Anahtar kelimeler: Çorap Özetidavacı Davaitirazın Çeşitlerde Mağazaları Ankarada Satımdan İştigal Toptan Tekstil

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:█████████ Esas
KARAR NO:████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:███████ Esas- ████████ Karar
TARİH:█████/2022
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:█████/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin muhtelit çeşitlerde çorap üretim ve toptan satış işi ile iştigal eden imalat ve ihracat yapan bir tacir olduğunu, davalı borçlu şirketin ise tekstil ürünlerinin perakende satışını yapan ve Ankara'da değişik adreslerde perakende mağazaları olan bir tacir olduğunu, davalı borçlu ve müvekkili şirketin aralarındaki ticari iş ilişkisi nedeni ile 14.10.2021 tarihli fatura ile çeşitli türdeki çoraplardan 255 düzine çorap karşılığı olmak üzere toplam 17.754,12 TL, 02.11.2021 tarihli fatura ile ... Havlu Patik çoraplardan 20 düzine çorap karşılığı olmak üzere toplam 6.739,20 TL, 04.11.2021 tarihli fatura ile ... Soket çoraplardan 100 düzine çorap karşılığı olmak üzere toplam 4.428,00 TL karşılığında miktar ve tutarlardaki çorapların alım ve satımı konusunda anlaştıklarını, çorapların toplam 28.921,32 TL bedelleri peşin ödenmek şartıyla anlaşma sağlandığını, müvekkilinin iş bu malları davacıya ... isimli Kargo firması aracılığı ile gönderdiğini, 14.10.2021 tarihli fatura ile satılan ürünlerin; 14.10.2021 tarihli sevk ırsaliyesi ve faturaları ile birlikte... kargo firmasının ambarına 15.10.2021 tarihinde teslim edildiğini, kargo firmasının düzenlediği 15.10.2021 tarihli ambar tesellüm fişi ile çoraplar ve belgelerin davalı borçluya teslim edildiğini, █████/2021 tarihli fatura ile satılan ürünlerin; 02.11.2021 tarihli sevk irsaliyesi ve fatura ile birlikte ... kargo firmasının ambarına 02.11.2021 tarihinde teslim edildiğini, 04.11.2021 tarihli fatura ile satılan ürünlerin; 04.11.2021 tarihli sevk irsaliyesi ve fatura ile birlikte ... kargo firmasının ambarına 05.11.2021 tarihinde teslim edildiğini, satın alınan çorapların karşılığında henüz bir ödeme yapılmaksızın, davalı borçlunun 19.11.2021 tarihli 673,92 TL tutarlı iade faturası düzenleyerek 14.10.2021 tarihli, 673,92TL tutarlı fatura ile satışı yapılan çoraplardan 16 düzine, 29.11.2021 tarihli, 8.196,12TL tutarlı iade faturası ile 14.10.2021 tarihli, 8.196,12 TL tutarlı fatura ile satışı yapılan çoraplardan 30 düzine erkek soket çorap, 58 düzine bayan patik çorap, 83 düzine bayan soket çorap olmak üzere toplam 171 düzine çorap iadesi yaptığını, davalı borçlu tarafından düzenlenen, iki adet iade faturası ile iadesi yapılan toplam çorabın 187 düzine ve toplam tutarın ise 8.870,04 TL olduğunu, satılan malların davalı borçluya teslim edildiğini ancak fatura bedellerinin ödenmediğini, toplam 3 adet satış faturası bedelleri olan 28.921,32 TL alacaklarından, davalı borçlu tarafından iade kesilen fatura bedelleri (8.870,04TL) düşüldükten sonra geriye kalan 20.051,28 TL asıl alacak, 531,59 işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.582.87 TL alacaklarının icra takibine konu edildiğini, davalı tarafından yukarıda açıklandığı üzere ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini beyanla ... Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, takip konusu alacak likit olduğundan davalının, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı taraf süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ███████ Esas- ████████ Karar sayılı kararında;"Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, takip talebine itirazın iptaline ilişkindir. İİK m.67’de "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir" hükmüne yer verilmiştir.Davaya konu ... sayılı dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; Alacaklısının ... Şti. olduğu, borçlusunun ... Şti. olduğu, takip konusu alacak miktarının 20.582,87TL, takibin ilamsız icra yoluyla takip olduğu, ödeme emrinin borçluya █████/2022 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, borçlunun █████/2022 tarihinde İcra Müdürlüğü'ne itiraz dilekçesini sunmuş olduğu ve takibin İİK m.66 gereğince durdurulduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce resen görevlendirilen bilirkişi mali müşavir ... tarafından hazırlanan █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "....incelenen davacı ve davalı ticari defter kayıt ve belgelerine göre, davacının tanzim etmiş olduğu 3 adet faturadan iki adedi davalı defterlerine kaydedilmemişse de, davalı tarafça kaydedilmemiş iki adet fatura muhteviyatı ürünlerin bir kısmı için iade faturası düzenlediği dikkate alındığında, iade faturasına konu bu iki adet faturayı ticari defterlerine kaydetmemiş olmasının uygun olmadığı, kural olarak kayda alınmamış bir faturanın iadesinin de olmayacağı, neticede, dosyasına sunulan ambar (kargo) fişlerinden de davalı tarafından kabul edilmeyen iki adet fatura muhteviyatı ürünlerin davalıya gönderildiği anlaşıldığından, davalının iki adet iade faturası mahsup edildikten sonra davacının bakiye alacağının 20.051,28 TL olarak hesap ve tespit edildiği, icra takibinde faiz talep edilmişse de, taraflar arasında vade ve vade farkı hususunda yazılı anlaşma bulunmadığı gibi takip öncesinde davalının temerrüde düşürüldüğünü gösteren yazılı belgenin ibraz edilmediği,..." yönünde kanaat bildirilmiş, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış ve takibin devamı yönünde karar verilmiş, ayrıca davacı tarafça, davalının itirazının iptali ile takibin devamı yanı sıra davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğinden bahisle takip konusu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep edildiğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, "Davanın Kabulüne,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafından ...sayılı dosyasındaki icra takibinde fatura bedellerine faiz talep edilmişse de, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili ile arasında vade tarihi ve vade farkı hususunda yazılı anlaşma bulunmamakla birlikte icra takibi öncesinde müvekkilini temerrüde düşürüldüğünü gösteren ihtarname bulunmadığını, işbu nedenle takip öncesi için temerrüde düşürülmeden talep olunan faizin haksız olduğunu; Ayrıca müvekkili tarafından düzenlenen iade faturalar ve teslim edilen mallara rağmen davacı şirketin faturaları ticari defterlerine kaydetmediğini, taraflar arasında borç alacak belirsizliğin gerek faiz gerekse de usule uygun tutulmayan ticari defterlerin etkisinden kaynaklı olduğunu, işbu nedenle müvekkili tarafından icra dosyasına yapılan itirazın haklı olduğunu;
İcra İflas Kanunu’nun 67/2. maddesi gereğince, itirazın iptali davalarında borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için yapmış olduğu itirazında haksız ve alacağın likit olmasının zorunlu olduğunu, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ise; ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin öngörülebilir olması, böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle, borçlunun ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerektiğini, bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemeyeceğini, somut olayda dava konusu alacağın varlığı ve miktarı yargılama sonucu toplanan deliller ve bilirkişi raporu alınarak yapılan hesaplamalar sonucu saptanmış olduğundan dava konusu alacağın likit olmadığını;Dolayısıyla itirazın iptali halinde alacaklının icra inkar tazminatı isteyebilmesi için gerek uygulamada, gerekse öğretide öngörülen alacaktaki “likit” yani muayyenlik ve belirlenebilirlik koşulunun huzurdaki davada gerçekleşmediğini, işbu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini, ayrıca dosya kapsamında ba-bs formları ve müvekkili tarafından teslim alınan ürünlere ilişkin tüm faturaların defterlere işlendiğini, müvekkilinin kayıtlarında başkaca bir fatura ve ürünün teslimine ilişkin bir hususun varlığının söz konusu olmadığını;Davacı yan ile müvekkilinin defterleri uyumlu olmamakla birlikte iş bu hususa rağmen Yerel mahkemenin haksız yere davayı kabul ettiğini, müvekkilin iade faturalarını ve teslim almadığı malları dikkate almadığını, işbu hususta bilirkişi raporuna karşı itirazlarının da dinlenilmediğini beyanla istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.
