Anahtar kelimeler: Davamenfi Bayisi Acentelik Bayilik Devretmesi Akaryakıt Şubesi Pazarladıklarını Mektubunu Almış

T.C.

İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/1 Esas
KARAR NO :████████
DAVA:Menfi Tespit (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:█████/2022
KARAR TARİHİ:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket Davalı şirket ile akaryakıt bayilik sözleşmesi ile davalı şirketin akaryakıt bayisi olarak davalı şirketten almış olduğu ürünleri pazarladıklarını, Davalı şirket ile aralarında 27.10.2020 tarihli 5 yıl süre ile 27.10.2025 tarihine kadar sözleşme imzaladıklarını, davacı şirket davalı şirkete imzalanan sözleşmelerin teminatını teşkil eden ... Şubesi tarafından tanzim edilmiş █████/2021 tarih 292 Sayılı 220.000 TL bedelli Teminat Mektubunu teslim ettiklerini, davacı şirket Akaryakıt İstasyonunun bulunduğu taşınmazı devretmesi sebebiyle bayilik sözleşmesini taşınmazın devir tarihi itibariyle sona verdiklerini, dava tarihi itibariyle davalı şirkete herhangi bir borçlarının bulunmadığını, Davalı şirketin zilyetliğinde bulunan teminat mektubunun nakde çevrilmesi yönünde davacı şirkete baskı yaptığını, davacı şirketin borçlu olmadığı halde teminat amacıyla vermiş olduğu teminat mektubunun nakde çevrilmesi riskiyle karşı karşıya kaldıklarını, Teminat mektubunun nakde çevrilmesi halinde davacı şirketin bankalar ve kredi kurumları nezdinde kredibilitesi bozulacağı ve bu durumun finansal yapısını bozacağı ve ekonomik olarak mahvına sebep olacağını, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin karşılıklı edimler yüklediğini, edimler dengesi çerçevesinde taraflar arasında herhangi bir hak ve alacağın olup olmadığının yargılamaya muhtaç olduğununu, bu nedenle teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin önlenmesi için mahkemeden hukuki koruma istediğini, davacı şirketin davalı şirkete borcunun bulunmadığını bu nedenle davacı şirket tarafından davalı şirkete teslim edilen teminat mektuplarının tedbiren ödemelerinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı ve davalı şirkete borcunun bulunmadığını tespitini istediklerini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; Davalı Şirket ile Davacı şirket arasında akaryakıt bayilik sözleşmesi bulunduğunu, Davacı şirketin Akaryakıt istasyonunun mülkiyetinin başka bir firmaya devrettiğini, Davacı Şirket'in sözleşme hükümlerine aykırı mülkiyet devri nedeniyle Bayilik Sözleşmesini erken feshettiğini, Bayilik Sözleşmesini erken feshetmesi nedeniyle zarara uğramış olduğu, Davacı Şirket'ten bu nedenle alacaklı olduğunu, Davacı şirketin hukuka aykırı olarak aralarında akdedilen Bayilik sözleşmesini erken feshettiği aynı zamanda davalı şirketin alacaklarının teminatı olan Teminat Mektubuna tedbir kararı konulmasına sebep olduğunu, teminat mektuplarının iptali talebinin özü itibariyle bir menfi tespit talebini içerdiğini ve menfi tespit taleplerinin ise bir para borcunun olmadığına dair bir talep olduğu da dikkate alınması gerektiğini, arabuluculuk dava şartına başvurulmadan dava açılmasının usule aykırı olduğunu, menfi tespit davasını kabul etmediklerini, davaya konu teminat mektubu için verilen tedbir kararına itiraz ettiklerini, tedbir kararının acilen kaldırılmasını istediklerini, kanuna ve usule uygun olarak imzalanan sözleşme doğrultusunda Davacı'nın borçlarını temin etmek için vermiş olduğu teminat mektubundan davacı şirketin alacağını tazmin etmek istemesinin hakkı