Anahtar kelimeler: Yahyalı Btm Cismani Psikolojisinin Esaskarar Hasarlı Seyir Bozulduğunu Çarpması Kayseri

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :...
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP :...
DAVACI : ...
DAVALI : 1-...
VEKİLİ : Av....
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 3-...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :...
KARAR TARİHİ :...
KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememize açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2024 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı motosiklet ile seyir halinde iken sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki 38 D 1328 plakalı araç ile motosiklete çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucunda müvekkilinin BTM ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını, psikolojisinin de bozulduğunu, Yahyalı Cumhuriyet Başsavcılığının █████████ numaralı dosyası ile soruşturma yürütüldüğünü, kazanın meydana gelmesinde davalı Hidayet Dericinin kusurlu olduğunu, sigorta şirketine yapılan başvurudan ve arabuluculuk görüşmesinden bir sonuç alamadıklarından bahisle davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00-TL sürekli sakatlık tazminatı bedelinin kaza tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile davacıya ödenmesine, ayrıca 200.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP :Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: sigorta şirketine başvuru dava şartının yerine getirilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, müvekkilinin temerrüte düşürülmediğini, dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek kusur oranının tespit edilmesi gerektiğini, davanın kabulü halinde tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının kaza esnasında kask ve koruyucu ekipman takmadığının tespit edildiğini, maluliyet durumunun tespiti için Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan rapor alınması gerektiğini, kaza neticesinde davacının sgk başta olmak üzere kurum ve kuruluşlardan ödeme alıp almadığının tespitinin gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, öncelikle usuli itirazları nazara alınarak davanın reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve ... süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER :
Kayseri İl Sağlık Müdürlüğünün █████/2024 tarihli cevabi yazısı ekinde tedavi evrakları ve cd, Yahyalı Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının uyap kayıtları, kazaya karışan araçların trafik kayıtları, Yahyalı İlçe Jandarma Komutanlığının cevabi yazısı, kaza tespit tutanağı ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Dosya arasındaki kayıt ve belgelerden davacının "99986378548" kimlik numaralı Suriye vatandaşı ... olduğu anlaşılmaktadır.
Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tâbi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür.
5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nun 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir.
MÖHUK madde 48/2’de ise; “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar” hükmü yer almaktadır.
Buna göre Türk hâkimi, yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Az yukarıda belirtilen anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup, anılan sözleşmenin 17. maddesinde; âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir.
Türkiye ile davacının uyruğunda bulunduğu Suriye Arap Cumhuriyeti arasında akdedilen Hukuki ve Ticari Konularda Adli Yardımlaşma Anlaşması 09.04.2009 tarihinde imzalanmış, 02.11.2010 tarihli ve 6040 sayılı Kanun'la onaylanması uygun bulunmuş ve 15.06.2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Ancak 2011 yılından itibaren Suriye Arap Cumhuriyetinde meydana gelen iç karışıklıklar ve sınırlarımıza yönelen terör eylemleri dolayısıyla iki ülke arasında yaşanan diplomatik sorunlar neticesinde Türkiye açısından bu iki taraflı anlaşmanın uygulaması askıya alındığından karşılıklılık esası söz konusu değildir.
Belirtmek gerekir ki Suriye Arap Cumhuriyeti, 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi'ne taraf olmadığından davacı bakımından bu sözleşmenin uygulanma kabiliyeti yoktur. Bunun yanında Türkiye Cumhuriyeti Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda kabul edilen 1951 tarihli Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin Cenevre Sözleşmesini ve eki Protokolü, mülteci tabirinin tanımlanması noktasında coğrafi bakımından (Türkiye, sadece Avrupa’da yaşanan olaylar nedeniyle gelen kişilerin mülteci olarak kabul edilebileceğini belirterek çekince koymuştur.) ihtirazı kayıtla onayladığından ve 6458 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca Avrupa ülkelerinden gelmediğinden mülteci statüsü bulunmayan davacı bakımından bu Sözleşme ve eki Protokollerin uygulanması da mümkün değildir.
