Anahtar kelimeler: Davatazminat Velisi Vücudunda Sakatlık Çarpışması Cismani Kalıcı İlçesinde Geçirdiği Kazanın

T.C.

İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:█████/2023
KARAR TARİHİ:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacıların velisi bulunduğu mağdur küçük ...'ın 03.08.2022 tarihinde geçirdiği kaza neticesinde yaralandığını ve vücudunda kalıcı sakatlık meydana geldiğini, ... ili, ... ilçesinde dava dışı sürücü sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkili sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucunda trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda ... plakalı dava dışı araç sürücüsünün asli ve kusurlu olduğunu, davacının ise kusurunun olmadığının tespit edildiğini, kaza neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2022/... numaralı soruşturma başlatılmışsa da şikayet yokluğu nedeni ile takipsizlik kararı verildiğini, kaza neticesinde davacının yaralandığını ve acil olarak ... Devlet Hastanesine kaldırıldığını, buradan da ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edildiğini, davacının vücudunda kemik kırıkları oluştuğunu, kalçasına platin takıldığını, davacının sürekli ve geçici maluliyetinin tespiti için ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından 13.03.2023 tarihinde 20.02.2019 tarihli, ... sayılı resmi gazetede yayınlanan ...'e göre aynı yönetmeliğin 5. Bölüm 14. Maddesindeki atıfla Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kalıcı sakatlık oranının %21 olduğu, geçici iş göremezlik döneminin 180 gün ve bu sürenin 60 günü bakıcıya muhtaç olduğu hususunda maluliyet tespiti yapıldığını, kaza tarihinde, davacının yaralanmasına neden olan kusurlu sürücünün kullanmış olduğu aracın davalı şirket tarafından Zorunlu Trafik Sigortası kapsamında olduğunu, ... poliçe numarası ile ... plakalı aracın sigortalı olduğu trafik kaza tespit tutanağından anlaşıldığını, bu nedenle sigorta şirketine davacının zararının giderilmesi için taraflarınca başvuru yapıldığını ve ...-2 sayılı hasar dosyası açıldığını, davalının, 14.04.2023 tarihli mail ile taraflarından kaza tarihinden en erken 18 ay sonra davacının tekrar muayenesinin yapılarak maluliyet raporu aldırılması istenildiğini, olay tarihi üzerinden bir senelik tahkim yargılamalarında da kalıcı maluliyetin kabul edildiği iyileşme süresi geçtikten sonra ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından 28.08.2023 tarihli maluliyet raporu alınarak davalı şirkete iletildiğini, ancak 08.09.2023 tarihli son ihtarlarına herhangi bir cevap verilmemiş olup, davacının mağduriyeti giderilmediğini beyanla fazlaya ilişkin talep, dava ve ileride dava değerini artırma hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik (HMK m.107'ye göre) 300,00 TL maddi tazminatın (daimi iş göremezlik nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, belgelendirilen, belgelendirilmeyen ve ileride yapacağı muhtemel olan kaçınılmaz tedavi giderleri, bakıcı gideri olmak üzere her bir kalem için 100'er TL) davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek olan faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf işbu dava öncesinde davalı şirkete davacı tarafın maluliyet talebi başvuru yaptığını, davalı şirket nezdinde ...-2 nolu hasar dosyası açıldığını, davacı taraf eksik evrak ile başvuru yaptığını ve yapılan başvurunun geçerli bir başvuru olarak kabulü mümkün olmadığını, kazaya karışan ... plaka sayılı araç davalı şirket nezdinde █████/2022 - █████/2023 tarihlerini kapsayan ... poliçe numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin sorumluluğu poliçe teminatı ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranı ile sınırlı olup, bedeni zarar halinde maddi tazminat talepleri şahıs başına geçerli olan teminat limiti ile sınırlı olduğunu, davalı şirket kazaya karışan aracın ZMMS Poliçesini düzenleyen şirket olup, davalı şirketin sorumluluğu poliçe limitleri dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, davacı yan tarafından belirtilen 13.03.2023 ve 28.08.2023 tarihli ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı Raporu bulunduğunu, ancak belirtilen raporun kabulü mümkün olmadığını, davacının talep etmiş olduğu giderlerin davalı şirket tarafından karşılanması söz konusu olmadığını, kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında olduğunu, sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve ... Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona erdiğini, başvuranın geçici iş göremezlik zararı, geçici bakıcı gideri zararı ve sağlık hizmet bedeli, tedavi giderleri ve ilaç giderleri davalı şirket sorumluluğunda olmadığını, davacı tarafın kalıcı dönem bakıcı gideri talep edebilmesi için yerleşik Yargıtay kararları gereğince kalıcı maluliyet oranının %70 ve üzerinde olması gerektiğini, bu sebepten dolayı davacının kalıcı dönem bakıcı gideri talep etme hakkı bulunmadığını, geçici dönem bakıcı giderinin talep edilebilmesi için de geçici dönem boyunca tüm bakımların bedel karşılığı yapıldığının ispatı gerektiğini, davacı yanın dava konusu kazanın meydana geldiği sırada emniyet kemerinin takılı olup olmadığı tespit edilmediğini, bu durum muayene tutanağında yaralanma olgularının tespiti durumunda açık ve net şekilde anlaşılabilir durumda olduğunu, davalı şirketin sorumluluğu kabul edilse dahi tazminat hesabı yapıldığı takdirde en az %40 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini beyanla davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Arabuluculuk son tutanağı, Hastane kayıtları, Sigorta poliçesi, Hasar dosyası, Adli tıp kurumu raporu, Bilirkişi raporları, Dava arttırım dilekçesi ve tüm dosya kapsamı.