olduğunu, banka teminat mektubun alınma amacının bu olduğunu beyanla Davacının söz konusu kötü niyetli tedbiri nedeniyle dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini ve davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizin █████/2022 tarihli ara kararı ile ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak davacının 2020-2021 yıllarına ait ticari defter ve belgelerin incelenmek suretiyle asıl davada; akaryakıt bayilik sözleşmesi ve teminat mektubundan dolayı borçlu olup olmadığının tespiti ilişkin olup uyuşmazlık dava tarihi itibariyle davacının teminat mektubu ve akaryakıt bayilik sözleşmesi sebebiyle davalıya borçlu olup olmadığı, karşı davada; akaryakıt bayilik sözleşmesi erken feshi nedeniyle doğan cezai şart alacağı, mahrum kalınan kar nedeniyle doğan cezai şart alacağı, yatırım, katılım bedeli iadesi alacağı ve ariyetlerin geç teslimi ile bir kısım ariyetlerin söküm masraflarından doğan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, uyuşmazlık karşı davacının birden fazla cezai şart alacağını birlikte talep edip edemeyeceği, karşı dava itibariyle karşı davacının alacağının bulunup bulunmadığı ve varsa miktarının tespiti sonrasında tarafların alacağının bulunup bulunmadığı ve varsa miktarı tespitinin hususunda mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş olup talimat mahkemesi aracılığıyla alınan █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle:
"Davacının Defter kayıt ve belgeleri ile dava dosyasının incelenmesi sonucunda;
Davacı ve Davalının Şirket Hükmi Şahıs olduğu, her ikisinin de Tacir sıfatının bulunduğu,
Davalı ve Davacı arasında "Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi"'nin bulunduğu,
Davacının cari hesap ve sözleşme cezai şartlar ile tazminat yükümlülüğü teminatı olarak ... Şubesi tarafından tanzim edilmiş █████/2021 tarih 292 Sayılı 220.000 TL bedelli Teminat Mektubunu davalıya verdiği
Davacı şirketin muhasebesiyle ilgili Defterlerini ibraz ettiği,
Davacı şirketin muhasebesiyle ilgili defteri kanuni süresi içinde açılış onayını yaptırdığı,
Davacı şirketin muhasebesiyle ilgili kanış onayı zorunluluğu olan 2020 yılı Yevmiye Defterinin kapanış onayının yaptırılmadığı, 2021 yılı Yevmiye Defterinin kapanış onayının kanuni süre içinde yapıldığı,
Davacı şirketin elektronik ortamda tutulan 2021 yılı Şubat ve Haziran aylarına ilişkin beratların kanuni süresinden sonra oluşturulduğu,
Davalı ve Davacı arasında akdedilen Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin erken fesih ya da şartlara uygun ifa edilmemesi durumunda birden fazla cezai şart ve tazminat yükümlülüğü olduğu,
Davacı şirketin akaryakıt istasyonunun mülkiyetini başka bir firmaya devredip bayilik lisansının iptaliyle sözleşmeyi süresinden önce tek taraflı olarak bitirdiği,
Davacının bayilik sözleşmesini süresinden önce feshetmesi nedeniyle aşağıda tabloda tespit edilen cezai şartlar tazmin yükümlülüğü doğduğu;
¸- Davacının cezai şart indirim talebi ile Davalının kötü niyet tazminat talebi ve faiz isteği takdiri sayın mahkemenin takdirinde olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizin █████/2023 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı gereği dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verilmiş olup █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Tüm dava dosyası, iddia, savunma, davacı ticari defterleri, bilirkişi raporu ile dava dosyasına sunulan tüm deliller üzerinde, yapılan inceleme, denetim, tahlil ve hesaplamalar neticesinde;
