Anahtar kelimeler: Satımıdevrikiralanması Davamenfi Evraktan Hasılat Hasılatının Pazar Müteahhide Kıymetli Akdedilmiş Bahse

T.C.

İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
DAVA:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :█████/2024
KARAR TARİHİ:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile üçüncü kişi ... arasında akdedilmiş olunan 22.06.2018 tarihli Hizmet ve İnşaat Yapım Karşılığı Hasılat Paylaşım Sözleşmesi kapsamında ... Belediyesi sınırları içerisinde yapılacak olan pazar yerlerinin satımı/devri/kiralanması karşılığında elde edilecek hasılatının %50'si mal sahibine %50'si ise müvekkili müteahhide ait olacak şekilde kararlaştırıldığını, üçüncü kişi ...'nın bahse konu sözleşmenin konusunu oluşturan gayrimenkulde üst hakkı sahibi olduğunu, bu yetkisi ise kendisi ile ... Belediyesi arasında akdedilmiş olan sözleşmeye dayandığını, ... bu sözleşmeler ile elde ettiği üst hakkını ... Ticaret İnş ve San Danışmanlık A.Ş.'ye devrettiğini, bu devir karşılığında ...'nın hiçbir bedel almadan müvekkili ve müvekkiline ait şirket arasında imzalanan 22.06.2018 tarihli Hizmet ve İnşaat Karşılığı Hasılat Paylaşım Sözleşmesine ... şirketini dahil ettiğini, sözleşmeden kaynaklı alacaklarını bu şirket tarafından yürüttüğün, bu sözleşmeden kaynaklı tüm işlemler ve tahsilatların ... şirketi tarafından yapıldığını, bu firmanın görünürde yetkilisinin ise ...'nın imam nikahlı eşi davalı ... olduğunu, ticari ilişkinin devamında, ... Ticaret İnşaat Sanayi ve Danışmanlık A.Ş ve dava dışı ... tarafından müvekkili şirkete fesih bildirimi gönderildiğini, .... Noterliği'nden keşide edilen 05.01.2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı fesih ihbarnamesinde müvekkillerinih sözleşmelerde yer alan yükümlülüklere aykırı davranışlarda bulundukları ve dolayısıyla sözleşmeleri haklı nedenle feshettikleri belirtililerek müvekkilinin hasılat sözleşmesinden kaynaklı haklarının da üzerine konmak istediklerini, davalının bu hukuka aykırı tavırlarının asıl sebebinin ise müvekkili ...'nun, dava dışı ...'nın sanık sıfatı ile yer aldığı bir ceza dosyasında tanıklık yapmış olması ve dava dışı ondan istediği şekilde gerçeğe aykırı beyanlar vermemiş olduğunu, ...'nın sanık sıfatı ile yer aldığı ceza dosyasında müvekkilinin dava dışı ...'nın istediği şekilde gerçeğe aykırı beyanlar vermemesine üzerine dava dışı ...'nın oldukça kinlendiğini, bu kinin temelindeyse müvekkilinin ceza muhakemesinin doğru bir şekilde işlemesine yardımcı beyan ve delilleri sunmuş olması yattığını, ... şirketi'nin yetkilisi her ne kadar davalı olarak gözükse de arka planda tüm işlemlerin dava dışı ... tarafından yürütüldüğünü, davalıyı ise üçüncü şahsın yönlendirdiğini ve birlikte hareket ettiklerini, müvekkilinin tanıklığından sonra taraflar arasında hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını, bu tanıklıktan sonra üçüncü şahıs ...'nın yönlendirmeleriyle davalı tarafça haksız sözleşme fesihleri ve bir tanesi de huzurdaki davaya konu olan haksız icra takipleri başlatıldığını, müvekkili tarafından ... 6. Noterliği'nin 11.01.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verildiğini, müvekkili ile davalının ortak iş yaptıkları dönemde müvekkilinin, davalıdan 200.000 USD borç aldığını, bu borca karşılık olarak da 250.000 USD'lik çift senedin davalıya teminat olarak verdiğini, toplamda 500.000 USD'lik teminat niteliğinde senetler verildiğini, davalının ise borç müvekkili tarafından ödendiğinde bu senetleri müvekkiline iade edeceğini bildirdiğini, müvekkilinin borcu ödediğinde senetleri davalıdan almak istediğini fakat davalının müvekkiline tüm senetlerin iade edildiğine dair 20.04.2021 tarihli ıslak imzalı makbuz vermiş olmasına rağmen dava komusu senedi müvekiline iade etmeyerek iyi niyet kurallarına aykırı olacak