Anahtar kelimeler: Çözer Organsız Zapti Kayyımı Tensip Ştinin Konusudenetim Yazim Atanması Ttknın

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:█████/2025T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret MahkemesiARA KARAR TARİHİ:█████/2025TALEBİN KONUSU:Denetim Kayyımı Atanması GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:█████/2025İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İLK DERECE MAHKEMESİNİN █████/2025 TARİHLİ TENSİP ZAPTI ... NOLU ARA KARARI İLE: "...davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabul - kısmen reddine; davacı vekilinin, ... San. ve Tic. Ltd. Şti'nin ortakları olan davalıların 6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca şirketin yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılması talebinin; davanın esasını çözer nitelikte tedbir kararı verilemeyeceği, davaya konu şirketin organsız kalmadığı gibi esasen böyle bir iddianın da bulunmaması gözetilerek davalıların yönetim hakkı ve temsil yetkisinin kaldırılması yönündeki tedbir talebinin reddine, ancak; davalıların borçlandırıcı işlemlerinin denetim kayyımı ...'un onayına tabi tutulmasına, karardan birer örneğinin Ticaret Sicil Müdürlüğü ve şirkete gönderilmesine" karar verilmiştir. Ara karara karşı, davalılar vekili tarafından itiraz edilmiştir. DAVALILARIN İTİRAZLARININ ÖZETİ:Davalılar vekili, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı (iflas dosyası) hem de Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı (genel kurul kararının iptali dosyası) davalarda şirkete denetim kayyımı atandığını, şirketin tüm iş ve işlemleri denetim kayyımının ve dolayısıyla da Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin denetimi altında yapıldığını, bununla birlikte kayyım raporlarının talep edilmesi durumunda da şirketin gereği gibi yönetildiğini ve davacının bu iddialarının da temelsiz ve hukuki dayanaksız şekilde ileri sürüldüğünün görüleceğini, şirket ortakları tarafından yapılan çağrılara cevap vermeyen, şirketi önce borçlandıran daha sonra yönetimsiz bırakan ve nihayet de usulünce çağrı yapılmaksızın genel kurullara katılmayan bizzat davacı iken, aksi yönde ileri sürdüğü iddiaların hukuki bir değerinin bulunmadığını, kaldı ki davacı şirket ortağının uzunca bir süre şirketi tek imza ile temsil etmiş olup, gerçeğe aykırı olarak tanzim ettiği bu sözde kıymetli evraklar da o dönemde tanzim edilmiş gibi sonradan ortaya çıkmış gerçek dışı evraklar olduğunu, akabindeki süreçte ise şirketin 3 imza ile temsil edildiğini ve tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde de şirket ortağının şirketin kuruluşundan beridir genel kurullara çağrılmadığı yönündeki beyanına itibar edilmesine olanak bulunmadığını, davacının haksız yarar sağladığını, iddia ettiği şirket müdürlerinin bugüne kadar, kendi malvarlıklarından şirkete sürekli olarak destek olmaları ve inşaatı bu sayede bitirmeleri bir yana, şirketten huzur hakkı dahi almadıklarını, zira müvekkili şirket kayyım denetiminde olup, yapılan tüm ödemelerin kayyım tarafından denetlenmekteyken, şirket ortaklarının, şirketin ya da müdür olmayan ortağın zararına hareket etmelerinin de mümkün olmadığını, huzurdaki dava devam ederken şirket adına denetim kayyımı atanmasının talep edildiğini ve bu talep █████/2025 tarihli ara karar ile kabul edilmiş ise de, bu dava sonucunda elde edilecek yarar mahiyetinde olan tedbir kararının verilmemesi gerektiğini, şirketin denetim kayyımının kontrolü altında olup, mevcut durum itibariyle şirkete denetim kayyımı atanmasını gerektirir bir sebep olmadığı gibi davacının hali hazırda kayyım varken böyle bir talepte bulunması karşısında, hukuki yararının varlığından da söz edilemeyeceğini, şirkete denetim kayyımı atanması için herhangi bir neden bulunmamakla birlikte davacının iddialarını yaklaşık olarak ispat edecek kadar delil sunamamış olması karşısında, bu taleplerinin reddi gerektiğini, bu kapsamda da █████/2025 tarihinde kurulan ara karara itiraz ettiklerini ve ara karardan rücu edilmesini ve davacı tarafın talebi üzerine verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN █████/2025 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında şirket yetkililerin tasarruf yetkilerinin kısıtlanması dahil tüm tedbirlerin alınmasını TTK'nın 636/4. maddesi uyarınca talep edebileceği, nitekim davacının bu dava dilekçesinin bir benzerini ... Esas sayılı dosyaya sunduğu, yine Urla Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında müdahale talebinde bulunduğu, ... Esas sayılı dosyada █████/2025 tarihli ara karar ile; "Davacının tedbir talebinin kısmen kabülü ile; davalı ... Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yetkililerinin Urla 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında, davalı şirket adına davayı kabul ve sulh yetkilerinin yargılama sonuna kadar tedbiren sınırlandırılmasına-durdurulmasına, davacının diğer tedbir taleplerinin mevcut delil durumuna ve █████/2024 tarihli ara kararı da dikkate alınarak reddine" dair hüküm tesis edildiği, bu durumda fesih davasına bakan mahkemece şirket malvarlığının korunması bakımından müdürün yetkilerinin kısıtlanması dahil tüm tedbirlere hükmedilebileceği bu durumda davacının hukuki yararının bulunmadığı" gerekçesiyle █████/2025 tarihli denetim kayyımı atanmasına ilişkin tensip ... nolu ara kararına yapılan itirazın kabulü ile, atanan denetim kayyımının kaldırılmasına karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: █████/2025 tarihli ara karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eldeki davanın TTK'nın 630/2. maddesi kapsamında açılmış şirket yöneticisinin azline ilişkin bir dava olup, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan davanın şirketin feshi talebine ilişkin tamamen farklı bir dava olduğunu, farklı dosyada verilen tedbir kararının kapsamının da sınırlı olup, derdestlik teşkil etmediğini, gerekçede gösterilen dosyada kayyım ve denetim kayyımı ataması yapılmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: İstinafa konu karar, denetim kayyımı atanmasına ilişkin karara itirazın kabulü ile, denetim kayyımının kaldırılmasına ilişkin █████/2025 tarihli ara karardır. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi....