Anahtar kelimeler: Davaitirazın Varış Sevkiyatı Fren Manevraları Alıcıya Emtia Nakliyat Taşıyıcı Eylemden

T.C.

İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ :█████/2024
KARAR TARİHİ:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan █████/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde ... No’lu ”... Nakliyat Emtia Katılım Sigorta Poliçesi” ile sigortalı ... ...- ... ve Dış Ticaret firmasına ait emtia, nakliyeyi yapan üst taşıyıcı davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve alt taşıyıcı ... ... Ticaret AŞ tarafından sevkiyatı yapılır iken hasarlandığını, alıcıya hasarlı olarak teslim edildiğini, emtia varış yerinde indirilecek iken taşıma esnasında aracın manevraları ve fren yapması vb nedenler ile hasarlandığı görüldüğnü, davalılar hasarın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, nitekim █████/2023 tarihli 'Kesin Ekspertiz Raporu' ile poliçe genel şartlarına uygun olarak karşı yanın müvekkil şirkete sigortalı iş yerinde mevcut silolara çarpması nedeni ile meydana gelen hasar tespit edilerek hasar tazminatı hesaplanmış ve söz konusu ekspertiz raporuna istinaden tazminat tutarı olarak sigortalıya █████/2023 tarihinde 589.365,63-TL ödendiğini, hasar bedelinin müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödenmesi üzerine müvekkili şirketin bu hususta sigortalısının 3. şahıslara karşı olan talep ve dava hakkını halefiyet ilkesi gereğince temlik aldığını, Mahkemece bilindiği üzere; Türk Borçlar Kanunu ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, sebebiyet verdiği zarardan sürücüyü/işleteni sorumlu tutmuştur. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472/1 Maddesi ise: "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." hükmünü amir olduğunu, anılı madde ile müvekkili şirket sigortalısının zararını gidermekle davalı karşısında sigortalısının halefi konumuna geçtiğini, müvekkili şirket rücu talebini rücu talep yazısı ile bildirerek ödemenin yapılması gerektiğinin ihtarında bulunmuş lakin müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, dava konusu olay sonucu sigortalımıza ait emtiada oluşan hasar nedeniyle ödenen tutarın tahsili için .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatılmış olup davalılar tarafından borca itiraz edildiğini, icra dosyasına sunulmuş olan bilgi ve belgelerden anlaşılacağı üzere borçlu davalılar itirazı kötüniyetli ve icra takibini uzatma amaçlı olduğunu, davalılar tarafından her ne kadar ödeme emrine itiraz edilmişse de gerek ödeme emri gerekse takip talebin incelenmesinde borcun sebebinin açık ve net şekilde belirtildiğini, davalıların itirazı icra dosyasında tüm deliller ile haksız ve hukuki dayanaktan yoksun kaldığını, dava ikame edilmeden önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde davalılar ile anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı borçluların .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına vaki borca itirazlarının iptaline ve takibin devamına, haksız ve zaman kazanma amacına yönelik itirazda bulunan davalı borçluların %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamaması nedeniyle AAÜT Madde 16/2c uyarınca davalılar aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ... Nak. Ve Loj. Hizm Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava ... Asliye Ticaret mahkemesinde açılmış olup öncelikle mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, davacı sigorta şirketinin adresi; " ..." olduğunu, davacının dava dilekçesi ekinde yer alan ... poliçe numaralı, 23.11.2021-23.11.2022 vadeli Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesinde 4. Sayfa hükümlerine bakıldığında; "İhtilaf halınde ışbu abonman sözleşmesı nın 12. maddesinde belırtıldığı üzere İstanbul Mahkemelerı ve icra dairelerı yetkili olacaktır. " denildiğini, davacı sigorta şirketi düzenlediği poliçeye dayanarak talepte bulunulduğunu, bu poliçede özel olarak yeki ve görev belirlediğini, bu yetki kuralına göre yetkili mahkeme İstanbul mahkemeleri olduğunu, bu nedenle öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, davanın İstanbul-Çağlayan Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini, dava zamanaşımı süresi geçtiğini, dava konusu taşımaya ilişkin taşınan "30 Adet Rüzgar Korumalı Bank – 32 Adet Lamine Cam – 180 Adet Frenli Tekerlek – 650 Adet Bağlantı Ekipmanı 1 Adet Paslanmaz Saksı Ve 1 Adet Düz Cam Olmak Üzere Toplam 33 Kap – 4353 Brüt Kg” cinsi emtiası 24.06.2022 tarihinde Bursa/ Türkiye'den yüklendiğini, 19.07.2022 tarihinde emtia alıcının Mulheim/Almanya'daki adresine süresi içerisinde herhangi bir trafik kazasına karışmadan teslim edildiğini, hasar tespit tarihi ise 19.07.2022 olduğunu, dava 27.11.2024 tarihinde açıldıını, davaya konu taşıma; uluslararası taşıma olup CMR konvansiyonu hükümlerine tabi olduğunu, CMR Konvansiyonu 32. Madde uyarınca bu davanın bir yıl içinde açılması gerektiğini, Ancak dava zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, bu nedenle davanın zamanaşımı yönünden reddini talep ettiklerini, dava konusu taşıma DAP teslim şekli ile teslim edildiğini, emtia ambalaj ve yüklemesi satıcı tarafından yapıldığını, navlun bedelinin hasar talebinden düşülmesi gerektiğini, DAP teslim şeklinde, satıcı malları ambalajlayarak taşınacak araca yükler ve istifler. Emtiaları belirlenen varma yerinde gelen taşıma aracından boşaltmadan alıcının tasarrufuna bırakarak teslim ettiğini, satıcı malların varma yerine getirilmesine ilişkin tüm hasar ve masrafları üstlendiğini, satıcı, masrafları kendisine ait olmak üzere, malların belirlenen teslim yerine, eğer varsa kararlaştırılan noktaya kadar taşınması için taşıma sözleşmesi yaptığını, satıcı malların belirlenen varma yerine getirilmesine ilişkin tüm hasar ve masrafları üstlendiğini, dava konusu taşıma DAP teslim şekli ile gerçekleştirildiğini, DAP teslim şeklinde emtia satıcı tarafından ambalajlanmış ve istiflenmiş şekilde nakliyeciye teslim edildiğini, ambalaj ve istifleme satıcıya/ göndericiye ait olduğunu, bu konuda meydana gelen herhangi bir hasardan dolayı satıcı/ gönderici sorumlu olduğunu, Dap teslim şeklinde teslimat hesaplaması farklı unsurlar değerlendirilerek ortaya çıkarıldığını, ihracat yapan firma maliyet masraflarının üzerine bunları eklediğini, DAP teslim fiyatında ürün maliyeti, kar payı, paketleme, yükleme, iç nakliye, gümrük masrafları, sigorta, navlun, alıcının ülkesinde iç nakliye giderleri, fiyata dahil olduğunu, davalı tarafça talep edilen tazminat bedeli içerisinde navlun ücreti fiyata dahil olduğunu, hasarı, kusuru ve sorumluluğu kabul anlamına gelmemekle birlikte hasar bedelinden navlun fiyatı düşüldüğünü, yine kar payı, iç nakliye ve gümrük masrafları müvekkili şirketlerden talep edilemeyeceğini3 hasarı ve kusuru kabul etmemekle birlikte bir an için aksi düşünüldüğünde kar payı, navlun ücreti, iç nakliye, gümrük masrafları vd. talep edilemeyeceğini, sadece hasara uğrayan mal bedeli talep edilebileceğini, bu nedenle talep edilen tazminat miktarına itiraz ettiklerini, dava konusu uluslararası karayolu taşıması olup CMR Konvansiyonu hükümleri uygulanması gerektiğini, dava konusu taşıma, Bursa /Türkiye'de bulunan ... ... isimli şahıs şirketi tarafından, Mulheim/Almanya'daki bulunan ... isimli şirkete "30 Adet Rüzgar Korumalı Bank – 32 Adet Lamine Cam – 180 Adet Frenli Tekerlek – 650 Adet Bağlantı Ekipmanı 1 Adet Paslanmaz Saksı Ve 1 Adet Düz Cam Olmak Üzere Toplam 33 Kap – 4353 Brüt Kg” cinsi emtia satıldığını, satıcısı ... ... isimli şahıs şirketi olan "30 Adet Rüzgar Korumalı Bank ve yan ürünleri" cinsi emtiası, Mulheim/Almanya'daki taşınması üzere, ... TİC. LTD. ŞTİ. ile anlaştığını, STS Global şirketi ise taşıma işini ... LOJİSTİK VE İTH. İHR. LTD. ŞTİ. Şirketine devrettiğini, ... Lojistik şirketi ise fiili taşımayı yapması üzerine müvekkili ... ... Loj. Hiz. Tic. A.Ş
.'yi görevlendirmiştir. Emtia gönderici şirketin personeli tarafından ambalajlanmış ve gönderici şirketten ...'dan), ... plakalı dorseye yüklenmiş-istiflenmiş ve alıcı şirkete teslim edilmek üzere yola çıktığını, taşıma full track taşıma olduğunu, bağımsız ekspertiz raporu içeriğinde "Sigortalıdan çekici ruhsatı talep edilmiştir. Sigortalı yetkilisi dorsenin kendilerine ait olduğunu taşımanın farklı çekiciler ile yapıldığını ancak dorse üzerinde aktarma yapılmadığını şifahi olarak bildirmiştir." Emtia alıcı adresine vardığında Toplam 1976 Brüt KG / 14 Bank Ve 2 Adet Yedek Cam emtiasının hasar gördüğü tespit edildiğini, dava konusu taşıma karayolu ile yapılan uluslararası taşıma olup CMR Konvansiyonu hükümleri uygulandığını, T.C. Anayasası'nın 90. maddesinin son fıkrası