Anahtar kelimeler: Muhatalarına Konusutazminat Esenler Hadisesinin İst Buzdolabının Davadavacı Mutfak Ştiye Demirbaş

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:█████████
KARAR NO:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2024
NUMARASI:█████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU:Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
KARAR TARİHİ:█████/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Poliçesi ile sigortalı .... Ltd. Şti'ye ait ... Esenler- İst adresinde bulunan iş yeri 27.04.2015-27.04.2016 tarihleri arasında davacı şirket nezdinde yangın muhatalarına karşı sigortalandığını, sigortalı işyerinde █████/2015 tarihinde işyerinin mutfak kısmında yer alan buzdolabının elektrik tesisatında meydana gelen arıza sonucu yangın hadisesinin meydana geldiğini, demirbaş, emtia ve diğer kıymetlerde hasar ve zarara sebep olduğunu, davaya konu hasara neden olan ... marka buzdolabının üreticisi/dağıtıcısı davalı taraf olup bu zarardan davalı şirketin sorumlu olduğunu, hazırlanan ekspertiz raporunda, ...Müdürlüğü tarafından hazırlanan yangın raporunda, işyerinin mutfak olarak kullanılan bölümündeki buzdolabının elektrik tesisatında meydana gelen elektriksel bir arıza sonucu yanma olayının meydana geldiği ve etrafa yayıldığının tespit edildiğini, Bakırköy 6 SHM ████████D.İş sayılı dosyası ile hazırlanan bilirkişi teknik raporunda yer alan tespitler ile davalının sorumluluğun ispat edildiğini, ekspertiz raporu ile tespit edilen 113.530,69-TL hasar tazminatı █████/2016 tarihinde müvekkili şirket tarafından sigortalı şirkete ödendiğini, müvekkili şirketin sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına yaptığı ödeme neticesinde, sigortalısının haklarına halef olduğunu, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla 113.530,69-TL nin █████/2016 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Hasar dosyasında hazırlanan ekspertiz raporunun, yangının çıkış sebebi ile ilgili teknik değerlendirmelerden uzak, herhangi bir gerekçe sunulmadan hazırlanan hatalı ve yanlı bir rapor olduğunu,...tarafından hazırlanan raporda tahminlere dayalı olarak görüş belirtildiğini ve yangının hangi buzdolabından meydana geldiğinin açıklanmadığını, Bakırköy 6 SHM nin ████████ D.İş sayılı dosyasında hazırlanan raporun usul ve yasaya aykırı olup hukuka aykırılık teşkil ettiğinden taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, yangının mutfakta yan yana bulunan üç adet buzdolabının arasıdaki boşlukta bulunan ve bu üç dolabın da fişlerinin takılı olduğu çoklu priz çoğaltıcısının yanması ve akabinde kablo izolelerin tutuşturması ile başlamış ve dikey duran meşrubat soğutucularına sirayet etmesi nedeniyle yayıldığını dolayısıyla yanmanın buzdolaplarının bulunduğu bölgede başladığı ve geliştiğini tespitinin doğru olduğunu, beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece ''... İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesi'nin █████/2022 tarih ve ████████ Esas █████████ Karar sayılı kaldırma ilamı hep birlikte değerlendirilmiştir Davacı ... şirketi sigortalısına ait iş yerinde meydana gelen yangın nedeniyle sigortalısının uğradığı zararı sigorta poliçesi kapsamında karşıladığından bahisle davalının kusurlu olduğu iddiasıyla davalıdan rücuen tahsilini talep etmiştir.Mahkememizce itibar edilen bilirkişi raporunda davalının %40 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş olmakla, davacının sigortalısına ilişkin karşıladığı zararın % 40 si olan 45.412,27-TL yi 20 /███████ tarihinden itibaren davalıdan talep edebileceği anlaşılmakla davalının kısmen kabulüne" dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:1-Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Bilirkişi heyetinin tek sayıda kişiden oluşması gerekirken bu durumun göz ardı edildiği, yangının çıkış sebebi ortaya konulmasızın kusur oranlarına ilişkin değerlendirme yapıldığı, bu değerlendirmenin hangi verilere dayandığını anlaşılamadığı, dava dışı sigortalıya atfedilen %40 kusur oranı yüksekliği hatalı olduğu, gizli ayıplı malı imal eden davalı ile dava dışı sigortalının aynı oranda kusurlu bulunmasının yerinde olmadığı belirtilmiştir. 