Anahtar kelimeler: Konusuihtiyati Eurodan Güvene Euroluk Euronun Önlemek Ödemiş Kaçırmasını Ödemediğini Euro

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:█████/2025T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİARA KARAR TARİHİ:█████/2025TALEBİN KONUSU:İhtiyati haciz GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:█████/2025İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili tarafından davalıya taraflar arasındaki ticari ilişki ve güvene dayalı olarak borç açıklamasıyla ... Euro borç para gönderildiğini, ancak davalının gönderilen miktarın bir kısmını zaman zaman müvekkili şirkete ödemiş olsa da ... Euro'luk kısmı ödemediğini iddia ederek, davalının mal kaçırmasını önlemek amacıyla ihtiyati haciz kararı verilmesini ve ... Euro'dan kalan ... Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN █████/2025 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...davacı, davalıya borç para verdiğini, borcun ödenmediğini iddia ederek, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmektedir. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesi uyarınca, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yerinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 392. maddesi gereğince, ödüncün geri verilmesi konusunda belirli bir ödeme günü, ihbar süresi belirlenmemiş veya istenildiği zaman muaccel olacağı kararlaştırılmamış ise ödünce konu paranın ilk istemden başlayarak altı hafta içinde geri verilmesi gerekir. Yani, maddede belirtilen hususlar söz konusu değilse ödünç alan, ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü değildir. Dava dilekçesi ekinde yer alan ve dosyada bulunan delillerden, davacı tarafından, davalıya gönderilen paraya ilişkin olarak dekontta "borç " açıklaması yazmakta ve gönderilen paranın ödünç olarak gönderildiği konusunda yaklaşık ispat koşulları oluşmuş ise de, ödüncün geri verilmesi konusunda davacının istemde bulunduğu, istemden itibaren altı hafta geçtiği ve ödemeden kaçınılmış olduğu yönünde delil sunulmamış olduğundan, alacağın muaccel olduğu konusunda yaklaşık ispatın gerçekleşmediği" gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: █████/2025 tarihli ara karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağını tahsil etmek amacıyla icra takibi başlatmış olup, davalıya ödeme emrinin █████/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, bu tarihten itibaren davanın açıldığı ve ihtiyati haciz talep edildiği tarihe kadar yaklaşık 6 ay geçtiğini, ödeme emri tebliğinin TBK'nın 392. maddesindeki 6 haftalık muacceliyet için başvuru anlamına gelip, dava tarihi dikkate alındığında, bu sürenin fazlasıyla dolduğu gözetilmesi durumunda ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: İstinafa konu karar, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin █████/2025 tarihli ara karardır. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.HMK'nın 357/1 maddesi; "Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinde karşı dava açılamaz, davaya müdahale talebinde bulunulamaz, davanın ıslahı ve 166. maddenin birinci fıkrası hükmü saklı kalmak üzere, davaların birleştirilmesi istenemez, bölge adliye mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz." şeklinde düzenlenmiştir. Davacı taraf dava dilekçesi ekinde, sadece davalı tarafa borç verdiğine dair ... Bankası dekont çıktısını dosyaya sunmuş olup, davalı hakkında icra takibi başlatıp, ödeme emrinin tebliğ edildiğine dair bir belgenin dosyaya sunulmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince, davacının sunduğu belgelere göre TBK'nın 392. maddesinin değerlendirmesinin yapılarak, muacceliyetin gerçekleştiğine dair bir belgenin sunulmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK'nın 357. maddesi gereğince ilk derece aşamasında sunulmayan bir belgenin istinaf aşamasında değerlendirmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafın icra takibi ve ödeme emrinin tebliğine ilişkin belgeleri sunarak, yeniden ihtiyati haciz talebinde de bulunabileceği hususları birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesi kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. ...