Anahtar kelimeler: Taşımmazı Mukimli Davatapu Ettikten Tevzi Tekabül İhraç Vaadi Blok Bitimine

T.C.
İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:████████ EsasKARAR NO:████████DAVA:Tapu İptali ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:█████/2022KARAR TARİHİ:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı tarafından █████/2011 tarihli ve 55 sayılı karar ile kooperatif üyeliğinden ihraç edildiğini, söz konusu işlemin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ... K. Sayılı dosyası ile iptal edildiğini, davalının müvekkilini haksız olarak ihraç ettikten sonra müvekkiline tahsil edilen İstanbul ... İlçesi ... (tahsis belgesine göre ... E/2 Blok Kat: 3 Daire No: 305'e tekabül eden taşınmaz) mukimli taşımmazı da inşaat bitimine rağmen tapuda müvekkili adına tescil etmediğini, ihraç kararının iptaline ilişkin kararın kesinleşmesinin ardından müvekkiline tahsis edilen taşınmazın müvekkili adına tescilinin sağlanması üzerine davalıya █████/2022 tarihinde .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini ancak mağduriyetin giderilmediğini, müvekkilinin aidat ve tahsis edilen taşınmaza ilişkin peşinat vb. yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve ne davalının ne de diğer yüklenici olan ... İnşat Taahhüt Ltd. ŞTİ'ye borcunun bulunmadığını, ancak davalı tarafından borcunun bulunduğu iddiası durumunda kendisine bildirimde bulunulması ve yapılacak hesaplamada aidat horcunun bulunması durumunda ödeyebileceğini davalıya defaatle bildirmesine rağmen geçen süreçte davalı taraf aidat borcuna ilişkin bildirimde bulunmadığı gibi gibi müvekkilinin hak ve alacaklarını da iade etmediğini iddia ederek; müvekkili adına tahsis edilen taşınmazın tespiti ile taşınmazın müvekkili adına tapuda tescilini, bunların mümkün olmaması halinde aynı nitelikte farklı bir taşınmazın tescilinin sağlanmasını, tapuda da tescillerin mümkün olmaması durumunda tahsis edilen taşınmaz rayiç bedelinin müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Her ne kadar davacıya eski yönetim tarafından tapu tahsis belgesi verilmiş olsa da, üyeleri hile ile aldatan .... ... ... Kooperatifi eski yönetim kurulu üyelerinin birden fazla kişiye mahsus olmak üzere işledikleri suçlara ilişkin .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile yargılama başlatıldığını, ayrıca 250 adet taşınmazın mükerrer satışı ile ilgili .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyanın açıldığını, .... ... ... Kooperatifi'ne ait mal varlığı bulunmamakla birlikte, kooperatifin yegane alacağının... ... Kooperatifi'ne karşı açılmış olan ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasındaki alacak miktarı kadar olduğunu, bir kısım kooperatif üyeleri tarafından yatırılan teminatlar neticesinde ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında, ...'e ait tapular üzerinde müvekkili lehine de ihtiyati tedbir konulduğunu, müvekkili üzerine taşınmaz olmadığı gibi, kooperatifin tek alacağının ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas davasından kaynaklı tazminat alacağı olduğunu iddia ederek; davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir.Mali Müşavir, Kooperatif Uzmanı ve Gayrimenkul Değerleme Uzmanından Oluşan Bilirkişi Heyetinin █████/2024 Tarihli Raporunda Özetle; "Davacının, davalı kooperatifin ortağı olduğu, kooperatife borcu olmadığı, bakiye borcu varsa ödemeye hazır olduğu, kendisine daire tahsis edildiği, tahsis belgesi verildiği ancak tapu devri yapılmadığı, tahsis belgesinde belirtilen ... E/2 