Anahtar kelimeler: Özetidavacı Davaitirazın Konteyner Emtiaların Kara Sıfatla Nakliyesinin Deniz Taşımaya Taşımacılık

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:█████████ EsasKARAR NO:████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret MahkemesiNUMARASI:████████ Esas ████████ KararTARİHİ:█████/2022DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)KARAR TARİHİ:█████/2025İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, taşıma işleri komisyoncusu/... sıfatı ile uluslararası alanda taşımacılık yapan bir firma olduğunu, davacı şirketin bu sıfatla davalı şirkete ait emtiaların konteyner içerisinde kara ve deniz yolu ile nakliyesinin sağlanması amacı ile 26 taşıma gerçekleştirdiğini, bunlardan ilk 20 taşımaya ait ücret ve masrafların davalı şirket tarafından tam ödendiğini ancak davalı şirket adına 17.07.2019 tarihli CMR İzmir/Hamburg kara taşıma senedi, ... kombine taşıma yük senedi, ... kombine yük senedi,... kombine taşıma yük senedi, ...-İzmir/Hamburg kombine taşıma yük senedi tahtında, ... İzmir-Hamburg kombine taşıma yük senedi tahtında yapılan konteyner taşımaları sonucunda mallar alıcısına teslim edilmiş olmasına rağmen bu taşımalardan doğan navlun ve ardiye ücretinin davalı şirketçe ödenmediğini, davacı şirketin, asıl/fiili taşıyanlara konteyner taşıma navlun bedellerini ve ardiye ücretini kara taşıması sırasında taşıma ücreti ödediğini ve ödediği bu masrafların tahsili için davalı şirkete fatura düzenleyerek gönderdiğini, davacı şirket tarafından 05.12.2019 tarihinde Kadıköy 23.Noterliği’nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borcun ödenmesinin talep edildiğini, davalı şirket ödemeyi yapacakları konusunda taahhütte bulunulmasına rağmen gerek şifahi gerekse e-mail yazışmalarının sonuçsuz kaldığını, ... sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını ancak davalı şirket tarafından takibe, ödeme emrine ve borca itiraz edilmesi sebebiyle takibin durduğunu, davacı şirket tarafından davalı şirkete ait otomobil araç plakası emtiası 6 ayrı konteyner taşıması gerçekleştirildiğini, davalı şirket adına ...no.lu ana konşimento ve fiili taşıyan ...(...) ... tarafından düzenlenen ... no.lu yük senedi tahtında İzmit’ten Hamburg’a taşınan .... no.lu (40’high) ve ...no.lu (40’high) konteynerlerin ardiye ücretine ilişkin düzenlenen 03.07.2019 tarihli ...no.lu fatura bedeli 120 USD ve 03.07.2019 tarihli ... no.lu deniz yolu taşımasına ilişkin navlun ücreti faturası bedeli olan 2.720 Euro’nun bakiye 1.439,80 Euro’sunun davalı tarafından ödenmediğini, iki konteyner taşımasına ilişkin olarak fiili taşıyan ... tarafından davacı şirket adına düzenlenen navlun ücreti ve 12.06.2019 tarihli 120 USD ilgili ardiye ücretinin davacı şirket tarafından ödendiğini, davacı şirket TR1950517 no.lu kombine taşıma yük senedi ve fiili taşıyan ... tarafından adına düzenlenen navlun faturasını ödediğini, davalı şirket adına ... no.lu konşimento ve fiili taşıyan ...tarafından düzenlenen... no.lu yük senedi tahtında ... no.lu konteynerin İzmir’den Hamburg’a taşınmasına ilişkin olarak düzenlenen 01.06.2019 tarihli ...no.lu deniz navlun ücreti fatura bedeli 1.695 Euro’nun davalı tarafından ödenmediği, davacı şirket fiili taşımayı yapan ...’a navlun faturasını ödediğinin ticari defter kayıtlarında sabit olduğu, davalı şirket adına ....lu konşimento ve fiili taşıyan ... tarafından düzenlenen... no.lu yük senedi tahtında ... no.lu konteynerin İzmir’den Hamburg’a taşınmasından doğan deniz yolu navlununa ilişkin düzenlenen 05.07.2019 tarihli ... no.lu fatura bedeli 1.6720 Euro’nun davalı tarafından ödenmediğini, davacı şirketin bu konteynerin taşınması ile ilgili fiili taşıyan ...'nin navlun faturasını ödediğini ve ödeme makbuzlarının ticari defter kayıtlarında sabit olduğunu, davalı şirket adına 17.07.2019 tarihli CMR taşıma senedi tahtında ve ... no.lu konteynerin İzmir’den...