Anahtar kelimeler: Maaşlarının Ekim Maaş Bankacılık Yapacağının Usulden Aracılığıyla İlamda Ödemelerini İmzalandığını

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ████████ KARAR NO: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2024NUMARASI████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU: Alacak (Bankacılık işleminde kaynaklı)Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili Banka ile davalılar arasında 28.09.2022 tarihinde Personel Maaşlarının Ödenmesi Sözleşmesi imzalandığını, dava konusu sözleşme ile davalının 102 personelinin maaş ödemelerini 15 Ekim 2022 tarihinden itibaren müvekkili banka aracılığıyla yapacağının düzenlendiğini, müvekkilininde bu şartların sağlanması ile promosyon ödemesi yapmayı üstlendiğini ve müvekkilinin kendisine düşen yükümlülüğünü yerine getirerek 2.346.000,00 TL (İki Milyon Üç Yüz Kırk Altı Bin Türk Lirası) promosyon ödemesi yaptığını, buna karşılık davalının, sözleşmede üstlendiği edimleri yerine getirmediğini, sözleşmede, sözleşme süresi boyunca başka kurum veya kuruluş aracılığı ile bu tür işlemlerin gerçekleştirilmeyeceği, personel maaşlarının sadece müvekkili aracılığı ile ödeneceği, aksi davranışların açıkça sözleşmenin ihlali anlamına geleceğinin kararlaştırıldığını, davalının, 2023 yılının Haziran ayından itibaren sözleşme hükümleri uyarınca taahhüt ettiği ödemeleri müvekkili aracılığıyla gerçekleştirmeyerek ve de diğer yükümlülüklerini yerine getirmeyerek sözleşme hükümlerini ihlal ettiğini, davalının, 2023 yılının Haziran ayından sonra, devam eden aylarda da taahhüdünü yine yerine getirmediğini, Türk Borçlar Kanunu'nun 89.maddesinde para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğinin hüküm altına alındığını, 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 14.maddesinde "Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin yer mahkemesi de etkilidir." denildiğini, 28.09.2022 tarihli Personel Maaşlarının Ödenmesi Sözleşmesinin 7. maddesi kapsamında promosyon bedelinin ilk ihlal tarihinden sonraki dönemine karşılık gelen kısmının kıstelyevm hesabına göre hesaplanarak bu bedelin ve %20 cezai şartın müvekkili bankaya ödenmesi amacıyla HMK'nın 109 maddesi kapsamında fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL’nin 02 Ağustos 2023 (ihtarnamenin davalıya tebliğ tarihi) tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, savunmasında özetle; öncelikle davanın yetkili mahkeme de açılmadığını, genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, müvekkili kurumlar ile davacı bankanın Oltu şubesi arasında █████/2022 tarihli sözleşme ile personel maaşlarının ilgili banka şubesinden ödenmesi hususunda anlaştıklarını, müvekkili kurumların sözleşmenin kendilerine yüklediği tüm sorumlulukları yerine getirmediğini, sözleşmenin 3. maddesine göre kurumun yükümlülüğünün personel maaşlarını ilgili bankanın Oltu Şubesinde bulundurmaktan ibaret olduğunu, ancak bankanın tek yanlı tasarruf ile Oltu Şubesini kapattığından dolayı müvekkili kurumların bu sorumluluğu yerine getirmesinin imkansız hale geldiğini, banka tarafından açılan davada promosyon bedeli ve cezai şart istenmiş olup bu husus sözleşmenin 7.maddesinde düzenlenmiş olup, sözleşmenin 7. maddesinde kurum veya kurumlar, sözleşmeyi tek taraflı olarak fesheder veya sözleşmeye aykırı hareket etmesi yada sözleşme hükümlerinin hiç ya da gereği gibi ifa edilmemesi nedeni ile ilgili olarak sözleşmeye aykırı hareket edenin bankanın kendisi olduğunu ve bankanın küçültme politikasına dayalı olarak ...bank Oltu Şubesinin kapatılması nedeniyle sözleşmeye aykırı hareket etmiş olmasına rağmen müvekkili kurumlardan promosyon bedellerini ve cezai şart istemesinin açıkça hukuka ve sözleşmeye aykırı olduğunu, yine davacı bankanın tek taraflı bir tasarruf ile müvekkili kurumların görüşü alınmaksızın ve habersiz olarak personel maaş hesaplarının başka bir şubeye yönlendirmesinin açıkça sözleşmeye aykırı olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmede bankanın şubesinin kapatılması sözleşmeyi nasıl etkileyeceği ve hangi hukuki sonuçları doğuracağına ilişkin bir madde bile yokken bankanın bu şekilde müvekkil kurumlardan iade istemesinin açıkça kanuna ve sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin ...bank Oltu şubesi ile imzalanmış olduğunu, kurumların sözleşme gereği muhatabının ...bank Oltu Şubesi olduğunu savunarak, öncelikle mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın yetkili mahkeme olan Erzurum Asliye Ticaret mahkemesine gönderilmesine, aksi hâlde davanın esas bakımından reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacı bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçer. (Aynı yönde Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin █████/2013 tarih █████████ Esas ██████████ Karar) Yetkinin kesin olmadığı durumlarda, yetki itirazının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Ayrıca birden fazla yetkili mahkemenin bulunması durumunda davalının yetkili gördüğü mahkemeyi açıkça belirtmesi gerekmektedir. Nitekim Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 06.02.2019 T., █████████;772 sayılı ilamında da yetkinin kesin olmadığı durumlarda yetki itirazında bulunan tarafın yetkili gördüğü açıkça belirtilmesi gerekeceği belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK 'nun 19/2. ve 19/4. maddelerinde yetkinin kesin olmadığı durumlarda yetki itirazının ileri sürülebilmesi şartlarını düzenlemektedir. Davalı cevap dilekçesinde yetkili mahkeme Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğundan bahisle yetki itirazında bulunulduğu görülmekle mahkememizin yetkisizliğine karar verilerek..." gerekçesiyle HMK m. 114/I-c ve 115 maddeleri uyarınca mahkemenin yetkisiz olması nedeniyle davanın usulden reddine, HMK'nın 20. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliği ile kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep edilmesi hâlinde dava dosyanının görevli ve yetkili Erzurum Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine Gönderilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemenin davanın yetkisiz mahkemede açıldığı yönündeki kabulünün hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, HMK'ya açıkça aykırılık teşkil ettiğini, bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacının bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda seçimlik hakka sahip olduğunu, HMK'nın 10.maddesinin izahtan vareste olduğunu, uyuşmazlığın müvekkili banka ile davalı arasında akdedilen personel maaşlarının ödenmesi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğunu uygulanması gereken hükmün 10.madde olduğunu, TBK 89.maddede ifa yeri başlıklı düzenlemenin olduğunu, müvekkilinin davalının sözleşmeye aykırı iş, işlem ve eylemleri nedeniyle davalıya ödenen promosyonun iadesi ve cezai şart bedelini talep ettiğini bu doğrultuda davaya konu borcun para borcu olduğu dikkate alındığında HMK'nın 10. maddesinin atfı ile TBK 89.madde uyarınca alacaklının yerleşim yeri İstanbul Mahkemelerinin yetkili olacağını, ...bank AŞ ile davalılar arasında müvekkili bankayı temsilen Oltu şubesi tarafından sözleşmenin imzalandığını, davacının yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğunu, banka adresinin Beşiktaş/İstanbul olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, personel maaşlarının ödenmesi sözleşmesinin ihlali nedeniyle promosyon bedelinin ihlal tarihinden itibaren iadesi ve %20 oranında ceza koşulu alacağının tahsili istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, 15.10.2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere personel maaşlarının ödenmesi sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin taraflarının davacı şirket ve davalılar olduğu, sözleşmenin Oltu Şubesi tarafından imzalanmış olduğu, sözleşmede yetkili mahkeme olarak 15. maddede, her türlü uyuşmazlığın İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC) tarafından ve İstanbul Tahkim Merkezi kuralları uyarınca tahkim yoluyla çözümlenmesinin kabul edileceğinin belirtildiği konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Her iki davalının adresi Erzurum ili Oltu ilçesindedir. Davalılar yasal süre içerisinde yetki itirazında bulunmuşlardır. İtiraz dilekçelerinde Oltu Asliye Ticaret Mahkemesinin kapatılmasından dolayı yetkili mahkemenin Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu belirtmişlerdir. Uyuşmazlık, mahkemece verilen yetkisizlik kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir.Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir( HMK m.6). Davalının birden fazla olması hâlindeki yetki ise aynı Yasa'nın 7. Maddesinde düzenlenmiş olup, davalının birden fazla olması durumunda bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde davanın açılabileceği ancak dava sebebine göre kanunda davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse davaya o yer mahkemesinde bakılacağı ifade edilmiştir. Sözleşmelerden doğan davalarda yetki ise HMK'nın 10. maddesinde düzenlenmiştir. Söz konusu maddede, sözleşmelerden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği belirtilmiştir. TBK'nın 89. maddesinde borcun ifa yerinin tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirleneceği, 1 bentte, para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, 2.bentte para borçlarının sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde, 3. bentte ise bunların dışındaki bütün borçların doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde ifa edileceği belirtilmiştir. Somut olayda, HMK'nın 6. maddesi gereğince davalıların yerleşim yeri Erzurum ili Oltu ilçesidir. Her iki davalı da aynı yerleşim yerinde bulunmaktadır. Dava konusu personel maaşlarının ödenmesi sözleşmesi ise bankanın Oltu Şubesi ile davalılar arasında gerçekleştirilmiştir. Sözleşmenin 1. maddesinde, sözleşmenin imzalandığı tarihteki 102 personelin tamamının maaşlarının ödemelerinin 15.10.2022 tarihinden itibaren banka aracılığıyla ödeneceği; 2.maddede kurum/kurumların iş bu sözleşme kapsamında yararlandırmak istediği her personel için vadesiz mevduat hesabını bankanın Oltu Şubesi nezdinde açtıracağı; 3. maddede personel maaşlarını kurum ve kurumların maaş ödeme gününden iki iş günü öncesinde bankanın Oltu Şubesi nezdindeki hesabında tam ve eksiksiz olarak bulundurmakla yükümlü olduğu hususlarına yer verildiği anlaşılmıştır. Dava konusu yapılan 7. maddede ise bankanın sözleşmenin 1. maddesine istinaden personele ek maaş ödemesinin yapılmasının müteakip 9. maddede belirtilen sözleşme süresi içinde 2.346.000,00 TL tutarındaki promosyon ödemesini kurumlar tarafından kendisine gönderilecek promosyon ödemelerinin tutarlarının onaylanmış dökümüne ve talimata istinaden personel hesaplarına ödeyeceği ve diğer hususlarına yer verildiği, 10. maddede sözleşme süresinin üç yıl olarak düzenlendiği, 7/son fıkrasında; sözleşmenin tek taraflı olarak feshinde veya sözleşmeye aykırı hareket halinde cezai şart bedeli olarak %20 fazlasının bankaya nakden ödemenin kabul, beyan ve taahhüt edildiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır. Bu açıklamalara göre, somut olayda sözleşmenin ifa edileceği yer Erzurum ili Oltu ilçesi olduğu gibi her iki davalının yerleşim yeri de Oltu ilçesidir. Diğer taraftan HMK'nın 14/1 ilk fıkrada; bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda o şubenin bulunduğu yer mahkemesininde yetkili olacağı belirtilmiştir. Davacı vekili tarafından her ne kadar TBK'nın 89. maddesi gereğince borcun ifa yerinin müvekkilinin yerleşim yeri olduğu belirtilmiş ise de somut olayda anılan maddeye göre de ifa yerinin Oltu olup davacının kendi yerleşim yerinin ifa yeri olmaması nedeniyle, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde usule ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 03.06.2025