Blok Kat: 3 Daire No: 305 numaralı daire veya benzer nitelikli bir daire tapusunun iptaliyle davacı adına tescilini, bunun mümkün olmaması durumunda rayiç bedelinin ödenmesini talep etmiştir. Davalı kooperatifin savunmasında, kooperatifin herhangi bir malvarlığının bulunmadığı, yegane alacağının ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas davasından kaynaklı tazminat alacağı olduğu, davacının kendisine tahsis belgesi veren kooperatifin eski yöneticileri tarafından dolandırılmış olabileceği, bunlar hakkında ceza davasının derdest olduğu, davacının taleplerinin karşılanması hukuken ve fiilen mümkün olmadığı belirtilmiştir. Mahkeme bilirkişilere, kooperatif defter ve kayıtları incelenerek davacının ortaklığının niteliğine göre kooperatife karşı borcu olup olmadığı, varsa borca rağmen, aynı statüde olan diğer ortaklara tapusunun verilip verilmediği, kooperatif üye sayısı, tahsis edilecek taşınmaz sayısı, taşınmazların tamamlanıp tamamlanmadığı, taşınmazların kooperatife yüklenici tarafından teslim edilip edilmediği, davacının dava tarihi itibariyle borcu bulunduğunun tespiti halinde, parasal yükümlülüğü ve borcu olan aynı statüdeki diğer ortaklara borca rağmen tapuları verilip verilmediği, davacıya verilecek konut olup olmadığı, tapu iptal tescil talebi kapsamında taşınmazın dava tarihine göre rayiç bedeli, davacıya verilecek konut olmaması halinde kendisine daire verilemeyen kooperatif ortağının tazminat alacağının kademeli şekilde hesaplanmasına dair Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları kapsamında hesaplama yapılması görevi vermiştir. Mahkemenin görevlendirme kararında belirtilen hususların incelenip tartışılıp aydınlatılması için davalı kooperatiften istenen ayrıntılı bilgi ve belgeler tam olarak temin edilemediğinden, Mahkemenin görevlendirmesi doğrultusunda tespit edilen ve edilemeyen hususlar ile bunların sebepleri yukarıda kısaca belirtilmiştir. Bu tespitlere göre, 1. Davacının kooperatifin ortağı iken kooperatif ortaklığından ihraç edildiği, açılan dava sonunda ihraç kararının iptaline karar verildiğinden eldeki dava tarihi itibariyle ve halen davacının kooperatif ortağı olduğu tespit edilmiştir. 2. Dosya içindeki yazışmalardan davacının davalı kooperatife ödemeleri toplamının dava tarihi itibariyle 78.796,75-TL olduğu, davacının kooperatife 11.510,00-TL borcu olduğu tespit edilmekle birlikte, davacının aidat ve diğer ödemelerinin tarih ve miktarlarını gösteren bilgilere ulaşılamadığı için ödeme ve borç miktarlarını kooperatif kayıtları ile teyit etmek ve endeksleme yapılarak dava tarihine taşımak mümkün olmamıştır. 3. Dosya içine celbedilen ... 5 Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... E. dosyasının incelenmesinden, davacının eldeki davanın davalısı olan ... Yapı Kooperatifi, davalının ise dava dışı ... ... ... Kooperatifi olduğu, davanın konusunun ... Yapı Kooperatifi (yüklenici sıfatıyla) ile dava dışı ... ... ... Kooperatifi (arsa sahibi) arasında 12.11.1997 tarihli Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığı, davalı kooperatifin yüklenici olarak başladığı inşaatları bitiremediği, arsa sahibi tarafından sözleşmenin geriye etkili şekilde feshi talebiyle açılan davanın kabul edilerek sözleşmenin feshedildiği ve geriye etkili fesih kararının 20.06.2007 itibariyle kesinleştiği, kararının kesinleştiği tarih itibariyle yapılan işin bedelinin tespit edilmesine ve ... ... Koop. alacağının hesaplanmasına yönelik davanın halen derdest olduğu anlaşılmaktadır. Bu dosya içindeki iddia, savunma ve bilirkişi raporlarından aradaki kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre, yapılacak inşaatlardan yüklenici ... ... Koop’ne %60 pay/daire verileceği, bu şirket tarafından önemli miktarda inşaat yapıldığı, ancak işin tamamlanamaması sonucunda sözleşmenin geriye etkili feshi nedeniyle artık daire alamayacağı, fakat Yargıtay’ın son bozma ilamına göre 818 sayılı TBK’nın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre yaptığı inşaatların rayiç bedelini alabileceği öngörülmektedir. 