Anahtar kelimeler: Konusualacak Özetidavacı Fonu Periyodik Garanti Kredilerden Müşterisi Bankanın Komisyon Kredi

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:████████ KARAR NO:█████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:█████/2021NUMARASI:████████ E. - ████████ K. DAVANIN KONUSU:Alacak (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklı)Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankanın müşterisi olduğunu, taraflar arasında 16.08.2017 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının Kredi Garanti Fonu kapsamında kullanılan kredilerden dolayı 05.03.2019 tarihinde ''Periyodik Hizmet Komisyon Ücreti'' adı altında bir komisyon bedeli alınması kararı aldığını, ancak genel kredi sözleşmesinde böyle bir ücretin alınacağına dair hüküm bulunmadığını, davalının sözleşmeden iki yıl sonra aldığı karar ile davacıdan tahsil ettiği bu ücretin hukuka aykırı olduğunu, 16.12.2019 tarihinde periyodik hizmet komisyonu adı attında 5.250 TL + 4.200 TL + 4.200 TL = 13.650 TL hesaptan haksız kesinti yapıldığını, kesintinin iadesi için 16.12.2019 tarihinde davalıya dilekçe verildiğini, davalının 17.12.2019 tarihli yazısı ile iade talebini reddettiğini ileri sürerek, 13.650 TL'nin 16.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının tacir sıfatı bulunduğunu, tüketici hukukundan kaynaklanan hakların tacirlere uygulanamayacağını, davacının haksız kesinti olarak iddia ettiği komisyonun imzalanan sözleşmenin 8.1'inci maddesinde yazdığını, bankaların kesintilerine ilişkin yasal düzenlemeler ışığında belirlenen bu komisyon ücretinin yasal olduğunu, davacının krediyi kullanırken kendisine verilen sözleşme hükümlerini okuyarak imzaladığını, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun ''Faiz oranları ile diğer menfaatler'' başlıklı 144'üncü maddesinin ''Bakanlar Kurulu, bankaların ödünç para verme işlemleri ve mevduat kabulünde uygulanacak azami faiz oranlarını, katılma hesaplarında kar ve zarara katılma oranlarını,özel cari hesaplar dahil bu maddede belirtilen işlemlerde sağlanacak diğer menfaatlerin nitelikleri ile azami miktar ya da oranlarını tespit etmeye, bunları kısmen veya tamamen serbest bırakmaya yetkilidir.Bakanlar Kurulu, bu yetkilerini Merkez Bankası' na devredebilir.'' hükmünü içerdiğini,Bankacılık Kanunu’nun sözü edilen 144’üncü maddesinden aldığı yetkiye istinaden Bakanlar Kurulu tarafından 16.10.2006 tarih ve ██████████ sayılı Kararının yayımlandığını,Resmi Gazetenin 22.11.2006 tarih ve 26354 sayılı nüshasında yayımlanan kararın ''Diğer menfaatler'' başlıklı 4’üncü maddesinde bankaların kredi işlemlerinde sağlayacakları faiz dışındaki diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ile azami miktar ya da oranları ve bunların kısmen veya tamamen serbest bırakılmasının TCMB tarafından yayımlanacak tebliğlerle düzenlenmesinin öngörüldüğünü, bunun üzerine, TCMB tarafından Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kar ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkındaki 2006/1 sayılı Tebliğ'in yayımlandığını, 2006/1 sayılı Tebliğ'in, ''Kredi faiz oranları ve sağlanacak diğer menfaatler'' başlıklı 4’üncü maddesinde, bankalar tarafından reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirlenmesinin öngörüldüğünü, bu düzenlemeler paralelinde davacı ile davalı arasında imza edilmiş olan genel kredi sözleşmesinin TBK'ya tabi bir sözleşme olduğunu, sözleşme serbestliği ilkesi ve ahde vefa kuralları kapsamında ele alınması gerektiğini, davacının tacir olduğunu, imza tarihinden önce davacı yana ''Sözleşme Öncesi Bilgi Formu'' verildiğini, kendisi tarafından okunarak, teslim alındığını, periyodik hizmet komisyonu, risk merkezi bildirimleri, sistem kayıtlarının arşivlenmesi, şube ve alternatif dağıtım kanallarından hizmet verilebilmesi ve bunun yanı sıra kredili müşterilerin nakit akış ve kredi ödeme döngüsünün takibi ve oluşturulan risk modelleme çalışmalarına göre müşteri