Anahtar kelimeler: İhyası Öğrenildiğini Sicilden Başlattıklarını Limited Memuru Terkin Bakırköy İstenen Takibi

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 27.12.2024
NUMARASI: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: Şirketin İhyası
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ihyası istenen ... Ticaret Limited Şirketi'nden alacaklı olduğunu, bu nedenle Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, ancak ... Ticaret Limited Şirketi'nin sicilden terkin edildiğinin öğrenildiğini, bu nedenle Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nce taraf teşkilinin sağlanması için anılan şirketin ihyasına karar verilmesinin gerektiğinin bildirildiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle dava dışı ... Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, TTK m.32 Ticaret Sicil Tüzüğü m.34 hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket tasfiye memurunda olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenle yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Somut olayda, ihyası istenilen şirket hakkında tasfiye suretiyle terkin işlemi tesis edilmiş ise de; terkin işleminden sonra adı geçen şirket hakkında başlatılmış icra takibi bulunduğu, Ticaret sicilinden terkin edilmek suretiyle hukuk alemindeki varlığı sona eren şirketin, takipte taraf olmak ehliyetinin bulunmadığı, bu durumda taraf teşkilinin sağlanması bakımından ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu..." gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı tasfiye memuru vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı tasfiye memuru vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Söz konusu karar hukuki denetimden uzak, haksız ve hatalı olduğunu, ...'un tasfiyesi sonuçlanan firmasının alacaklı olduğunu iddia eden firmaya herhangi bir borcu bulunmadığını, bilakis alacaklı olduğunu öne süren firmanın, müvekkili ...'un tasfiyesi sonuçlanan firmaya borcu olduğunu, davacı firmanın art niyetli olduğunu, davacı ... Sanayi Tic. Ltd. Şirketi, aynı yol ve yöntemi izleyerek muhtelif mahkemelerde davalar açtığını, kaldı ki, söz konusu firma aleyhinde maliye nezdinde sahte veya muhteviyatı itibariyle sahte belge düzenlemekten rapor tanzim edildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 547.maddesi uyarınca terkin edilen dava dışı ... Ltd.Şti.'nin sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, tasfiye memuru vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu  üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret  mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" düzenlemesini getirmiştir. Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür. İhya davasının somut olayda olduğu gibi TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi halinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Bu davada sicil müdürlüğü ile son tasfiye memuru zorunlu dava arkadaşıdır. Davacı şirket tarafından ihyası istenen terkin edilen şirket aleyhine Bakırköy ... İcra müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında alacağın tahsili için takip başlatıldığı anlaşılmıştır. İncelenen sicil kayıtlarında, ihyası istenilen şirketin 04.12.2023 tarihinde tasfiyesinin tamamlanarak, sicil kaydının terkin edildiğinin ilan edildiği anlaşılmıştır. Sicil kaydına göre mahkemenin yetkili olduğu belirlenmiştir. Tasfiyenin kapatılması için tüm tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmiş olması gerekir. Davalı vekilince ihya talep eden şirketin terkin edilen şirketten alacağı bulunmadığı, tam tersine ihya isteyen şirketin borcu bulunduğu ileri sürülerek karar istinaf edilmiş ise de; ihya davasında, esas davada tartışılası gereken bu hususların dinlenmesi mümkün değildir. Bu davada, sadece yasada düzenlenen ihya koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilir. İlk derece mahkemesinin karar ve gerekçesi ile incelemesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, davalı tasfiye memuru vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusu nedenlerinin reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.06.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!