• Çerçeve Protokolün 14-c maddesine göre davalı/karşı davacının davacı/karşı davalıdan 200.000,00.-TL cezai şart bedelini yine sözleşmede belirlenen bir yıllık tüfe oranı ile birlikte 234.180,00.-TL olarak talep edebileceği,
• Kar kaybı olarak 5 yıllık sözleşme süresi içerisinde davacı/karşı davalı tarafından taahhüt edilen 1500 ton akaryakıt alımının erken fesih nedeniyle 1.166 tonu eksik alması sebebiyle 136.526,94.-TLkar kaybını davalı/karşı davacıya ödemesi gerektiği,
• Sözleşmenin 9. maddesinde sözleşme başlangıcında davalı /karşı davacı tarafından davacı/karşı davalıya ödenen (cari hesap borcundan mahsup edilen) 271.400,00.-TL bedelin erken fesih nedeniyle (3 yıl 9 ay 27) dava tarihine kadar işleyen libor+3 faizle birlikte davacı/karşı davalı tarafından 233.955,21.-TL olarak ödenmesi gerektiği,
• Çerçeve Protokolün 14e maddesine göre; davacı/karşı davalının davalı/karşı davalıya ariyet söküm bedeli olarak 22.559,69.-TL, geç teslim bedeli olarak 54.000,00.-TL ödemesi gerektiği, (davalı/karşı davacı talebi 33.000,00.-TL)
• Davacı/karşı davalının davalı/karşı davacıya vermiş olduğu 220.000,00.-TL teminat mektubundan sonra (234.180,00+136.526,94+233.955,21+22.559,69+33.000,00) 660.221,84-220.000,00=440.221,84.-TL borcunun olduğu…
• Davacı tarafın tek taraflı beyanıyla keyfi olarak sözleşmeyi sona erdiremeyeceği, kusuruyla borca aykırı davranması sebebiyle davalı/karşı davacının zararını tazmin etme yükümlülüğü altında olduğu,
• Sözleşmede kararlaştırılan ceza koşulu hükümlerinin geçerli olduğu ve karşı davacının davacı/karşı davalıdan sözleşmede kararlaştırılan ceza tutarlarını talep edebileceği, bununla birlikte davacı/karşı davalının kusurlu olduğunun açık olması sebebiyle ceza miktarını aşan zararını da talep edebileceği,
• TTK m.22 hükmü gereğinde tacir sıfatını taşıyan borçlunun aleyhine konulmuş ceza koşulunun indirilemeyeceği, Sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizin █████/2024 tarihli celsesinde dosyanın tarafların heyet raporuna yapmış olduğu beyan ve itirazları incelenerek davacının itirazlarının değerlendirilmesi için ek rapor alınmak üzere bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş olup █████/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: "Öncelikle, sözleşmenin haksız feshedildiğine ilişkin kök raporda varılan sonuçtan farklı bir sonuca varılmasına yol açacak bir durum söz konusu olmamakla birlikte, takdir sayın mahkemeye aittir.
Talep edilen cezai şartın davacı/karşı davalı şirketin mahvına sebep olacağı iddia edilmesine ve kendilerine bu iddiayı ispat etmek için gerekli mali verileri sunmak için süre verilmesine rağmen bu mali verilerin dosyaya sunulmaması sebebiyle kök raporda vardığımız sonuçlardan başka bir sonuca varılmasını gerektirir bir durum bulunmamaktadır.
Taraflar sözleşmede bayinin sözleşmeyi süresinden önce feshetmesi halinde 200.000 TL cezai şart ödeyeceğini kararlaştırmışlardır. Taraflar ayrıca ürün alım taahhütnamesi başlıklı belgede bayi tarafından satın alınması taahhüt edilen yıllık asgari alım miktarları belirtilmiş, aynı taahhütnamede ayrıca bu taahhüdün ve kar mahrumiyeti miktarının, sözleşmelerde öngörülen cezai şart miktarından hiç bir şekilde mahsup edilmeyeceği, haklı nedenle fesih halinde cezai şarta ilaveten talep edilebileceği hususunda anlaşılmıştır. Anılan hüküm uyarınca davalı şirketin cezai şart dışında kar mahrumiyeti de isteyebileceği söylenebilecektir.
Taraf beyan ve itirazları dikkate alınarak yapılan inceleme sonucunda kök raporda belirtilen sonuçlarda herhangi bir değişiklik olmadığı kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davalı - karşı davacı vekili █████/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile Alacak davalarının 681.221,84-TL üzerinden kabulünü talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Asıl dava; akaryakıt bayilik sözleşmesi ve teminat mektubundan dolayı borçlu olmadığının tespiti ilişkin olup uyuşmazlık dava tarihi itibariyle davacının teminat mektubu ve akaryakıt bayilik sözleşmesi sebebiyle davalıya borçlu olup olmadığına, karşı dava ise; akaryakıt bayilik sözleşmesi erken feshi nedeniyle doğan cezai şart alacağı, mahrum kalınan kar nedeniyle doğan cezai şart alacağı, yatırım, katılım bedeli iadesi alacağı ve ariyetlerin geç teslimi ile bir kısım ariyetlerin söküm masraflarından doğan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, uyuşmazlık karşı davacının birden fazla cezai şart alacağını birlikte talep edip edemeyeceği, karşı dava itibariyle karşı davacının alacağının bulunup bulunmadığı ve varsa miktarı noktasındadır.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, taraflara defter ve belgelerini sunmak için süre ve imkan tanınmış, bilirkişi raporu ve ek raporu dosyaya kazandırılmıştır.
Davacının defterlerinin yargı çevremiz dışında olduğu anlaşıldığından davacının mahal mahkemesine talimat yazılarak davacıya ait defterler üzerinde inceleme ve değerlendirme yapılması istenmiş, bu rapor dosyaya kazandırıldıktan sonra ise davalının defterlerinin incelenmesi ayrıca taraf taleplerinin değerlendirilmesi için dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan █████/2023 tarihli heyet raporu ile; " • Çerçeve Protokolün 14-c maddesine göre davalı/karşı davacının davacı/karşı davalıdan 200.000,00.-TL cezai şart bedelini yine sözleşmede belirlenen bir yıllık tüfe oranı ile birlikte 234.180,00.-TL olarak talep edebileceği,
• Kar kaybı olarak 5 yıllık sözleşme süresi içerisinde davacı/karşı davalı tarafından taahhüt edilen 1500 ton akaryakıt alımının erken fesih nedeniyle 1.166 tonu eksik alması sebebiyle 136.526,94.-TLkar kaybını davalı/karşı davacıya ödemesi gerektiği,
• Sözleşmenin 9. maddesinde sözleşme başlangıcında davalı /karşı davacı tarafından davacı/karşı davalıya ödenen (cari hesap borcundan mahsup edilen) 271.400,00.-TL bedelin erken fesih nedeniyle (3 yıl 9 ay 27) dava tarihine kadar işleyen libor+3 faizle birlikte davacı/karşı davalı tarafından 233.955,21.-TL olarak ödenmesi gerektiği,
• Çerçeve Protokolün 14e maddesine göre; davacı/karşı davalının davalı/karşı davalıya ariyet söküm bedeli olarak 22.559,69.-TL, geç teslim bedeli olarak 54.000,00.-TL ödemesi gerektiği, (davalı/karşı davacı talebi 33.000,00.-TL)
• Davacı/karşı davalının davalı/karşı davacıya vermiş olduğu 220.000,00.-TL teminat mektubundan sonra (234.180,00+136.526,94+233.955,21+22.559,69+33.000,00) 660.221,84-220.000,00=440.221,84.-TL borcunun olduğu…
• Davacı tarafın tek taraflı beyanıyla keyfi olarak sözleşmeyi sona erdiremeyeceği, kusuruyla borca aykırı davranması sebebiyle davalı/karşı davacının zararını tazmin etme yükümlülüğü altında olduğu,
• Sözleşmede kararlaştırılan ceza koşulu hükümlerinin geçerli olduğu ve karşı davacının davacı/karşı davalıdan sözleşmede kararlaştırılan ceza tutarlarını talep edebileceği, bununla birlikte davacı/karşı davalının kusurlu olduğunun açık olması sebebiyle ceza miktarını aşan zararını da talep edebileceği,
• TTK m.22 hükmü gereğinde tacir sıfatını taşıyan borçlunun aleyhine konulmuş ceza koşulunun indirilemeyeceği, Sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. " şeklinde değerlendirme yapılmıştır.
Kök raporun dosyaya kazandırılması akabinde mahkememizce; davacı-karşı davalı vekilinin cevap dilekçesinde talep edilen cezai şartın şirketin mahvına sebep olacağı bildirildiğinden davacı-karşı davalı vekiline bu iddiasına ilişkin olarak şirketin mali durumuna ilişkin varsa beyan ve belgelerini sunmak üzere kesin süre verilmiş, akabinde dosyanın tarafların heyet raporuna yapmış olduğu beyan ve itirazları incelenerek davacının itirazlarının değerlendirilmesi için ek rapor alınmak üzere yeniden bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan █████/2024 tarihli ek rapor ile kök rapordaki kanaatte değişiklik olmadığı belirtilmiştir.
Taraflar arasında █████/2021 tarihli süre sonu █████/2025 tarihine kadar olan bayilik sözleşmesi imzalandığı, asıl dosya davacısı- karşı dava davalısı tarafından sözleşmenin süresinden evvel fesih edildiği, davacı her ne kadar taşınmazı sözleşme süresi içinde dava dışı kişiye sattığını , sözleşmenin bu nedenle taşınmazın devir tarifi itibari ile sona erdiğini savunmuş ise de ; taraflar tacir olup sözleşmenin süresine ve süresinden önce feshin yaptırımlarına dair maddeleri içeren sözleşme metnini özgür iradeleri ile imzalamış olup , basiretli tacir gibi davranma ve sözleşme hükümlerine uymaları gerektiği, bu hali ile sözleşmenin haksız feshedildiği kanaatine varılmıştır.
Cezai şart alacağı bakımından; taraflar arasında düzenlenen Çerçeve Protokol Madde 14/c’de Bayinin sözleşmeyi ve eklerini süresinden önce feshetmesi veya fesih sonucunu doğuracak şekilde hareket etmesi halinde Dağıtıcı’nın Sözleşme’den kaynaklanan tüm hakları ve diğer cezai şartları talep hakkı saklı kalmak kaydıyla Bayi’nin fesih tarihinde 200.000 TL (İkiYüzBin TürkLirası) miktarında cezayı ödeyeceği, bu cezai şart miktarının her bir sözleşme yılında bir önceki yılın tüfe enflasyon oranında artırılacağı kararlaştırılmıştır. Davacının- karşı davalının sözleşmeyi süresinden önce feshettiği ve feshin haklı olduğu ispatlanamadığından sözleşmede öngörülen cezai şarta hükmedilmesi gerekmiştir.
Kar kaybı alacağı; taraflar arasında imzalanan Ürün Alım Taahhütnamesi’nde Bayi, yıllık asgari 300 (ÜçYüz) Ton, Sözleşme süresince de 1.500 (BinBeşYüz) Ton benzin ve motorin türlerinden ürün alacağını, satın alma taahhüdünü her bir yıllık sözleşme döneminde yerine getirmediği eksik miktar üzerinden ton başına 100 TL (Yüz TürkLirası) tutarından hesaplanacak kar mahrumiyeti tutarını Dağıtıcı’ya ödeyeceğini, ve bu 100 TL (YüzTürkLirası) tutarın her bir sözleşme yılında bir önceki yılın Tüfe enflasyonu oranında arttırılacağını kabul ve taahhüt etmiştir. Dosya kapsamında alınan hüküm kurmaya elverişli bilirkişi rapororundan; yıllık 300 ton sözleşme süresi içerisinde 1.500,ton alım vaadi için yapılacak hesaplamada sözleşmenin feshine kadar davacının(karşı davalının 334.103,kg akaryakıt alımında bulunduğu, kalan 1.500 tondan düşüldüğünde 1.166 ton eksik alım olduğu yine ton başına 100 TL cezai şartın tüfe verilerine göre 1 yıllık değişiminin 100 x %17,09=117,09.-TL olduğu bu durumda ton başına kar kaybının 1.166 x 117,09=136.526,94.-TL olarak hesaplandığı görülmüş ve sözleşme hükümleri dikkate alınarak davalı- karşı davacının bu miktarda kar kaybı alacağının bulunduğu anlaşılmıştır.
