Anahtar kelimeler: Ettiridğini Etmişi İyisi Şubesiyle Bülten Markayla Tpeye İşitme Zinciri Birebir

T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████ DAVA : Markanın HükümsüzlüğüDAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2025KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2025Mahkememizde görülmekte bulunan Markanın Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, Müvekkil firma , '...' markasını █████/2011 tarih ve █████/2013 tarih ve 210 bülten ve ... tescil numarası ile tescil ettiridğini ve işbu markayla 1996 yılından bu yana etmişi aşkın şubesiyle ülkemizin en büyük işitme merkezleri zinciri haline geldiğini, davalının da, müvekkil şirketin sektörünün en iyisi olduğunu bildiğini, bu sebeple de, ... İşitme Merkezi markasını tescil ettirmek için TPE'ye başvurduğunu, işbu eylemi neticesinde davalıya taraflarınca ihtarname gönderildiğini, ancak davalı kötü niyetle hareket ederek eylemlerine devam ettiğini ve bu kez de müvekkil firma ile birebir aynı hizmeti sunan ve fonetik benzerlik oluşturan, logosunun dahi benzerlik gösterdiği ... İşitme Cihazları markasını kendi adına tescillediğini, bunun üzerine taraflarınzca tekrar ihtarname gönderildiğini, davalı bu markayla bayilik verme ve ticari faaliyette bulunma hazırlığı yaptığını, davalı tarafından tescil ettirilen ... markasının kullanması durumunda tüketici, müvekkil firmadan hizmet aldığını düşünecek ve bu durum iltibasa yol açacağını, davalıya ait ''... '' markası, müvekkile ait ... markası ile aynı ibareleri içerdiğini, davalı, açıkça haksız, hukuka ve kanunlara aykırı olarak “....” markasını tescillediğini, bu tescille müvekkil şirketin "..." markasının tanınmışlığından faydalanmaya, aynı sektörde müvekkil şirketle benzerlik oluşturmaya çalıştığını, bu nedenlerle öncelikle davalıya ait ... markasıyla yapılan ilanların durdurulmasına ve ... markasının üçüncü kişilere devrinin ve temlikinin yasaklanmasına ve bu devir ve temlik yasağının TPE'de marka siciline kaydedilmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile davalının ... tescil ve █████/2022 tarih ve 411 bülten numaralı “...” markasının hükümsüzlüğüne, markanın sicilden terkin edilerek müvekkil şirketlerin markalarına yapılan tecavüzün tespiti ile tecavüzün ref'ine, tescilin hükümsüzlüğüne, yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile, Samsun'da mukim ... San.LTD.ŞTİ'nin sahibi olan davalı müvekkil ...; Türk Patent Ve Marka Kurumu'nca ... Ticaret numarası ile 24.11.2022 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle korunmak üzere tescil edilmiş “...”markasının 10.Sınıfta hak sahibi olduğunu, bu sınıfta yapay organlar ve protezler ile işitme cihazları da bulunduğunu, davacı dayanak markasını, işitme cihazı imalatı için kullanmadığını, markasını yalnızca perakendecilik hizmetleri ile teknik servis hizmeti bakımından ticari alanda kullandığını, sicilde kayıtlı olan marka bütüncül izlenim açısından köklü bir değişikliğe uğradığını, değişen markanın ise ticari etki yaratacak şekilde kullanıldığı konusunda kesin bir delil sunulmadığını, davacının gerek Sınai Mülkiyet Yasası gerek ABAD Kararları gerekse marka hakkında ilişkin kemikleşmiş Yargıtay içtihatları doğrultusunda; hukuki ve yasal dayanağı almayan soyut iddialardan ibaret davalı müvekkile ait ... nolu “..." marka tescilinin hükümsüzlüğüne dair davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanlığı'ndan davacı ve davalıya ait marka sicil kayıtları celp olunmuştur.Dosya, davalıya ait ... tescil numaralı markanın hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi █████/2024 tarihli raporunda; "Hükümsüzlük talepleri bakımından; karıştırılma ihtimali ve buna bağlı olarak gerçekleşecek hükümsüzlüğün varlığı için kural olarak hem işaret benzerliği hem de sınıfsal benzerlik gerektiğinden, belirtilen nedenlerle SMK m.6/1 anlamında hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu, SMK m.6/5 kapsamında davacı markasının tanınmış marka olduğuna dair yeterli belge dosya içinde yer almadığından bu konuda bir değerlendirme yapılamadığı, davalı markasının tescilinde kötüniyetin bulunup bulunmadığı hususunun ve buna bağlı olarak verilecek SMK m.6/9 kapsamında hükümsüzlük kararının kapsamı ve takdirinin Mahkemenize ait olduğu, Kullanmama defi bakımından; davalının, davacının ilgili markasıyla ilgili olarak, SMK m 19/2 uyarınca kullanmama defi ve kullanım ispatını ileri sürdüğü, davacının markasının kullanılmadığı savunmasını yaptığı, davalı savunması nedeniyle, davacı kullanımının ispatı noktasında herhangi bir mali inceleme dosya içinde yer almamakla birlikte, mevcut dosya kapsamına göre değerlendirme yapıldığında, davacı tarafından markanın kullanımına ilişkin sunulan herhangi bir bilgi/belgenin mevcut olmadığı, davacı markası açısından, markanın kullanımına ilişkin tespit edilebilir bir veri olmadığından kullanmama define ilişkin şartların mevcut olacağı" hususlarını tespit ve rapor etmiştir.Davalı vekili █████/2024 tarihli dilekçesi ile, dava konusu olan ve davalı firmanın kullandığı markanın üzerinde uygulandığı mal/ürün işitme cihazı olduğunu, işitme cihazlarının üretimi, ithalatı, satışı ve servisi ancak TC.Sağlık Bakanlığı tarafından çeşitli teknik ve sağlık incelemeleri sonucu verilen tıbbi cihaz ruhsatı ile mümkün olabildiğini, Türk sağlık sisteminde bu ürünün satılabilmesi için tıbbi cihaz ruhsatı yeterli olmamakta ayrıca ürünler TC.Sağlık Bakanlığı’nca yönetilen ÜTS/Ürün Takip Sistemi ile daimi kontrol altında tutulduğunu, bilirkişi raporunda kayıt örnekleri cevap dilekçesi ekinde ibraz edilmiş olmasına rağmen markanın kullanıldığı işitme cihazına dair Sağlık Bakanlığı kayıtları hiç incelenmediğini, markaların uzman doktorlarca son kullanıcıya izin verilmesi nedeniyle iltibas veya benzerlik ve/veya yanıltıcılık oluşturmasının mümkün olup olamayacağı, kbb uzmanı doktorların algı seviyesi bakımından da incelenmediğini, bu nedenler itirazlarınızın kabulü ile belirtilen hususlar doğrultusunda yeniden bilirkişi raporu alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili █████/2024 tarihli dilekçesi ile, bilirkişi raporunda SMK 6/5 maddesi kapsamında tanınmışlık düzeyinin değerlendirmesi açısından dosyada yeterli belge olmadığından bahisle değerlendirme yapılmadığını, ancak dava dilekçesinde ''Müvekkil firma, '...' markasını █████/2011 tarih VE █████/2013 tarih ve 210 bülten ve ... tescil numarası ile tescil ettirdiğini ve işbu markayla 1996 yılından bu yana yetmişi aşkın şubesiyle ülkemizin en büyük işitme merkezleri zinciri haline geldiği beyan edildiğini, bilirkişi ufak bir araştırma dahi yapmadığını ve değerlendirmeye almadığını, bu nedenle SMK 6/5. Maddesi ile alakalı değerlendirme yapılabilmesi için ek ropar alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizin █████/2025 tarihli celsesinde, heyete bir hesap uzmanı ve sektör(tıbbi cihaz) bilirkişi eklenmek suretiyle kullanmama def'i yönünden inceleme yapılmasına, ayrıca raporda sınıfsal benzerlik incelemesinin usulüne uygun ve gerekçesiz bir şekilde yapıldığı anlaşıldığından bu eksik hususun giderilerek taraf