kredi portföyündeki risklilik derecesinin düzenli olarak analiz edilerek verimli bir şekilde yönetilmesi ve diğer hizmetler için ayrılan kaynakların karşılığı olarak tahsil edildiğini,periyodik hizmet komisyonu belirlenirken müşterilere verilen finansal olmayan hizmetlerin yanı sıra, ilgili dönem içerisinde yapılan istisnalar ve özel nitelikli diğer hizmetlerin dikkate alındığını, değişen hizmetler ve istisnalar dikkate alınarak farklılaştığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Dosya mahkememizce reesen belirlenen bankacılık konusunda uzman bilirkişiye tevdii edilerek rapor hazırlaması istenmiş olup bilirkişi raporunda"Uyuşmazlık konusu kredi, ... A.Ş. kefaleti ile kullandırılan, orta vadeli taksitli ticari kredidir. Davalı Banka'nın GKS'nin 8.1.maddesi, 'periyodik hizmet komisyonu' adıyla bir ücretin talep edilebileceği detayını içermemektedir. Banka'nın GKS'nin 8.1.maddesinde yer alan, 'yetkili mercilere bildireceği her nevi komisyonları uygulayabileceğine' ilişkin düzenlemeden hareketle, sözleşme imzalanırken var olmayan “periyodik hizmet komisyonu' adıyla bir ücret talebi TCMB'nin 2020/4 sayılı Tebliği'ne uygun değildir. ... A.Ş.'nin, 2019 yılında, bu krediye kefaletinden dolayı bankadan 'komisyon' talep etmiş olması halinde, davalı Banka, ödediği komisyon miktarı kadar bir komisyonu davacıdan tahsil edebilecek olmakla birlikte, Bankanın buna ilişkin sunduğu bir belge ve iddiası bulunmamaktadır. Davalı Banka'nın davacıdan Periyodik Hizmet Komisyonu talep edemeyeceği ve 3095 sayılı Kanunun 2.maddesinin 2.fıkrasına göre, 13.650-TL'sının davacı hesabından tahsil edildiği 16.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek TCMB'nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı üzerinden temerrüt faizi ile birlikte davacıya ödemesi gerektiği değerlendirilmektedir." şeklinde raporunu sunmuştur...Dava taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesi nedeniyle davacı hesabından haksız olarak çekildiği iddia edilen komisyon tutarının iadesine yönelik alacak davasıdır.Bankanın ,orta vadeli kredi kullandırırken ,başlangıçta öngörülmediği anlaşılan bir ücreti,PHK adıyla talep edip edemeyeceği uyuşmazlığın konusudur.Taraflar arasında imzalanan sözleşme incelendiğinde davalının "periyodik hizmet komisyonu " alacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı görülmektedir.Diğer taraftan TCMB -2020/4 sayılı Tebliğinde EK-1 olarak belirtilen kalemler arasında dava konusu komisyon yer almamakla beraber yine aynı tebliğin aynı ekinde "...,ancak üçüncü kişilere ödenmek durumunda kalınan tutarların müşteriye aynen yansıtılabileceği " kabul edilmiştir.Yukarıdaki bilgiler ışığında dosya incelendiğinde davalı bankanın , kredi borçlusuna kullandırdığı orta vadeli kredi için sözleşmede kararlaştırılan edim dışında ve bu edime ek olarak somut bir hizmet verdiğine ilişkin iddia ve delil sunmamakla beraber davacının da sözleşmedeki yükümlülüklerini süresinde yerine getirdiği ve buna ilişkin bir uyuşmazlığın da söz konusu olmadığı anlaşılmakla bilirkişi raporunun da denetime elverişli , gerekçeli olduğu , dava konusu komisyon kesintisinin haksız olduğu davacının iddia ve taleplerinin yerinde olduğu tahsil edilen komisyon tutarının iadesine yönelik davacı talebinin kabul edilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmış olmakla aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesiyle, davanın kabulü ile 13.650,00 TL alacağın 16.