Davacı taraf, davalı ile aralarında çorap satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğunu, davalıya 3 adet fatura karşılığı çorap satarak teslim ettiğini, davalının bir kısım çoraplar yönünden iade faturası düzenlediğini ve çorapları iade ettiğini ancak kalan kısma ilişkin borcunu ödemediğini, bu nedenle hakkında icra takibi başlatıldığını beyan ederek itirazın iptalini talep etmiş, davalı taraf süresi içerisinde davaya cevap vermeyerek davayı tümü ile inkar etmiş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekilince ileri sürülen istinaf sebepleri; taraflar arasında vadeye dair bir anlaşma olmadığı ve takipten önce davalının temerrüde düşürülmediği, bu nedenle işlemiş faiz talep edilemeyeceği, tarafların ticari defterleri arasında farklılık olduğu, Mahkemece teslim edilmeyen mallar ile iade faturalarının nazara alınmadığı, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğine ilişkindir.Davaya konu takip dosyasının incelenmesi ile; davalının, adresinin Altındağ/Ankara ve yetkili icra dairelerinin Ankara İcra Daireleri olduğundan bahisle yetki itirazında bulunduğu ve fakat Mahkemece, yetkili icra dairesinde takip başlatılmış olması bir dava şartı olmasına rağmen davalının yetki itirazı ile ilgili olumlu/olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmış ve bu husus usule aykırı olmuş ise de, taraflar arasında satım sözleşmesinin bulunduğu ve davacının talebi para alacağının ifası niteliğinde olduğundan İİK'nın 50. maddesinin atfı ile HMK'nın 10. ve TBK'nın 89. maddesi uyarınca davalının icra dairesinin yetkisine itirazının haksız olduğu anlaşılmış ve karar bu sebeple kaldırılmamıştır. Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-███████ md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanak ve gerekçe içeriğine göre; tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle düzenlenen bilirkişi raporunda, davacının usulüne uygun şekilde tutulan ticari defterlerinde davalı adına düzenlenen takip konusu faturaların ve davalı tarafından düzenlenen iade faturalarının kayıtlı ve davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 20.051,28 TL alacaklı olduğunun, davalının usulüne uygun şekilde tutulan ticari defterlerinde davacı tarafından düzenlenen takip konusu faturalardan yalnızca 17.754,12 TL bedelli olanın ve davacı adına düzenlenen iade faturalarının kayıtlı olduğunun, tarafların kayıtları arasındaki farklılığın davalının defterlerinde kayıtlı olmayan takip konusu 6.739,20 TL ve 4.428 TL bedelli faturalardan kaynaklandığının, davalının defterlerine kaydetmediği iki adet faturaya konu mallardan bir kısmı için iade faturası düzenlendiğinin tespit edildiği, buna göre her ne kadar davalı tarafından takip konusu tüm faturalar ticari defterlerine kaydedilmemiş ve tarafların kayıtları arasında bu nedenle bir fark oluşmuş ise de, davalı tarafından iade faturası düzenlenebilmesi için öncelikle davacının faturalarının tebliğ ve fatura konusu malların teslim alınması gerektiği, dolayısıyla davalının iade faturasına konu ettiği faturaların da esasen davalıya tebliğ ve fatura konusu malların teslim edildiğinin kabulü gerektiği, davacı tarafından iade faturaları defterlerine kaydedilmek ve alacaklı olduğu fatura bedellerinden mahsup yapılmak suretiyle takip başlatıldığı, bilirkişi raporu ve Mahkeme kararının da bu yönde olduğu, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, bilirkişi raporunda davalının takipten önce temerrrüde düşürülmediği ve davacının işlemiş faiz talep edemeyeceği tespit edilmiş ve Mahkemece de gerekçeli kararda, bilirkişi raporuna göre karar verilmiş olduğu açıklanmış olmasına rağmen hükümde davanın tam kabulüne karar verildiği, bu şekilde gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratıldığı, gerçekten de taraflar arasında vadeye ilişkin bir anlaşma bulunmadığı ve davalı takipten önce temerrüde düşürülmediğinden davacının 531,59 TL işlemiş faiz talebinin haksız olduğu, Mahkemece bu miktar dışlanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken tümden kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu anlaşılmış, davalı vekilinin faize yönelik istinaf sebebi yerinde görülmüştür.Öte yandan dava ve takip konusu alacak miktarı her iki taraf için de muayyen ve itiraz haksız olduğundan, icra inkar tazminatına hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, ticari defterler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinin faturaların defterlerde kayıtlı olup olmadığına yönelik olduğu, alacağın miktarı konusunda bir belirsizliğin bulunmadığı, dolayısıyla davalı vekilinin icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğine dair istinaf sebebinin de haksız olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve Dairemizce esas hakkında yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE,
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 Tarih, ███████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,2-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın asıl alacak 20.051,28 TL yönünden iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek %18,25'i geçmemek üzere avans faizi ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,3-Asıl alacağın %20 si olan 4.116,57 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 4-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 1.369,70 TL karar harcından davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 248,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.121,10 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından yatırılan 248,60 TL peşin harç ve 80,70 TL başvuru harcı toplamı olan 329,30 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 952,50 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesap edilen 923,92 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğine hesaplanan 20.051,28 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 531,59 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,10-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00TL nin davanın kabul ve ret oranına göre hesap edilen 1.280,40 TL'sinin davalıdan, 39,60 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,11-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN:12-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,13-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 50,00 TL dosyanın istinafa gidiş dönüş masrafı olmak üzere toplam; 270,7‬0 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,14-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,15-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!