Yatırım Katılım Payı alacağı nedeniyle; taraflar arasındaki Çerçeve Protokol Madde 9 kapsamında Sözleşme ve/veya eklerini, 5 yıllık anlaşma dönemi içerisinde süresinden önce feshettiği veya ihlal etmek suretiyle süresinden önce feshine sebebiyet verdiği ve/veya Dağıtıcı’nın esas gayesi olan akaryakıt ve otogaz satış faaliyetinin her ne sebeple olursa olsun anlaşmaların hitam tarihinden önce kısmen veya tamamen kesintiye uğraması veya gerçekleştirilmemesi ve/veya akaryakıt istasyonunun faaliyetine ilişkin gerekli izin ve ruhsatların her ne sebeple olursa olsun temin edilememesi hallerinde, 230.000 TL (İkiYüzOtuzBin Türk Lirası) + KDV yatırım katılım bedelininin 5 yıllık anlaşma dönemi için tespit edilen miktarının işlememiş anlaşma dönemine tekabül eden kısmını ödeme tarihinden itibaren işleyecek Libor + 3 oranındaki faiziyle birlikte Dağıtıcı’nın bu husustaki ihbar/ihtarına müteakip ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir. Dosya kapsamında yapılan hesaplamalar ile; Sözleşmenin 9 maddesinde erken fesih nedeniyle davalı/karşı davalı tarafından sözleşme başında 5 yıllık anlaşmaya göre yapılan 230.000,00.-TL KDV dahil 271.400,00.-TL yatırım katılım bedelinin erken fesih nedeniyle 3 yıl 9 ay 27(1302 gün) günlük kısmını davacı/karşı davalının geri ödemesi durumunda 271.400,███████ gün=148,71 1302 gün x148,71=193.623,45.-TL bedelin dava tarihine kadar işleyecek libor+3 (2021 yılı libor ortalaması 17,83) %20,83 farkla ödemesi gerektiği, bu durumda
Ödeme tarihi:03.01.2021 tarihinde borçtan mahsup
Dava tarihi : 03.01.2022 193.623,45.-TL x %20,83=233.955,21.-TL olarak hesaplama yapılmış ve davacının bu miktarda yatırım katılım bedelini sözleşme hükümleri çerçevesinde davalı-karşı davacıya ödemesi gerektiği anlaşılmıştır.
Ariyet söküm bedeli alacağı;taraflar arasındaki Sözleşme Madde 6, Çerçeve Protokol Madde 14/e ve Ariyet Demirbaş Belgesi uyarınca Bayi, Sözleşme ve eklerini süresinden önce feshetmesi halinde, ariyetleri derhal teslim etme yükümlülüğü bulunduğunu, ariyetleri ehil ve yetkili kişiler vasıtasıyla, her türlü söküm ve nakliye masrafları Bayide kalmak kaydıyla sökerek derhal Dağıtıcı’ya iade etmeyi kabul ve taahhüt etmiştir. Ayrıca ilgili ariyetlerin geç teslim edildiği her gün için Bayi, 3.000 TL (ÜçBin Türk Lirası) ödemeyi de taahhüt etmiştir. Dosya kapsamında yapılan hesaplamalarda; Çerçeve Protokol'ün 14/e maddesi ile Davacı Şirket, ariyetleri teslim yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda fesih tarihinden en geç tahliye ettiği her gün için 3.000 TL (üçbinTürkLirası) "geç teslim bedeli" kabul ve taahhüt ettiğini, ariyetlerin tamamının 17.01.2022 tarihinde söküldüğü bu durumda sözleşmenin fesih tarihi olan 30.12.2021 tarihinden itibaren 18 günlük bir gecikmenin olduğu bu durumda davacı/karşı davalının 3.000,00x18=54.000,00.-TL cezai şartla karşı karşıya kaldığı, yine ariyetlerin sökümü için davalı/karşı davalının 24.01.2022 Tarihinde ... numaralı fatura ile 22.559,69.-TL ariyet söküm bedeli ödediği , bu bedellerin de davalı-karşı davacıya ödenmesinin sözleşme gereği olduğu ve kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; davacı-karşı davalının taraflar arasındaki sözleşmeyi süresinden önce feshettiği
davacı tarafın tek taraflı beyanıyla haklı neden olmaksızın sözleşmeyi sona erdiremeyeceği,
haklı nedenle feshin de dosya kapsamındaki belgelerle ispatlanamadığı, taraflar tacir olup basiretli tacir gibi davranma ve sözleşme hükümlerine uyma yükümlülüklerinin bulunduğu, davacı-karşı davalının sözleşme hükümlerine aykırı davranarak sözleşmeyi süresinde önce feshetmesi ve feshin haklılığını da ispatlayamaması nedeniyle davalı- karşı davacının zararını tazmin