2-Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece gerekli araştırma ve soruşturma yapılmaksızın eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile hüküm tesis edildiği, bilirkişi raporunu bilimsel veriler ortaya koymadığı, gizli ayıbın ne olduğu, yanlış bir uygulama olup olmadığı, hangi özellikler parçalarının uygun olmadığı gibi konuların irdelenmeden soyut bir şekilde raporun düzenlendiği, ayıba ilişkin sorumluluğunun zaman aşımına uğradığı, sigortalının soğutucuyu kullanım talimatına uygun kullanmadığı, soğutucunun kurulu ve bakımlarının yetkili servis tarafından yapılmadığı, Kaçak akım rölesinin bulunmadığı, sigortalının 3 soğutucunun bir çoklu kabloya takılmasının yerinde olmadığı, güvenlik kurallarına aykırı hareket edildiği belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (T.T.K.) 1472 (6762 sayılı T.T.K.'nin 1301) maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın, haksız fiile sebebiyet verdiği belirtilen davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacı ile dava dışı sigortalı arasında 27.04.2015-2016 tarihlerini kapsayan, ... Poliçesi imzalanmış olup, █████/2015 tarihinde ''...'' adlı işyerinde iş yerinin mutfak kısmında yer aldığı belirtilen buzdolabının elektrik tesisatında meydana gelen elektriksel arıza sonucu yangın hadisesi meydana geldiği ve sigortalı işyerinde bulunan demirbaş, emtia ve diğer kıymetlerde hasar ve zarara sebep olduğu iddia edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 20.12.2018 tarihinde davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş olup , iş bu karara yönelik taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf yoluna başvurulması üzerine dairemizce yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda 16.11.2022 tarih ve ████████ E. 2022 /1325 K. Sayılı ilamı ile ''...-Bilirkişi heyetinde elektrik mühendisi olması gerektiği hususu: davaya konu uyuşmazlıkta, dosyada yer yer alan tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde lokanta olarak faaliyet gösteren işyerinin mutfak olarak kullanılan kısmındaki buzdolabının elektrik tesisatında meydana gelen elektriksel arıza sonucunda yangın hadisesinin gerçekleştiği ifade edilmiştir.Hükme esas alınan bilirkişi heyeti incelendiğinde ise elektrik mühendisi bilirkişinin bilirkişi heyetinde yer almadığı anlaşılmaktadır. Nitekim Emsal nitelikteki Yargıtay 17 Hukuk Dairesi'nin ██████████ E. █████████ K. sayılı ilamında "...Mahkemece konusunda ... gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bir elektrik mühendisi, bir makine mühendisi bulunan 3 kişilik bilirkişi kurulundan aracın yanma nedeninin belirlenmnesi gerekir. Keza yangın nedeni belirlenirken yangının meydana gelmesinde imalat hatası mı, araçta bulunan bir ayıp mı yoksa kullanım hatasından mı kaynaklandığı, bir ayıp varsa bu ayıbın gizli ayıp olup olmadığı hususlarında ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli biçimde rapor alındıktan sonra ve 6098 sayılı TBK 231/son fıkrası kapsamında satıcının aracı ayıplı devretmekte ağır kusurunun olup olmadığı değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir...''belirtilmektedir. Bu haliyle uyuşmazlığa konu yangın fiilin gerçekleşme sebebinin ve tarafların itirazların incelenip değerlendirilmesi amacıyla elektrik mühendisi bilirkişisinin görüş ve tespitlerine ihtiyaç bulunduğu açıktır. Bu yönde ileri sürülen davalı vekilinin istinaf sebebinin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmaktadır.-Dosya kapsamında alınan bilirkişi heyet raporu ile ekspertiz raporu arasında tarafların kusur durumu tespiti açısından farklılık bulunmaktadır.Ekspertiz raporunda Yangın ve patlayıcı maddeler uzmanı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 23.11.2015 tarihli raporda atıfta bulunulmuştur. Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ████████ D.İş sayılı tespit dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda meydana gelen yangında kast unsurunun bulunmadığı, yangın güvenlik sistemlerinin yeterli olduğu için iş yeri sahiplerinin kusuru bulunmadığı bilgisine yer verildiği belirtilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise yukarıda açıklandığı üzere sigortalının Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliği 18 ve 19. maddelerine göre de ayrıca iş yeri lokanta mutfak kısmında 3 adet meşrubat dolaplarını konumlandırmada ihmali olduğu ve bu nedenle, olayın meydana gelmesinde %10 oranında kusurlu bulunduğu belirtilmiş, bu oranları esas alınarak zarar hesabı yapılmıştır. Kusur oranının tespiti yönünden, sunulan tespit raporu, ekspertiz raporu ve bilirkişi raporu karşılaştırıldığında; raporlar arasında çelişki bulunduğu sabittir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ████████ E. █████████ K., █████████ E. █████████ K. sayılı ilamlarında da ekspertiz raporu ile bilirkişi raporu arasında çelişki oluştuğu takdirde bu çelişkinin giderilerek hüküm tesis edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.Bu durumda rapora yönelik itirazlar değerlendirilmeden ve çelişki giderilmeden hüküm kurulması isabetli değildir.Davacı vekilinin bu yönde sunmuş olduğu istinaf talebinin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmaktadır.'' gerekçesiyle taraf vekillerinin ayrı ayrı sunduğu istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına dair karar verilmiştir.Dosyanın safahatı incelendiğinde: 29.12.2015 tarihli ekspertiz raporunda özetle; sigortalı işyerinde meydana gelen yangının mutfak bölümü yakınındaki içecek dolabından başlamış olduğunun belirlendiği, içecek dolabının ... firmasına ait olduğu, firma yetkilileri yapılan görüşmede dolabın davalı (Klimasan) firmadan alındığının beyan edildiği, meydana gelen yangın sonucunda işyerinin asma tavan kaplamaları, elektrik tesisatı, parke ve duvar boyası, duvar kağıdı, aydınlatma armatürleri, perdeler, oturma grubu gibi eşyaların tamamen hasar gördüğü, mutfak ekipmanlarının bir bölümünün yangın sebebiyle kullanılamaz duruma geldiği, buzdolabı motoruna ait elektrik kablolarında aşırı ısınmaya bağlı, elektrik kablolarında kontak oluşmasıyla meydana gelen şerarenin kablo izolelerini tutuşturması ile yangının başladığı bilgisi bulunduğu hasar nedeninin yangın olduğu ve gerçekleşen riziko için teminat olduğu belirtilmiştir.İBB İtfaiye müdürlüğünce düzenlenen yangın raporunda; olay yerinde yapılan inceleme ve araştırmada binanın zemin katında kebap lokantası olarak faaliyet gösteren işyerinin, mutfak olarak kullanılan bölümündeki buzdolabının elektrik tesisatında meydana gelen herhangi bir elektriksel arıza sonucu (gevşek bağlantı, aşırı yük, nötr-faz teması) yanma olayının meydana geldiği ve gelişerek etrafa yayıldığı tespit Edilmiştir.Dava dışı sigortalı firmanın iş yerinin 01.03.2014 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreyle kira sözleşmesi ile dava dışı ... kiralandığı anlaşılmaktadır.Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce tespit yapılmış olup yangın ve patlayıcı maddeler uzmanı... tarafından düzenlenen raporda özetle: dava dışı işyerinde 22.09.2015 tarihinde saat 04:50 de maddi hasarlı yangın olayı nedeniyle yapılan incelemede iş yerine ait mutfak bölümünde bulunan, ... A.