Anahtar kelimeler: Konusuihtiyati Kabza Ahzu Otelcilik Kurduklarını Münferit Gazetesinde İmzası Turizm Yazim

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:█████/2025T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret MahkemesiARA KARAR TARİHİ:█████/2025TALEBİN KONUSU:İhtiyati TedbirGEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:█████/2025İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACILARIN İDDİALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı ... ile birlikte █████/2007 tarihinde turizm ve otelcilik alanında faaliyet gösteren davalı ... Limited Şirketi’ni kurduklarını, şirketin kuruluşunun ... tarihli Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlandığını, █████/2007 tarihinde imzalanan şirket ana sözleşmesinde aynı zamanda şirket ortağı olan ... isimli davalının ahzu kabza yetkisiyle ve münferit imzası ile ilk 25 yıl şirket müdürü sıfatıyla şirketi tek başına temsile ve ilzama yetkili olduğunun belirlendiğini, şirket ana sözleşmesinin imza tarihi olan █████/2007 tarihinden itibaren şirket müdürü olarak görevde bulunan davalının, şirket yönetimi konusunda gerekli liyakat izlenimini müvekkillerine şirket kuruluşu sırasında gösterdiğini, ancak davalı şirket müdürünün, müvekkilleri ... yerleşik olduklarından, son 15 yıllık süreçte müvekkilleri aleyhine Türk Ceza Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerini ihlal ettiğini ve müvekkillerini zarara uğrattığını, davalının, müvekkili ...’ın iradesi hilafına müvekkili hissesinin %27‘lik kısmını aldatarak, yanıltarak, hile ile kendi üzerine devir aldığını ve bu hisse satış sözleşmesini onaylamak için █████/2011 tarihinde müvekkillerinin bilgisi ve rızası dışında genel kurul yaptığını ve ortaklar kurulu kararı aldığını, iş bu hisse satış sözleşmesinin iptali için müvekkili ...'ın ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas (Eski Mahkeme Bilgileri: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas.) sayılı dosyası ile iptal davası açtığını, davalı şirket müdürünün, hile, yanıltma ve aldatma ile devir aldığı %27 hisseyi şirket nezdinde onaylamak için █████/2011 tarihli genel kurulda alınan ortaklar kurulu kararında müvekkillerinin yurtdışında olmalarına rağmen usulsüz olarak hem hazır gösterildiklerini hem de müvekkillerden ...’ın yerine sahte imza atarak genel kurula katılmış gibi gösterildiklerini, tüm bu hususlar müvekkillerinin bilgisi ve rızası dışında yapıldığını, █████/2011 tarihinde müvekkili ...'ın yurt dışında olduğunu, davalı ...'ın, █████/2013 tarihinde yine müvekkillerinin bilgisi ve rızası olmadan bir genel kurul yapıp, şirket ana sözleşme tadili yönünde ortaklar kurulu kararı alındığını, alınan bu kararda da her iki müvekkilinin yerine sahte imzalar atılıp, müvekkilleri toplantıya katılmış gibi gösterildiğini, bu tarihte de müvekkillerinin yurt dışında olduklarını, bu sebeplerden dolayı özen yükümüne aykırı davranan ve bu eylemleri sürekli hale dönüşen şirket müdürü davalının görevinden alınması için mahkemeye başvurulmasının zorunluluğu doğduğunu, bu nedenlerle; fazlaya ilişkin her türlü dava, talep ve haklarının saklı kalmak kaydı ile; davalının müdürlük görevinin dava sonuna kadar tedbiren teminatsız olarak davalı şirket müdürlüğü yetkilerinin kaldırılarak, şirkete öncelikle Antalya Merkez'den kayyum atanmasına ivedilikle karar verilmesini, davalı müdürün üçüncü kişilerle iş ve işlemlerinin şirketi bağlamaması ve şirketin hukuki sorumluluğunun doğmaması adına müdürlük yetkilerinin tedbiren durdurulduğunun/kaldırıldığının ticaret sicil müdürlüğüne bildirilmesine, şirketin tüm taşınır ve taşınmaz malvarlığına ve şirkete ait tüm banka hesaplarına tedbir konulmasına, davalı müdür ...’in şirket hisse devrinin engellenmesi amacıyla müdürün hisseleri üzerine tedbir konulmasına, davalının ... Limited Şirketi’ndeki müdürlük görevinden alınmasına(azline), yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN █████/2025 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...davacının, davalı şirket müdürünün yetkilerinin kaldırılarak şirkete kayyum atanması yönündeki talebi yerinde görülmemiş ise de; dava dilekçesi ve eklerinin tetkikinden denetim kayyımı atanması için yaklaşık ispatın gerçekleştiği kabul edilmiş, davacının diğer ihtiyati tedbir taleplerinin uyuşmazlığın konusuna göre yasal dayanağının bulunmadığı" gerekçesiyle davacının ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile; davaya konu ... Limited Şirketi'ne mali müşavir bilirkişi ...'ın denetim kayyumu olarak atanmasına, şirketin günlük işleri dışında, borçlanması, bu sınırı aşan nitelikte kredi çekilmesi ve borçlandırılması, kambiyo senedi düzenlemesi, şirket faaliyeti kapsamındaki malların satışı dışındaki malvarlığının satılması işlemlerinin denetim kayyumunun onayına tabi tutulmasına, davacı yanın diğer ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: █████/2025 tarihli ara karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; atanan kayyımın yalnızca belirli işlemlerin onayına yetkili denetim kayyımı olup, şirketin borçlarını ödeme, nakit akışını yönetme, tedarikçi ve finansal borçların tasfiyesini yapma gibi aktif görevler için yetersiz olduğunu, oysa ki şirketin sürekliliği ve ticari itibarının korunabilmesi adına bu görevlerin mahkeme gözetiminde bir kayyım tarafından yürütülmesinin elzem olduğunu, şirkete ait taşınmazların üzerinde yüklü miktarda vergi borcu bulunduğunun tespit edildiğini, bu borçlar nedeniyle taşınmazlar üzerinde haciz işlemleri uygulanmakta olduğunu, şirketin ciddi anlamda cebri icra tehdidi altında bulunduğunu, buna ilişkin vergi dairesi tarafından şirketin sahibi olduğu otel vasfındaki taşınmazın satışına engel olup olmadığı yönündeki Gelir İdaresi Başkanlığı'nın yazısını dava dilekçesi ekinde sunduklarını, ayrıca şirketin ... Belediyesi'ne emlak borçları bulunduğunun da kiracı tarafından emlak kaydının yapılması üzerine öğrenildiğini, kaçak yapı nedeniyle 2014 yılında şirkete kesilen cezanın da takip edilmeyip halen ödenmediğini, bu borçların şirketin taşınmazlarının elden çıkmasına sebebiyet verebilecek nitelikte olduğunu, şirketin faaliyetlerinden elde edilen gelirin söz konusu borçları ödeyebilecek seviyede olduğunu, ancak davalı müdürün bu konuda yeterli tedbir almayıp, ödeme planlaması yapmadığını, davalı şirket müdürünün yetkilerini kötüye kullanarak müvekkillerini aldatıp kendisine çıkar sağladığını, buna ilişkin dava dosyalarının da bildirildiğini, müvekkillerinin bilgisi ve rızası dışında onların yerine sahte imzalar kullanarak genel kurul toplantıları gerçekleştirdiğini, bu şekilde yalnızca şirketin değil müvekkillerinin de haklarını ihlal edip, şirketin karar organlarının meşruiyetini tartışmalı hale getirdiğini, bu nedenle mevcut davalı müdürün şirketin gelir ve mal varlığı üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunmasına izin verilmemesi ve yetkinin ivedilikle kayyıma devri gerektiğini, kayyıma ödenecek ücretin de şirketin gelirlerinden karşılanmasının hakkaniyete ve usule daha uygun olacağını, davalı müdürün 3. kişilerle iş ve işlemlerinin şirketi bağlamaması ve hukuki sorumluluğunun doğmaması adına müdürlük yetkilerinin kaldırıldığının Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bildirilmesini, şirketin tüm taşınır ve taşınmaz mal varlığına ve banka hesabıyla müdürün hisseleri üzerine tedbir konulması taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: İstinafa konu karar, davacıların ihtiyati tedbir talebinin kısmen reddine ilişkin █████/2025 tarihli ara karardır.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin ilk derece mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacıların istinaf başvuruları nedeniyle yaptıkları yargılama masraflarının kendi üzerilerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. ...