Anahtar kelimeler: Davatazminat Celbinin Beklerken Yıkama Meçhul Plakası Cismani Caddesi Geçmek Tevzi

T.C.
İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:████████ EsasKARAR NO:████████DAVA:Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ:█████/2023KARAR TARİHİ:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin 07.09.2021 tarihinde aracı ile ... ilçesi, ... ... Mahallesi, ... Caddesi üzerinde bulunan ... Oto Yıkama önünde yolun karşısına geçmek için beklerken meçhul sürücü sevk ve idaresindeki plakası tespit edilemeyen aracın kendisine çarpması suretiyle trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, kaza sonrasında müvekkilinin ... ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi gördüğünü, kaza sonrasında ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... sayılı soruşturma dosyasının açıldığını ve celbinin gerektiğini iddia ederek; fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00-TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00-TL tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Davanın müvekkiline yöneltilebilmesi için plakalı tespit edilemeyen araçlardan olması gerektiğini, plakanın tespiti ile aracın trafik sigortası bulunup bulunmadığı bilinmediğinden davanın husumetten reddinin gerektiğini, diğer yandan müvekkiline eksik evrak ile müracaat edildiğinden davanın usulden reddinin gerektiğini, esasa ilişkin olarak davacının iddialarını ispat edemediğini, aksi düşünülse dahi müvekkilinin sorumluluğunun araç sürücüsünün kusuru ve teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, sorumluluklarının kaza tarihi itibariyle 500.000,00-TL olduğunu, davacının geçici iş göremezlik talebinin teminata dahil olmadığından reddinin gerektiğini, davacının faiz taleplerinin reddedilmemesi durumunda müvekkilinin yasal faizden sorumlu tutulması gerektiğini iddia ederek; davanın öncelikle usulden daha sonra esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir.Makine Mühendisi ve Aktüerya Uzmanından Oluşan Bilirkişi Heyetinin █████/2025 Tarihli Raporunda Özetle; "Karayolları Trafik Kanunu‘nun bazı maddelerinde değişiklik yapan, 09.06.2021 Tarihinde TBMM'de kabul edilerek 19.06.2021 tarihinde Resmi Gazete‘de yayınlanan kanunun yürütmesi ile ilgili “Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” tarafından 04.12.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar” yürürlüğe girdiği 04.12.2021 tarihinden sonra düzenlenen poliçeleri kapsayacağından, rapor/hesap tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada en güncel yüksek yargı kararlarından olan T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 27.09.2021 tarihli █████████ E. , █████████K. sayılı ve benzer kararları da dikkate alınarak; ilgili kurumlarca görüş değişikliği yapılıncaya kadar yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, dosya kapsamında yer alan belgelerin kusur yönünden yeterli olduğuna kanaat edilmesi durumunda; plakası bilinmeyen aracın meçhul sürücüsünün; 07.09.2021 tarihli yaralamalı trafik kazasının oluşumunda; eşit oranda asli kusurlu olduğu, kusur oranının %50 olduğu; █████/2004 doğum tarihli (kaza tarihinde 17 Yıl 7 Ay 18 Gün Yaşında) Yaya ...’in; 07.09.2021 tarihli yaralamalı trafik kazasının oluşumunda; eşit oranda asli kusurlu olduğu, kusur oranının %50 eşit oranda asli kusurlu olduğu, kusur oranının %50 olduğu; T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun ...-.101.01.02-2024/... sayılı raporuna göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %2 olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı davacı ... olay tarihi itibariyle 17 Yıl 7 Ay 18 Günlük (17,63 Yaş) olduğundan; Yargıtay ..içtihatları gereğince gelire tabi olduğu yaş 18 yaşı olduğundan ve geçici iş göremezlik dönemi olan 4 aylık .sürenin efor dönemi içerisinde olduğundan geçici iş göremezlik zararı hesaplanmadığı; dava dışı SGK tarafından davacıya yapılan geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik ödemesinin bulunmadığı görüldüğünden davacının hesaplanan zararlarından bu yönde herhangi bir indirimin söz konusu olmadığı; davacı ...'in %2 maluliyet oranı ve %50 davalı kusur oranı ile hesaplanan sürekli iş göremezlik zararının toplamı 149.364,97-TL ve efor dönemi tazminatı zararının 119,85-TL olmak üzere toplam hesaplanan tazminat tutarının 149.484,82-TL olduğu; kaza tarihinde geçerli olan teminat limitinin 430.000,00-TL olduğu ve hesaplanan tazminatının teminat limitini aşmadığı; faiz türü bakımından dosya kapsamında davacı tarafın avans faiz talebi bulunduğu tespit edilmiş olup; hesaplanan tazminata yasal faiz uygulanması gerektiği; faiz başlangıç tarihi bakımından ise davacı taraf her ne kadar başvuru tarihinden itibaren talepte bulunmuş ise de; faiz başlangıcının Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi gereğince 25.08.2023 tarihinden işletilmesi gerektiği" görüş ve kanaatine varılmıştır. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Dairesi'nin 03 EYLÜL 2024 Tarihli Raporunda Özetle; "Mevcut belgelere göre ... kızı, 20.01.2004 doğumlu ...’in 07.09.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi hakkında yönetmeliğe göre; Kas İskelet Sistemi, Şekil 2.10%1+%1, Şekil 2.11 %1+%1; Tablo 2.3 %2 olarak tespit edildiğine göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %2 olduğu, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı" görüş ve kanaatine varılmıştır.Davacı Vekili Tarafından Sunulan Dava Değeri Arttırım Dilekçesinde Özetle; Bilirkişi heyetinin 11.02.2025 tarihli raporun kusur yönünden yapılan değerlendirmesinde plakası bilinmeyen aracın sürücüsünün kusur oranının % 50 olduğu, müvekkilin % 50 oranında kusurlu olduğu, aktüeryal yönden yapılan değerlendirmesinde ise %50 haklılık oranına göre davacının %2 kalıcı maluliyetine tekabül eden zararının 149.364,97-TL olduğu, olay tarihi itibariyle davacının 18 yaşından küçük olduğundan bahisle geçici işgöremezlik süresi olan 4 aylık sürenin efor dönemi içerisinde olduğundan geçici iş göremezlik zarar hesabı yapılmadığı, efor tazminatı zararının 119,85-TL olacağının tespit edildiğini, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kalıcı işgöremezlik tazminatı yönünden talep ettikleri 100,00-TL kalıcı işgöremezlik tazminatı 149.264,97-TL arttırmak suretiyle 149.364,97-TL olarak taleplerini arttırdıklarını bildirmişlerdir.DELİLLER:-... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... S. Sayılı dosyası-... ... ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden gelen davacıya ait tedavi evrakları -... Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan gelen davacıya yapılan ödemelere ilişkin müzekkere cevabı-... Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan gelen davacının çalışma kaydının bulunmadığını ve yapılan ödemeleri bildirir müzekkere cevabı-... İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden gelen... suç numaralı dosya-Davalı vekili tarafından sunulan ... nolu hasar dosyası -Bilirkişi raporu -Adli Tıp Raporu-Arabuluculuk son tutanağı-Tarafların beyan ve dilekçeleri-Tüm dosya kapsamıDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, plakası tespit edilemeyen aracın sebep olduğu yaralamalı trafik kazası iddiası kapsamında davacının sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebinin davalı ... hesabından tahsili koşullarının oluşup oluşmadığına yöneliktir. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54'te özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir.Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Zarar görenin malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade eden zarar, eşyaya ilişkin olabileceği gibi kişiye ilişkin de olabilecektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararların da kişiye ilişkin zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince kişinin vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ortaya çıkan beden gücü kayıplarının gelirinde veya malvarlığında bir azalma meydana gelmese dahi tazminat gerektiği kabul edilmekte ve bu husus güç kaybı tazminatı olarak ifade edilmektedir. Bu durum ilk bakışta sorumluluk hukukundaki zarar kavramına aykırı gibi görünse de burada vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin aynı işi zarardan önceki durumu ve diğer kişilere göre daha fazla güç sarf ederek yaptığı gerçeğinden hareket edilmekte ve zararı, fazladan sarf edilen bu gücün oluşturduğu kabul edilmektedir. Bunun gibi çalışma yaşına gelmemiş küçükler yönünden de bedensel zarar sonucu oluşan maluliyet nedeni ile evde ya da dışarıda aileye yardımcı olma, eğitim alma, yeme, içme vb gibi tüm yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinde emsallerine göre sarfetmesi gereken fazla çaba veya güç (efor) bir ekonomik değer olarak gürülmeli ve bu nedenle bir zarar oluştuğunun kabulü gerekmektedir (Yargıtay 17. H.D. ██████████ Esas █████████ Karar sayılı emsal ilamı). 