Ş. firması tarafından gönderilen ve... Marka.... San'ye ait... marka ayranları muhafaza amaçlı kullanılan buzdolabı motoruna ait elektrik kablolarında aşırı ısınmaya bağlı, elektrik kablolarında kontak oluşmasıyla meydana gelen şerarenin kablo izolelerini tutuşturmasıyla yangının başladığı, oluşan yangının tüm işyerine yayılarak maddi hasarın oluşmasına neden olduğu, olay yerinde yapılan inceleme ve kablo analizleri sonucunda itfaiye raporunda belirtildiği gibi buzdolabının elektrik tesisatında meydana gelen herhangi bir elektriksel arıza sonucunda yangın oluştuğu ve iş yeri sahiplerinin kusurunun bulunmadığı maddi hasarın 320.000 TL civarında olduğu görüş ve tespitinde bulunmuştur.Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ E. sayıda dava dosyasında uyuşmazlığa konu yangın olayı ilgili olarak dava dışı ...'in taksirle yangına neden olma suçu ile ilgili olarak sanık sıfatıyla yargılandığı anlaşılmakta olup, iş bu dosyada elektrik -elektronik mühendisi ... tarafından düzenlenen raporda; ... A.Ş.'nin buzdolabının elektrik tesisatında tespit edilen ayıp nedeniyle asli kusurlu olduğu, Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliği 18. maddesi uyarınca sanığa ait iş yerinin elektrik besleme panosunda bulunması gereken yangın koruma kaçak akım rölesinin ilgili panoda mevcut olmayışı itibariyle sanığın tali kusurlu olduğu tespit edilmiş ve yargılama sonucunda sanığın ön ödeme ihtarına uyması sebebiyle davanın düşürülmesine karar verilmiştir.Yangın uzmanı/kimya mühendisi, makine mühendisi ve sigorta hukukçusu bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetince düzenlenen raporda özetle: kamera kayıtları, fotoğraflar, tutulan tutanaklar birlikte incelendiğinde uzatma kablosuna bağlı olarak yangının çıkmadığı belirtilerek kusur yönünden aşağıdaki tespitler yapılmıştır.-Gayrimenkul sahibinin Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliği 18. maddesi uyarınca bu iş yerinde kaçak akım rölesini besleme panosunda yangından korunma sağlayan 300 MA kaçak akım rölesini bulundurmaması sebebiyle % 30 oranda kusurlu olduğu,-Lokanta işletmecisinin meşrubat dolaplarını konumlandırırken ihmali bulunduğu, zira elektriksel uyarıları ihlal edici bir şekilde dolapların yerleştirildiği, ortam soğutmasının bulunmaması, ateşe dayanıksız plastik kireç sökücü bidonu sigortalının ürettiği mallar ve diğer çift kapılı meşrubat dolaplarının hemen arkasında bulunması, yangın kaynağının oluşmasında veya güvenlik ihlalleri ve risk konumlandırmanın gayri ihtiyatlı olması sonucu oluşan durumdan ve 3 doğrultucunun birbirlerine yakın olarak konumlandırılmasından kaynaklı olarak husule getireceği olumsuz ısının, olumsuz ortamı meydana getirilmesi neticesinde buzdolabı motorlarının bu ortam sıcaklığından etkilenmiş olabileceğinin teknik olarak kesin olduğu ve bu nedenle dava dışı sigortalının da % 10 oranda kusurlu bulunduğu,-Dava dışı enerji temin ve dağıtımından sorumlu ...'ın yönetmeliğin 19. maddesi uyarınca aboneye yaptığı sözleşme gereği Elektrik İç Tesislerin denetlenmesi kurallarının ihlal edildiği ve eksikliklerin tespit edilmediği belirtilerek kurumun %10 oranda kusurlu olduğu,-Davalı firmanın gizli ayıplı olarak imal ettiği bu ayıba dayalı olarak, tek kapılı dikey şişe meşrubat dolaplarından bir tanesindeki elektrik tesisatı kısmı ve/veya kompresör - motor kısmından şerare çıkması sonucu, yangın olayının olduğu dosya içindeki tespitlere göre davalı firmanın % 50 oranında kusurlu belirtilmiştir.Bilirkişi heyetince düzenlenen ek raporda ise, kök rapordaki görüş ve tespitler tekrar edilmiştir.Dairemizce verilen kaldırma kararından sonra, kimya mühendisi, kusur-hasar tespit uzmanı, sigorta uzmanı ve elektrik mühendisinden oluşan bilirkişi heyetince rapor düzenlenmiş olup iş bu raporda, gayrimenkul malikinin besleme hattı koruma elemanları kaçak akım rölesini kullanmamış olduğundan %10 oranında kusurlu, kiracı olarak bulunan işletme sahibi sigortalı şirketin iş yeri yeri lokanta ve mutfak kısmında 3 adet meşrubat dolaplarını konumlandırmada ve yönetmeliğe aykırı olarak çoklu priz kullanmada ihmali olduğu bu nedenle %40 oranında kusurlu, dava dışı ... 