hükmünde "Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir." düzenlemesi mevcut olduğunu, TTK'nın taşımaya ilişkin hükümleri yürürlükte olsa dahi uluslararası taşımalar bakımından bir iç hukuk kuralı haline gelen CMR Konvansiyonu'nun öncelikli olarak uygulanması gerektiğini, CMR Konvansiyonu iç hukuk hükmünde olduğunu, dava konusu hasar için CMR Konvansiyonu hükümleri uygulanması gerektiğini, hasar miktarı yüksek ve ispatlanması gerektiğini, talep konusu yapılan alacak bedelinin nasıl oluşturulduğu anlaşılamadığını, hasarlanan mala ilişkin gerçek bir tespit yapılmadığını, şayet var ise ne kadar malın hasarlandığı ve ne kadarının kurtarıldığının dosyaya sunulması ve hasar miktarının ispatlanması gerektiğini, davacının sigortalısı ilk etapta düzenlediği talep yazısında toplam zararının 11.585,00.-Euro olduğunu bildirdiğini, müvekkili şirketin sigorta şirketince hazırlanan ekspertiz raporuna göre de bu miktar hasar hesabında esas alındığını, ancak davacı sigorta şirketinin hazırladığı ekspertiz raporuna göre yapılan hasar hesabına göre; toplam 33.760,00.-Euro tutarında hasar hesabı yapıldığını, yani davacı, kendi sigortalısının hasar talebinden çok daha fahiş bir hasar hesabı yaptığını, eğer yapılan bu ödeme hasar miktarından fazla ise davacı fazla ödenen miktara kendisi katlanmak zorunda olduğunu, davacının ödediğini beyan ettiği hasar miktarı hesabı SDR Limitleri dahi aştığını, bu nedenle hasar miktarına ve kusur durumuna itiraz ettiklerini, dava konusu emtia 19.07.2022 tarihinde, Almanya'ya ulaştığında Toplam 1976 Brüt KG / 14 Bank Ve 2 Adet Yedek Cam emtiasının varış yerinde indirilecek iken taşıma esnasında aracın manevraları ve fren yapması vb nedenler ile hasarlandığı iddia edildiğini, öncelikle davacı yanın bu iddiası doğru olmayıp davacının dava değerinide neye göre ve nasıl belirlediği belirsizdir, bu duruma itiraz ettiklenrini, müvekkili şirketin hasardan herhangi bir kusuru ve sorumluluğu olmadığını belirtmekle birlikte, davacının talep edebileceği meblağ hasarlanan emtialardan dolayı uğradığı zarar olup daha fazlasını talep ettiklerini, bu nedenle davacı tarafın fahiş taleplerinin reddini talep ettiklerini, emtialar taşıyıcıya teslimden önce hasarlı olduğunu, gönderici taşıyıcının CMR belgesine şerh düşmesini engellediğini, ekspertiz raporunda ayrıntısıyla araç sürüsünün emtiaların kendisine teslim anında hasarlı olduğunu fark ettiğini, göndericinin deposundan yükün yüklendiğinde camların kırık olduğu hususunu göndericiye bildirdiğini, göndericinin ise bunun kırık değil camın deseni olduğunu söyleyerek şoförü ikna ettiği bilgisi yer aldığını, ayrıca dorse içerisine yüklendiği gibi alıcı adresine gönderildiği düşünüldüğünde herhangi bir aktarma yapılmadığı bilgisine de şirket içi mail yazışmaları ile ispatlandığını, ayrıca şirket içi maillerde yükleme fotoğrafları yer aldığını, yükleme fotoğraflarından da açıkça emtianın taşıyıcıya teslimden önce hasarlı olduğu ispatlı olduğunu, emtia taşıyıcıya teslimden önce hasarlı olduğu, davacının sigortalısının şoförü ikna ederek kötüniyetli şekilde CMR Belgesine şerh düşmesini engellediğini ekspertiz raporu içeriği, yükleme fotoğrafları ve mail yazışmaları ile ispatladıklarını, bu nedenle hasar miktarından müvekkili fiili taşıyıcının herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddini talep ettiklerini, ekspertiz raporunda yükleme fotoğrafları incelendiğinde göndericinin taşıyıcıya hasarlı teslim ettiği emtiadaki hasarın teknik tespiti "Fotoğraflar üzerinde mavi renk ile yapılan işaretlemelerden bank emtiası üzerindeki camların hali hazırda kırık durumda olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca alt kısımda yer alan görselden emtiaların alt metal sacları üzerinde de lokal hasarlar bulunduğu görülmüştür..." şeklinde olduğunu, emtialar yükleme anında hasarlı olduğu için müvekkili şirketin hasardan hiçbir kusuru ve sorumluluğu bulunmayıp tüm sorumluluk göndericiye ait olduğunu, davacı yan ise lütuf ödemesi yapmış olup lütuf ödemesi yaptığı için rücuen tazminat talep ettiklerini, davacının sigortalısı birbirinden farklı iki ayrı hasar miktarı talebinde bulunduklarını, davacı ilk etapta düzenlediği talep yazısıyla onarım bedellerine yönelik toplam 11.585,00.-Euro bedeli talep ettiklerini, bu hasar miktarı talebi ekspertiz raporunda dikkate alındığını, ancak davacı sigorta şirketi, sigortalısının sonradan bildirdiği fahiş hasar miktarı talebini esas aldığını, basiretli bir tacir olarak gerçek hasar miktarını tespit etmesi ve buna göre sigortalısına ödeme yapması gerekirken SDR limitini dahi aşan fahiş hasar ödemesinden davacı yan kendisi sorumlu olduğunu, hasarı kat be kat aşarak yapılan ödeme müvekkili taşıyıcıya rücu edilemeyeceğini, bu nedenle fahiş faiz ve tazminat taleplerinin reddini talep ettiklerini, dava değeri SDR Sorumluluk limitlerinin üstünde olan ikinci hasar miktarı talebinin reddi gerekli olduğunu, zira davacının ekspertiz raporu içeriğine göre hasar miktarı hesabı kendi sigortalısının bu ikinci talebi üzerinden yapıldığını, davacının sigortalısı önce onarım bedeli olan 11.585,00.-Euro'yu talep etmiş, ardından 33.760,00.-Euro talep ettiğini, davacının sigortalısının iki talebi arasında neredeyse 3 kat fark olduğunu, davacı kendi sigortalısının taşıyıcıya teslimden önce hasarlı yüklediği emtialarda açık kusuru bulunduğunu, davacı sigortalısının hasar miktarından kusuru ve sorumluluğu bulunması ve müvekkili şirketin hiçbir kusuru bulunmaması nedeniyle taşıyıcıya rücu edemeyeceğini, ayrıca hasar miktarının, taşıyıcının sorumluluğunun somut davada ispatlanması gerektiğini, davacının sigortalısının ikinci talebi taşıyıcının SDR Sorumluluk limitlerinden fazla olduğunu, SDR hesabına göre taşıyıcının SDR limiti 21.190,48.-Euro olduğunu, bu yönden de fahiş faiz ve tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, müvekkili şirketin kusuru ve sorumluluğu bulunmayan iş bu hasar taleplerini içeren davanın reddini talep ettiklerini, emtia satıcı şirket personelince ambalajlanmış ve yüklendiğini, kötü ambalaj ve istif hatasından taşıyıcı sorumlu olmadığını, taşınan emtialar satıcı şirket tarafından eksik ambalajlanmış, hatalı yüklenmiş ve istiflendiğini, zira emtia DAP teslim şekli ile satılmış olup emtiaların ambalajlanması ve yüklenmesi yani hazırlanması satıcı şirkete ait olduğunu, ambalaj eksikliği ve yükleme hatasından kaynaklanan hasarda satıcı şirketin kusuru ve sorumluluğu bulunduğunu, Taşımaya konu emtialar cinsine ve yola uygun bir şekilde ambalajlanmadığını, cam ve mobilya emtiası son derece hassas bir yük olup uluslararası karayolu taşımaları için özel ambalaj ve istifinin yapılması gerektiğini, emtialar tek tek paketlenip aralarına teması engelleyen köpük vb. madde ile koruması yapılıp camların çatlak ve dağılmış bir vaziyette yüklenmemesi, yani emtianın taşımaya uygun bir şekilde ambalajlanması, yüklenmesi ve sabitlenmesi ile hasarın oluşmayacağını, ekspertiz raporunda da tespit edildiği üzere,"ayrıca hasarlı camlar temperli cam olup yanal darbelere esneme ve gerilimlere dayanıklıdır. Yalnızca köşe ve kenar kısımlarına alınan darbeler neticesinde kırılmaktadır. Bu da emtianın yüksek bir yerden düşürülmesi veya sert indirilip kaldırılması neticesinde hasar görme olasılığını kanıtlar niteliktedir." şeklinde hasar meydana gelmiştir. Ayrıca "Emtianın yükleme ve istiflemesinin gönderici firma sorumluluğunda yapıldığı da ayrıca öğrenilmiştir. Sigortalıdan nakliye esnasında herhangi bir olumsuz durum (kaza–ani fren vb.) olmadığı da ayrıca öğrenilmiştir." tespitleri de eksperler tarafından yapıldığını, müvekkili fiili taşıyıcı emtiayı süresinde, herhangi bir trafik kazasına karışmadan, olağan yol koşulları ile alıcısına teslim ettiğini, müvekkili şirket, üzerine düşen en yüksek özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, cam gibi hassas emtia için yüke ve yola uygun bir ambalaj yapılmamış, istiflenmediğini, müvekkili şirketin şoförü göndericiyi uyarmış ancak kendileri camın modeli böyle diyerek yüklediklerini, oluşan hasarda müvekkili şirketin kusuru ve sorumluluğu olmadığını, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddini talep ettiklerini, göndericinin ise ağır kusuru olduğunu, dava konusu hasarda taşıyıcının sorumluluğunun olmadığını, dava konusu hasara ilişkin müvekkili ... Sigorta A.