"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K. ...SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜMLER : Sanıklar ..., ... ve ... hakkında beraat; sanık ... hakkında mahkûmiyetTEMYİZ EDENLER : Katılan ... İdaresi vekili, sanık ...TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozmaSanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:I. Sanıklar ..., ..., ... Hakkındaki Beraat Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemi Yönünden İddianamede müsaderesi talep edilen suça konu eşya hakkında mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.Sanıkların yargılama konusu eylemlerine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-d bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanık ... hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 26.05.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, II. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden 5237 sayılı Kanun'un "Sanığın veya hükümlünün ölümü" kenar başlıklı 64/1. maddesi; "Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir." şeklinde düzenlenmiştir.Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 30.11.2024 tarihinde vefat ettiğinin ve bu durumun ... İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından tescil edildiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenle, katılan ... İdaresi vekili ile sanık ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği sanığın vefat etmesi nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla DÜŞMESİNE, 22.05.2025 tarihinde karar verildi. KISMİ KARŞI DÜŞÜNCESanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık ve katılan idare vekili tarafından temyizi üzerine, sayın çoğunluğun kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesine dair kararı yerinde değildir. Şöyle ki;Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.05.2011 tarih ve ████████-97, 21.02.2012 tarih ve ████████-49 E-K sayılı kararları ile bir çok kararında da belirtildiği üzere;“(1) Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tâbi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir. (2) Hükümlünün ölümü, hapis ve henüz infaz edilmemiş adlî para cezalarını ortadan kaldırır. Ancak, müsadereye ve yargılama giderlerine ilişkin olup ölümden önce kesinleşmiş bulunan hüküm, infaz olunur.” şeklinde düzenlenmiş olan 5237 sayılı TCY’nın 64 üncü maddesinde; sanığın ölümü halinde, kamu davasının düşürüleceği, sadece niteliği itibariyle müsadereye tabi eşya ve yararlar hakkında yargılamaya devam edileceği, hükümlünün ölümü halinde ise, cezanın ortadan kaldırılmasına karar verilmekle birlikte, müsadere ve yargılama giderlerine ilişkin hükmün infaz edileceği belirtilmek suretiyle, sanık ve hükümlünün ölümüne farklı sonuçlar yüklenmiştir.Bu itibarla; 5237 sayılı Yasanın 64 üncü maddesi ile sanık veya hükümlünün ölümüne farklı sonuçlar yüklenmesi, dosyada müsadereye konu eşya bulunması nedeniyle, ölümün yerel mahkemece araştırılarak 5237 sayılı TCY’nın 64 ve 5271 sayılı Yasanın 223 üncü maddeleri uyarınca gereken kararın mahkemesince verilmesi gerektiğinden bozulması yerine, Dairece yerel mahkemenin kararının ölüm nedeniyle düşürülmesine dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 22.05.2025
Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!