(Almanya) yapılan kara taşıma ücretine ilişkin düzenlenen 19.07.2019 tarihli ...no.lu fatura bedeli 3.950 Euro’nun davalı şirket tarafından ödenmediğini, davacı şirketin bu konteyner taşıması ile ilgili taşıyıcı ... Şti. tarafından davacıya kesilen navlun faturasını ödediğini ve bu faturanın ödendiğinin ticari defter kayıtları ve ödeme makbuzları ile sabit olduğunu, davacı şirket adına yapılan taşımalara ilişkin olarak düzenlenen 6 adet fatura bedelinin davalı şirket tarafından ödenmediğini, davacı şirket tarafından taşıma işleri komisyoncusu sıfatı ile taşımaların tam ve gereği gibi gerçekleştirildiğini, fiili taşıyanlara ödemelerin yapıldığını ve ödediği bu bedellerin davalıdan tahsilinin zorunlu hale geldiğini beyanla davalının itirazının iptal edilerek takibin devamına, davalının itirazından dolayı % 20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına Hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava edilmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ve davalı şirket arasında bir sözleşme bulunmadığı gibi, davacı tarafın iddia ettiği gibi taraflar arasında cari bir hesap, mutabakat olmadığını ve davalı şirketin davacı şirkete bir borcunun bulunmadığını, davacı şirket tarafından delil listesi ekinde sunulmuş olan ve şirketleri tarafından başkaca şirketlere yapılmış olduğu iddia edilen ... Bankası dekontlarında yer alan ödemelerin davalı şirket ile bir bağlantısının bulunmadığını, davacı şirket tarafından delil listesi ekinde sunulmuş olan bir takım fatura suretleri de İngilizce olmakla yabancı dilde düzenlenmiş belgelerin tercümeleri olmadan anlaşılmaları mümkün olmadığından kabulünün de mümkün olmadığını beyanla dava konusu icra takibine, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz edilmiş olmakla işbu dava ve davaya bağlı tüm taleplerin reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin █████/2022 Tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararında;"...Davacı şirket tarafından davalı şirkete ait otomobil araç plakası emtiası 6 ayrı konteyner taşıması gerçekleştirildiği, işbu taşımalara ilişkin davacı şirket tarafından davalı şirkete kesilen █████/2019 tarihli 2.720 Euro fatura bedelinden 1.439,80 Euro, 07/.███████ tarihli fatura bedelinden 1.360 Euro, █████/2019 tarihli fatura bedelinden 1.720 Euro, █████/2019 tarihli fatura bedelinden 1.695 Euro ve █████/2019 tarihli fatura bedelinden 3.950 Euro olmak üzere toplam 10.164,80 Euro alacaklı olduğu, yine ardiye ücretine ilişkin düzenlenen 03.07.2019 tarihli fatura bedelinden de 120 USD alacaklı olduğu, davacı şirket tarafından taşıma işleri komisyoncusu sıfatı ile taşımaların tam ve gereği gibi gerçekleştirildiği, fiili taşıyanlara ödemelerin yapıldığını ve ödediği bu bedellerin davalıdan tahsili şartlarının gerçekleştiği, alınan bilirkişi raporları ile davacının alacağının sabit olduğu kanaatine varılmış olup davacının davasını ispat ettiği anlaşılmıştır.Dosyaya mübrez işbu bilirkişi raporları dosya kapsamı ile uyumlu, gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya elverişli ve yerinde olduğu kabul ve takdir edilerek davacının davasının kabulü ile davalının İstanbul Anadolu 16. İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, icra takibinin, asıl alacağa (120,00 USD ile 10.164,80 EURO) takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi uyarınca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden 1 yıl vadeli mevduata uyguladıkları en yüksek faiz uygulanmak ve fiili ödeme günündeki TCMB 'nin döviz satış kuru üzerinden hesaplanmak suretiyle aynen devamına karar verilmiştir. Davacının İcra İnkar Tazminatı İsteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Olayımızda davalının borcunun cari hesap ve ticari defterlere göre açık ve net olarak belirli ve belirlenebilir olduğundan İcra İflas Kanununun 67/2.maddesi gereğince asıl alacak 120,00 USD ile 10.164,80 EURO'nun takip tarihindeki TCMB'nin efektif döviz satış kuru üzerinden karşılığı 67.419,64 TL 'nin %20'si olan 13.483,92 TL icra inkar tazminatının da davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Dava ve takip konusu alacağın faturadan kaynaklanması ve nihai hükümde Euro üzerinden hüküm kurulması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde yargılama harç ve vekalet ücretinin davanın açıldığı tarihli Merkez Bankasının Efektif Satış kuru üzerinden hesap edilerek yargılama harç ve vekalet ücreti hesaplanmıştır. 