Anahtar kelimeler: İntifanın Davaalacak Bayisi İntifa Tekabül Bayilik Tanıdığını Akaryakıt İstasyonun Erdiğini

T.C.

İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
DAVA:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:█████/2023
KARAR TARİHİ:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacının bir akaryakıt şirketi olduğunu, davalı, davacının eski akaryakıt bayisi olduğunu, davalı davacıya bedeli karşılığında 15 yıl süreli bir intifa hakkı tanıdığını, intifa bedeli ve istasyonun işletmeye hazır hale getirilmesi için gereken masraflar davacı tarafça davalıya peşin ödendiğini, ne var ki intifa hakkı ve bayilik sözleşmesi, rekabet kurulu kararı ile süresinden önce sona erdiğini, davalı intifanın ve diğer bedellerin işlemeyen sürelerine tekabül eden tutarlarını iade ile mükellef olduğunu, intifa bedeli ve istasyonun işletmeye hazır hale getirilmesi için gereken masraflar davalı tarafından 21.06.2006, 03.10.2006 ve 15.01.2007 tarihli toplam 1.666.490,00 TL + KDV olarak 3 fatura şeklinde davacıya fatura edildiğini ve bu bedeller ödendiğini, rekabet kurumu 12.03.2009 tarihinde yayınladığı bir duyuru ile 18.09.2010 tarihine kadar enerji piyasasındaki kira/intifa sözleşme sürelerinin 5 yıldan fazla olamayacağına ve bu tarih itibariyle sözleşmelerin 5 yılı aşan kısmının geçersiz olacağına karar verdiğini, böylece taraflar arasında kurulan intifa hakkı bu kararla 21.06.2011 tarihinde hitam olduğunu, tüm ihtarlara rağmen davalı bayilik lisansını iptal ettirdiğini, davacı ile yeni sözleşme imzalanmadığını ve hiçbir bedel iadesi de yapmadığını, sözleşmelerin sona ermesi nedeniyle davacı tarafından davalı bayiye 15 yıl süre için 2006 yılında ve sonrasında ödenen intifa hakkı/gayri maddi hak bedeli ile istasyona yapılan yatırım bedellerinin davalının sebepsiz zenginleşmesine neden olduğunu, açıklanan nedenlerle şimdilik 25.000,00 TL gayrı maddi hak bedeli/intifa bedeli, yatırım bedeli ile diğer ödemelerin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf ... Aş ile ... Aş'nin birleştiğini beyan etse de, bu birleşme █████/2021 yılında/tarihinde gerçekleşmiş olup yine bu tarihe kadar ... AŞ tarafından müvekkile zaman aşımı süresinde açılmış bir dava bulunmadığını, ... AŞ ile yapılan sözleşmenin sona erme tarihi olan █████/2011 tarihinden işbu tarihe kadar dahi maksimum süre olan 10 yıllık zaman aşımı süresi de dolmuş olup (12 yılı aşkın süre geçmiş olup) ... AŞ adına davalı müvekkile karşı zaman aşımı süresi içinde açılmış bir dava olmadığını, sayın mahkemenizde görülmekte olan davadan önce aynı konuda davacının açmış olduğu davada mahkemece açıklanan ve yerinde olan hukuki tespit ve isabetli hukuki gerekçelerle davacının basiretli tacir gibi davranmadığı ve Rekabet kurumu kararını bildiği halde intifa için 5 yıllık süreyi ve kararı aşacak şekilde sözleşme yaptığı ve yine bu sözleşmedeki haklarını ... AŞ'ye devrettiği ve ... AŞ ile davalı müvekkil arasında yeni bir bayilik sözleşmesi yapıldığı, davacının davalı müvekkil ile sona ermiş olan sözleşme nedeniyle talepte bulunmasının mümkün olmadığını, davacı yan ile müvekkil arasında bayilik ilişkisi bulunmadığından, husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacı yan 15.06.2011 tarihinde müvekkil firma yetkilisine, lehine olan intifanın bedelsiz kaldırılması için yetki vermiş ve ... lehine olan intifa hakkı sona erdiğini, gayri maddi hak bedeli, bayilere faaliyete katkıda bulunması amacı ile verilen bir bedel olup, sözleşmenin sona ermesi halinde geri istenemeyeceğini, gayri maddi hak bedeli ve intifa bedeli adı altında yapılmış bir ödeme olmadığını, dekontlarda da bu yönde açıklama olmadığını, taraflar arasında akdedilen tüm sözleşmelerde, hiçbir yerde intifa bedelinden bahsedilmediğini, yatırım bedelleri ve gayri maddi hak bedelleri bayilere yapılan bila bedelli destekleme bedeli niteliğinde olduğundan zaten iadeye de tabi olmadığını, kaldı ki davacı bayilik sonlandığında yatırım yaptığı malzemelerini aynen iade aldığını, buna dair belge ve tüm evraklar .... Asliye Ticaret Mahkemesinin... E sayılı dosyasında mübrez olduğunu, 31.05.2006 tarihinde yapılan sözleşmenin en fazla 5 yıllık süre için geçerli olacağı, basiretli bir tacir olan davacı ... tarafından bilinen durum olduğunu, Bayilik Sözleşmesi, ...'in talebi ve onayı ile 22.07.2009 tarihli Bayilik Sözleşmesi Feshi protokolü ile feshedildiğinden; bu fesih işleminden sonra, yine davacı tarafça, .... Noterliğinin 26.05.2011 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ikinci kez fesih edildiğinden; devamla