4. Yine dosya içine celbedilen davalı ... ... Koop’nin davacı, ... İnşaat Taahhüt Ltd Şti’nin davalı olduğu İst.15. ATM’nin ... E. dosyasında davalı ... İnşaat Taahhüt Ltd Şti’nin müteahhitlik sözleşmesi kapsamında yaptığı inşaatlar sebebiyle yapılan fazla ödemelerin iadesi ve birleşen dosyada menfi tespit/istirdat talebiyle dava açılmış ve dava halen derdesttir. Bu dosyada alınan bilirkişi raporlarında davacı ... ... Grup Koop. lehine alacak/menfi tespit/istirdat hesapları yapılmıştır. Davalı ... ... Koop’nin davacı olduğu bu dosyalarda alınan son bilirkişi raporlarındaki hesaplamalara göre alacak hesapları yapılmış olmakla birlikte davalar henüz sonuçlanıp kesinleşmemiştir. 5.Bu iki dosya sonuçlanmadan davalı kooperatifin kesin olarak alacaklı olup olmadığı ve alacak miktarı belli olmayacaktır. Zaten davalı kooperatif vekili eldeki davanın cevap dilekçesinde kooperatifin başka bir malvarlığı bulunmadığını açıklamıştır. Özellikle arsa sahibi ... ... Koop ile işin tasfiyesinin nasıl yapılacağı belli değildir. İnşaat alanında ciddi imalat yapıldığı tapudan gelen yazıya göre, arsa üzerinde 1104 konutun bulunduğu İstanbul 15. Asliye Ticrate Mahkemesi’nin dosyasında alınan 05.07.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre yapı ruhsatı ve inşaat izni alınmış 14.03.1997 tarihli projeye göre ... 635 da 1 parsel nolu arsa üzerine 10 blok halinde 896daire inşaatı olduğu, 25.03.2008 tarihli tadilat/yenilme yapı ruhsatıa göre 10 blokta toplam 1104 daire bulunduğu, inşaat tamamlama oranının %90,36 toplam inşaat alanının 135.243,50 m2, ödenen hakedişler toplamının 58.042.783,71-TL olduğu tespit edilmiştir. Bu inşaatların ne kadarının ... ... Koop.tarafından yapıldığı, geriye etkili fesih sebebiyle derdest davalar sonucunda arsa sahibi ... ... Koop ve müteahhit şirket ... İnşaat Ltd Şti’nden ne kadar tahsilat yapacağı, (hesaplanacak alacağına göre ve anlaşma sağlanarak arsa sahibi kooperatiften üyelere tahsis edilmek üzere daire alıp almayacağı) belli değildir. Yine para alınması halinde kooperatifin, üyeleri için yeniden inşaat mı yapacağı, daire alarak üyelerine tahsis mi edeceği, yoksa geçen uzun süre sebebiyle artık amacına ulaşamayacağı kabul edilerek, elde edilecek paranın kooperatif ortaklarına mı dağıtılacağı belli değildir. 6. Davalı kooperatifte tapusu davacıya verilecek bir daire bulunmadığı gibi, Mahkemenin görevlendirme kararı doğrultusunda, daire alamayan kooperatif ortağının tazminat hesabını yapmak için gerekli olan temel verilerden olan, normal aidat ödemelerini yaparak dairesini alan başka bir kooperatif üyesine tahsis edilen dairenin rayiç değerini hesaplamak için emsal bir daire de yoktur. Çünkü, kooperatifin hiçbir üyesine daire veremediği anlaşılmaktadır. Takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, somut dava konusu olayda Yargıtay 11.HD’nin içtihatlarıyla benimsenen tazminat hesabının yapılabilmesi için gerekli koşuların oluşmadığı kanaatindeyiz. Çünkü, bu hesabın yapılması için, diğer