Anahtar kelimeler: İhyasışirketin Davaşirketin Devremülk Devremülkü Hisseli Kain Acente İkna Anlaşarak Mevkii

T.C.
İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO:████████ EsasKARAR NO :████████DAVA:Şirketin İhyasıDAVA TARİHİ:█████/2025KARAR TARİHİ:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyasıŞirketin İhyasıŞirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın devremülk satın almak amacıyla başta Tasfiye Halinde ... ... olmak üzere birkaç şirket ile anlaşarak sözleşme imzaladığını, müvekkili ...'ın imzaladığı bir takım Hisseli Gayrimenkul Satış Sözleşmeler arasında ... Vergi kimlik numaralı Tasfiye Halinde ... ... acente unvanı ile sağlayıcı olarak yer aldığını, işbu sözleşmeye istinaden Yalova ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... Mevkii, 556 Ada, 1 Parsel, C Blok , Zemin Kat, 6 numaralı bağımsız bölümde kain taşınmazın 7/... hissesinin tapu kaydının müvekkiline devir edileceğine dair Tasfiye Halinde ... ... ve diğer iki şirket müvekkilini ikna ederek devremülkü müvekkiline sattıklarını, ihyası istenen Tasfiye Halinde ... ... de ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... Mevkii, 556 Ada, 1 Parsel, C Blok , Zemin Kat, 6 numaralı bağımsız bölümde kain taşınmazın 7/... hissesinin devrine ilişkin █████/2023 tarih ve ... sözleşme numaralı Hisseli Gayrimenkul Sözleşmesinin sağlayıcısı olarak müvekkilinden ilgili devre mülkün devri konusunda ücret aldığını, işbu devre mülkün müvekkiline çok geç devredilse dahi bu devre mülkü müvekkiline kullandırtmayan ve tüm borcunu ödeyen müvekkiline karşı sürekli haksız olarak ücret talep eden davalılara karşı tapu iptal-tescil davası açma zarureti hasıl olduğunu, ancak taraflarınca davalı statüsündeki Tasfiye Halinde ... ...'nin sicil gazetesinden terkin edildiği fark edildiğinden Tasfiye Halinde ... ... yönünden işbu ihya davasını açma gereği doğduğunu, müvekkilinin devre mülk sözleşmelerinde taraf olan şirketlerin devre mülk satış vaadi sözleşmesi kapsamında sunulmuş hizmetlerin yerine getirilmemesi sebebiyle ilgili sözleşmelerin iptaline ve sözleşmenin devamı niteliğinde olan tapu kaydının iptaline ilişkin dava açacağını, ancak Ticaret Sicilden şirketin tasfiye edildiğinin öğrenildiğini ve şirketin kaydının silindiğini, sözleşmelerin ve tapu iptalinin istemi için açılacak davada taraf teşkilinin sağlanması açısından işbu davayı açmak zorunluluğu hasıl olduğunu beyanla , Yargıtay hükmünde de değinildiği üzere şirketin tasfiye/ek tasfiyesi için karar verilerek şirketle ilgili işlemlerin yapılabilmesi ve yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru atanmasını akabinde tescil ve ilan edilmesini talep ettiklerini, terkinden önce tasfiye memurunun sorumluluğunun doğduğunu, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'ndeki ilanlardan anlaşıldığı üzere şirkete tasfiye sürecinde tasfiye memuru olarak ...'ün atandığını, mahkemenizce şirketin terkinden önceki tasfiye memuru araştırılıp yasal hasım olması sebebiyle tasfiye memurunun işbu davaya dahil edilmesi gerektiğini beyanla şirketin ihyasını talep ve dava etmiştir. Davalı sicil memurluğu vekili cevap dilekçesinde; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını beyanla davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, davacının dava konusu aleyhine tapu iptal ve tescil davası açılacağını ileri sürdükleri Tasfiye Halinde ... ...'nin ihyasında hukuki menfaatinin bulunup bulunmadığının tespiti ile dava konusu şirketin ihya koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların bildirdikleri deliller celp edilmiş, ihyası istenen şirketin sicil dosyası celp edilmiştir. Anılan şirketin sicil dosyasının tetkikinde adresinin Kağıthane olduğu ve bu yönüyle mahkememizin yetkili olduğu, şirketin tasfiye sürecinde ve █████/2024 tarihinde sicilden terkin edildiği, █████/2025 tarihinde de ek tasfiyesine karar verildiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK m.547 şirketin ihya sürecine dair hüküm belirtilmiş bu minvalde aynı kanun 1.ve 2.maddeleri "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler" ve "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. " hükmünü getirmiştir. Her ne kadar tasfiye halindeki bir şirketin ihya süreci TTK m.547'de belirtilmiş ise de kanunun ön gördüğü şekilde davayı açan tarafından istenilen hususlarda hukuki yararın olup olmadığı öncelikli tartışılmalıdır. Somut olayda davacının, dava konusu ihyasını talep ettiği şirketin aleyhine dava açacağından bahisle açtığı ihya davasında şirketin üçüncü şahıslar tarafından ihyasının ancak somut bir dava ve icra takibi ile sınırlı olmak üzere talep edilebileceği, davacı tarafından dava açılacağı belirtilmiş ise de davanın henüz açılmamış olduğu, dolayısıyla şirketin ihyasını bu aşamada gerekli kılacak somut adımların davacı tarafından atılmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK m.114/1-h davacıların açtığı davada hukuki menfaatinin olup olmadığını irdelemiş, eldeki davada davacının bu aşamada şirketin ihyasını talep etmede herhangi bir hukuki menfaati olmadığı gibi açılmış bir davanın da bilgisini mahkememize sunmamıştır. Tüm bu hususlar gözetildiğinde davacının davasını zamansız olarak açtığı tartışmasızıdır. Tüm dosya kapsamı, 6102 sayılı Kanun m.547 ve 6100 sayılı HMK m.114/1-h bu hususta ihya hususunu ve ihya hususundan evvel hukuki menfaati tanımlamış, davacı tarafından açılan davanın ise hukuki menfaat yönünden eksik kaldığı anlaşılmakla zamansız açılan davanın TTK m.547 koşulları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının, dava konusu ihyasını talep ettiği şirketin aleyhine dava açacağından bahisle Mahkememizde ihya davasını açtığı, şirketin üçüncü şahıslar tarafından ihyasının ancak somut bir dava ve icra takibi ile sınırlı olmak üzere talep edilebileceği, davacı tarafından dava açılacağı belirtilmiş ise de davanın henüz açılmamış olduğu anlaşılmakla hukuki menfaatin açılan işbu davada henüz gerçekleşmediği tespit edilmekle, zamansız açılan davanın TTK m.547 koşulları oluşmadığından REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınan harç yeterli olduğundan ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı sicil memurluğu vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereği 30.000,00 TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı ... Sicil Müdürlüğüne verilmesine, 5-6100 sayılı HMK m.333 gereği kararın kesinleşmesine müteakip bakiye avansın ilgisine iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2025Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...