Anahtar kelimeler: Kumaşçılık Apre Davaalacak Davaitirazın Satımdan İştigal Boya Tekstil Sunmuş Cari

T.C.

İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:█████/2023
KARAR TARİHİ:█████/2025
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN... ESAS ... KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:█████/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; davacı şirket, apre boya ve tekstil işi ile iştigal ettiğini, davalı da tekstil ve kumaşçılık işi ile iştigal ettiğini, iş bu faaliyetler çerçevesinde davalı ile davacı şirket arasında cari hesaba dayalı akdi ilişki ve ticari faaliyet gerçekleştiğini, davacı şirket tarafından davalıya cari hesap ilişkisi içerisinde kumaş apreleme hizmeti sunulduğunu, davacı şirket tarafından verilen bu apreleme hizmeti neticesinde davalı, davacının hizmet bedelini ödememiş ve bunun üzerine davacının, davalıdan olan alacağının tahsili zımnında ... İcra Müdürlüğü 2023/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıltığını, ödeme emrini tebellüğ eden davalı, soyut ve dayanaksız bir şekilde borca, takibe ve faize itiraz ettiğini, davacı şirketin dava konusu alacağı fatura, ticari defter ve her türlü delille sabit olduğunu, davalı, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itirazda bulunduğunu, davalının itirazları soyut ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, işbu sebeple takibe yapılan itirazın iptali zımnında huzurdaki davayı açma zarureti hasıl olduğunu, davanın kabulünü, davalının ... İcra Müdürlüğü 2023/... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın asıl alacak üzerinden iptaline, alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faiz işletilmesini, takibin devamını, davalının, dava konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; davacı taraf dava dilekçesinde özetle davalının ... İcra Müdürlüğü 2023/... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının asıl alacak üzerinden iptali ile takibin devamına dava konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi talep edildiğini, davacı taraf, taleplerinde bütünüyle haksız olup davanın reddiyle kötüniyetli olarak icra işlemlerine giriştiğinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, öncelikle sayın mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, davalının adresi ...'da olup yetkili mahkeme ... Mahkemeleri olduğunu, sayın mahkemenin görevine itiraz ettiklerini, davacının davalıdan bir alacağı bulunmadığını, davalı şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı şirket tarafından başlatılan icra takibi kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu, işbu nedenle davalının yaptığı itiraz haklı ve hukuka uygun olup huzurdaki davanın reddi gerektiğini, davalı aleyhine açılan haksız davanın öncelikle usulden bu mümkün görülmezse esastan reddini, davacı tarafın asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa ödettirilmesine dair karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Davada Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, uzun süredir kendine ait şahıs şirketi üzerinden tekstil sektöründe faaliyet gösterdiğini, bu kapsamda bir süredir kendine ait tekstil ürünlerini davalıya boyalama hizmeti için gönderdiğini, davalı şirketin de boyamasını yaptığını ve müvekkiline geri gönderdiğini, müvekkili bir süre davalı şirket ile bu şekilde çalıştığını, bir süre herhangi bir problem yaşamaksızın ticaretini sürdürdüğünü, müvekkili, kendisi ile olan ticaretini devam ettirmekteyken davalı şirketin, 2023 yılının Mart ayından itibaren müvekkili şirketten teslim aldığını ve bir süre bu şekilde almaya devam ettiği ürünleri müvekkiline geri teslim etmediğini, farklı tarihlerde gönderilen toplam 25.510 kg miktarında tekstil ürününün aradan uzun zaman geçmesine karşın müvekkiline gönderilmemiş olması sebebiyle davalı tarafa .... Noterliğinin █████/2023 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle ürünlerin geri teslimi, bu mümkün değilse bu ürünlerin rayiç bedelinin müvekkile ödenmesi gereğini ihtaren bildirdiklerini, davalı taraf .... Noterliğinin █████/2023 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle, ürünleri teslim aldığını ikrar ettiğini ancak ürünlerin geri teslim edildiğini iddia ettiğini ve talebin karşılanmayacağını bildirdiğini, davalı şirket, müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişkiyi ve dava konusu ürünleri teslim aldığını ikrar ettiğini, davalı şirket de kendisine gönderilen ürünlerin boyamasının yapıldığını ancak ücretinin ödenmediğini iddia ederek icra takibi başlattığını, müvekkilinin bu takibe itiraz ettiğini ve davalı şirket itirazın iptali davası açtığını, dava İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden görüldüğünü, davalı şirketin kendisine gönderilen dava konusu ürünleri teslim aldığını, bunun neticesinde yaptığını iddia ettiği işlere ilişkin fatura düzenlediğini ve bedelini tahsil için icra takibi başlattığını ve dava açtığını, davalı tarafın, başka bir davada dayanmış olduğu belgelerin taraflar arasındaki ticari ilişkinin de ikrarı niteliğinde olduğunu, davalı şirketin, müvekkiline ait ürünleri teslim etmemesi sebebiyle müvekkili çok büyük bir zarara uğradığını ve ticareti durduğunu, huzurdaki davaya başvurulmadan önce arabulucuya da başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, tüm bu sebeplerle; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; ilerde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde artırılmak kaydıyla HMK 107. maddesi doğrultusunda belirsiz alacak davasının kabulüyle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000-TL'nin █████/2023 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Davada Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı, müvekkili şirket ile tekstil sektöründe boyama işi konusunda akdi ilişkiye girdiğini, müvekkilinin 25.510 kg miktarda tekstil emtiasını kendisine iade etmediğini iddia ettiğini, huzurda görülen alacak davasını ikame ettiğini, müvekkili şirket aleyhine açılan huzurdaki haksız ve hukuki mesnetten yoksun davayı kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının, her ne kadar ihtarname keşide ettiği belirtilmişse de .... Noterliğinin ... yevmiye no’lu 09.10.2023 tarihli cevabi ihtarnamede davacı tarafın ihtarnamesini kabul etmediklerini, davacı tarafa teslim edilmesi gereken hiçbir ürün bulunmadığını, davacının piyasa rayiç bedelin iadesi talebinin reddedildiği ihtaren bildirildiğini, davacı tarafın müvekkili şirketten hiçbir alacağı bulunmadığını, müvekkili şirketin, davacıya tekstil sektöründe apreleme konusunda hizmet sunduğunu, davacı, müvekkili şirkete borcunu ödememesi sebebiyle davacı aleyhine ... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, akabinde İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinde...Esas sayılı dosya ile itirazın iptali davası açıldığını, davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği ihtarnamenin tarihi ... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyasından da İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinde... Esas sayılı dosyasından da sonra olduğunu, davacı, müvekkili şirkete olan borcunu ödememek için afaki ve gerçek dışı bir mal teslim edilmeme iddiasıyla huzurdaki haksız ve hukuki mesnetten yoksun davayı açtığını, tüm bu sebeplerle; davanın reddine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dava, cari hesap ilişkisinden ve faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Birleşen dava ise; davacı tarafından, davalıya teslim edilen 25.510 kg tekstil ürününün iade edilmemesi nedeniyle teslim edilmeyen ürünlerin bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca , faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.
Fatura tek başına alacağın kanıtı değildir. Faturanın dayanağı olan temel ilişkinin ispatı gerekir. Tek yanlı düzenlenen faturanın, düzenleyen tarafın kendi ticari defterlerine kayıt edilmiş olması alacağın varlığını ispatlamaz (Yargıtay 19 H.D. █████████ E- █████████ K sayılı içtihadı).
Faturalarda belirtilen malların davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki malların davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir.(Y.19.H.D. ██████████E. █████████K.)
Öte yandan ispat yükü, bir vakıanın doğru ve gerçek olup olmadığı konusunda hakimi inandırma faaliyetidir. İspat, ispat anıdan önce vuku bulmuş ve tekrar etmeyen, vakıalara ilişkindir. İspat yükü aynı zamanda bir haktır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ██████████ Esas ████████ Karar sayılı ilamında da belirttiği üzere 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK), “İspat Yükü” başlıklı 6. maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” şeklinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesinde ise: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Söz konusu ispat yükünün kime ait olduğunu belirleme görevi, davanın taraflarına değil, mahkemeye aittir.
Tüm bu açıklamalar ışığında davacı ve davalının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmıştır.