şekilde müvekkili aleyhinde icra takibi başlattığını, takibe konu 05.10.2023 tanzim, 04.01.2024 vade tarihli, 30.000-USD bedelli senet içeriğinin müvekkilinin bilgisi haricinde doldurulmuş bir senet olduğunu, icra takibine konu edilen senedin düzenleme tarihi, yeri ve vade tarihinde tahrifat yapıldığını, müvekkilinin davalı ile birlikte olmadığı bir tarihte düzenlendiğini ve vade tarihinin de sonradan doldurulduğunu, çalınan senetlere ilişkin hırsızlık ve dolandırıcılık suçları yönünden suç duyurusunda bulunulduğunu, ... ... Başsavcılığı ... Soruşturma dosyasında hırsızlık suçu yönünden takipsizlik kararı verildiğini, bunun gerekçesi olarak da dolandırıcılık suçu ile aynı anda işlenemeyeceği gösterildiğini ve dosyanın tefrik edildiğini, hırsızlık suçu yönünden verilen KYOK kararına karşı itiraz edildiğini ve itirazın kabulüne, soruşturmanın genişletilmesine karar verildiğini, Öncelikle bu davanın, her ne kadar karara çıksa da, istinaf edilmiş olması ve henüz kesinleşmemiş olması sebebi ile ....asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığında derdest olan; ... E.-... K. sayılı dosya ile irtibatlı ve bağlantılı olması ve de gerek dava konusu ve türü ve gerekse tarafları aynı olması nedeniyle, yine yargıdaki iş yükünün azaltılması sebepleriyle, sebepten doğmuş ve biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyeceği aşikar bu durum karşısında tensiple birlikte huzurda bulunan dava dosyasının Hukuk Muhakemeleri Kanunu 166. madde uyarınca, .... Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığında olan ... E. sayılı dosya ile birleştirilmesini, birleştirme talebinin kabul edilmemesi halinde bu kez, yine aynı mahkemenin ...Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini, müvekkilinin ekonomik imkanlarının yetersiz olması sebeplerinden ötürü teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, icra takibinin davanın kesinleşmesine kadar durdurulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatmış olması nedeniyle takip miktarının en az %20'si üzerinden kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahmiline karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından davacıya verilen nakit borca karşılık kambiyo senetleri düzenlenerek müvekkiline verildiğini, dava konusu edilen senet de bu senetlerden birtanesi olduğunu, müvekkili adına davacı aleyhine Mahkemeniz davasına konu icra takibi dışında ayrıca .... İcra Müdürlüğü ...Es. sayılı dosyasında 05.10.2023 düzenleme tarihli 04.01.2024 vade tarihli 690.000-TL bedelli kambiyo senedi ile ilgili icra takibi başlatıldığını, söz konusu senet borcu, davacı tarafından ilgili icra dosyasına herhangi bir dava açılmadan ve ihtirazi kayıt sunulmadan ödendiğini, müvekkili lehine davacı aleyhinde Mahkemeniz dosyasına konu senet dışında .... İcra Müdürlüğü ... Es., .... İcra Müdürlüğü ... Es., .... İcra Müdürlüğü ...Es. sayılı takipler yapıldığını, söz konusu takip dosyalarından haciz işlemleri devam ettiğini, ifade edilen takip dosyalarından da anlaşılacağı üzere, müvekkili ile davacı arasındaki alacak-borç ilişkisi sadece Mahkemenin dosyası ile de sınırlı olmadığını, müvekkilinin yetkilisi olduğu ... A.Ş.'nin üst kullanım hakkının bulunduğu ... İlçesi ... Mahallesi 128 ada 2 Parsel sayılı taşınmaz (eski malik) ... mülkiyetinde iken, ... Belediye Başkanlığı ile adı geçen kişi arasında imzalanan “Taşınmazın Üst/İrtifak Hakkı Kurulması suretiyle ... Belediyesine Devrine" ilişkin protokol kapsamında ... Belediyesine devredildiğini, söz konusu taşınmaz üzerine müvekkilinin yetkilisi olduğu ... Tic. İnş. ve San. Dan. A.Ş. lehine üst irtifak hakkı kurulduğunu, mülkiyetinin şu an ... Belediye Başkanlığında olan bu taşınmazın haftanın 2 günü semt pazarı olarak kullanıldığını, yukarıda belirtilen arazi üzerinde yer alan pazar yerindeki pazar tahtalarının satışı için ... (eski ünvanı ... Yapı) tarafından pazarcılara verilecek muvafakatname karşılığında elde edilecek gelir/hasılat, ... A.