'ın Elektrik İç Tesisat Yönetmeliği 19. Maddesini yerine getirmediği veya kural ihlali yaparak aboneye yaptığı sözleşme gereği enerji vermiş olduğu anlaşıldığı, kaçak akım rölesi ve bununla ilgili tesisat eksikliklerini tespit etme görevini yapmadığı anlaşıldığından %10 oranında kusurlu , davalı firma ... Firmasının gizli ayıp olarak imal ettiği bu ayıba dayalı 3 adet tek kapalı dikey şişe meşrubat dolaplarından sadece 1 tanesinde elektrik tesisatı kısmi veya kompresör motor kısmında şerare çıkması sonucu yangın olayının olduğunu dosya içerisindeki tespitlerde görüldüğü üzere firmanın %40 oranında sorumlu olduğu görüşünde bulunulmuştur. Bilirkişi raporuna karşı davacı ve davalı ....A.Ş. Vekili tarafından itiraz dilekçesi sunulmuştur. Davalı vekili tarafından sunulan itiraz dilekçesinde, bilirkişi raporunun bilimsel veriler ortaya konularak soğutucuda bulunan üretim hatası veya gizli ayıbın ne olduğu,yani soğutucunun böyle bir yangına sebep olmaması için nasıl bir şekilde yapılması gerektiği , hangi özellik veya parçaların uygun olmadığı veya yanlış uygulandığı gibi hususlara bilimsel veriler ışığında cevap verilmediği, meydana gelen yangının sebebinin üretilen dolaptan değil 3 tane soğutucunun ortak enerji sağlayan çoklu priz çoğaltıcısının uygun güce sahip olmamasından kaynaklandığını belirtilmiştir. Sunulan itiraz dilekçeleri uyarınca bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış ve düzenlenen raporda,söz konusu yerde bulunan dolapların birbirine çok yakın konumlandırıldığı, kullanım kılavuzunda bulunan mesafelendirmelerin dikkate alınmadığı, kılavuzda belirtildiğinin aksine çoklu priz kullanıldığı kanaati ile oluştuğu belirtilmiş ve kök raporda belirtilen kusur oranlarına aynen itibar edilmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda , bilirkişi raporuna itibar edildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş ve taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur .Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:6100 sayılı HMK nun 355. Maddesi uyarınca inceleme:Anayasanın hak arama hürriyeti başlıklı 36. maddesinde "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."düzenlemesi ile açıkça hüküm altına alınmıştır.İddia ve savunma hakkı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun hukuki dinlenilme haklı başlıklı 27. maddesi ile usul hukukumuza yansıtılmıştır. Anayasanın 141. maddesinde ise mahkemelerin verdiği her türlü kararların gerekçeli olması gerektiğine işaret edilmiştir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2018 tarihli ███████-1721 E. ████████ K. sayılı ilamında; "...01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27'nci maddesi (Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 73'üncü maddesi) uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. ...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27'nci maddesi hükmüne göre: "(I) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.(2) Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir". ...Bu hakkın üçüncü unsuru, tarafların iddia ve savunmalarını yargı organlarının tam olarak dikkate alıp değerlendirmesidir. Bu değerlendirmenin de kararların gerekçesinde yapılması gerekir (bkz. 6100 sayılı HMK'nın Hükümet Gerekçesi madde 32). ...Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun 297’inci maddesi bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiğini açıklamıştır... Buna göre bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür.Gerekçe, hâkimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hâkim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini (hukuk sebepleri) kendiliğinden (resen) araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar. Hâkim, gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendini denetler.Üst mahkeme de, bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler. Bir hüküm, ne kadar haklı olursa olsun, gerekçesiz ise tarafları doyurmaz (Kuru B./ Arslan R./ Yılmaz E.; Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, 6100 sayılı HMK’na Göre Yeniden Yazılmış, 22. Baskı, Ankara 2011, s. 472). Anayasa’nın 141’inci maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup, gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.Yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur. ...Nitekim, 07.06.1976 gün ve 1976/3-4 E., 1976/3 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde yer alan “Gerekçenin ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır.Gerekçenin bu niteliği yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi, kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir” şeklindeki açıklama ile de aynı ilkeye vurgu yapılmıştır.Bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiğini öngören Anayasa’nın 141/3’üncü maddesi ve ona koşut bir düzenleme içeren HMK’nın 297’inci maddesi işte bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir..."İlk derece mahkemesince verilen kararın herhangi bir gerekçe ihtiva etmediği, tarafların iddia ve savunmaların delillerle birlikte değerlendirilerek gerekçeli kararda tartışılmadığı anlaşılmıştır. Sadece alınan bilirkişi raporuna itibar edildiğinin kararda belirtilmiş ise de, mahkemenin hangi gerekçe ile tarafların kusur oranı belirlediği anlaşılamamıştır.Bu yönüyle karar dairemizce denetim yapılabilmesi imkanını da ortadan kaldırıcı mahiyette olup, Anayasanın 141'nci maddesine de aykırılık teşkil etmektedir.-Yukarıda belirtilen dairemiz kaldırma kararında elektrik mühendisi bilirkişisinin dahil edilerek ekspertiz raporu ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için heyetten rapor alınması ve taraf vekillerinin rapora yönelik itirazlarının değerlendirilmesi gerektiği açıklanmıştır.Mahkemece dairemiz kaldırma kararından sonra bilirkişi heyetine elektrik mühendisi bilirkişisi dahil edilerek kök ve ek raporlar alınması yoluna gidilmiş ise de, gerek rapora yönelik sunulan itirazların karşılayıp/karşılamadığı ve gerekse raporun denetime elverişli olup/olmadığı konusu incelenmelidir. 6098 sayılı TBK'nın 219. maddesinde; ''Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.'' düzenlenmiştir.Düzenlenen bilirkişi raporunda davalı firmanın meşrubat dolaplarını ayıplı olarak imal ettiği belirtilmiştir.Ancak, hazırlanan bilirkişi raporunda gizli ayıp değerlendirmesinin teknik verilere dayanmadığı anlaşılmaktadır.Bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de ifade edildiği gibi, soğutucuda bulunduğu belirtilen gizli ayıbın açıklanarak, soğutucunun uyuşmazlığa konu yangına sebep teşkil etmemesi için nasıl üretilmesi gerektiği, hangi parçalarının varlığı/veya eksikliğinin ayıba neden olduğu, hangi özellik/parçalarının normal standartlara göre uygun olmadığı, soğutucudaki yanlışlığın kaynağının açık olarak belirtilmesi ve tespit edilmesi gerekmektedir. Bu yönüyle davalı tarafın sunduğu istinaf sebepleri yerindedir. Elektrikli soğutucuya ilişkin gizli ayıptan doğan sorumluluğa ilişkin taleplerinin zaman aşımına uğradığı iddia edilmiş ise de; HMK'nin 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınarak dairemizce bu istinaf yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.