Anahtar kelimeler: Davaitirazın Çarptığını Yerini Hasarlanmasına Limiti Terk Bendine Araca Poliçesi Malikine

T.C.
İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:████████ EsasKARAR NO:████████DAVA:İtirazın İptaliDAVA TARİHİ:█████/2024KARAR TARİHİ:█████/2025... Tüketici Mahkemesinin ... sayılı dosyasından █████/2024 tarihinde verilen Görevsizlik kararı ile Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından ... no'lu Trafik Sigortası Poliçesi ile sigorta edilen ve davalının maliki olduğu ... plakalı aracın, 31.03.2022 tarihinde 8/8 kusurlu olarak olay yerini terk eden sürücü sevk ve idaresinde iken ... plakalı araca çarptığını ve hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, söz konusu kaza sebebiyle müvekkili şirket tarafından ... plakalı araç malikine 26.07.2022 tarihinde Trafik Sigorta Poliçesi limiti olan 50.000,00-TL hasar tazminatı ödendiğini, müvekkili şirketin, Trafik Sigortasi Poliçesi Genel Şartları B.4/f bendine göre yaptığı ödeme nedeniyle kendi sigortalısına rücu hakkı bulunduğunu, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının yapılan icra takibine itiraz etmesi ile takibin durduğunu, icra takibinin durması sebebiyle dava konusu olayla ilgili olarak arabululuculuk yoluna başvurulduğunu, anlaşmazlık ile sonuçlandığını, bu sebeplerle; davalının haksız ve kötüniyetli itirazının iptalı ile takibin devamına, davalının kötüniyetli itirazları sebebiyle aleyhlerine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; 31.03.2022 tarihinde yaşanan maddi hasarlı trafik kazasında olay yeri terk durmu mevcut olmadığını, müvekkiline ait aracı kullanan ...'ın söz konusu kazayı yaptıktan sonra sokakta kimsenin olmaması ve yine çarptığı aracın maliki ya da sürücüsünün olay yerinde olmaması, bir süre beklemesi fakat kimsenin gelmemesi sebebiyle aracına kartını bırakarak sabah geri gelmek üzere evine gittiğini, sabah saatlerinde kaza yerine giderek çarptığı araç sürücüsü ile 31.03.2022 tarihinde kaza tespit tutanağı düzenlediklerini, olayın gece yarısından sonra, ...'nın tenha ve ıssız arka sokaklarında gerçekleştiğini, gece saat 02:40 sularında kimsenin olmadığı sessiz bir sokakta sürücünün tek başına, sabaha kadar karşı tarafın sürücüsünün olay yerine gelmesini beklemesini istemek hayatın olağan akışına uygun olmadığını ve ... içinde güvenli olmadığını, kazanın sadece maddi hasarlı bir kaza olduğunu ve maddi hasarlı kazalarda polis gelmediğinden, sürücünün sabah hava aydınlandığında karşı tarafı bularak kaza tespit tutanağı düzenleyeceklerini düşünerek evine gittiğini, sürücünün aracına kartını da bıraktığını, kendi aracının da olay yerinde kaldığını, sabah gerekli işlemleri yapmak üzere dönmek adına kendi aracını da olay yerinde bırakarak evine gittiğini, sürücünün kaçma, aracı götürme, tutanak tutmama gibi bir kastı mevcut olmadığını, ...'ın sabah saatlerinde olay yerine gelerek karşı tarafla buluştuğunu ve kaza tespit tutanağını düzenlediklerini, kaza anına ve kaza sonrasına ilişkin hiçbir somut delil, kamera kaydı ve tanık mevcut olmadığını, 31.03.2022 tarihli müvekkiline ait aracın karıştığı kazanın yalnız maddi hasarlı trafik kazası olduğunu, bedeni hasarlı bir kaza olmadığını, bu sebeple davacı sigorta şirketinin, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4/f bendinde dayanarak "olay yeri terk" gerekçesi ile rücu hakkının kanunen bulunmadığını, poliçe genel şartlarında maddenin kapsamı "bedeni hasar ile" sınırlandırıldığını, yalnızca maddi hasar meydana gelen kazaları özellikle rücu kapsamına almadığını, bu sebeplerle; itirazın iptali davasının esastan reddine, davacının haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, ... ve ... plakalı araçlara ait trafik tescil bilgilerini içerir UYAP sorgusu, ... nolu Trafik Sigorta Poliçesi, kaza tespit tutanağı, araştırma raporu, beyan yazısı, hasar ekspertiz raporu, ödeme dekontu, rücu mektubu, hasar ile ilgili fotoğraflar, tanık beyanları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacı sigorta şirketi tarafından █████/2022 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle dava dışı zarar gören 3. şahsa yapılan ödemenin davalı sigortalısından rücuen tahsili için başlatılan.