itirazlarının değerlendirilmesi için dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti █████/2024 tarihli raporları ile, "karıştırılma ihtimali ve buna bağlı olarak gerçekleşecek hükümsüzlüğün varlığı için kural olarak hem işaret benzerliği hem de sınıfsal benzerlik gerektiğinden, belirtilen nedenlerle SMK m.6/1 anlamında hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu, davacı markasının sektörel açıdan tanınmışlığı tespit edilmiş olmakla, SMK m.6/5 kapsamında hükümsüzlük şartlarının mevcut olacağı, davalı markasının tescilinde kötüniyetin bulunup bulunmadığı hususunun ve buna bağlı olarak verilecek SMK m.6/9 kapsamında hükümsüzlük kararının kapsamı ve takdirinin Mahkemenize ait olduğu, davalının, davacının ilgili markasıyla ilgili olarak, SMK m 19/2 uyarınca kullanmama defi ve kullanım ispatını ileri sürdüğü, davacının markasının kullanılmadığı savunmasını yaptığı, davalı savunması nedeniyle, davacı kullanımının ispatı noktasında yapılan mali incelemede “Sayın Mahkeme tarafından, davacı tarafın, satış faturaları üzerindeki, dava konusu markaya yönelik logo kullanımlarının, markasal kullanım olarak kabul edilmesi halinde, davacı tarafın, dava konusu ... tescil numaralı markasını, tescilli olduğu 35. Sınıfta; “Tıbbi cihazlar. bir araya getirilerek sunulması hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzer diğer yöntemlerle sağlanabilir)” emtiasında ciddi biçimde kullandığı” tespitinin yapıldığı, mali incelemede ulaşılan tespitlere itibar edilmesi durumunda kullanmama define ilişkin şartların mevcut olmayacağı" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.Davalı vekili █████/2024 tarihli dilekçesi ile, ek raporda talep edilen sektörel incelemede kavramı yanlış değerlendirmeyle sadece davacının şubelerine ilişkin araştırma yapıldığını, oysa ülkemizde iştime cihazı markaları sektöründe yüzlerce marka bulunduğunu ve hiç birinin incelenmediğini, sektörel inceleme türk patent ve marka kurumu’nca yayınlanan ve 6769 sayılı ‘sınai mülkiyet kanunu (smk)’ ve bu ‘kanunun uygulanmasına dair yönetmelik’ hükümleri kapsamında marka başvurularının incelenmesine ilişkin kriterler ‘marka inceleme kılavuzu’ ile resmi olarak belirlenmiş olup sektörel inceleme esaslı unsur olarak açıkça gösterildiğini, bu nedenle işitme cihazları üretimi alanlarındaki sektörel incelemenin yanlış yapılmış/hiç yapılmamış olması, davacı ve davalının tescilli marka sahipleri olmaları nedeniyle şube sayılarının gerek birbirleriyle gerekse sektörel markalar üzerinde kıyaslamalı olarak yapılmayarak sadece davalının doğrudan tanınmış seviyesine ulaştığının söylenmesi, davacının markasının kullanımının 12 yıllık tescil süresi içindeki kullanım değişikliklerinin TPVMK nezdindeki kayıtlarda hiç incelenmemesi, işitma cihazının reçetelere yazan doktorluk alanında markaların kullanım izlenimlerinin nasıl olduğunun hiç incelenmemesi ve Mahkemece uygun görülecek diğer nedenlerle hükme esas olamayacak seviyede ciddi eksiklikler barındıran raporun eksikliklerinin giderilmesi için yeniden rapor alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.Dava, davalıya ait markanın hükümsüzlüğü talebine yöneliktir.SMK'nun 25.md'si hükümsüzlük hallerini düzenlemektedir. Buna göre 5.md'deki mutlak red; ve 6.md'deki nisbi red sebepleri hükümsüzlük sebebidir. SMK'nun 6/1 md'sine göre, tescil başvurusu yapılan bir markanın tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Karıştırılma ihtimali ortalama tüketicilerin her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyor ise doğrudan