-Bilirkişi raporunun yetersiz ve bilirkişi heyetinin HMK nun 267. Maddesine aykırı şekilde oluşturulduğu itirazı:Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 01.11.2004 gün ██████████, 25.10.2004 gün ██████████, 22.02.2007 gün ██████████, 09.07.2007 gün ... sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra mahkeme, verilen raporu yetersiz, noksan veya müphem görürse, aynı yasanın 281. maddesi uyarınca, bilirkişiden izahat ve açıklama için ek rapor isteyebileceği gibi, yeni bir bilirkişi heyeti oluşturarak yeni bir rapor da alabilir.Davacı tarafın sunduğu istinaf dilekçesinde de bilirkişi raporuna yönelik itirazlar ileri sürülmüştür. Mahkemenin gerekçeli kararında hasara neden olan olayın çıkış sebebi de ortaya konulamamış olup, davacı tarafın sunduğu istinaf sebebi yerindedir. 6100 sayılı HMK nun 267. Maddesinde mahkemenin, bilirkişi olarak yalnızca bir kişiyi görevlendirebileceği, ancak, gerekçesi açıkca gösterilmek suretiyle tek sayıda, birden fazla kişiden oluşacak kurulun bilirkişi olarak görevlendirilmesinin mümkün olduğu belirtilmiştir. Davacı tarafın sunduğu istinaf yasa yolu başvuru dilekçesinde mahkemenin HMK nun 267. Maddesine aykırılık teşkil edecek şekilde bilirkişi heyeti oluşturduğu ileri sürülmüştür. Bilindiği üzere, açıklığa kavuşturulması gereken maddi vaka birden fazla uzmanlık alanına ait bilgilerin bir araya getirilmesini ve birleştirilmesini zorunlu kılabilir. Somut davada, hükme esas alınan rapor makine mühendisi, elektrik mühendisi, kimya mühendisi ve sigorta uzmanı bilirkişisinden oluşan 4 kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenmiştir.Yargılamanın hızlı ilerlemesi, rapora karşı sunulabilecek itirazların sonuçlandırılmasının uzun vakit almasının önüne geçmek adına mahkemeler,alanında uzman bilirkişilerden ayrı ayrı rapor almak yerine alanında ayrı ayrı uzman bilirkişilerden oluşan tek bilirkişi heyeti oluşturmak suretiyle yargılama yapma yoluna gitmektedir.6100 sayılı HMK nun 267. Maddesinde belirtilen bilirkişilerin tek sayıda olması yönündeki hüküm aynı alandaki uzman bilirkişilerden oluşturulacak heyette nazara alınmalıdır. Zira yasa koyucunun amacı, oybirliği ile karar verilmemesi halinde ortaya çıkan sakıncalara meydan verilmesinin önüne geçmektir. Dosyada hükme esas alınan bilirkişi heyeti her ne kadar 4 kişiden oluşmakta ise de, her bilirkişinin ayrı uzmanlığa sahip olması nedeniyle , bu şekilde oluşturulan bilirkişi heyeti 6100 sayılı HMK nun 267. Maddesine aykırılık teşkil etmemektedir. İş bu nedenle, bu konuya ilişkin ileri sürülen itirazlar yerinde değildir.Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece makina mühendisi, elektrik mühendisi, sigorta uzmanı, yangın-patlayıcı maddeler uzmanı bilirkişisinden oluşan yeni bilirkişi heyeti kurularak daha önce kaldırma kararımızda da açıklandığı üzere ekspertiz raporu ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için heyetten rapor alınması ve taraf vekillerinin rapora yönelik itirazlarının değerlendirilmesi gerekiğinden, taraf vekillerinin ayrı ayrı sunduğu istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dairemizin kararına uygun şekilde yargılama yapıldıktan sonra yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı ve davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile, BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2024 tarihli ve █████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davacı ve davalı tarafından ayrı ayrı yatırılan başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, karar harçlarının istem halinde taraflara ayrı ayrı iadesine,4-Davacı ve davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!