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bankaların, yaptıkları kredi süreç ve tahsis çalışmalarından dolayı banka bazında farklı isimler altında olsa da asıl amaç verilen bu hizmetlerin bedeli karşılığını bankacılık hizmet komisyonu olarak tahsil ettiğini, 01.03.2020 tarihinden itibaren de söz konusu hizmet komisyonları konusunda kavram ve terim birliği sağlandığını, Bankaların verdikleri hizmetlerden dolayı tahsil edecekleri komisyon ve masrafları fiziksel olarak şubede ve internet ortamında(web sayfalarında) ilan ettiğini, 5411 sayılı Bankalar Kanunun 144 maddesinin ''Bakanlar Kurulu, bankaların ödünç para verme işlemleri ve mevduat kabulünde uygulanacak azamî faiz oranlarını, katılma hesaplarında kâr ve zarara katılma oranlarını, özel cari hesaplar dahil bu maddede belirtilen işlemlerde sağlanacak diğer menfaatlerin nitelikleri ile azami miktar ya da oranlarını tespit etmeye, bunları kısmen veya tamamen serbest bırakmaya yetkilidir.Bakanlar Kurulu, bu yetkilerini Merkez Bankasına devredebilir.'' denildiğini,Bankacılık Kanununun sözü edilen 144’üncü maddesinden aldığı yetkiye istinaden Bakanlar Kurulu tarafından 16.10.2006 tarih ve ██████████ sayılı Kararının yayımlandığını,Resmi Gazetenin 22.11.2006 tarih ve 26354 sayılı nüshasında yayımlanan kararın ''Diğer menfaatler'' başlıklı 4’üncü maddesinde bankaların kredi işlemlerinde sağlayacakları faiz dışındaki diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ile azami miktar ya da oranları ve bunların kısmen veya tamamen serbest bırakılmasının TCMB tarafından yayımlanacak tebliğlerle düzenlenmesinin öngörüldüğünü, bunun üzerine, TCMB tarafından Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kar ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkındaki 2006/1 sayılı Tebliğ'in yayımlandığını, 2006/1 sayılı Tebliğ'in, ''Kredi faiz oranları ve sağlanacak diğer menfaatler'' başlıklı 4’üncü maddesinde, bankalar tarafından reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirlenmesinin öngörüldüğünü, 1.maddede '' Bu Tebliğin amacı; bankaların kredi verme işlemleri ve mevduat kabulünde uygulayacakları faiz oranları ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranları ile tüketici kredileri dışındaki kredi işlemlerinde faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlere ilişkin esas ve şartları belirlemektir.'' hükmünün, 2.maddede '' (1) Bu Tebliğ, █████/2006 tarihli ve ██████████ sayılı Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları ile Özel Cari hesaplar Dahil Bu İşlemlerde Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Bakanlar Kurulu Kararına dayanılarak hazırlanmıştır. '' hükmünü, 4.maddede ''(1) Bankalarca, reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile üye işyeri komisyonu hariç faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırları serbestçe belirlenir. '' hükmünün yer aldığını, bu Tebliğin █████/2020 tarihli ve 31035 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 2020/3 sayılı Tebliğ ile █████/2020 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırıldığını,TCMB 10.02.2020 tarihli 31035 sayılı RG'de Bankalarca Ticari Müşterilerinden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında 2020/4 sayılı Tebliğin yayımlandığını ve 01.03.2020 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiğini, yine 01.03.2021tarihli 31410 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 2012/3 sayılı Tebliğ ile güncellendiğini bu Tebliğin amacının bankaların ticari müşterileri ile gerçekleştireceği işlemlerde öngörülebirliğin ve şeffaflığın artırılması, kavram ve terim birliğinin sağlanması ve aşırı ücretlendirmenin önlenmesi için sunulan ürün veya hizmetler karşılığı alınabilecek ücretlerin tür ve nitelikleri ile azami miktar ya da oranlarını ve bunlara ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğunu, ayrıca ticari müşterilere bankalarca sunulan ürün ve hizmetlerden alınabilecek ücretleri kapsadığını, bu Tebliğ kapsamında tüm banka ve katılım bankalarının ticari müşterilerine uygulayacakları komisyon ve masrafları kendi internet sitelerinde yayınladıkları gibi Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun web sitesinde tüm banka ve finans kurumlarının alacakları masraf ve komisyon listelerinin yayınlandığını, dolayısıyla tahsil edilen periyodik hizmet komisyonunun mevzuata uygun olduğunu, davalının da web sitesinde masraf komisyon listelerini duyurduğunu, bugün