6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. Maddesinde sayılan yargılama giderleri, 326/1. Maddesi gereğince tamamen davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Ayrıca bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinın 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilerek"gerekçesi ile, ''Davanın KABULÜNE, Davalının İstanbul Anadolu 16. İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, icra takibinin, asıl alacağa (120,00 USD ile 10.164,80 EURO) takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi uyarınca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden 1 yıl vadeli mevduata uyguladıkları en yüksek faiz uygulanmak ve fiili ödeme günündeki TCMB 'nin döviz satış kuru üzerinden hesaplanmak suretiyle aynen DEVAMINA,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından davacı tarafça açılan davanın kabulüne karar verilmiş olmakla söz konusu kararı istinaf etme zaruretinin ortaya çıktığını, dosyada mevcut deliller incelendiğinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında bir sözleşme bulunmadığı gibi, davacı tarafın iddia ettiği gibi bir cari hesap ve dolayısı ile müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcunun da bulunmadığını, ödeme emrinde yazılı olan cari hesaptaki mal veya hizmetin ne olduğu, müvekkili şirkete teslim edilip edilmediği hususunun dahi belli olmadığını, müvekkiline ait yasal defterlerin usulüne uygun olduğunu ve tarafların cari hesap yönünden mutabık olmadıklarının görüldüğünü;Taraflar arasında mutabakat sağlanmış bir cari hesap ve mutabakat bulunmamakla birlikte icra takibine konu edilen alacak miktarı bilirkişi raporlarında dahi aynı miktarda tespit edilememiş olmakla alacak miktarının likit olmadığını, likit olmayan bir alacak iddiasına bağlı olarak açılmış olan icra takibinde %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığını beyanla davanın kabulüne ilişkin kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355.maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Davacı taraf, davalıdan vermiş olduğu taşıma hizmeti karşılığında düzenlediği 6 adet fatura nedeniyle alacaklı olduğunu, davalının ödeme yapmaması nedeniyle aleyhine takip başlatıldığını ve takibe haksız olarak itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-███████ md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.Somut olayda; tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle düzenlenen bilirkişi raporlarında, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulmuş ve takip konusu edilen faturaların tamamının karşılıklı olarak ticari defterlerde kayıtlı olduğu, davalı tarafından faturalar nedeniyle davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığının tespit edildiği, her ne kadar davacı tarafından faturaların davalıya tebliğine ve fatura konusu hizmetin verildiğine dair bir delil sunulmamış ise de, faturaların, davalının ticari defterlerine kaydedilmiş olmasının, davalı tarafından tebliğ ve fatura konusu hizmetin alındığını gösterdiği, bu noktada davacının alacağını fatura ile değil HMK'nın 222. maddesindeki koşulları sağlayan ticari defterleri ile ispat ettiği, davacının alacağını cari hesap sözleşmesine dayandırmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin açık hesap şeklinde devam ettiği, bu itibarla Mahkemece davanın kabulüne ve alacak her iki taraf içinde muayyen ve itiraz haksız olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmış, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.388,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 3.450,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.938,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.