etme yükümlülüğü altında olduğu, sözleşmede kararlaştırılan ceza koşulu hükümlerinin geçerli olduğu ve karşı davacının,
davacı/karşı davalıdan sözleşmede kararlaştırılan ceza tutarlarını talep edebileceği kanaatine varıldığı,
taraflar arasında imzalanan ürün alım taahhütnamesi başlıklı belgede kar kaybı alacağının cezai şart alacağına hiçbir şekilde mahsup edilemeyeceğinin kararlaştırıldığı, bu hali ile davalı-karşı davacının cezai şart ve kar mahrumiyeti alacaklarını bilrlikte talep etmesinin mümkün olduğu kanaatine varıldığı, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre davalı- karşı davacının yukarıda açıklanan alacak kalemleri nedeniyle alacaklı olduğu, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile davalı- karşı davacının alacaklarının hesaplandığı ve mahkememizce ıslah dilekçesi de dikkate alınarak ve taleplerin dayanağı sözleşme hükümleri de irdelenerek alacakların yukarıda açıklanan gerekçelerle kabulüne karar vermek gerektiği, bu hali ile davalı-karşı davacının, davacı-karşı davalıdan alacaklı durumda olduğu anlaşıldığından, asıl davada talep edilen menfi tespit isteminin reddine, karşı davanın ise açıklanan gerekçelerle kabulüne karar vermek gerektiği anlaşılmış, bilirkişi tarafından hazırlanan raporda her ne kadar karşı davacının belirlenen toplam alacağından, davacı tarafından davalıya verilen 220.000-TL bedelli teminat mektubu bedeli düşülerek sonuç miktar da bulunmuş ise de; henüz ödenmeyen teminat mektubunun bedelinin yargılama aşamasında karşı davacının alacağından düşümünün mümkün olmadığı değerlendirildiğinden mahkememizce karşı davacının ıslah dilekçesi de dikkate alınarak karşı davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Asıl dava yönünden; davanın REDDİNE,
2-) Karşı dava yönünden; davanın KABULÜ İLE; 234.180,00-TL sözleşmenin erken feshi nedeniyle cezai şart tazminatı, 136.526,94-TL kar mahrumiyeti tazminatı, 233.955,21-TL yatırım katılım bedeli tazminatı, 22.559,69-TL ariyetlerin söküm bedeli ve 54.000,00-TL ariyetlerin geç tesliminden kaynaklı alacak olmak üzere toplam 681.221,84-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Asıl dava yönünden;
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın, peşin alınan 3.757,05 TL harçtan mahsubu ile artan 3.141,65 TL harcın davacıya iadesine,
4-Davalı-karşı davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 35.200,00 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınıp davalı-karşı davacıya verilmesine,
5-Davacı-karşı davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına,
Karşı dava yönünden;
6-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 46.534,26 TL harcın, peşin alınan 11.633,56 TL harçtan ( 341,55 TL dava açılırken + 11.292,01 TL ıslah harcı olmak üzere ) mahsubu ile bakiye 34.900,70 TL harcın karşı davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
7-Davacı tarafından yatırılan 11.633,56 TL harçtan ( 341,55 TL dava açılırken + 11.292,01 TL ıslah harcı olmak üzere ) karşı davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 106.183,28 TL vekalet ücretinin karşı davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
9-Davacı tarafça yapılan 3.000,00 TL yargılama giderinin karşı davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
11-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin karşı davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Dair, davacı-karşı davalı vekilinin (e duruşma ile) ve davalı-karşı davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!