yine davacı tarafça .... Noterliğinin 15.06.2011 tarih ve ... yevmi numaralı ihtarname ve eki niteliğinde olan aynı noterliğin aynı tarihli ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Vekaletnamesi ile müvekkil firma yetkilisine intifanın bedelsiz terkinine dair yetki verildiğinden; devamla Ticari teamül gereği, gayri maddi hak bedelinin; bayilere faaliyete katkıda bulunması amacı ile verilen bir bedel olduğundan ve bu bedelin sözleşmenin sona ermesi halinde(davacı tarafça) geri istenemeyeceğinden; tapu kaydında intifa bedelinin 301.000 TL olarak resmi senette yazılı olduğundan ve bu intifa hakkının dahi davacının talebi ve verdiği yetki ile tapudan bedelsiz olarak terkin edildiğinden ve yukarıda yapmış olduğumuz tüm açıklamalar çerçevesinde davacının tüm talepleri yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER :
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, Bayilik ve işletmecilik sözleşmesi, ihtarname ve tebliğ şerhi, cari hesap ekstresi, bayilik sözleşmesi feshi, akaryakıt istasyonu bayilik sözleşmesi, tapu kaydı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasını incelenmesinde; mahkemece verilen kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin █████████ esas sayılı bozma ilamı ile bozulduğu, bozma ilanını uyularak intifa hakkının terkin edilmemesinin sebebi ile davanın dava şartı yokluğunda reddine karar verildiği, kararın temyiz edilerek Yargıtay 11 hukuk dairesinin █████████ esas sayede ilanıyla kararını düzeltilerek onandığı ve kararı 06.12.2022 tarihinde kesinleşmiş olduğu görüldü.
Bilirkişi ..., bilirkişi ... ve ... tarafından hazırlanan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...Dava konusunun, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesine ve buna bağlı olarak tespit edilen intifa hakkının sona erdirilmesi sebebiyle sözleşme kapsamında yapılan intifa ve yatırım bedellerinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsili talebinden ibaret olduğu, Davacı ve davalı şirket arasında 31.05.2006 tarihinde “davalıya ait İstanbul, ..., ..., ... Sokak, 503 ada 3 parsel adresinde kayıtlı taşınmazın akaryakıt istasyonu olarak kullanılması ve işletilmesi için” Bayilik ve İşleticilik Sözleşmesi akdedilmiş olup ... bu sözleşme davacı yan tarafından 22.07.2009 tarihli Bayilik Sözleşmesi'nin, Feshi Protokolü ile feshedildiği, akabinde davacı şirketin grup şirketi olduğu bildirilen dava dışı ... ... Petrol A.Ş. ile davalı tarafından 20.07.2009 tarihli yeni bir Bayilik Sözleşmesi imzalanmış olduğunun dosyada yer bulduğu, Dava konusu talep olan “intifa ve yatırım bedeli” hususlarında dosyaya sunulan ... Bankası hesap hareketleri incelendiğinde, muhtelif tarihlerde açıklamasız olarak davacı tarafından davalı hesabına toplamda 1.834.560,00 TL ödeme yapıldığı, bu ödemelerde açıklama kısımları boş olup herhangi bir açıklamaya yer verilmediğinden ne kadarının intifa ne kadarının yatırım bedeli olduğu tespit edilemediği, yine dava dilekçesi dile getirilen 21.06.2006, 03.10.2006 ve 15.01.2007 tarihli faturaların dosya kapsamında mevcut olmadığı, intifa ve yatırım bedellerine ilişkin sunulan ... bankası hesap hareketleri dışında başkaca bir belgenin de dosya münderecatında görülmediği, davacı tarafından davalı adına keşide edilen .... Noterliğinin 26.05.2011 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile intifa bedelinin ödenmesi ihtar edildiği, yine davacı tarafça .... Noterliğinin 15.06.2011 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ve eki niteliğinde olan aynı noterliğin aynı tarihli ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Vekaletnamesi ile davalı firma yetkilisine intifanın bedelsiz terkinine dair yetki verildiği, gelinen durum itibariyle davacı tarafından sunulan ödeme belgeleri nezdinde mali ve sektörel açıdan bir kanaate varılamamış olduğu; dolayısıyla bu evrede sunulu evrak itibariyle; davacının savlarının haklı kabul edilmesi varsayımında dahi hesaplama yapılamadığı mezkur veriler intikal ettikten sonra gerekli değerlendirmenin sayın Mahkemenin takdiri bünyesinde, ikmal olunabileceği..." görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, bayilik sözleşmesinin ve buna bağlı olarak tesis edilen intifa hakkının, Yasanın emredici hükümleri ve Rekabet Kurulu kararı uyarınca, sözleşmede kararlaştırılan süreden önce sona ermesi nedeniyle, sözleşmesinin geçersiz hale gelen kısmı için sözleşme kapsamında yapılan yatırım harcama bedellerinin tahsili istemiyle sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre açılmış alacak davasıdır.
