-█████████ E-K, █████████-██████████ E-K, ██████████-█████████ E-K, █████████-██████████ E-K, █████████-██████████ E-K) anlaşıldığından davalının bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir.
İhlal edilen hakkın boyutu, davalıların kusurlarının derecesi, basılan kitap adetleri tam olarak tespit edilemese de tarafların incelenen ticari hacimleri hep birlikte dikkate alındığında, BK 50-51 çerçevesinde de 64.729,92 TL olarak hesaplanan tazminat tutarının takdirinin hükmedilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;
-Davalıların, davacının mali hak sahibi olduğu eserden doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile bu tecavüzünün önlenmesine,
-64.729,92 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 4.421,70 TL harçtan, davacı tarafça yatırılan 1.707,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.713,95 TL harcın davalılardan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen tecavüzün tespiti davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen maddi tazminat davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen maddi tazminat davası yönünden 35.270,08 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan 35,90 TL başvurma harcı ve 1.707,75 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.743,65 TL harç giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yapılan 12.250,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.752,30 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 14.002,30 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve reddi oranında hesaplanan 11.532,99 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı ... tarafından yatırılan 1.125,00 TL bilirkişi ücretinden, davanın kabul ve reddi oranında hesaplanan 760,90 TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı ... tarafından yatırılan 1.125,00 TL bilirkişi ücretinden, davanın kabul ve reddi oranında hesaplanan 760,90 TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!