Davacı davayı adli yardım talepli açmış olup mahkememizce █████/2024 tarihli ara karar ile talebin reddine karar verilmiş, bunun üzerine davacı tarafça yargılama harç ve gider avansları yatırılmış, yargılamaya bu şekilde devam edilmiştir.
Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşma tutanağının 5 numaralı ara kararında "Davacının Suriye Arap Cumhuriyeti uyruklu olduğu, Türk vatandaşı olmadığı ve Türkiye Cumhuriyeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti arasında teminattan muafiyete yönelik yürürlükte bulunan herhangi bir anlaşma bulunmadığı dikkate alınarak 5713 sayılı MÖHUK'nun 48/1. maddesi uyarınca takdiren 20.000,00-TL tutarında davacıdan teminat alınmasına, HMK'nun 87/1. maddesi uyarınca 20.000,00-TL nakdi teminat veya aynı miktarlı kesin ve süresiz banka teminat mektubu olarak belirlenmesine, davacı tarafa yukarıda yazılı miktar ve nitelikteki teminatı sunması için 1 AYLIK KESİN SÜRE VERİLMESİNE, kesin süreye uyulmadığı takdirde HMK'nun 114/1-ğ, 88/1 ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtarına, (davacı vekiline işbu duruşma tutanağının tebliği ile ihtar edilmiş sayılmasına)" şeklinde ara karar oluşturulduğu, duruşma tutanağının davacı vekiline tebliğ edildiği, ancak verilen kesin süre içeresinde mahkememizce takdir edilen teminatın dosyaya yatırılmadığı, █████/2025 tarihli duruşmada da davacı vekilince davacı asile birçok kez teminatı yatırması hususunda bildirimde bulunulmasına rağmen ekonomik durumu olmaması nedeniyle yatırmadığını beyan ettiği görülmüştür.
HMK'nun 114/1-ğ maddesinde "Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi" hususunun dava şartlarından olduğu görülmektedir.
HMK'nun 115/1. maddesinde "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." 2. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." hükmü yer almaktadır.
HMK'nun 88. maddesinde ise "Hâkim tarafından belirlenen kesin süre içinde teminat gösterilmezse dava usulden reddedilir." denilmektedir.
Mahkememizce █████/2025 tarihli duruşmada davacı vekilinin yüzüne karşı (e duruşma) karar verilmiş olup duruşma tarihinden sonra █████/2025 tarihinde davacı asil tarafından Yahyalı Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla hali hazırdaki vekilleri Av. ..., Av. ... ve Av. ...'in azledildiği bildirilmiş, dilekçe ekinde Yahyalı Noterliği'nin █████/2025 tarihli, ... yevmiye numaralı azilnamesi sunulmuştur. Azilnamenin düzenlendiği tarih mahkememiz duruşmasının yapıldığı tarihten 2 gün sonra olup duruşma tarihi itibariyle ve öncesi dönemde azledilen vekillerin vekillik görevleri devam ettiğinden yapılan tüm tebligatlar ilgili vekillere yapılmıştır. Bu nedenle teminat hususundaki kesin süre de █████/2025 tarihli duruşmada vekile verilmiştir. Fakat davacının karardan sonraki talebi üzerine vekillerin UYAP kaydı silinmiş, işbu gerekçeli kararda da başlık kısmında gösterilmemiştir.
Verilen kesin süre içerisinde davacı tarafça 20.000,00-TL teminat yatırılmadığından, az yukarıda bahsedilen yasa maddeleri uyarınca davanın usulden reddine ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN HMK 114/1-ğ , 88/1 ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 615,40-TL ilam harcından, tahsil edilen 427,60-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 187,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
6-Maddi tazminat talebinin reddi yönünden: Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nın 13/2 maddesi uyarınca 500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalı ... Sigorta A.Ş.'ye ödenmesine,
7-Manevi tazminat talebinin reddi yönünden: Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nın 7/2 ve 10/3 maddeleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalı ...'ye ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... Sigorta vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!