Trafik polisi bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre: ... plakalı araç sürücüsü ...'ün %100 oranında asli derecede etkili olduğu ve ... motosiklet sürücüsü ...'ın kusur ve etkisinin olmadığının görüş ve kanaatine varılmıştır.
Adli tıp kurumu 2. İhtisas dairesi tarafından hazırlanan adli tıp raporuna göre; ... oğlu, █████/2006 doğumlu ...’ın █████/2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının █████/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre yapılan değerlendirmede; Travmaya bağlı gelişen yaralanmalarda esas olarak alınan cetvel, şekil ve tabloların tamamını söz konusu yönetmelik içermediği ve yüzdesel bir oran belirtilemediği cihetle aynı tarih ve sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında değerlendirildiğinde; Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar; parmak ... eklem hareket kısıtlılığı, Şekil 2.5; %Kf:%6, %Ke: %3, %6+%3=%9 parmak engellilik oranı olduğu, Tablo 2.1’e göre %2 el engelliliği olduğu, parmak MKF eklem hareket kısıtlılığı, Şekil 2.5; %Kf:%6, %Ke: %3, %6+%3=%9 parmak engellilik oranı olduğu, Tablo 2.1’e göre %2 el engelliliği olduğu, parmak MKF eklem hareket kısıtlılığı, Şekil 2.5; %Kf:%6, %Ke: %3, %6+%3=%9 parmak engellilik oranı olduğu, Tablo 2.1’e göre %1 el engelliliği olduğu, parmak MKF eklem hareket kısıtlılığı, Şekil 2.5; %Kf:%6, %Ke: %3, %6+%3=%9 parmak engellilik oranı olduğu, Tablo 2.1’e göre %1 el engelliliği olduğu,
Balthazard Formülü: %2+2+1+1= %5,87 toplam el engeliliği olup, Tablo 2.2 ye göre; %5 üst ekstremite engelliliği olduğu, Tablo 2.3 e göre; engellilik oranının %3 olduğu, Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar; Tablo 3.8a ve Tablo 3.8b (kalça eklemi hareket kısıtlılığı) göre: fleksiyon kısıtlılığı; %5, iç rotasyon kısıtlılığı %5 alt ekstremite engelliği olup; Balthazard formülüne göre= %9,75 toplam alt ekstremite engelilik oranı olduğu, Tablo:3.2’ye göre; engellilik oranının %5 olduğu,
Balthazard Formülü: %5+%3= %7,85 olduğuna göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %8 (yüzdesekiz) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 0(altı) aya kadar uzayabileceği, kişinin dava konusu yaralanmaya bağlı olarak başka birisinin geçici veya sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, söz konusu engel oranı █████/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ...’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, kişinin özel gereksinimi bulunmadığının görüş v e kanaatine varılmıştır.
Adli tıp uzmanı bilirkişi ... ve aktüerya alanında uzman bilirkişi Vedat Aykırı tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre; TRH-2010 Yaşam Tablosukullanılarak Progresif Rant Yönteminegöre 2025 yılı güncel asgari ücret verisi dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, Dava dışı SGK tarafından davacıya rücuya tabi ödeme yapılmadığı görülmüş olup, davacının hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararından bu yönde birtenzil yapılmadığı, Davacı ...'ınolay tarihi itibariyle 16 Yıl 4 Ay 2Günlük, Geçici iş göremezlik dönemi boyunca öğrenci ve efor dönemi içerisinde olduğu görülmüş olup İş Göremezlik Zararı hesaplanmadığı, Davacı ...'ınmeydana gelen trafik kazası sonrası Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda olmayan tedavi ve yol gideri olarak toplam 10.850,00 TLtutarında harcaması olduğu, kaza tarihi itibariyle cari Tedavi Gideri zararının karşılanacağıKişi Başı Tedavi veSağlık Giderleri Teminatı 1.000.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan zararının olmadı,
Davacı ... 'ınhesaplanan Efor Sürekli İş Göremezlik zararının; Pasif Dönemde eski adıyla AGİ “ye karşılık gelen Vergi İstisnası Hariç Asgari Ücrete Göre1.148.285,39TLolduğu,Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyleSürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 1.000.000,00 TLolduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan zararının 148.285,39TL olduğu, Pasif Dönemde eski adıyla AGİ 'ye karşılık gelen Vergi İstisnası DahilAsgari Ücrete Göre1.195.014,11TLolduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyleSürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 1.000.000,00 TLolduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan zararının 195.014,11TLolduğunun görüş ve kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili tarafından sunulan dava arttırım dilekçesinde özetle; Mahkememiz dosyasında dava dilekçesinde bilirkişi raporuyla tespit yapıldıktan sonra arttırılmak üzere daimi iş göremezlik nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, belgelendirilen belgelendirilmeyen ve ileride yapacağı muhtemel olan kaçınılmaz tedavi giderleri, bakıcı gideri olmak üzere her kalem için 100'er TL'den olmak üzere toplam 300 TL talep ettiğini, 30.01.2025 tarihli bilirkişi raporuyla davacının tedavi gideri ve yol gideri olarak toplam 10.850 TL tutarında harcaması olduğu, efor sürekli iş göremezlik için hak ettiği tazminatın (teminat limitleri dahilinde) 1.000.000 TL olacağı görüş ve kanaatine varıldığını, bu nedenle HMK 107 uyarınca daha sonra arttırılmak üzere 100,00 TL olarak talep edilen tedavi gideri talebini 10.750 TL arttırarak, 10.850 TL;(Sağlık ve Tedavi Gideri Teminatı Limiti Dahilinde, ) daha sonra arttırılmak üzere 100,00 TL olarak talep edilen sürekli iş göremezlik talebini 999.900 TL arttırarak, 1.000.000 TL olarak ödenmesi şeklinde arttırdıklarını, davanın kabulü ile 1.010.850 TL'nin (tedavi gideri olan 10.850 TL ve sürekli iş göremezlik bedeli olan 1.000.000 TL) kaza tarihinden itibaren işleyecek davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat ( sürekli iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderleri ) istemine ilişkindir. Mahkememiz görevli ve yetkilidir. İncelenen sigorta kayıtları ve tutanaklara göre tarafların dava ve taraf ehliyeti vardır. Haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıllık genel zaman aşımı süresi içerisinde davanın açılması gerekmekte olup olayımızda sürenin dolmadığı anlaşılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden █████/2022 tarihinde ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'ün park halindeki aracı ile seyir haline geçmeden ve kaplamaya girmeden önce gerekli kontrolleri yapması ve araçların geçişine izin vermesi gerekirken manevra yaparak kaplamaya girerek sebep olduğu kaza sebebi ile %100 oranında kusurlu olduğu, davacının bir etkisi bulunmadığından kusursuz olduğu değerlendirilmiştir.
... plakalı aracın dava dışı ... adına kayıtlı aracın █████/2022-█████/2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı ... sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçe ile sigortalandığı, poliçede vefat/maluliyet tazminatı için belirlenen teminat limitinin 2.500.000,00TL olduğu anlaşılmıştır.
Türk Borçlar Kanunun 49 maddesi gereğince; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde yasal düzenleme bulunmmaktadır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nun 91. maddesiyle de; işletenin Aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının ve ... hesabının 91.maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir.
Öyle ise, hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınıp, çözümlenmesi gerekmektedir.
Davacı taraf tam teselsülde olduğu gibi, zararının tümünün tazminini müteselsil borçluların hepsinden isteyebileceği gibi, birisinden de isteyebilir. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 145. maddesi (T.B.K. 166. md.) hükmüne göre, sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde, diğerleri bu oranda borçtan kurtulurlar. Ancak müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması halinde söz konusudur. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için ya alacaklının teselsülden açıkça feragat etmiş olması yahut da böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır. Yine, Borçlar Kanunu'nun 147. maddesinde (T.B.K. 166.), rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her birinin ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağı ve alacaklının diğerleri zararına, müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bu fiilin neticelerini şahsen tahammül edeceği düzenlenmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun ceza hukuku ile ilişkisinde kenar başlıklı 74.maddesi “ Hâkim zarar verenin kusurunun olup olmadığını, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hukukunun sorumluluk ile ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararı ile de bağlı değildir. Aynı şekilde ceza hâkiminin kusurunun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hâkimini bağlamaz” şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk hakimi ceza mahkemesince verilen, suçun fail tarafından işlenmediği yönündeki kesin olgu saptayan beraat kararı ile bağlıdır çünkü yargısal bir kararla maddi bir olgu tespit edilmiştir. Ancak hukuk hakimi ceza mahkemesince yapılan kusurun takdiri ve zarar miktarının tayini kararı ile bağlı değildir. Çünkü ceza hukukunda asıl kusur çeşidi kasttır. Taksir ancak kanunda yazılı olduğu sürece sorumluluk oluşmaktadır. Hukuk mahkemesinde ise kusurun her çeşidinde sorumluluk söz konusu olabilmektedir. Yargıtay 21.Hukuk Dairesi'nin █████/2003 tarihli... Esas ve... Karar sayılı kararında "Borçlar Kanununun 53.maddesi gereğine göre hukuk hâkimi ceza dosyasında alınan kusur raporu ile bağlı olmayıp kesinleşen maddi olgularla karar vermek durumundadır. Dolayısıyla mahkememizce, yargılama için gerekli incelemeler yapılıp, raporlar alındıktan sonra sırf ceza yargılamasındaki dosyanın kesinleşmesinin beklenmesi, mevcut davanın daha da uzamasına ve makul bir sürede yargılanmayı içeren adil yargılanma hakkının ihlaline neden olacaktır. Geç oluşan adalet, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin verdiği pek çok kararında da yerinde görülmemekte ve devletler bu sebepten tazminata mahkum edilebilmektedir. Her ne kadar soruşturma dosyası açılmış ise de şikayet bulunmadığından soruşturma dosyasında takipsizlik kararı verildiği görülmüş ve yaşanan olayın şartlarına göre kusur oranının tespiti mahkemeye ait olduğundan mahkememizce toplanan deliler ışığında ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmakla tazminat hesaplaması yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; maddi tazminat talepli açılan davada davacı, ... plakalı araç sürücüsü dava dışı sürücünün kusurlu eylemi nedeniyle trafik kazasına sebebiyet vermesi sonucu sigortacısı olan davalıya husumet yöneltmiştir. Yapılan incelemelerde, davacının iş bu trafik kazası geçirerek iş göremez durumuna düştüğü, bu kaza sonucu çalışamayarak tedavi görmek durumunda kaldığı, davacının gelir durumuna dair bir kayıt sunulmadığından asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmış olup sgk tarafından yapılan bir ödemenin bulunmadığı yapılan yazışmalar sonucu anlaşılmıştır. Davalı taraflarca müterafik kusur indirimi yapılması talep edilmiş ise de kaza tespit tutanaklarından veya dosyada bulunan belgelerden müterafik kusur olarak değerlendirilecek (emniyet kemeri takmaması gibi) dair bir delil bulunmaması nedeni ile müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. Kaza sonrası davacının 6 ay süre ile iyileşme süresi olduğu görülmekle davacının bakıma muhtaç olmadığı tespit edildiğinden buna ilişkin talep kabul edilmemiştir. Dosya kapsamına uygun denetime elverişli bilirkişi hükme esas alınmış ve trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında sorumluluk Borçlar Hukuku yönünden haksız fiil sorumluluğu olup zarar ve dolayısıyla da tazminat alacağı olay anında ortaya çıktığı için haksız fillerde temerrüt olay tarihinde gerçekleşmekte olup 23.03.2023 tarihinde sigortaya başvurulduğu sigorta yönünden başvuru yapıldıktan 8 iş günü sonrası temerrüt gerçekleşeceğinden 05.04.2023 tarihinden itibaren hüküm altına alınması gereken tazminata yasal faiz yürütülmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. (kabul oranı: % 99,99 )
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Maddî tazminat talebinin kısmen KABULÜ ile, 10.850,00TL tedavi gideri tazminatı (davalı sigortanın sağlık/ tedavi tazminatı için teminat limiti 1.000.000,00TL den sorumlu olmak üzere) ve 1.000.000,00TL sürekli iş göremezlik tazminatı (davalı sigortanın vefat/sakatlık tazminatı için bakiye teminat limiti 1.000.000,00TL den sorumlu olmak üzere) olmak üzere toplam 1.010.850,00TL maddî tazminatın █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 69.051,16TL nispi karar harcından peşin ve ıslah harcın mahsubu ile bakiye kalan 51.521,31TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafça yatırılan 17.529,85-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00TL'nin 1.559,84TL sinin davalıdan, 0,16TL sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 153.519,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan toplam 20.723,35-TL yargılama giderinin kabul oranına göre 20.721,28TL sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip ...
E-İmzalıdır
Hakim ..
E-İmzalıdır .

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!