Bilirkişi ... tarafından dosyaya sunulan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı Şirketin e-defter mükellefi olduğu defter kayıtlarının süresinde yapıldığı, defter beratlarının süresinde alındığı, Davalı ...'nun bilanço esasına göre defter tutan tacir olduğu, defter tasdiklerinin zamanında yapıldığı ancak 2023 yılına ait yevmiye defterinin kapanış tasdikinin henüz yapılmadığı, tasdik için henüz sürenin var olduğu, Davalının Dava yerinin ... Mahkemeleri olacağı yönündeki iddiasının değerlendirmesi Sayın Mahkemenin takdirinde olacağı, Davacı Şirketin defter kayıtları ile Davalı ...'nun defter kayıtlarının birbirini teyit ettiği, Yapılan incelemeler sonucunda Davacı Şirketin Davalı Tacir den dava tarihi itibariyle 393.590,51 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişi... tarafından dosyaya sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Nihai görüş ve kanaat Sayın Mahkemeye ait olmak üzere yapılan inceleme neticesinde, ürünlerin cins ve kalitesi dosya içerisinden tespit edilememek ile birlikte o dönemin piyasa şartları ve aktörleri incelendiğinde 25.510 Kg ham kumaşın karşılığının 3.061,200-TL olabileceği, apreleme işleminin ise 1 kilogram başına işlem ücreti olarak 1 Amerikan Doları seviyesinde olduğu nihai olarak 25.510 Kg ham kumaşın apreleme bedelinin 699.379,609-TL olabileceği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, dava konusu takibe ilişkin borç bakiyesi bulunduğu ve bu anlamda cari hesap borç ilişkisinin oluştuğu, davacının bu cari hesap alacağının tahsili istemiyle icra dosyasında takip yaptığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, davacı ve davalının ticari defterlerini usulüne uygun tutulduğu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, davalının faturalara itirazının olmadığı, dolayısıyla davalının bu faturaya ilişkin işin yapıldığının kabulü gerektiği, her ne kadar icra takibinde davacının işlemiş faiz talebi olsa da, işlemiş faiz yönünden davalının temerrüde düşürülmediği, davacı tarafından davalıya ihtarname gönderilmediği, o halde davacı tarafın takip tarihinden önce işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, bu nedenle işlemiş faiz talebinin reddi gerektiği kanaatiyle asıl davanın davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
Birleşen dava yönünden yapılan incelemede; birleşen davacı tarafından, davalıya 25.510 Kg tekstil ürünü teslim edildiği ancak bu ürünlerin iade edilmediğinden bahisle alacaklı olduğu iddia edilmiş ise de; ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, birleşen davada davacı tarafından, davalıya teslim edilen tekstil ürünlerinin iade edilmemesi nedeniyle talepte bulunulduğu, ancak teslim edilen ürünlere ilişkin belge sunulmadığı, birleşen dava dilekçesinde mahkememizde görülmekte olan asıl davada davacının apre ve boya işi için ürünleri teslim aldığına ilişkin beyanlarına dayanılmış ise de asıl davada hizmetin davacı tarafından verildiğinin tarafların defter ve kayıtlarından anlaşıldığı, asıl davada davalı (birleşen davacı) tarafından faturalara itiraz edilmediği, düzenlenen faturaların defter ve kayıtlara işlendiği anlaşıldığından işin yapıldığının kabulünün gerektiği, dolayısıyla teslim edilen tekstil ürünlerinin iade edilmediğinin ispat edilemediği, mahkememizce alınan sektör bilirkişi raporu ile de kumaş boyama sektörünün genel niteliği gereği kumaşlarına işlem yaptırmak isteyen tekstilci veya konfeksiyoncuların ürünlerini fabrikalara göndermeleri, işlem bittikten sonra bizzat kendileri tarafından geri alındığı genel geçer bir sektör kabulü olduğunun tespit edildiği bu itibarla birleşen dava yönünden davacının, davalıya teslim edilen ancak kendilerine iade edilmeyen tekstil ürünlerinin bedelinin tahsiline ilişkin talebinin, ispatlanamadığı anlaşıldığından reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-Asıl dava yönünden;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 393.590,31 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine,
2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatı 78.718,06-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Kabul edilen 393.590,31 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 26.886,15 TL karar ve ilam harcından 269,85 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 26.616,30 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı, 269,85 TL peşin harç olmak üzere toplam 539,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
6-Davacının karşıladığı, 82.678,50 TL diğer giderler olmak üzere toplam 82.678,50 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 82.397,12 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 281,38 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 393.590,31-TL üzerinden takdir edilen 62.974,45-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 903,10-TL üzerinden takdir edilen 903,10-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davalının karşıladığı, 5.229,00 TL diğer giderler olmak üzere toplam 5.229,00 TL yargılama giderinin, red / talep oranına göre hesaplanan 17,80 TL sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, geri kalan 5.211,20 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
B-Mahkememizde birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı davanın reddine,
1-615,40-TL karar harcının, peşin alınan 427,60-TL'den düşümü ile kalan 187,80-TL nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
2-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
3-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!