Mahkememizin ... sayılı dosyasında yapılan yargılama sonrasında davanın reddine karar verildiği ve karar davacı tarafından istinaf edilmekle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin █████████ esas ████████ karar sayılı ilamı ile"... Mahkemece gerekçeli kararda zamanaşımı düzenlenmesine ilişkin 6098 sayılı TBK'nın 158. maddesi belirtildikten sonraki paragrafta davanın esasına girilerek intifanın davacının kendi talebi üzerine bedelsiz olarak terkin edildiği gerekçesi ile davacının davacının yatırım bedelini ve intifa bedelini talep edemeyeceği, devamında taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin tarafların karşılıklı anlaşması ile feshedildiği ve ... A.Ş.'ye devredildiği, davalı ile dava dışı bu kişi arasında █████/2009 tarihli bayilik sözleşmesi akdedildiği, davacı ile davalı arasında sözleşme ilişkinin sona erdiği, davacı ile ... A.Ş.'nin birleştiği belirtildikten sonra davanın zamanaşımı süresinde de açılmadığı gerekçesi ile birden çok sebep gösterilmek suretiyle tereddüt yaratacak şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece hangi sebeple davanın reddine karar verildiğinin tereddüte mahal vermeyecek şekilde esastan mı, aktif husumet ehliyetinden mi yoksa zamanaşımı sebebiyle mi reddine karar verildiği açıklanması, bunlardan biri gerekçe gösterilmek suretiyle karar verilmesi halinde diğer gerekçeler ile karar verilemeyeceği ve HMK'nın 142 maddesi gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekmesine rağmen aynı anda tüm bu hukuki sebeplere dayanılarak davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, karar denetlenemediğinden davacı vekilinin istinafı usulen kabul edilmiştir..." şeklinde verilen karar kaldırılarak dosya mahkememize gönderilmiş ve yeniden esas alarak yargılamaya devam olunmuştur.
Kaldırma kararı sonra dosya yeniden esas alarak yargılamaya devam edilmiş olup taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesi 31.05.2006 tarihli olup, sözleşme süresi beş yıldır. İntifa hakkı ise 21.06.2006 tarihinde tesis edilmiş, 301.000 TL bedel takdir edilip 15 yıl süre kararlaştırılmıştır. 22.07.2009 tarihli “bayilik sözleşmesi feshi” başlıklı protokol ile karşılıklı rızaya dayalı olarak, bayilik sözleşmesi davacı ile davalı arasında sona erdirilmiş ve davacı firmanın onayıyla, davalı ile ... Şirketi arasında 20.07.2009 tarihli sözleşme akdedildiği görülmüştür.
6098 sayılı Borçlar Kanunun 158. Maddesindeki yerini bulan hükme göre ; "Dava veya def'i; mahkemenin yetkili veya görevli olmaması ya da düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması sebebiyle reddedilmiş olup da o arada zamanaşımı veya hak düşürücü süre dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir.” şeklinde yasal düzenleme bulunmaktadır.
Somut olayda; dosya kapsamında .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında kararın temyiz edilerek Yargıtay 11. hukuk dairesinin ... esas sayede ilanıyla kararını düzeltilerek onandığı ve kararı 06.12.2022 tarihinde kesinleşmiş olduğu, ... bu davanın 19.06.2023 tarihinde açıldığından TBK 158 gereği 60 günlük süreninde dolmuş olduğu ( dosyaya davacı tarafından sunulan arabuluculuk başvuru tarihi █████/2023 tarihi olup 60 günlük süre 04.02.2023 tarihinde dolmuştur. İlk arabuluculuk görüşmesinin █████/2023 tarihinde başladığı ve █████/2023 tarihinde sonladığı halde ise 60 günlük süre █████/2023 tarihinde dolmuştur.) görülmüş olup davalı tarafından da zamanaşımı defi öne sürüldüğünden süresi içerisinde açılan bir dava bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN ZAMAN AŞIMI SEBEBİYLE REDDİNE
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 615,40-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 426,94-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 188,46TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davalı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 25.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
E-İmzalıdır
Hakim ...
E-İmzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!