kooperatif ortaklarının dairelerini almış olmasına rağmen davacı ortağa daire verilememiş olması gerekmektedir. Yani, Yargıtay içtihatlarındaki hesaplama yöntemi, kooperatif ortaklarının çoğunluğu dairelerini aldığı halde çeşitli sebeplerle daire verilemeyen kooperatif ortakları için KoopK.m.21’de düzenlenen “hak ve vecibelerde eşitlik” ilkesi çerçevesinde, davacı ortağın kooperatife yaptığı ödemelerin güncellenerek dava tarihine taşınması, varsa eksik ödemelerinin hesaba katılması, daire alan üyelerin ödemeleri ile aldıkları dairelerin güncel değerleri mukayese edilerek, normal üyelerin kooperatiften konut alarak sağladıkları parasal yarar gözetilerek ve ona nispetle daire alamayan/mağdur üyenin tazminat alacağının hesaplanmasını amaçlamaktadır. 7. Eldeki davada, davacı ... ...’nın davalı ... Yapı Kooperatifinin ortağı olduğu, kooperatifin amacı doğrultusunda üyelerine daire verebilecek şekilde başka bir arsa sahibi kooperatif ile anlaşma yaparak inşaatlara başladığı, üretilecek dairelerin %60’ının davalı kooperatife düşeceği, bu sözleşme kapsamında yapılan inşaatların davacı da dahil olmak üzere üyelerden toplanan aidat ve diğer paralarla yapıldığı, henüz blok ve daire numaraları kesinleşmeden ortaklara daire tahsis belgesi verilerek proje üzerinden verileek dairelerin belirlendiği, davacıya E/2 Blok (...) Kat 3 Daire 305’in verileceğinin taahhüt edildiği, yapı kooperatifleri tip ana sözleşmesine göre konutların üyelere dağıtımının kura ile veya konutların tip ve özellikleri itibariyle gruplandırarak kurasız şekilde ortaklara tahsis edilmesinin mümkün olduğu, nitekim davacıya verilen tahsis belgesinde ana sözleşme hükümlerine göre verildiğinin belirtilmiş olduğu, sonradan davalı kooperatifin yüklenici olarak üstlendiği inşaatları tamamlayamadığı, sözleşmesinin geçmişe etkili feshedilerek kesinleştiği, muhtemelen inşaatların davalı kooperatif dışında arsa sahibi tarafından tamamlandığı, yapılan inşaatlarda blok ve daire numaralarının değişmesi sebebiyle davacıya tahsis edildiği belirtilen blok ismine ve daire mumarasına rastlanmadığı, blok ismi ve daire no farklı olmakla birlikte fiilen böyle bir daire bulunsa dahi, dairenin mülkiyetinin davalı kooperatifte olmaması ve kooperatifin diğer ortaklarına da daire tapusu verememiş olması sebebiyle davacının tapu iptali talebinin kabul edilmesinin mümkün olmayacağı değerlendirilmektedir. 8. Dava dosyasının ve dosya içine celbedilen diğer dosyaların incelenmesinden, davalı kooperatifin çok sayıda üye kaydederek onlardan topladığı paralarla müteahhit firma ... İnşaat Ltd Şti üzerinden inşaat yaptırdığı, arsa sahibi başka kooperatifle imzaladığı daire karşılığı inşaat sözleşmesi ile yapım işini üstlendiği inşaatlardan %60 pay alacağı için, kooperatife ilk alınan yapı ruhsatına göre göre 542, yenilenen yapı ruhsatına göre 662 daire düşeceği, inşaatları belirli bir seviyeye getirdiği halde sözleşmede öngörülen 47 ayda inşaatları tamamlayamayınca sözleşmesinin feshedilmesi ve kesinleşmesi üzerine, arsa sahibi dava dışı kooperatife tazminat/alacak, müteahhit şirkete karşı ise fazla ödeme iddiası ve iade talebiyle menfi tespit/istirdat davaları açtığı, kooperatifin bu davalar sonucunda tahsil edebileceği paralar dışında malvarlığının bulunmadığı, mevcut kooperatif yönetiminin davacıya tahsis belgesi verilen dönemde görev yapan kooperatif yöneticilerini dolandırıcılık vs. ile suçladıkları ve buna yönelik başvurular yaptıkları, .... Asliye Ticaret Mahkemesi ve ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin yukarıda bahsedilen dosyalarına müdahil olan bazı kooperatif ortaklarının ise mevcut kooperatif yöneticilerini, haksız yere üyeleri ihraç ederek ve gerçek dışı alacak iddialarını kabul ederek hileli işlemlerle kooperatifi borçlandırmakla vs. itham ettikleri görülmektedir. Tüm bunlar, doğrudan eldeki davanın konusu olmayıp davacının ve davalı kooperatifin içinde bulunduğu durumu açıklamak ve davacının taleplerinin değerlendirmek bakımından ifade edilmiştir. 9. Netice olarak, çok uzun süren kooperatif ortaklığına rağmen halen tapu alamamış olması sebebiyle davacının açık bir mağduriyeti olmakla birlikte, diğer kooperatif ortaklarının da aynı durumda oldukları, davalı kooperatifin yukarıda kısaca açıklanan içinde bulunduğu durum itibariyle bazı ortaklarına daire verip diğerlerine vermemek şeklinde bir uygulama yapmadığı için KoopK.m.23’de düzenlenen hak ve vecibelerde eşitlik ilkesine aykırı bir uygulamasının bulunmadığı, davacıya tapusu verilecek bir dairenin de kooperatifte bulunmaması sebebiyle bu aşamada davacının tapu iptali ve tescil talebini kabule imkan olmadığı, davalı kooperatifin davacı olduğu derdest davalardaki alacak iddia ve talepleri dışında malvarlığının bulunmaması ve diğer kooperatif ortaklarına verilen bir emsal daire tapusu bulunmaması sebebiyle Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin içtihatları çerçevesinde hesaplama yapılmasının da mümkün olmadığı kanaati oluşmuştur. Açıklanan sebeplerle eldeki davanın “erken dava” olarak kabul edilip edilmeyeceği hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu" görüş ve kanaatine varılmıştır.DELİLLER:-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası-... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası -... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası-.... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası-.... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi-İstanbul İl Ticaret Müdürlüğü'nden gelen müzekkere cevabı-... Tapu Müdürlüğü'nden gelen müzekkere cevabı-Bilirkişi raporu-Tarafların beyan ve dilekçeleri-Tüm dosya kapsamıDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEUyuşmazlık, davalı kooperatiften tapu tahsis taahhütü aldığını iddia eden davacının, taahhüt belgesi kapsamında hak iddia edip edemeyeceği, yargılaması devam eden yöneticiler yönünden davalı kooperatifin sorumluluğunun doğup doğmayacağı ve bu kapsamda tapu veya emsal taşınmaz tescili, olmazsa taşınmazın rayiç değere ilişkin tazminat istemine yöneliktir.Davacı, kooperatif ortaklığından çıkarılmış ve .... ATM ilamı ile çıkarma kararı iptal edilerek yeniden üyeliği kazanmıştır. Bu üyelikten doğan hakkı kapsamında taahhüt edilen taşınmazın kendisine tescilini mümkün olmazsa rayiç bedelini talep etmektedir. Davalı yan iddiaları inkar etmekle birlikte hile ile işlem yapmaktan doğan sorumluluğun yöneticilerde olduğunu savunmuş, davanın reddini dilemiştir. Kural olarak, kooperatif ortağının tapu iptali ve tescil talebinde bulunabilmesi için davaya konu edilen taşınmaza yönelik olarak davalı kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirmiş olduğunu, hiçbir ediminin kalmadığını, diğer üyelerle eşit durumda olduğunun kanıtlanması gerekmektedir. Ayrıca, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesinde karşılığını bulan nispi eşitlik ilkesi gereğince, kooperatif ortakları hak ve yükümlülüklerde eşit olup, kooperatif aynı durumdaki ortaklarına eşit işlem yapmak zorunda olduğundan, davacı ile aynı durumda olan birçok ortağa borca rağmen tapularının verilip verilmediğinin belirlenmesi gerekir. Bu durumda mahkemece, kooperatif defter, kayıt ve belgelerinin öncelikle davalı kooperatiften istenilmesi, ibraz edilmezse kooperatifin adresinde defter ve kayıtların incelenmesi için keşif yapılması, buna rağmen inceleme yapılamaz ya da defter ve belgelere ulaşılamaz ise anasözleşmenin 40. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Memurluğu'ndan, mümkün olmazsa kooperatif anasözleşmesinin 41. maddesi uyarınca Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden, kooperatifin bilançosu, gelir gider cetvelleri, yönetim ve denetim raporları, genel kurul tutanakları, ortaklık cetvelleri, kur'a ve tahsis belgeleri celbedilip kooperatif konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yaptırılması gerekir. (Yargıtay 23. HD., █████████E., █████████K.)Somut olayda davacı adına ...' adresli tahsis belgesi bulunmaktadır. Ancak alınan bilirkişi raporu ve yapılan araştırmalar kapsamında bu şekilde bir bağımsız bölüm tespit edilmemiş, başkaca ortaklara verilen daire görülmemiştir. Davalı kooperatifin imzaladığı kat karşılığı inşaat sözleşmesinde uyuşmazlık çıkmış ve ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile geriye etkili fesih kararı verilmiştir. Yine davalı ile bir başka yüklenici arasında devam eden eser sözleşmesine dayalı uyuşmazlık .... ATM dosyasından devam etmektedir. Davalı kooperatif üzerine kayıtlı arsa bulunmamaktadır. Arsa başkaca bir kooperatif üzerine kayıtlıdır. Davacının sunduğu tahsis belgesine isabet eden bir bağımsız bölüm tespit edilememiştir. Devam eden yargılamalar kapsamında davalı kooperatif üyelerine konut tahsisi yapılıp yapılamayacağı bu aşamada belirli değildir. Davacı yan kimi üyelere tahsis yapıldığını iddia etmiş ise de davacı ile aynı durumda bulunup bağımsız bölüm verilen bir üye tespit edilememiş, davacı da bu iddiasını verilen süreye rağmen somutlaştıramamıştır. Anılan dosyalar kapsamında bekletici mesele kararı verilse dahi davalının kendi alacağına ne suretle ulaşacağı, tapu tahsisine elverişli bir konuma gelip gelmeyeceği, hileli işlem iddiasına dair yöneticilerin sorumluluğuna başvurup başvurmayacağı, üyeler arasında eşitliği bozmayacak şekilde yeni bir tahsis kararı alınıp alınmayacağı veya tasfiyeye devam edilip edilmeyeceği belirli hale gelmeyecektir. Diğer bir deyişle bu dosyaların beklenmesi Mahkememiz dosyasındaki uyuşmazlığı çözmeyecek, davalar neticesinde davalı Kooperatifin alacağı kararlara göre akıbet belirli hale gelecektir. Bu yöndeki karar yine kooperatif işleyişinde ve genel kurul bazında çözüleceğinden davacının tapu tesciline dair asıl talebi hakkında karar vermek mümkün olmayacaktır. Ortada somut bir taşınmaz tespiti bulunmadığından tapu tesciline dair asıl talep irdelenemeyecek; asıl talep esastan reddedilmedikçe de terditli talep değerlendirilemeyecektir. Terditli talebin değerlendirilebileceği düşünülse dahi emsal tespitine esas veri bulunmadığnıdan rayiç bedel belirlenemeyecektir. Dolayısıyla ileri sürülen taleplerin dava tarihi itibariyle karşılığı bulunmadığından, davanın mevsimsiz açılması nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;1-Davanın, mevsimsiz dava olması nedeni ile usulden reddine,2-Alınması gereken 615,40-TL maktu harçtan 170,78-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 444,62-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,5-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere karar verildi. █████/2025 Katip ... Hakim ... e-imza e-imza