Anahtar kelimeler: Sürücülüğünü Müdafi Münhasıran Mücadele Araçta Kaçakçılıkla Eşya Görüşü İstemlerinin Edenler
7. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI : ███████ E., ████████ K.
    ...
    SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
    HÜKÜMLER : Sanıklar ..., ... ve ...
    hakkında beraat; sanık ... hakkında
    mahkûmiyet, eşya müsaderesi
    TEMYİZ EDENLER : Katılan ... İdaresi vekili, sanık ...
    müdafi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
    Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
    I. Katılan ... İdaresi Vekilinin Münhasıran Sanıklar ..., ... ve ... Hakkındaki Beraat Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Olay tarihinde sanık ...'ın sürücülüğünü yaptığı, yanında sanıklar ..., ... ve ...'ın bulunduğu araçta 48 adet gümrük kaçağı alkollü içkinin ele geçirildiği olayda; her ne kadar sanıklar suça konu eşyanın sanık ...'a ait olduğunu savunmuş iseler de, kaçak eşyaların yakalanış şekli ve ele geçirilen eşyanın miktarı, sanıkların suça konu eşyadan haberdar oldukları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların sanık ...'ın eylemine iştirak ettiği ve üzerlerine atılı suçu işledikleri gözetilmeden, atılı suçtan mahkûmiyetleri yerine yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
    Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden sanıklar hakkındaki beraat hükümlerinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
    II. Sanık ... Müdafiin Anılan Sanık Hakkındaki Temyiz İstemi Yönünden Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
    Ancak;
    1. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesinin son cümlesi delaleti ile anılan Kanun'un 3. maddesinin 5 ve 10. fıkraları kapsamında kaldığı gözetilerek, sanığa ek savunma hakkı tanınarak anılan maddeler uyarınca cezalandırılması yerine, yazılı şekilde temel cezanın belirlenmesi,
    2. Olayın oluş şekli ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde atılı suça iştirak ettiklerinin kabulü ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesi uyarınca cezada artırım yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ceza tayin edilmesi,
    3. 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
    4. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adlî para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeksizin, sanık hakkında adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bentte infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adlî para cezasının ödenmemesi halinde cezanın hapis cezasına çevrileceğinin belirtilmesi,
    5. Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/1 - (c) bendinde yer alan hak yoksunluklarının kendi altsoyu dışında kalan kişiler bakımından hükmolunan hapis cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılması gerektiğinin gözetilmemesi,
    6. Suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı davranılması, bozmayı gerektirmiştir.
    Açıklanan nedenlerle, sanık ... müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son cümlesi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına 22.05.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!