2918 sayılı KTK'nın 91.maddesinde; motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Hesabı Yönetmeliğinin 9. maddesinde; trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ... Hesabına başvurulabileceği belirtilmiştir. ... Hesabı, plakası tespit edilmeyen bir aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır.Somut olayda yaya konumunda olan davacı, karşıdan karşıya geçerken kendisine bir aracın çarptığını ve yaralandığını belirterek kazayı somut bir şekilde anlatmış, aynı gün hastaneye ambulans ile sevk edilmiş, trafik kazası öyküsü ile girişi yapılmış, ertesi gün aynı şekilde emniyet ifadesi vermiş, şikayetten bir gün sonra olay yerine dair araştırma içeren tutanak düzenlenmiş ancak şüpheli ve aracın açık tespiti yapılamamıştır. Bu kapsamda ceza soruşturmasına dair şikayet ile desteklendiği şekilde trafik kazasının meydana geldiği ve buna sebep olan aracın plakasının tespit edilemediği, karşıdaki araca dair daha fazla bilgiyi elde etmesinin davacıdan beklenemeyeceği, nitekim savcılık dosyasının da şüpheli tespiti için daimi arama suretiyle devam ettiği, dolayısıyla plakası tespit edilemeyen araç nedeniyle ortaya çıkan zarardan davalı ... Hesabının sorumlu olacağı anlaşılmıştır. Meydana gelen kazanın oluşumunda davacının anlatımı, yolun mevcut durumu, alınan bilirkişi raporu kapsamında plakası tespit edilemeyen aracın hızını yolun ve aracın durumuna ve şartlarına göre ayarlamaması, davacının ise yaya geçidi olmayan yerde gerekli dikkat ve özeni göstermeden hareket etmesi nedeniyle eşit oranda kusurlu olduklarına kanaat edilmiş, bu yöndeki rapor hükme esas alınmıştır.Davacının yaralanmasının kaza tarihindeki yönetmelik kıstaslarına göre %2 oranında sürekli maluliyete neden olduğu, 4 aylık iyileşme süresinin öngörüldüğü, yaralanmanın niteliği itibariyle davacının sürekli veya geçici bakıcı ihtiyacının bulunmadığı alınan ATK raporundan anlaşılmıştır. Davacının geçici iş göremezlik talebi bulunsa da kaza tarihine öğrenci konumunda olup gelir getirici bir kazanç iddiası bulunmamaktadır. Bu yönde bir tespit olmadığından geçici iş göremezlik talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının sürekli iş göremezlik talebi için aktüeryal hesap yapıldığı, SGK tarafından tenzil edilecek bir ödeme bulunmadığı, fazlası iddia veya ispat edilmediği için asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamanın yerinde olduğu, TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak davacının %50 oranındaki kusur karşılığı zararının 149.364,97 TL olarak belirlendiği, yapılan hesaplamanın yerinde ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır. Hükmedilen tazminata davalıya yapılan █████/2023 başvuru tarihine göre 8 iş günü sonrası için █████/2023 temerrüt tarihi kabul edilmiş ve bu tarihten yasal faize hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;1-Davacının maddi tazminat isteminin Kısmen Kabulü ile 149.364,97-TL sürekli iş göremezlik tazminatının, temerrüt tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geçici iş göremezliğe dair istemin Reddine, 2-Alınması gereken 10.203,12-TL karar ve ilam harcından; 179,90-TL peşin harç ve 1.575,00-TL ıslah harcı toplamı 1.754,90-TL harcın düşümü ile eksik kalan 8.448,22-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvuru harcı, 179,90-TL peşin harç ve 1.575,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.934,80-TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacının karşıladığı tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti toplamı 8.807,50-TL yargılama giderinin (kabul-ret miktarı nazara alınarak) 8.801,61-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden takdir edilen 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin (kabul-ret miktarı nazara alınarak) 3.113,74-TL'sinin davalıdan, 6,26-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı. █████/2025 Katip ... Hakim ... e-imza e-imza