Ş. (net % 50) ve davalı (brüt %50) oranında olarak paylaşılacakken, söz konusu taşınmaz üzerinde kurulan pazar yerindeki pazarcı esnafların muvafakatname başvuru işlemlerini ... Ticaret A.Ş. adına takip eden davacı ...'nun tahsise yönelik yapmış olduğu işlemler sırasında müvekkili zararına haksız kazanç sağladığını, dolandırıcılık kastı ile hareket ederek usulsüzlükler yaptığını, planlı ve organize bir şekilde gerçekleştirdiği bu eylemler ile müvekkili ve yetkilisi olduğu şirketi dolandırdığı ve ayrıca kamu zararına sebebiyet verdiği tespit edildikten sonra ... ve ... Yol Ltd. Şti.'ne gönderilen 04.01.2024 tarihli ihtarname ile yukarıda şüpheli şahsın sözleşmesi müvekkili tarafından tek taraflı feshedildiğini, davacının ve kendisi ile birlikte hareket eden diğer bazı şüpheliler hakkında Örgüt Faaliyeti Kapsamında Nitelikli Dolandırıcılık" “Kamu Kurumunu Zarara Uğratma" "Zimmet" "İrtikâp" vs suçlarından şikayette bulunulmuştur. Soruşturması ... ... Başsavcılığı 2024/... sr. nolu dosya üzerinden yürütüldüğünü, söz konusu dosya kapsamında davacı ve diğerleri tutuklama istemi ile sevk edildiği Sulh Ceza Hâkimliği tarafından "yurt dışı çıkış yasağı" adli kontrol kararı ile serbest bırakıldıklarını, müvekkiline birçok senet borcu olan davacının bu senetlerden bir kısmını icra dosyasına ödediğini, diğer bir kısmı ile ilgili menfi tespit davası açtığını ve bir kısmına yönelik ise halen haciz işlemlerinin devam ettiğini, davacının birleştirme talep ettiği .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Es. sayılı davanın konusu da 05.10.2023 tanzim, 04.01.2024 vade tarihli 250.000-USD tutarındaki senede ilişkin olduğunu, davacının bu senede yönelik açmış olduğu davayı kaybettiğini, takibe konu senedin çalıntı olduğunu, borcunun olmadığı ve sorumluluğa varana kadar birbirinden farklı bir çok hususta hukuki dayanaktan yoksun, gerçeğe aykırı ve kötü niyetli iddialar bütünüyle yapılan takipleri sürüncemede bırakma amacın matuf olduğunu, bu sebeplerle; davacının açmış olduğu haksız ve mesnetsiz davanın reddine, %20 kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyanın UYAP kayıtları, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyanın UYAP kayıtları, .... Noterliği'nden gelen █████/2024 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamenin onaylı örneği, ... ... Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyasının UYAP kayıtları, .... Sulh Ceza Hakimliğinin ... D.İş sayılı dosyasının UYAP kayıtları, ... Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Bürosunun 2024/... Soruşturma sayılı dosyasının UYAP kayıtları, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen ... Ticaret İnşaat Sanayi ve Danışmanlık A.Ş.'nin ticaret sicil kayıtlarını içerir müzekkere cevabı, ... Belediyesi ile ... arasında imzalanan 16.08.2024 tarihli protokol, yemin ve dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasına konu borçlusu ..., lehtarı ... olan █████/2024 vade tarihli 30.000-USD tutarlı senedin ödenmesinden dolayı davalı tarafa borçlu olup olmadığından ibaret Menfi Tespit davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların birlikte ortak iş yaptığı dönemde müvekkilin,in davalıdan borç aldığını, borç karşılığında teminat olarak senet düzenlendiğini, borcun ödendiğini ancak senedin iade edilmediğini, davaya konu senedin müvekkilinin bilgisi haricinde doldurulduğunu, senetlerin iade edildiği düşünülürken sahtesinin müvekkiline verildiğini, bu durumu icra takibi sonrası anladıklarını, oysaki senetlerin iade edildiğine dair makbuz düzenlendiklerini tüm bu sebeplerden dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini ve davalının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya verdiği nakit borca karşılık söz konusu senetlerin düzenlendiğini, davacı tarafından bahsedilen 250.000-USD değerindeki senetlerin konusunun .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya olduğunu, bu dosya üzerinden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiğini, dosyanın istinaf aşamasında olduğunu, açığa imzanın mümkün olduğunu, senedin vadesinden önceki tarihte imzalanmış 20.04.2021 tarihli makbuza dayalı olarak iade edilmesi gerektiği ancak iade edilmediği beyanlarının senedin ödendiğine dayanak teşkil etmeyeceğini, imzanın inkar edilmediğini belirterek davanın reddine ve davacının %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
.... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davalı/alacaklı tarafından davacı/borçlu aleyhine 30.000,00-USD borcun ödenmesi amacıyla █████/2024 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin icra takibinin durdurulması şeklinde ihtiyati tedbir talebi mahkememizin ara kararı ile değerlendirilmiştir. Buna göre 2004 Sayılı İİK.'nun 72. maddesinde, "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Davanın menfi tespit davası olduğu ve icra takibinden sonra açıldığı anlaşılmaktadır. İİK'nun 72/3. maddesinde; ''İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği düzenlenmiştir, söz konusu yasal düzenleme uyarınca icra takibinin durdurulması şeklinde ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği , mahkememiz kararının İstanbul BAM 44. Hukuk Dairesinin █████/2025 tarihli ███████ Esas ████████ Kararı ile istinaf talebi esastan reddedilerek onandığı anlaşılmıştır.
Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır (İnan, Nurkut: Türk Hukukunda Hatır Senetleri ve Özellikle Hatır Bonoları, Ankara, 1969, s.16). Başka bir deyişle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir. Dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ███████ E., ████████ K. Sayılı, 29.04.2021 tarihli ilamı)
Menfi tespit davasında ispat yükü davacının iddiasının dayandığı nedenlerin niteliğine göre değişir. Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacağın varlığını iddia eden alacaklı davalı üzerinde olsa da menfi tespite konu borç kıymetli evraktan kaynaklanıp davacı yönünden kayıtsız şartsız bir borç ikrarı bulunduğundan ve davacı senedin borçlunun bilgisi haricinde doldurulduğunu ve yine dava dilekçesinde belirttiği gibi senedin ödendiğini, senedin bedelsiz olduğunu iddia ettiğinden ispat yükü davacı üzerindedir. Davacı borçlunun senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını, senedin sahte olduğunu ileri sürmesi halinde ispat yükü davalı alacaklıya düşer. Davalı alacaklının, davacı borçlu tarafından varlığı inkar edilen hukuki ilişkinin gerçekleştiğini ispat etmesi gerekir. Buna karşılık davacı borçlunun senedin hata, hile, ikrah nedeni ile geçersiz olduğunu, senedin karşılıksız olduğunu, hatır senedi olduğunu, borcun ödeme ibra takas gibi nedenlerle son bulduğunu, senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu, ileri sürmesi halinde bu iddiasını kendisinin ispat etmesi gerekir. Senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiası, ancak kesin delil ile ispat edilebilir. HGK 26.02.2003 T. 19-███████; 19.HD. 28.1.2002 T. ████████; 3.6.2001 T. █████████.
Davaya konu senedin █████/2023 tanzim tarihli, █████/2024 vadeli 30.000,00-USD bedelli, düzenleyeni davacı ..., lehtarının davalı ... olduğu, davacının ödeme yaptığını savunduğu, ibranameye dayandığı, imza inkarının bulunmadığı, senetteki tarihlerin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu iddia ettiği anlaşılmıştır. Davacının dayandığı ibraname tarihinin senedin düzenleme tarihinden önce (20.04.2021) olduğu görülmekle ibranamenin bu senedi kapsayamayacağı anlaşılmıştır.
Senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının değerlendirilmesinde ise; Açığa senet düzenlenmesi hukuk sistemimizde mümkün olup, ilgili belgede boş bırakılan kısımların sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden taraf bu iddiasını yazılı kesin delillerle kanıtlamakla yükümlüdür. Karşı tarafa güvene dayalı olarak imzalı boş belge veren kimsenin bu belge üzerinde kendisi aleyhine düzenlemeler, eklemeler yapılabileceğini öngörmesi gerekir. Bu nedenle doğacak tehlike ve rizikoları ilk başta kabul etmiş sayılır. Açığa imza atılmak suretiyle düzenlenen belgelerin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu kanıtlanmadıkça geçerlidir. Senedin, hüküm ve gücünü ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin HMK 201. maddesine göre yazılı belgeyle kanıtlanması gerekir. Yani 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 773/2-f(HUMK 685) maddelerine göre bonolarda da uygulama olanağı bulunan aynı Kanun'un 680. maddesi uyarınca açık bono düzenlemesinin mümkün olup, bu şekilde düzenlenen senetlerin sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasında bulunan tarafın bu iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerekmektedir.
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde, Davacı tarafın sunmuş olduğu tüm deliller dosya içerisine alınmış, mahkememizce davaya konu icra takip dosyası celp edilerek incelenmiş, toplanan deliller kapsamında davacı tarafça dava konusu bonodan dolayı borçlu olmaması nedeniyle yapılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talep edilmişse de; senet üzerindeki imzanın inkar edilmediği borç ilişkisinin kabul edildiği ancak borcun ödendiği iddiasında bulunulmuş, dava konusu bonodaki imzaya yönelik itirazda bulunulmadığı da dikkate alınarak kambiyo senetleri sebepten soyut olmakla, senedi elinde bulunduran kişiden ayrıca alacağın sebebini ispat etmesinin beklenemeyeceği, ispat yükünün, senedin teminat senedi olarak verildiğini yada senet bedelinin ödendiğini iddia eden davacı tarafta olduğu açık olup, senetle ıspata ilişkin HMK'nın 201. Maddesi uyarınca, yazılı delil niteliği taşıyan bir belge de olmaması dikkate alındığında davacının iddiasının ıspatlanamadığı, senet ödemesini yapacak borçlunun senedin aslını alması veya buna ilişkin bir makbuz alması gerektiği, senet verilirken ki durumunu ortaya koyan, karşı tarafın imzasını içeren bir belge alınması gerektiği, senedin sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ortaya konacak bir sözleşme de bulunmadığı, kötü ödeyenin iki kez ödemek zorunda kalabileceği, davacının bir ödemesi olmuş ise de bunun ıspatlanamadığı, davacı tarafça bu hususta yazılı delil sunulmadığı anlaşıldığından, dilekçeler aşamasının tamamlanmasından sonra usulüne uygun şekilde ön inceleme aşamasının tamamlanması akabinde dosya kapsamında davacı tarafın dava konusu bonodan dolayı borçlu olmadığına yönelik iddiasını ispata yarar bilgi, belge ve delilin dosyaya yansımadığı, imzası açıkça inkar edilmeyen davaya konu bono yönünden, bononun anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının, taraflar arasındaki borç ilişkisi senede bağlandığından ancak senetle ispatlanması gerektiği, davacının iddialarını yazılı bir belge ile ispat edemediği, davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı, davalı asil tarafından davacının iddialarının tersi yönünde yeminin ifa edildiği dolayısıyla ispat yükü üzerinde olan davacının bu iddiasını ispatlayamadığından davanın reddine, İİK 72/4 kapsamında kötüniyet tazminatının koşullarından biri ihtiyati tedbir kararının uygulanması gerektiği ancak uygulanan bir tedbir kararı bulunmadığından tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan davanın REDDİNE,
2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 17.401,48-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine,
4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 159.701,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen okundu, anlatıldı. █████/2025 .
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!