karıştırma ihtimali; eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırd ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırma ihtimalinden söz edilecektir. Davacının davaya dayanak markası ... tescil numaralı "... " kelime unsurlarından ibarettir. Davalının fiili markasal kullanımları ile hükümsüzlük talebine konu ... tescil numaralı markası "...." şeklindedir. Davalının markasında yer alan "İşitme Merkezi" kelimeleri sektörel tanımlayıcılık içerdiklerinden markanın ayırdediciliğine katkıları bulunmamaktadır. Taraf markalarının asli ve ayırdedici unsuru olan "..." ve "...." kelime unsurları arasında ise yüksek oranda işitsel ve görsel benzerlik bulunmaktadır. Davacı ve davalı markalarında bulunan... unsurları ise konumlandırılışları, boyutları ve dikkat çekicilikleri itibarı ile markalar arasında oluşan ve tespit olunan benzerliği ortadan kaldıracak nitelik ve orjinallikte değildir. Davacı markasının tescilli olduğu 10.sınıftaki emtiaların, davalı markasının tescilli olduğu 35.sınıf hizmet grubunda yer alması karşısında ise taraf markaları arasında yüksek oranda sınıfsal benzerlik bulunduğu tespit edilmiştir.SMK 25/7.maddesine göre, 6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar. 19/2.maddesine göre ise, 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir.SMK'nun markanın kullanım külfetine ilişkin 9. Maddesi hem geçmişte tescil edilen markalar için hemde gelecekte tescil edilecek markalar için kullanma külfeti getirmiştir. Dolayısıyla davalıya ait markada kullanma külfeti altındadır. Markanın kullanımının SMK'nun 7. Maddesinin ikinci fırkasının a,b.c bentlerinde ön görülen modelde olmak üzere anılan maddenin 3. Fırkası ile 9. Maddenin 2. Ve 3. Fıkrasında açıklandığı şekilde gerçekleşmesi gerekmektedir. Markanın kullanımının, söz konusu markanın tescil edildiği mal ve hizmetler için pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla temel işlemine uygun olarak anılan ürünlerin ve hizmetlerin menşeini garanti edecek şekilde gerçekleşmesi icap etmektedir. Bu kullanımın markanın tüketiciye yahut son kullanıcıya ürün veya hizmetin menşeini bu ürün yada hizmetin diğer kaynaklardan gelenlerden ayırt etmesine izin verecek ve karıştırmaya mahal vermeyecek biçimde yalnızca ilgili teşebbüs nezdinde değil piyasaya ulaşacak ve belirli müşteri çevresi yaratacak şekilde ciddi olarak gerçekleşmelidir. Davalının sunmuş olduğu kullanmama def'i hususunda yapılan incelemede ise; davacının, markasının tescilli olduğu emtia grubunda, sunulan satış faturalarına göre, ciddi bir şekilde kullandığının tespit olunduğu, faturalar üzerindeki kullanımın markasal nitelik arz etmesi karşısında davacı markasal kullanımı bakımından delil niteliğinde bulundukları kanaatiyle, kullanmama def'inin koşullarının oluşmadığı, davalı markasının SMK 6/1 kapsamında hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-Davacının davasının KABULÜ İLE;-Davalıya ait ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine,2-Alınması gereken 615,40 TL ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın, davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yatırılan 179,90 TL peşin harç ve 179,90 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 359,80 TL harç giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan 13.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 930,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 14.430,00 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025 Katip ...¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır