Anahtar kelimeler: Konusuitirazın Özetidavacı Hatlar Lojistik İştigal Nakliye Tedarikçi Nakliyeci Taşımadan Firmalar

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:████████
KARAR NO:█████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2021
NUMARASI:████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Eşya taşımadan kaynaklı)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının müşterilerine ait ürünlerin nakliye ve sair lojistik hizmetlerinin organizasyonu işi ile iştigal ettiğini, müşterilerinin lojistik hizmet talepleri doğrultusunda nakliye işi ile iştigal eden hatlar, alt nakliyeci ve tedarikçi firmalar ile anlaşma yapılarak nakliye konusu yükümlülüklerin yerine getirildiğini, bu noktada davalının, davacının müşterilerine ait malları bildirilen adresten teslim alarak belirlenen teslim süreleri içerisinde taşıma, dağıtım, yükleme, istifleme, boşaltma, alıcıya teslim hizmetleri verdiğini, davalının davacıya tedarikçi olarak nakliye ve dağıtım hizmeti verdiği, aralarında bir ticari ilişkinin ve cari hesabın varlığı konusunda bir ihtilaf ve itiraz olmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğan faturaların davalının cari hesaplarında kayıt altına alındığını, ticari iş kapsamında ödenmesi gereken meblağlara ilişkin faturaların davacı tarafından tanzim edilerek davalıya gönderildiğini, cari hesaba göre davalının davacıya 50.776,05 TL borçlu göründüğünü, davacının müşterisi ... AŞ tarafından muhtelif gıda maddesinin taşıma işi müvekkilinin alt tedarikçisi davalı tarafından gerçekleştirilmesi konusunda tarafların anlaştığını, davalı firmaya ait ... plakalı aracın sürücüsü ... ile taşıma sözleşmesi imzalanarak dava dışı ... Gıda'ya ait malların araca ... nolu sevk irsaliyesi tahtında tam ve sağlam olarak yüklendiğini, müvekkili tarafından da ...nolu taşıma irsaliyesi düzenlendiğini, alt ve fiili taşıyan konumundaki davalı tarafından bu nakliye ile ilgili olarak müvekkiline nakliye faturası düzenlendiğini, söz konusu nakliyenin davalı firma sorumluluğu altında yapıldığına ilişkin bir ihtilaf ve itiraz bulunmadığını, davacı müşterisi ... Gıda'nın davacı adına...numaralı, 21.07.2017 tarih ve 10.152,35-TL bedelli, ... numaralı, 31.07.2017 tarih ve 1.380,60-TL bedelli , ... numaralı, 21.07.2017 tarih ve 39.657,60 TL bedelli fatura düzenlediğini, söz konusu fatura bedellerinin davacı tarafından müşterisine cari hesaba mahsuben ödendiğini, davalının sorumluluğunda gerçekleştirilen nakliyelere ilişkin olarak, davacının müşterisi tarafından davacı adına düzenlenen faturaların, davalı firmaya aynen rücu edildiğini ve yansıtma faturaları düzenlendiğini, davalı firma ile hasarlı ürün bedellerinin ödenmesi için müteaddit görüşmeler yapıldığını, bir netice alınamayınca davalıya ait cari hesap dökümüne göre borçlu olduğu bakiye 50.776,05 TL asıl alacağın tahsili maksadıyla, ... yılı takip dosyası ile icra takip işlemlerine başlandığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davalının, davacının talebi ile bir kısım gıda eşyalarını ... plakalı soğutma sistemi bulunan aracı ile Gebze de bulunan depodan yüklediğini ve talep üzerine Antalya'da bulunan bir kısım depolara sevk etmek üzere teslim aldığını, davalının gerekli tüm dikkat ve özeni göstererek Antalya'ya ürünleri naklettiğini, ürünlerin Antalya'da 3 farklı noktaya ulaştırılacağının kararlaştırıldığını, ilk teslim noktasına ürünün teslim edildiğini, sorun çıkmadığını, ancak diğer mağazaların ürünleri kabul etmediğini, bunun üzerine davalının davacıyı aradığını, davacının ürünlerin geri getirilmesini talep etmeleri üzerine kamyonda bulunan ürünlerin Gebze de bulunan depoya teslim edildiğini, aracın şoförünün hiçbir şekilde araçta hassas gıda ürünü bulunduğu ve belli bir derecede taşınması gerektiği konusunda uyarılmadığını, ürün faturalarından ürünün ne olduğu ve hangi derecede taşınması gerektiğinin anlaşılamadığını, davalının arcının şoförünün genel bilgi birikimi ve deneyimi ile nakliye işini gerçekleştirdiğini, taşınan ürünün sıcağa hassasiyeti olan daha doğrusu belli bir derecede taşınması gereken bir ürün olması halinde davalının bu konuda uyarılması gerektiğini, ayrıca madem bu kadar hassas bir ürün taşınıyorsa o zaman davacı sevkıyat firması ürünleri sigortalatması gerektiğini, bu şekilde kendi müşterilerine karşı olan sorumluluğunu yerine getirmeyen davacı firmanın her şeyden davalıyı sorumlu tutmak istemesinin de hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kaldı ki esasen aynı ürünleri (ilk teslimden sonrakiler) İstanbul'dan Antalya'ya ve geri İstanbul'a nakleden yani 2 taşıma bedelinin davalıya hiçbir şekilde ödenmediğini, olası tazmin kararı verilmesi halinde takas/ mahsup talebinde bulunduklarını, davalının, davacının talebi ile malları geri İstanbul'a getirdiğini, depoya teslim ettiğini, bundan sonraki süreçte yaşananlardan sorumlu tutulamayacağını, taşınan ürünlerin çikolata olduğunun anlaşıldığını ve sıcakta kalma ile sadece ambalaj şekillerinin bozulacağını, yoksa içeriğine zarar gelmeyeceğini, dolayısıyla davalının ürünleri geri teslim ettikten sonra hangi şartlarda muhafaza edildiklerine emin olamadığını, bütün gün açıkta güneş altında bekletilmiş de olabileceğini, bu sebeple gıda mühendisi bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, dosyaya sunulan ve imhaya ilişkin ... Lojistik taşıma faturasının da içeriğinin yani taşınan emtianın dava konusu ürünlere ait olduğu belli olmadığını, başkaca imha edilmesi gereken ürünlerin doğan husumet de nazara alınarak müvekkilinden tahsil edilmeye çalışıldığını, davalının, davacı tarafla cari hesap şeklinde bir ilişkisi bulunmadığını, davalının parça başı nakliye işi yaptığını, teslimle birlikte ücretini aldığını, bu sebeple davacının buna ilişkin beyan ve taleplerinin yersiz olduğunu, bu sebeple alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinde bulunulamayacağını, davalının ayıplı hizmet sunmadığını, bu konudaki sorumluluğun davacıya ait olduğunu, ürünün hangi şartlarda taşınması gerektiği açıkça ve ayrıca bildirilmesi ve tutanak altına alınmadı, taşıma sözleşmesine de yazılması gerektiğini, davacının bu yükümlülüğünün davacı tarafından yerine getirilmediğini savunarak, davanın reddine ve % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın dava konusu taşıma sırasında davacıya ait taşınan ürünlerin davalı tarafından taşınması sırasında ürünlerin zarara uğrayıp uğramadığı ve uğramış ise davacının bu zararı yansıtma faturası kesmek suretiyle davalıdan talep edip edemeyeceği hususundan kaynaklandığı, dosya kapsamına uygun olarak hazırlanması nedeniyle hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; taşımayı yapan aracın ısı takip çizelgesinden aracın ısısının █████/2017 ve █████/2017 tarihlerinde 14 dereceye ayarlı olduğu ancak █████/2017 tarihinden saat 10:50'den sonra ise sıcaklığın yükselerek 27 dereceye kadar çıktığı, taşınan ürünlerin çikolata olması nedeniyle yüksek sıcaklıkta taşınmasından dolayı bozulduğu tespit edildiğinden aracın ısı durumunu kontrol etmesi gereken şoförün ürünlerin hasara uğramasında tam kusurlu olduğu, aracın ısı durumunun █████/2017 ve █████/2017 tarihlerinde sabit olmasına rağmen █████/2017 tarihinde birden bire yükselmesi nedeniyle davalının ürünlerin hassas ürün olduğunun davacı tarafından bildirilmediği yönündeki iddiasına itibar edilemeyeceği, bu nedenle ürünlerin hasarından doğan zarardan taşıyıcı olarak davalının sorumlu olduğu, taşıma bedellerinin ödenmediği ve taşıma bedelinin davacı alacağından takas ve mahsubu talep edilmiş ise de davalının ticari defterlerini yapılan ihtarata rağmen inceleme gününde sunmadığı, böylece davacının taşıma bedellerini ödediğini ispat etmesini engellediği bu nedenle taşıma bedelinin takas ve mahsubuna karar verme imkanı bulunmadığı, davalı vekili tarafından █████/2021 tarihli dilekçede yemin deliline dayandığı belirtilmiş ise de dava konusu uyuşmalıkta ispat yükünün davacıda bulunması nedeniyle davalıya yemin delilinin hatırlatılamayacağı, davacının ürünlerin taşıyıcının kusuru nedeniyle hasara uğradığını ispat ettiği, takas mahsuba konu alacağın ödenip ödenmediğinin ispatının davalı tarafından ticari defterlerin sunulmaması suretiyle engellendiği, bu nedenle davalı takip borçlusunun icra takibine itirazının haksız ve yersiz olduğu, alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğu, takip tarihinden itibaren asıl alacağa ticari faiz işletilmesi gerektiği sonuç ve vicdani kanaatine(Ay. m.138) varılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı/takip borçlusunun ... sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, kabulüne karar verilen alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tarafların her ikisi de tacir olduğuna göre mevcut taşıma sözleşmesinde ürünlerin hangi derecede naklinin ve tesliminin sağlanacağının sözleşmeye açık olarak yazılmadığına göre davacı yanın müterafik kusuru bulunduğunu, mahkemenin kusur değerlendirmesi ve buna bağlı olarak hüküm kurmasının hatalı olduğunu, cevap dilekçelerinde 2 defa nakliye gerçekleştirildiği, Antalya' da 3 farklı yere teslim edilecek ürünlerin ilk teslim edilen kısmında her hangi bir hasar olmadığı ve alıcı tarafından kabul edildiği, haliyle bu nakliye işleminden davacı yanın fayda sağladığı nazara alınarak ileri sürdükleri takas mahsup defi ile bu yöndeki taleplerinin reddedilmesinin de hatalı olduğunu, defterler sunulmamış olsa bile dosyaya sundukları 2 adet nakliye faturasının bedelinin davalıya ödenmemesi, mahsup edilmemesinin haksızlık olduğunu, 16.06.2021 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde belirttikleri üzere bilirkişi raporunun denetime elverişli, bilimsel esaslara uygun olmadığını, raporda bariz hatalar bulunduğunu, bu sebeple ek rapor alınması yönündeki taleplerinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, gıda mühendisi bilirkişinin belirttiği gibi ortam sıcaklığının fazla olması sebebi ile ürünlerin bozulmadığını, yani insan sağlığına zararlı olmadığını, sadece pazarlama kabiliyetlerinin azaldığını, bu bakımdan zararın tümü davalıya yansıtılıyor ise şekli bozulmuş ürünlerin de müvekkiline verilmesi gerektiğini, bu şekilde müvekkilinin de zararının azaltılması gerektiğini, yansıtma faturalarının içeriği ile müvekkilinin taşıdığı malların aynı olup olmadığının denetlenmediğini, davacı tarafın bu yöndeki iddialarının kesin kabul edilse bile imha edilen ürünlerin (miktar ve cins yönünden) müvekkilinin hasar verdiğinin kabul edildiği ürünlerle aynı olup olmadığı yani o ürünler olup olmadığının da açık bir şekilde belirlenmediğini, alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine veya kısmen reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, taşıma sözleşmesi kapsamında taşınan ürünlerin sıcaktan dolayı zarar görmesi sebebiyle taşıtana ürün bedelini ödeyen davacı akdî taşıyıcının, ödediği ürün bedelini fiilî taşıyıcıdan rücuen tahsili amacıyla başlattığı ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamında bulunan... sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 50.776,05 TL asıl alacak yönünden 22.12.2017 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak ... seri ... sıra numaralı 10.08.2017 tarihli, A seri ...sıra numaralı 10.08.2017 tarihli, A seri... sıra numaralı 10.08.2017 tarihli fatura ve cari hesap alacağının gösterildiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına göre taraflar arasında 06.07.2017 tarihli taşıma sözleşmesi bulunduğu, davalının davacının müşterisi dava dışı ... Gıda ... AŞ'ye ait çikolata olan ürünleri Antalya iline taşımayı üstlendiği, ancak çikolataların erimesi sebebiyle davacının müşterisi ... AŞ tarafından davacıya 21.07.2017 tarihli, 10.152,35-TL bedelli, 21.07.2017 tarih ve 39.657,60 TL bedelli '' ''... sütlü 24 adet 35 g'' açıklamalı yansıtma faturası ile 31.07.2017 tarihli ve 1.380,60-TL bedelli, ''eriyen tobleron nakliye ve imha tutarı'' açıklamalı yansıtma faturasının düzenlendiği, alınan bilirkişi raporuna göre davacının bu fatura bedellerini cari hesabına mahsuben dava dışı firmaya ödediği, ardından davacının ticari defterlerinde bu faturaları davalı hesabına borç olarak kaydederek yansıttığı, bu bedellerin ödenmemesi üzerine davacının eldeki rücu davasını açtığı, 06.07.2017 tarihli taşıma sözleşmesine binaen davacı müşterisi ... Gıdanın ..., ... ve ... sevk irsaliyelerine konu çikolata emtiasının ... plakalı davalı aracına yüklendiği, davacının 06.07.2017 tarihli, ..., ... sayılı taşıma irsaliyesi düzenlediği, emtiaların Gebzeden, Antalya'ya götürülmek üzere araca yüklendiği, ... sevk irsaliyesinde 1000 koli, ... sevk irsaliyesinde 256,00 koli ürün bulunduğu, bu irsaliyelerin üzerine erimiş ürünlerin irsaliyesinin nakliyeye verileceği şerhinin düşüldüğü anlaşılmaktadır.Her ne kadar mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de zarar gören çikolata emtiasının davalının taşımasını yaptığı ürünler olup olmadığının araştırılmadığı, davacıya yansıtılan fatura bedellerinin yerinde olup olmadığı, davalıdan bedeli talep edilen zarar gören ürünlerin tekrar kullanımının mümkün olup olmadığı, insan sağlığına zararlı olup olmadığı, imhası gerekip gerekmediği, imhası gerekli ise davacıya müşterisi tarafından yansıtılan ve davalıdan talep edilen bedellerin yerinde olup olmadığı, sovtaj bedeli olup olmadığı hususlarında mahkemece gerekli inceleme ve araştırmanın yapılmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da bu konularda açık bir tespite yer verilmediği, bilirkişi raporunun bu haliyle hüküm kurmaya elverişli olmadığı, davalının bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediği anlaşıldığından mahkemece, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde inceleme yapılmak ve karar verilmek üzere ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca,ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,4-Kaldırılan kararın icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,5-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.12.06.2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!