itibariyle söz konusu web sayfası incelendiğinde görüleceği üzere bankaların kredi tahsis ve kredi kullandırım süreçlerini iki ayrı alt kalem olarak sınıflandırdığını, kredi tahsis ücretleri tahsis edilen kredi limitinin on binde yirmi beşini, kredi kullandırım ücretleri ise kullandırılan kredinin yüzde 1.10'unu geçemez şeklinde olduğunu, davacının tüzel kişiliği olan ticari bir işletme olduğunu, davalı ile ticari bir iş ilişkisi içerisinde olduğunu, tüm bankaların 01.03.2020 tarihine kadar faiz dışı diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve azami miktar ve oranlarını serbestçe belirleyerek ilan ettiğini, sözleşmenin 8.1inci maddesi hükmünün de bulunduğunu, bu hükme göre davalının tahsis edilen krediler üzerinden komisyon alma hak ve yetkisi bulunduğunu, tahsil edilen miktarın davalının tahsil edebileceği oran olarak yayınladığı minumum ile maksimum aralık altında bir rakam olması nedeniyle alınan komisyonun sözleşme ve mevzuata uygun olduğunu, davalının bu komisyonu 2017 yılında her tür kredi limit tahsis/kullanım adı altında alırken, 2019 yılında periyodik hizmet komisyonu adı altında aldığını, 01.03.2020 tarihinden itibaren TCMB'nin söz konusu hizmet komisyonlarının anlam kargaşalığının önüne geçmek, kavram ve terim birliğini sağlamak adına düzenlemeye giderek söz konusu komisyonları kredi tahsis ve kredi kullandırım olarak sınıflandırdığını,bankaların 01.03.2020 tarihinden itibaren uygulayacakları azami hizmet komisyonlarını kendi internet sitelerinde açıklamalarının yanında BBDK'nın da bildirmeye başladığını,BDDK'nın web sitesinde 01.03.2020 tarihinden itibaren tüm banka ve finans kuruluşlarının uygulayacakları azami hizmet komisyon ve masrafları ilan edildiğini, bankalar arası karşılaştırma da yapılabildiğini, bugün itibariyle de bankaların yaptığı bildirimlere göre de davalının tahsil ettiği komisyon tutarının makul olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, davacının hesabından "periyodik hizmet komisyonu" adı altında kesilen paranın istirdatı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı ile davalı arasında 16.08.2017 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalının 16.12.2019 tarihinde davacının hesabından ''periyodik hizmet komisyonu '' adı altında komisyon bedeli tahsil ettiği dosya kapsamında anlaşılmakta olup davacı yanca bu bedelin haksız olduğu ileri sürülerek iadesi talep edilmiştir. Davalı tarafça, bu kesintinin sözleşme ve Tebliğ hükümlerine uygun olduğu savunulmuştur.Kesinti tarihleri ve miktara ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamakta olup uyuşmazlık kesintinin haksız olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkemece alınan bilirkişi raporu uyarınca, kesintinin haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Davalı vekili kesintinin taraflar arasındaki sözleşemeye, TCMB tarafından yayımlanan Tebliğ hükümlerine ve Bankacılık Yasasına uygun olduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmiş ise de; taraflar arasındaki sözleşmede bu ad altında alınacak bir ücretin düzenlenmediği, davalının dayanak yaptığı ve davalı bankanın internet sitesinde yayınlandığını belirttiği tarifenin taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin imzalanmasından sonra ilan edildiği, ayrıca 10.02.2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2020/4 sayılı Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ hükümlerinde periyodik hizmet komisyonu adı altında alınacak bir ücretin bulunmadığı, davaya konu periyodik hizmet komisyon ücretinin davacı için yapılan masraf olduğunun davalı yanca ortaya konulamadığı, bunun yanı sıra davalının, KGF'nin kefaleti sebebiyle davacı için davalı yanca ödenen bir komisyon bedeli olduğunu da ortaya koyamadığı anlaşıldığından, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2- Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 698,43 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.10.07.2025