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının maliki olduğu ve zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın █████/2022 tarihinde kusurlu olarak ve olay yerini terk eden sürücü sevk ve idaresinde iken ... plakalı araca çarptığını, kaza sonucunda ... plakalı aracın zarar gördüğünü, araç malikine 26.07.2022 tarihinde 50.000,00 TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığını, davalı sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi nedeniyle rücu hakkının bulunduğunu, bu nedenle ödenen bedelin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine borçlu davalının haksız itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin olay yerini terk etmediğini, rücu hakkı için hem bedeni hem maddi zararın bulunması gerektiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin maliki olduğu araç sürücüsünün kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan █████/2024 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine; 50.000,00- TL asıl alacak ve 5.190,00- TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 55.190,00-TL borcun ödenmesi amacıyla █████/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun █████/2023 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Açıklamalara göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK'nın 1472.maddesi gereğince, davacı sigorta şirketi tarafından Trafik Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalısına ödenen tazminatın, trafik kazasının meydana gelmesinde kusurlu bulunan davalıdan rücuen tahsili isteminden kaynaklanmaktadır.Mahkememizin █████/2025 tarihli celsesinde davalı tanığı ... beyanında; "Davalıyı arkadaşım olması sebebiyle tanırım, davaya konu kazanın gerçekleştiği saatte ben olay yerinde değildim, ancak olayın gerçekleşmesinden önce biz davalı ile birlikteydik, sonrasında beni evime Bahçeköy'e bıraktı, sonrasında olayın gerçekleşmesinden sonra gece saat hatırladığım kadarıyla saat 1-2 civarında beni aradı, olay yerine numarasını bıraktığını, orada beklediğini sonra da evine gittiğini söyledi, bildiğim başka bir şey yoktur," şeklinde beyanda bulunmuştur.Mahkememizin █████/2025 tarihli celsesinde davalı tanığı ... beyanında; "Davalıyı arkadaşım olması sebebiyle tanırım, kazayı yapan benim, ben diğer tanık ...'u Bahçeköy'e evine bırakmıştım, oradan Kasımpaşa'ya kendi evime gidiyordum, gece saat 2-3 civarıydı, sonrasında önüme köpek atladı, köpek atlayınca kurtaramadım, direksiyonu sağa kırmak zorunda kaldım, kaza yaptım, sonrasında olay yenide bir süre bekledim, olay yerine numaramı bıraktım, hem davalı ... ile hem diğer tanık ... ile konuştum, sonrasında numaramı hem kendi aracıma hem de karşı tarafın aracına bıraktım, aracı da orada bırakıp eve taksi ile gittim, sabahında beni aradılar, tutanak tuttuk, zaten kazayı oturduğum yere 600-700 metre yakın bir yerde yaptım, bu sebeple karşı tarafla buluşmamız kolay olmuştur," şeklinde beyanda bulunmuştur.Tarafların iddia ve savunmaları, hasar dosyası, sigorta poliçesi, müzekkere cevapları hep birlikte değerlendirilerek hasar bedelinin varlığı ve miktarı, hasar bedelinin kadri maruf olup olmadığı, davalının hasar bedelinden sorumlu olup olmadıkları, 2918 sayılı KYTK’nun 95/2. maddesi ve Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4 maddeleri gereğince davacı sigorta şirketinin rücu koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarının tespiti için dosyanın makina mühendisi ve sigortacı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş, Makine Mühendisi bilirkişi ... ... tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; "Olan trafik kazasında,... plakalı araç sürücüsü ...' ın % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, Dosya muhteviyatı ve Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tutanağı incelendiğinde, Hasar Ekspertiz Raporunda belirtilen aracın onarımı için zorunlu olarak değişmesi gereken parçaların ve işçiliklerin kaza ile uyumlu olduğu, Dava konusu ... plakalı aracın markası, modeli ve dava konusu kazada hasarlanan parçaları dikkate alınarak yapılan inceleme ve piyasa araştırmasına göre; Hasar Ekspertiz Raporunda tespit edilen 52.009,98 TL+ KDV = 61.371, 77 TL ( KDV) hasar miktarının piyasa koşullarına göre uygun olduğu," şeklinde rapor düzenlenmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ... E. ...K. Sayılı ilamı; '' Bu halde, ... plakalı sürücünün kusurlu- alkollü olması ve firar etmesi nedeniyle rizikonun teminat dışında kaldığı iddia edildiği, salt olay yerinin terk edilmesi veya sürücünün olay yerinden firar etmesi rizikonun ve dolayısıyla hasarın teminat dışında kaldığının kabulü için yeterli olmadığı, yine birleşen davada kusur da dahil olmak üzere kanıtlanamayan bu hususların sigortalıya rücu sebebi de olmadığı, yine dosya kapsamı itibariyle ... plakalı aracın sürücüsünün alkollü olduğu sabit olmadığı gibi kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana geldiğine dair bir delil bulunmadığı...'' şeklindedir.Yargıtay 17. Hukuk Dairesi... E... K.Sayılı ilamı; '' olay yerinden firar ettiğine ve rizikoyla ilgili belge ve bilgileri vermediğine dayanarak sigortalı belediye hakkında bu davayı açmıştır... Sürücünün alkollü, ehliyetsiz olduğu da ileri sürülmemiştir. Bu durumda mahkemece rücu şartları bulunmadığından ve davacı tarafça somut delillerle ispatlanmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru değildir.'' şeklindedir.Karayolları Trafik Sigorta Poliçesi Genel Şartlar'ın Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı başlıklı B4. Maddesinin f bendi; '' Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez.'' şeklindedir.Toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; ... plaka sayılı araç sürücüsünün meydana gelen kazada olay yerini terk halinde olduğu sabittir. Davacı dava dilekçesinde rücu nedeni olarak sürücünün olay yerini terk etmesini gerekçe göstermiş; dava dışı üçüncü kişilere ödediği tazminattan araç sahibinin olay yerini terk etmesi nedeniyle sorumlu olduğunu belirtmiştir. Buna gerekçe olarak dava dilekçesinde dayandığı Karayolları Trafik Sigorta Poliçesi Genel Şartlar'ın Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı başlıklı B4. Maddesinin f bendi gereğince sigorta şirketinin rücu hakkının doğması için zorunlu haller hariç olmak üzere olay yerini terk etmesi hali sayılmış olup; bu durum bedeni hasara neden olan trafik kazaları için getirilmiş bir düzenlemedir. Madde metninden bu açıkça anlaşılmaktadır. Somut olayda bedeni hasar olmayıp maddi hasar söz konusudur. Bu nedenle Genel Şartlar B.4.f bendi uygulama alanı bulmayacaktır. Yukarıda değinilen Yargıtay içtihatları ışığında somut olay değerlendirildiğinde salt olay yerinin terk edilmesi veya sürücünün olay yerinden firar etmesi rizikonun ve dolayısıyla hasarın teminat dışında kaldığının kabulü için yeterli kabul edilmemiştir. Davacı dava dilekçesinde sürücünün alkollü olduğunu veya bu gibi ağır kusur hallerini de ileri sürmemiş olup, örneğin alkolllü olduğu ileri sürülse dahi Yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana geldiği hususu da sigorta şirketi tarafından ispatlanmalıdır. Somut olayda davacı dava dilekçesinde salt olay yerini terk etme haline dayanmakta olup; sürücünün olay yerini terk etmesi tek başına rücu nedeni olarak kabul edilmemektedir. TTK'nın 1409.maddesine göre sigortacı sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan sorumludur. Ayrıca sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat hakkı sigortacıya aittir. Neticede dosyadaki kayıt ve belgelere, araç sürücüsünün tam kusurlu olmasının ve kaza yerini terk etmesinin tek başına rücu sebebi olmamasına, ZMM Sigorta Genel Şartlarının 4F maddesinin koşullarının somut olayda gerçekleşmediğinden açılan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 31.03.2022 tarihinde, saat 02:40'de, sürücü ...' ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... İli, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak üzerinde seyir halinde ilerlerken, dikkat dağınıklığı (kaza tespit tutanağındaki ifadesi) veya önüne çıkan köpeğe çarpmamak için direksiyonu kırması nedeniyle (mahkemede verdiği beyan) direksiyon hakimiyetini kaybederek park halinde bulunan ... plakalı aracın arka kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği , davanın kara yolları zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında yapılan ödemenin davalı sigortalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin olup taraflar arasında kaza tarihini kapsayacak şekilde zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi bulunduğu, kaza sonucu davacının poliçe kapsamında dava dışı araç sahibine ödemede bulunduğu sabittir. █████/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkının düzenlendiği B.4. maddesi f bendinde bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesinin rücu sebebi olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda davacı dava dilekçesinde salt olay yerini terk etme haline dayanmakta olup; sürücünün olay yerini terk etmesi tek başına rücu nedeni olarak kabul edilmemektedir. Dosyaya sunulan tüm beyan, belgelerden ve tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere davaya konu kaza sebebiyle zarar gören dava dışı kişiye sigorta kapsamında ödeme yapıldığı, yani zarar verenin aracını sigortalayan sigorta şirketine ulaştığı, savcılık aşamasında zarar görenin beyanları incelendiğinde kazaya sebebiyet veren sürücünün aracını kaza yerinde bıraktığı, zarar görenin aracının başına geldiğinde kaza yapan aracı gördüğüne dair savcılık aşamasında beyanda bulunduğu, dinlenen tanık beyanlarından da davalının fiilinin olay yerini terk etmek amaçlı olmadığının anlaşıldığından araç sürücüsünün olay mahallini terk etmek maksadıyla hareket ettiğinin ispatlanamadığı bu sebeple davacı şirketin Genel Şartlar 4/f maddesine dayanarak davalıdan rücuen tazminat talep ve dava hakkı bulunamayacağı Mahkememizce kabul edilmiş bu sebeple davacı tarafça açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı tarafça açılan DAVANIN REDDİNE,2-Davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 327,11-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine,4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 2.080,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2025 Katip ...e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır