Anahtar kelimeler: Portalda Davaitirazın Hizmete Unvanlı İlanını Reklam Sağlandığını Üyelik Durduğunu Cari

T.C.

İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:█████/2024
KARAR TARİHİ:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan █████/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin ... unvanlı işletmesinin reklam ve ilanını portalda yayınlamak isteyen davalı ile 20.12.2022 tarihinde ... sayılı 12 taahhütlü Üyelik Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında davalıdan toplam 28.788,00 TL ödeme sağlandığını, bakiye ödemelerin yerine getirilmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve davalının itirazı ile takip durduğunu, davacının alacağı sözleşme, fatura, internet üzerinden verilen hizmete ve cari hesaba dayandığını, düzenlenen faturalar davalı tanzim edilmiş, herhangi bir itiraz gelmediğini, davacı tarafından sözleşmeye ilişkin tüm yükümlülükler eksiksiz olarak yerine getirilmesine rağmen ödemeler davalı tarafından yapılmadığını, açıklanan nedenlerle itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan █████/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket davacıdan aldığı hizmetten memnun kalmadığını ve ayrılmak istediğini sistem üzerinden davalı tarafa bildirdiğini(sistem kapandığından bildirime ulaşılamıyor) ve davalı tarafça her ne kadar müvekkilinin istediği zaman sözleşmeyi sonlandırma konusunda sözlü olarak anlaşmışlarsa da 14.996 TL cayma bedeli verildiği takdirde üyeliğiniz sonlandırılacak şeklinde e-mail atıldığını, müvekkili tarafından buna ilişkin olarak 19.09.2023 tarihinde e-mail üzerinden cevap yazdığını, kendisine cayma bedelinden bahsedilmediği istediği zaman üyeliğinin sonlandırılacağı husunda bilgi verildiğine değindiğini ve ayrıca söz verilen hizmetin yerine getirilmediğinden şikayetçi olduğunu, davacı taraf talep ile üyelik sonlandırması gerekirken yapmadığını ve müvekkiline aylık üyelik ücreti yansıttığını, müvekkili kendisine karşı kesilen faturalara ilişkinde fark eder etmez iade faturası kestiğini, ihtiyati haczin kaldırılmasına;Asıl davanın ve icra inkar tazminatının reddine; müvekkili lehine %20'den aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına hükmedilmesine; yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı- karşı davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası, arge ve üyelik sözleşmesi, tasarım formu, e-fatura, e-mail, BA/BS formları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında 11.995,00TL faturadan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde (█████/2024) borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte █████/2024 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; "...Dava konusu, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davacı tarafından davalı adına düzenlenen cari hesaba konu faturalardan kaynaklı oluşan 11.995,00 TL tutarındaki cari hesap alacağının davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacı defterlerinin, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2023 yılında E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, E-Defter uygulamasında yalnız Envanter Defterinin noter tasdikine tabi olduğu, 2023 ve 2024 yılları envanter defteri açılış tasdikinin süresi içinde yapıldığı, davacı, 2023 ve 2024 yıllarında E-Defter kullanıcısı olup, tuttuğu elektronik defterlerin beratları, yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, ilgili yıllara ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının incelenen ticari defterlerine göre, davacı 120. Alıcılar hesap kodu altında davalı ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, Davacının ticari defterleri incelendiğinde, davalı adına düzenlenen ve cari hesap alacağını oluşturan faturaların muhasebe kayıtlarında işlendiği görülmüştür. Bu faturalar, davacının cari hesap alacağını oluşturmakta olup, 120 hesap kodu altında kaydedilmiş olup fatura ve ödeme kayıtları sonucunda, davacının takip tarihi (10.07.2024) itibarıyla davalıdan toplamda 11.995,00 TL alacaklı olduğu, bu alacağını da 128. kodlu Şüpheli Ticari Alacaklar hesabına aktardığı tespit edildiği, Davalı defterlerinin, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2023 yılında E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, E davalı, 2023 ve 2024 yıllarında E-Defter kullanıcısı olup, tuttuğu elektronik defterlerin beratları, yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, ilgili yıllara ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davalının incelenen ticari defterlerine göre, davalı 100. Kasa hesap kodu altında davacı ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafından muhasebe kayıtlarına alındığı, ancak bu faturaların, işletmenin nakit hareketlerini izlemek amacıyla kullanılan 100 Kasa hesabı altında kaydedildiği tespit edildiği, muhasebe uygulamaları açısından, cari hesap hareketlerinin bu şekilde Kasa hesabı üzerinden takip edilmesi usule uygun olmadığı ve ayrıca davacının düzenlediği tüm faturaların, davalı tarafından kendi adına kesilen iade faturaları ile birlikte, nakit ödeme yapılmış gibi gösterilerek muhasebeleştirildi anlaşıldığı, bu nedenle, icra takibinin başlatıldığı tarih itibarıyla davalının davacı ile herhangi bir borç ya da alacak bakiyesi bulunmadığı, Takip tarihi (10.07.2024) itibarıyla davacı yan kendi ticari defterlerinde davalı yandan 11.995,00 TL alacaklı olduğu, buna karşılık davalı kendi ticari defterlerinde 100. Kasa hesabında kayıtlara işlediğinden davacı ile herhangi bir borç ya da alacak bakiyesi bulunmadığı, Yapılan inceleme sonucunda, davacının ticari defterlerinde davalı adına düzenlenmiş toplam 24 adet fatura kaydının bulunduğu, buna karşılık davalının ticari defterlerinde ise davacı tarafından düzenlenen yalnızca 19 adet faturanın 100 Kasa hesabı altında kayda geçtiği tespit edilmiştir. Ayrıca iade faturaları yönünden, davacı defterlerinde 6 adet iade faturası kaydı bulunmasına rağmen, davalı kayıtlarında 6 adet iade faturası kaydı ve 2 adet faturasız iade işlemi yer almakta ve bu faturaların da 100 Kasa hesabı altında takip edildiği görüldüğü, Bu durum, faturaların nakit ödeme yapılmış gibi gösterilerek muhasebeleştirildiğini ve işlem bazında cari hesap takibinin yapılmadığını göstermekte olup, muhasebe ilkelerine göre, taraflar arasındaki ticari işlemlerin ve borç-alacak ilişkilerinin cari hesaplar üzerinden yürütülmesi gerekirken, davalı tarafından bu kayıtların tamamı Kasa hesabı üzerinden takip edilmiş ve usule aykırı şekilde kayıtlara geçirilmiştir. Dolayısıyla davalının ticari defterleri muhasebe standartlarına uygun şekilde tutulmadığından ve kayıtlar arasında tutarsızlıklar bulunduğundan, somut ve detaylı bir şekilde düzenlenmiş olan davacı defterlerine itibar edilmesi gerektiği, Davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen cari hesaba konu faturaların tamamı KDV hariç bedeli 5.000,00 TL'nin altında kaldığından tarafların 2023-2024 BA/BS formları incelendiğinde herhangi bir bildirimlerinin bulunmadığı, Dosya kapsamındaki incelemeye göre, söz konusu faturaların tamamının davacının ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturaların taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında sunulan hizmetler karşılığında ve sözleşme hükümlerine uygun şekilde düzenlendiği anlaşılmaktadır. Ayrıca, faturaların davalıya e-arşiv portalı üzerinden elektronik olarak iletildiğine ilişkin sistem kayıtları da dosyaya sunulmuştur. Diğer yandan, davalı tarafından dosyaya sunulan sırasıyla 27.07.2023 tarihli ... ve ... numaralı, 22.08.2023 tarihli ... ve ... numaralı, 26.09.2023 tarihli ... ve ... numaralı toplam 6 adet iade faturası düzenlendiği görülmekte olup bu iade faturalarının tamamı davacı ve davalının ticari kayıtlarında yer almakta olup, davalı tarafından iade faturası düzenlenmesini müteakip davacı tarafın yeniden temel fatura düzenlediği, bu sürecin taraflar arasında belirli bir döngü halinde tekrarlandığı görülmekle davalının kayıtlarında gözüken 30.11.2023 tarihindeki 2 adet “iade” açıklamalı muhasebe kaydının davacının kayıtlarında yer almadığı tespit edildiği, Diğer yandan davalı tarafın cevap dilekçesinde yer verdiği “hizmetten memnun kalmadım...” şeklindeki beyanlar doğrultusunda dosyaya sunulan mail yazışmaları incelenmiş; taraflar arasındaki uyuşmazlık ve mail yazışmaları esasında faturaların geçerliliği ve tahsil kabiliyeti yönünden mali anlamda açık bir kanaat oluşturulması mümkün olmayıp, bu nedenle, davacı tarafından düzenlenen faturaların geçerliliği ile davalı tarafça kabul edilip edilmediği hususunda yapılacak hukuki değerlendirme ve sonucuna göre bir karar verilmesi, tamamen Sayın Mahkeme'nin takdirine bırakıldığı, Neticeten; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre, düzenlenen faturalardan kaynaklı davacının takip tarihi (17.02.2020) itibarıyla davalıdan 11.995,00 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu..." görüş ve kanaatini bildirmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz davanın konusu nedeniyle görevli ve taraflar tacir olduğundan yetki sözleşmesi (HMK 17) gereği yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır.
İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ...Esas - ...Karar sayılı ilamı).
Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari sözleşme (tanıtım ve reklam sözlşemesi) nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Uyuşmazlık, taraflar arasında taraflar arasındaki sözleşme ve faturadan kaynaklı alacak istemine dayalı olarak icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davalı tarafça taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedilip edilmediği alacağın tespiti halinde miktarı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı █████/2024 tarihinde taraflarca imzalanan hizmet sözleşmesi kapsamında temin ettiği hizmetlerden doğan 11.995,00 TL tutarlı faturadan kaynaklanan alacağı için icra takibi başlattığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, bu kapsamda toplanan delillerden sonra alınan bilirkişi raporu, sunulan deliller üzerinde yapılan incelemeler sonucu; tarafların incelenen defter ve kayıtlarına göre ticari ilişkilerinin bulunduğu, taraflar arasında ... tarihinde ...sayılı 12 ay taahhütlü üyelik sözleşmesi''nin (tanıtım ve reklam ) imzalandığı, davacı ve davalı yanın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dolayısıyla yasal defterlerin tarafların lehine delil olarak kullanılabileceği, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği oluşan ticari kayıtlarda yapılan bilirkişi incelemesi ile yapılan tespitler sonucunda davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen cari hesaba konu faturaların E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlendiği, davacı ve davalı şirketin e-fatura mükellefiyeti oldukları, dava konusu konusu faturaların tamamının davacının ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturaların taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında sunulan hizmetler karşılığında ve sözleşme hükümlerine uygun şekilde düzenlendiği, faturaların davalıya e-arşiv portalı üzerinden elektronik olarak iletildiği, davalı tarafından dosyaya sunulan sırasıyla 27.07.2023 tarihli ... ve ... numaralı, 22.08.2023 tarihli ... ve ... numaralı, 26.09.2023 tarihli ... ve ... numaralı toplam 6 adet iade faturası düzenlendiği, bu iade faturalarının tamamı davacı ve davalının ticari kayıtlarında yer almakta olup, davalı tarafından iade faturası düzenlenmesini müteakip davacı tarafın yeniden temel fatura düzenlediği, bu sürecin taraflar arasında belirli bir döngü halinde tekrarlandığı, davalının kayıtlarında gözüken 30.11.2023 tarihindeki 2 adet “iade” açıklamalı muhasebe kaydının davacının kayıtlarında yer almadığı tespit edilmiş olup taraflar arasındaki mail yazışmalarında üyelik iptali konusunda yazışma yaptıkları, davalının verilen hizmetten memnun kalmadığı beyan ettiği ancak dosyada verilen hizmetin ayıplı olduğuna dair ispata yarar bir delil bulunmadığı, davacının TBK 179/1 gereği borcun ifasını yada cezai şartın ifasını talep edebileceği, düzenlenen ve takibe konu faturaların sözleşme kapsamında sunulan hizmet karşılığında düzenlendiği, davalı tarafından sözleşmeye göre davacı tarafından sağlanan hizmetin sözleşmenin esaslı ihlali niteliğinde olduğuna dair veya sözleşmede kararlaştırılan hizmetlerin sağlanmadığına dair ispata yarar bir delilin bulunmadığı, ayrıca sözleşmeye uygun olarak fesih yapılmadığı anlaşılmakla davalının, davacıya toplamda 11.995,00-TL tutarında asıl alacak yönünden borçlu olduğu, dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın başlattığı takibe vaki itirazın iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın Kabulü ile; Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden DEVAMINA,
2- Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 2.399,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken toplam 819,38-TL harçtan peşin olarak alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye 391,78-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T gereği hesaplanan 11.995,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan başvuru harcı, peşin harç, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 5.511,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Artan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan sonra yatırana resen iadesine,
Dair, miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!