Ş. Tarafından düzenlenen 18.07.2023 tarihli "CMR Konvansiyonu Madde 17.4.b: Ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman, özellikleri gereği fire veren veya hasara uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olmasından kaynaklanan hasarlardan nakliyeci sorumlu tutulamaz. CMR Konvansiyonu Madde 17.4.c.: Yükün, gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından alınması, taşınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltmasından kaynaklı hasar durumlarında taşıyıcı mesuliyetten ibra edilir. ;Tarafımıza sunulan eksper raporu, evrak ve fotoğraflara istinaden söz konusu hasar ambalaj yetersizliği, hatalı istif, yetersiz sabitleme ve hatalı yüklemeden kaynaklanmıştır. Eksper raporuna göre “Türkiye’den Almanya’ya sevk edilmek üzere sigortalı adına kayıtlı ... Plaka dorseye gönderici firma tarafından yüklemesi yapılan emtianın muhtemelen yükleme esnasında gönderici firma tarafından yapılan sert / özensiz istiflemeler esnasında ve koruyucu ambalajı bulunmayan emtianın normal sevkiyatı koşulları esnasındaki salınım-sarsıntılarda aldığı fiziki darbeler sonucu hasar gördüğü görüş ve kanaatindeyiz.” şeklinde tespit yapılmıştır. Malların uzmanı olan göndericinin, uluslararası taşımanın olası risklerini (viraj, ani fren, çukurlar, kasisler, vs…) göz önüne alarak emtiayı dorse içerisine uygun şekilde ambalajlaması, yükleyip, istiflemesi ve sabitlemesi gerekmektedir. İlgili hüküm ve izahat gereği mevcut hasardan dolayı nakliyeci sorumluluğu bulunmamaktadır. Tarafınıza gelebilecek talepleri bu doğrultuda reddetmenizi ve ilerde oluşabilecek hukuki işlemlerden bizleri anında haberdar etmenizi rica ederiz.." hasar red yazısı ile hasar reddedildiğini, bu hasar red yazısından da görüleceği üzere, CMR Konvansiyonu madde 17/4, b ve 17/4, c'ye göre dava konusu edilen hasarın nedeni ambalaj yetersizliğinden, emtianın cinsine ve yol koşulları öngörülmeden satıcı şirket tarafından yapılan ambalajlamaması, yüklenmemesi, istiflenmemesinden ve göndericinin emtiaları hasarlı şekilde dorseye yüklenmesiyle ağır kusurundan dolayı meydana geldiğini, dava konusu hasarda müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu yoktur, davanın reddini talep ettiklerini, davacının düzenlediği poliçe davaya konu emtiayı sigortalamadığını, davacının gönderici şahıs şirketine düzenlediği ... poliçe numaralı poliçeye bakıldığında poliçede vade tarihi aralığı hayatın olağan akışına aykırı şekilde yazılmadığını, poliçeye göre, poliçe priminin 30.06.2022 tarihinde ödendiğini, ayrıca davacının hazırlattığı ekspertiz raporunun1. Sayfasında iki farklı yükleme tarihi yazıldığını, ekspertiz raporunda ilk olarak yükleme tarihi poliçe priminin ödendiği tarih olan 30.06.2022 tarihi yazılmış, bir takım bilgilerin ardından tekrar yükleme tarihi başlığı ile asıl yükleme tarihi olan 24.06.2022 tarihi yazıldığını, davaya konu taşımada 24.06.2022 tarihli yükleme işlemi yapıldığını, davacının sigortalısına ödediğini iddia ettiği tazminat; kendi düzenlediği poliçe teminatı kapsamında değildir ve lütuf ödemesi gerektiğini, zira emtia yüklemesinden 6 gün sonra poliçe tanzim edildiğini, davacının kendi sigortalısına yaptığı lütuf ödemesini müvekkili fiili taşıyıcıya rücu edilemeyeceğini, taşıyıcının azami sorumluluğu CMR Konvansiyonunun 23. maddesinde düzenlendiğini, uluslararası taşımalardan kaynaklanan uyuşmazlarda CMR Konvansiyon hükümlerinin uygulanması gerekeceğini, taşıyıcının azami sorumluluğu CMR Konvansiyonu’nun 23. maddesinde düzenlendiğini, bu sorumluluk CMR Konvansiyonu Fasıl IV (Taşıyıcının mesuliyeti) md. 23/3'de belirlendiğini, Buna göre “İş bu anlaşmanın hükümleri gereğince bir taşıyıcı, malların kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle mükellef tutulduğunda, bu tazminat, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına hesabın 8,33 SDR birimini aşmayacaktır.” Bu sözleşmede belirtilen hesap birimi SDR olduğunu, buna göre tazminat, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8,33 hesap birimini aşmayacağını, hasarı ve kusuru kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafından talep edilen tazminatın SDR hesabı yapılmalı ve azami ödenecek tazminat tespit edilmesi gerektiğini, ancak bu aşamadan sonra müvekkili şirketin hasarın oluşumunda kusuru ve sorumluluğu olduğu tespit edilirse CMR Konvansiyonunda ki sorumluluk sınırları gözetilerek bir hüküm tesis edilmesi gerektiğini, bu nedenle davacı tarafın fazlaya dair taleplerinin reddini talep ettiklerini, hasar miktarını kusuru ve sorumluluğu kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için aksi düşünüldüğünde ekspertiz raporuna göre somut davamızda CMR Konvansiyonuna göre müvekkilininin sorumluluk maksimum limiti "1976 Brüt KG x 8,33 SDR/ Brüt Kg x 23.1579 SDR/TL = 381.180,88 TRY÷ 17,9883 TL/EUR = 21.190,48 EUR’ dur." olduğunu, faiz talebi yasa ve usule aykırı olup fahiş ve mesnetsiz olduğunu, taşıma CMR Konvansiyonuna tabi olarak gerçekleşmiş olmakla, faiz tutarı konvansiyonda belirtilen oranın üzerinde olamayacağını, bu oran CMR Konvansiyonu madde 27'de %5 olarak sınırlandırıldığını, bu nedenle davacı yanın fahiş faiz talebinin reddi gerektiğini, ayrıca dava açılmadan önce müvekkili şirkete hasar miktarına ve talebine ilişkin bir ihtarname gönderilmemiş, müvekkili temerrüde düşürülmediğini, bu nedenle icrada hesaplanmış faiz de yasaya aykırı olduğunu, hesaplanan faiz dahil edilerek bulunan müddeabih ile açılan dava ve miktarına itiraz ettiklerini, davacının haksız ve mesnetsiz icra inkar tazminatı talebinin reddi ile, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın haksız ve mesnetsiz icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, davacının alacağı kesinleşmiş, likit bir alacak olmadığını, dava konusu tazminat talebi yargılamaya muhtaç olduğunu, yine müvekkili şirketin kusuru, tarafların sorumluluğu ve tazminat miktarı yargılama sonucu tespit edileceğini, bu nedenle davacı tarafın icra inkar tazminatı haksız ve mesnetsiz olup reddini talep ettiklerini, taşıyıcının sorumluluğu her halükarda sınırlı olduğunu, Emtiaların sovtaj bedeli araştırılması gerektiğini, hasarı, kusuru, kabül anlamına gelmemekle birlikte sovtaj bedeli hasar bedelinden düşülmesi gerektiğini, zamanaşımı ve husumet itirazımızın kabulü ile davanın usulden reddine, haksız, hukuki mesnetten yoksun ve müvekkili şirketin kusuru bulunmayan fahiş talepli davanın esastan reddine, davacının haksız ve mesnetsiz icra inkar tazminatı talebinin reddi ile, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
Davalı Sts Global Lojistik Hizmetleri vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlık uluslararası karayolu taşıması olup CMR Konvansiyonu Madde 32'ye göre "Bu Sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir." davanın açılış tarihi göz önüne alındığında zamanaşımı süresi geçtiğini, hasar ekspertiz raporunda hasar tespit tarihi 19.07.2022 olduğunu, dava 27.11.2024 tarihinde açıldığını, bu sebeple zamanaşımı yönünden davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirkete yöneltilen husumeti kabul etmemekle birlikte; davacı dilekçesinde sevkiyatı yapılan emtiaların nereden taşındığı, nereye teslim edildiği, hangi aşamada hasarlandığı gibi önemli hususları belirtmediği, aynı zamanda somut olayı izah etmediğini, sigorta poliçesinde "ihtilaf halinde işbu abonman sözleşmesinin 12.maddesinde belirtildiği üzere İstanbul Mahkemeleri ve icra daireleri yetkili olacaktır." ibaresi geçmekte olup yetki itirazında da bulunduğunu, her ne kadar davacı yan dava dilekçesinde emtiaların hasarlanmasında nakliyeyi yapan üst taşıyıcı davalı müvekkili sorumlu tutmuş ise de müvekkili şirketin sorumluluğu olmayıp, nakliyeci ... Lojistik ve İth. İhr. Ltd. Şti'dir. Fiili taşıyıcı ise ... Uluslararası Loj. Hiz. Tic. A.Ş. Olduğunu, müvekkili şirket yük sahibi ve taşıyıcı arasındaki sözleşmesel ayarlamaları yapar ve genellikle yükün elleçlenmesi ya da sahipliğinin üstlenilmesi ile ilgili olarak görev almayacağını, dolayısıyla, hasar tazmin talebi müvekkil şirkete yöneltilemeyeceğini, birincil muhatap olarak hasar tazmin talebinin müvekkili şirkete yöneltilmesi hukuka aykırı olduğunu, hasar tazmin talebinin acente rolünde görev yapan müvekkili şirketin kusuru olmadığını, davaya konu emtialar, müvekkili şirket tarafından taşınmadığını, bu sebeple müvekkili şirket, kanunen yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, yükün ziyaı veya hasara uğramasından doğan zararlardan müvekkili şirketin hukuki sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirket ile ... ... arasında yazılı veya sözlü bir anlaşma bulunmadığını, bunun yanında hasarlı olduğu iddia edilen emtiaların taşıyıcı konumunda da olmadığını, müvekkili şirketin yasal sorumluluğu bulunmadığını, TTK 875. Maddede "Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur." şeklinde amir hükmü bulunduğunu, bu nedenle ve öncelikle husumet itirazlarının bulunduğunu, başka bir anlatım ile müvekkili şirket, dava konusu emtianın zarara uğraması olayında "Taşıyıcı" olmadığından, kendisine doğrudan husumet yöneltilemeyeceğini, oluşan hasarın tamamının taşıma esnasında olduğuna dair yeterli delil de bulunmadığını, emtialar teslimden önce hasarlı olup yükleme ve istifleme gönderici firma tarafından yapıldığını, müvekkili taşıyıcı olmadığını, müvekkili, taşınacak mal ile fiili taşıyıcı arasında görev yaptığını, bu nedenle taşıma işinden, mesul olma imkanı hukuken olmadığı gibi hasarın meydana gelmesinde de neden sonuç ilişkisi manasında, hiçbir aşamada el atma yapmadığını, ayrıca, var olduğu iddia olunan hasarın ispatı, HMK gereğince, davacı tarafa ait olduğunu, ancak davacı tarafça, hasarın varlığı, nedeni ve sorumlusu ile hasar miktarının içeriği hiçbir şekilde belirtilmemiş ve açıklanmadığını, gerekli deliller sunulmadığını, ... poliçe numaralı poliçeye bakıldığında da poliçe primi 30.06.2022 tarihinde ödendiğini, ekspertiz raporunda ilk olarak yükleme tarihi poliçe priminin ödendiği tarih olan 30.06.2022 tarihi yazılmış, sonrasında asıl yükleme tarihi olan 24.06.2022 tarihi yazıldığını, davaya konu taşımada 24.06.2022 tarihli yükleme işlemi yapıldığını, emtia yüklemesinden 6 gün sonra poliçe tanzim edildiğini, sigortacının sorumluluğu, primin ödenmesi ile başladığını, aksi kararlaştırılmadıkça, primin ödenmemesi halinde, poliçe teslim edilmiş olsa dahi sigortacının sorumluluğu başlamaz ve bu şart poliçeye yazıldığını, gönderici firma, taşıma konusu malların paketlemesini yapan firma olduğunu, müvekkili şirketin yapmış olduğu işlem, lojistik organizasyonunu sağladığını, hasar ekspertiz raporunda da hasar nedeni arasında ambalajsız/ambalaj yetersizliği yazdığını, taşıma işlemi DAP teslim şeklinde gerçekleştirilmiş olup, emtia satıcı tarafından ambalajlandığını, bu şekilde nakliyeci şirkete teslim edildiğini, müvekkilinin hiçbir sorumluluğunun bulunmamasının kabulüyle birlikte ambalajlama işlemi satıcıya ait olduğu için herhangi bir hasar durumunda da satıcı sorumlu olacağını, DAP teslim şeklinde "Satıcı, malları alıcının belirlediği teslim noktasına kadar taşımaktan sorumludur,; Satıcı, malların teslim noktasına taşınması sırasında oluşabilecek tüm risk ve masrafları üstlenir.; Satıcı, malların teslim noktasına indirilmesine yardımcı olmak zorundadır.; Alıcı, malların teslim noktasında gümrükleme işlemlerini ve ilgili vergileri ve harçları ödemekten sorumludur." şeklinde olduğunu, Yine .... Sigortası Hasar ekspertiz raporundaki hasar notları kısmında "emtianın teslim şekli "DAP" olup hasar anında riskin satıcı üzerinde olduğu görüşündeyiz" şeklinde yazdığını, taşınan emtiaların ambalajlanması ve hazırlanması satıcıya ait olup sorumluluğu bulunduğunu, hasar ekspertiz raporunda "Türkiye'den Almanya'ya sevk edilmek üzere sigortalı adına kayıtlı ... Plaka dorseye gönderici firma tarafından yüklemesi yapılan emtianın muhtemelen yükleme esnasında gönderici firma tarafından yapılan sert/özensiz istiflemeler esnasında ve koruyucu ambalajı bulunmayan emtianın normal sevkiyatı koşulları esnasındaki salınım-sarsıntılarda aldığı fiziki darbeler sonucu hasar gördüğü görüş ve kanaatindeyiz" tespitleri yer aldığını, emtia satıcı personeli tarafından ambalajlanıp yüklendiğini, bu sebeple müvekkili şirkete kusur izafe edilemeyeceğini, tüm bunlarla birlikte ekspertiz raporunda toplam hasar tutarı 11,585 EUR olup, davacı sigorta şirketinin hazırladığı ekspertiz raporunda yapılan hasar hesabı ise 33.760 EUR olduğunu, davacı sigorta şirketi fahiş bir hasar hesabı yapmıştır ve yapılan ödeme hasar miktarından fazla ise davacı bu miktara kendisi katlanmak zorunda olduğunu, CMR 23/3.maddeye göre karayolunda taşıyıcının sorumluluğu, taşıdığı malın kilogramı başına 8,33 SDR ile sınırlı olduğunu, bu nedenle; nakliyat sorumluluk poliçelerinde, hasar esnasında mal bedeli değil, sınırlı sorumluluk limiti dikkate alındığını, davacı tarafça atfedilen hasar ve kusuru kesinlikle kabul etmemekle birlikte talep edilen hasar miktarı SDR limitini aştığını, CMR madde 27'de "Hak sahibi ödenecek tazminat için faiz isteyebilir. Yılda % 5 üzerinden hesap edilecek bu faiz, ödeme isteğinin yazılı olarak, taşımacıya gönderildiği tarihten başlar. Böyle bir istekte bulunulmamış ise, tahakkuk dava açıldığı tarihten itibaren yapılır.
" dendiğini, bu sebeple faiz talebi de hatalı olduğunu, ... Vergi Kimlik Nolu ... Lojistik ve İth. İhr. Ltd. Şirketi'nin nakliyeci konumunda bulunması sebebiyle işbu davanın şirkete ihbarı taleplerinin olduğunu, davacı tarafın icra inkar tazminatı haksız ve mesnetsiz olup reddini talep ettiklerini, davacının haksız ve mesnetsiz bu talepleri nedeniyle %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, taraflar arasında Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi akdedildiği, poliçeden kaynaklı davalıların .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibe vaki haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, takibin devamına, % 20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi talep edildiği görülmektedir.
Dava dosyası █████/2024 tarihinde .... Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... ve █████/2025 tarihli Yetkisizlik kararı verilmiş, kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi üzerine dava dosyası İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'nca mahkememize tevzi edilerek ████████ Esas sayılı dosya sırasına kayıt edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. Maddesinin birinci fıkrasında göre; 'Genel Yetkili Mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.' Yine aynı Kanunun 16. Maddesinde ise, 'Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir' hükmü yer almaktadır.
Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda seçimlilik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
HMK 22/1 ve 22/2 maddeleri gereğince; Yetkili mahkemenin bir davaya bakmasına herhangi bir engel bulunduğu yahut iki mahkeme arasında yargı çevrelerinin sınırlarının belirlenmesinde tereddüt ortaya çıktığı takdirde, yetkili mahkemenin tayininde, ilk derece mahkemeleri için bölge adliye mahkemelerine, bölge adliye mahkemeleri için Yargıtaya başvurulur. İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir.
Somut olayda, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibe başlandığı, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı yetkisizlik kararında "Taraflar arasında imzalanan davacının dava dilekçesi ekinde yer alan ... poliçe numaralı, 23.11.2021-23.11.2022 vadeli Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesinde 4. Sayfa hükümlerine göre "İhtilaf halınde işbu abonman sözleşmesı nın 12. maddesinde belırtıldığı üzere İstanbul Mahkemelerı ve icra daireleri yetkili olacaktır. " hükmü uyarınca, yetki konusunda özel hüküm bulunduğu anlaşılmakla, İstanbul Ticaret Mahkemelerinin yetkili" olduğu belirtilmişse yetki sözleşmesi bulunduğu öne sürülen poliçenin incelenmesinde davaya konu olayla bir ilgisinin bulunmadığı, dosya davacısının halefi olarak davayı açtığı dava dışı ... ... ile bir ilgisinin bulunmadığı, davaya konu ... poliçe nolu nakliyat emtia katılım sigorta poliçesinin incelenmesinde ise yetki sözleşmesi bulunmadığı gibi yapılan tacir araştırmasında da dava dışı ödeme yapılan ... ...'ın tacir olmadığı anlaşıldığından yetki sözleşmesi yapamayacağı anlaşılmış olup 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 19/2.maddesinin son cümlesi gereğince yetki itirazında bulunan tarafın yetkili mahkemeyi doğru olarak göstermesi gerekir. Aksi halde bu itiraz yapılmamış hükmündedir. HMK 6. maddesi uyarınca davalının yerleşim yeri olan ... adresi itibariyle ... Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olup davalı tarafından yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olarak belirtilmesi karşısında usule uygun bir yetki itirazının varlığından söz edilemeyeceğinden (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ███████-861 E. ████████ K. Sayılı ilamı) davacıların birden çok mahkemenin yetkili olduğu ve kesin yetki kuralının bulunmadığı bu davada, 6100 Sayılı H.M.K'nun 114/1-ç maddesinde, mahkemenin yetkili olmasının dava şartı olarak düzenlenmiş olduğu, H.M.K'nun 115.maddesinde ise mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı ve mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde davanın usulden reddine karar vereceği hükme bağlanmıştır.
Tüm izah edilen nedenler çerçevesinde; .... Asliye Ticaret Mahkemesinin verdiği yetkisizlik kararı yerinde görülmediğinden, davaya bakmakla .... Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğu kanaatine varılmakla; mahkememizin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin .... Asliye Ticaret Mahkemesinin olması nedeniyle kararın kesinleşmesinden sonra dosyanın yargı yerinin belirlenmesi amacıyla Yargıtay 5. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN YETKİLİ OLDUĞUNA,
2-HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın yetkili .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-Mahkememizce verilen yetkisizlik kararı istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse olumsuz yetki uyuşmazlığının çözümü için dosyanın merci tayininde görevli YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,
4-Karar kesinleştiğinde merci tayini ile görevli mahkeme .... Asliye Ticaret Mahkemesi olarak tespit edildiği takdirde dosyanın re'sen yetkili mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
5-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı ktronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!