Anahtar kelimeler: Esenler Davatazminat Motorsikletin Zmss Cismani Kazadan Limitinin Hasarlandığını Aşye Çarpması

T.C.

İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:█████/2023
KARAR TARİHİ:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10.11.2022 tarihinde istanbul Esenler 'de Sürücü ... idaresindeki ... Plakalı aracın müvekkilinin kullandığı ... plakalı araca çarpması neticesinde müvekkilinin aracının ağır hasarlandığını ve müvekkilinin yaralandığını, bu kaza neticesinde tutulan trafik kazası tespit tutanağına göre de ... plakalı araç sürücüsünün % 100 kusurlu bulunduğunu, ... plakalı aracın 394894263 ZMSS ile davalı ... Sigorta A.Ş.ye sigortalandığını ve kaza tarihi itibariyle araç başına maddi tazminat limitinin 100.000 TL olduğunu, müvekkilinin kullandığı motorsikletin markasının ... olduğu için kazadan sonra aracın çekici ile ... bayisine götürüldüğünü, ... servisinde sigorta şirketi nezdinde hasar kaydı açıldığını, tüm evrakların sigorta şirketine gönderildiğini ve sigorta şirketi eksperi tarafından yaptırılan hasar tespit kaydına göre kazalı motorsiklette meydana gelen hasar bedelinin 79.011,43 TL olarak belirlendiğini, bu bedelin ödenmesi karşısında aracın orijinal şekilde tamir edileceğinin ... yetkili servisinde söylendiğini, 79.011,43 TL nin ödenmesi için 08.12.2022 tarihinde yazılı olarak sigorta şirketine başvurulduğunu, ancak başvuruya rağmen sigorta şirketi zararı ve mağduriyeti gidermediği için Sigorta tahkim komisyonu nezdinde maddi zarar için başvuru yapıldığını, ve bu başvuru üzerine keşif yapılmadan resimlere bakılarak hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda sadece 13.842,32 TL nin sigorta şirketinden alınmasına karar verildiğini beyanla bakiye zararın da davalı araç sürücüsü ve araç malikinden alınması için işbu davayı açtıklarını beyan etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; 10.11.2022 tarihinde müvekkili şirket tarafından sigortalı ... plakalı araç ile davacı taraf mülkiyetinde bulunan ... plakalı motosiklet arasında meydana gelen kaza sonucu meydana gelen maddi hasar kapsamında haksız ve hukuka aykırı olarak değer kaybı talebine ilişkin iş bu davanın açıldığını, davacı tarafın aynı talebe ilişkin müvekkili sigorta şirketine başvuruda bulunduğunu, başvuruya konu hasar dosyasının açıldığını ve dosya sigorta eksperine tevdii edildiğini, sigorta eksperi tarafından ilgili servise gidilerek motosikletin incelenmek istendiğini ancak motosikletin onarımı için çalışma yapıldığı sırada araç sahibinin motosikletin onarımına izin vermediğini, dosyanın kapatılmasını talep ederek maddi imkanı olduğu zaman yaptıracağını ancak iban vermeyeceğini belirttiğini, tazminat talep eden 34UY7054 plakalı motorsikletin şasi numarasından yapılan hasar sorgulamasında çekme belgeli ağır hasar kaydına ulaşıldığını, davacı tarafın; motorsikletin kaza sebebiyle güncel hasar bedelini, aynı model bir motorsikleti kiralasaydı ne kadar ödeyecektiyse bu araç kiralama bedelini ve değer kaybını talep ettiğini, iş bu talepler yönünden müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalılara da usulüne uygun tebligatlara rağmen bu davalılarca dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Mahkememizin █████/2024 tarihli celsesinde dosyanın 1 trafik kazaları ve kusur oranları konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ve 1 sigorta bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi ile; davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu tazminat istemleri hususunda rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "S O N U Ç: Yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde Hukuki durumun ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 10.11.2022 tarihinde meydana gelen işbu dava konusu yaralanmalı ve maddi hasarlı Trafik kazasında;
Kusur Yönünden
1) Davalı ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ’ne poliçeli ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...’nun ASLİ ve TAM KUSURLU olduğu,
2) ) ... plaka sayılı motosiklet sürücüsü davacı ...’e atfı kabil bir kusuru bulunmadığı,
Maddi Tazminat Talebi Yönünden
3) Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere davaya konu aracın Nihai ve Gerçek Hasar Tutarı’nın 65.169,12 TL. den ibaret olduğu,
4) Davacının talep edebileceği ikame araç nihai ve gerçek maddi zararının;
a) Seçenek 1 Kaza Tarihinden Dava Tarihine kadar 154.190,40 TL. den ibaret olduğu,
b) Seçenek 2 Kaza Tarihinden 2 Hafta Onarım Süresi Sonuna Kadar 9.884,00 TL. den ibaret olduğu,
5) Davacının talep edebileceği çekici masrafı nihai ve gerçek maddi zararının 300,00 TL den ibaret olduğu ve makul olduğu
Sigortacılık Yönünden Sonuç;
1) Bakiye Maddi Zarar yönünden; Davacının tespit edilen maddi bakiye 65.169,12 TL zararının Sayın Mahkemece kabulü halinde davalı sigorta şirketinin teminat limitleri kapsamında olduğu, çekici ücreti 300,00 TL de dahil olmak üzere ve tüm davalıların müştereken müteselsilen sorumlu olduğu,
2) Araç Mahrumiyet zararı yönünden; Davacının araç mahrumiyet zararının KZMMS poliçesinin teminatı kapsamında olmadığı bu nedenle de davalı sigorta şirketinin sorumlu olamayacağı, davalı araç maliki ve sürücünün müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu,
3) Değer Kaybı yönünden; Değer kaybı tespit edilememesi nedeniyle davalıların sorumlu olamayacağı," şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davacı vekili tarafından █████/2025 tarihinde sunulan dava değeri arttırım dilekçesi ile dava değerini 57.167,12 TL + 152.990,4 TL olmak üzere toplam 210.159,52 TL daha arttırdıklarını beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; davacı ve davalı arasında meydana gelen trafik kazası nedeniyle; davacının aracında meydana gelen değer kaybı tazminatı, hasar tazminatı, aracın kullanılamamasından kaynaklı araç kiralama bedeli ve çekici ücretinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış ilgili müzekkere cevapları celbedilmiş, davacının davadan önce davalı sigorta aleyhine uyumazlık hakem heyetine başvuruda bulunduğu anlaşılmış, bu dosyaya ilişkin evraklar celbedilmiş, dosyanın 1 trafik kazaları ve kusur oranları konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ve 1 sigorta bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi ile; davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu tazminat istemleri hususunda rapor tanzim edilmesinin istenilmesine, hazırlanacak raporda araç kiralama bedeli hesaplanırken hem kaza tarihi ile dava tarihi arasında geçen hem de aracın onarımı için gerekli makul süre gözönünde bulundurularak bu süre için tazminat hesabı yapılmasının istenilmesine, ayrıca sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yapılacak tazminat hesabından mahsubunun da raporda gösterilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan █████/2024 tarihli raporda ; " Kusur Yönünden
1) Davalı ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ’ne poliçeli ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...’nun ASLİ ve TAM KUSURLU olduğu,
2) ) ... plaka sayılı motosiklet sürücüsü davacı ...’e atfı kabil bir kusuru bulunmadığı,
Maddi Tazminat Talebi Yönünden
3) Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere davaya konu aracın Nihai ve Gerçek Hasar Tutarı’nın 65.169,12 TL. den ibaret olduğu,
4) Davacının talep edebileceği ikame araç nihai ve gerçek maddi zararının;
a) Seçenek 1 Kaza Tarihinden Dava Tarihine kadar 154.190,40 TL. den ibaret olduğu,
b) Seçenek 2 Kaza Tarihinden 2 Hafta Onarım Süresi Sonuna Kadar 9.884,00 TL. den
ibaret olduğu,
5) Davacının talep edebileceği çekici masrafı nihai ve gerçek maddi zararının 300,00 TL den ibaret olduğu ve makul olduğu
Sigortacılık Yönünden Sonuç;
1) Bakiye Maddi Zarar yönünden; Davacının tespit edilen maddi bakiye 65.169,12 TL zararının Sayın Mahkemece kabulü halinde davalı sigorta şirketinin teminat limitleri kapsamında olduğu, çekici ücreti 300,00 TL de dahil olmak üzere ve tüm davalıların müştereken müteselsilen sorumlu olduğu,
2) Araç Mahrumiyet zararı yönünden; Davacının araç mahrumiyet zararının KZMMS poliçesinin teminatı kapsamında olmadığı bu nedenle de davalı sigorta şirketinin sorumlu olamayacağı, davalı araç maliki ve sürücünün müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu,
3) Değer Kaybı yönünden; Değer kaybı tespit edilememesi nedeniyle davalıların sorumlu olamayacağı, " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Davacının davalı sigortaya yönelik talepleri bakımından yapılan değerlendirmede; davacının huzurdaki davadan önce Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde davalı sigorta yönünden başvuruda bulunarak hasar bedelinin ve değer kaybı alacaklarının hüküm altına alınmasını talep ettiği, hakem heyeti tarafından verilen █████/2023 tarihli karar ile; 13.842,32-TL hasar tazminatı isteminin kabulüne karar verildiği, değer kaybı isteminin ise reddedildiği, ilgili karara itiraz edilmesi üzerine itiraz hakem heyetinin █████/2023 tarihli karar 2023/İHK-4627 sayılı kararı ile itirazın kesin olarak reddine karar verildiği görülmüştür.
Bilindiği gibi kesin hüküm, ilişkin olduğu konuda uyuşmazlığı ortadan kaldırır. Bu yüzdendir ki açılan bir dava hakkında kesin hüküm bulunmaması bir yargılama koşulu olup, mahkemece re'sen gözetilmesini gerektirir.(HMK.m.303)
Tarafları, dava konusu ve dava sebebi aynı olan kesinleşmiş karar, sonradan açılan dava için kesin hüküm teşkil eder. Gerek maddi, gerek şekli anlamda kesin hüküm dava şartlarından olmakla hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir ve varlığı saptandığı takdirde kesin hükmün varlığı nedeniyle davanın reddi gerekir.
Bir kararın kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi için de, evvelce verilen kararın usulüne uygun şekilde kesinleştirilmiş olması zorunludur.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde; davacının, eldeki davanın açılmasından önce Sigortacılık Kanunu'nun kendisine tanıdığı seçimlik hakkını kullanarak, kendisi yönünden ihtiyari çözüm yolu olan Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde davalı sigorta aleyhine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000-TL hasar bedeli ve 1.000-TL değer kaybı olmak üzere toplam 2.000-TL tazminatın tahsiline karar verilmesi istemiyle başvuruda bulunduğu, davacının bu başvurusu üzerine, hakem heyeti tarafından verilen █████/2023 tarihli karar ile; 13.842,32-TL hasar tazminatı isteminin kabulüne karar verildiği, değer kaybı isteminin ise reddedildiği, ilgili karara itiraz edilmesi üzerine itiraz hakem heyetinin █████/2023 tarihli karar 2023/İHK-4627 sayılı kararı ile itirazın kesin olarak reddine karar verildiği görülmüştür.
Bu halde, dosyadaki belgelere göre; sigorta tahkim komisyonu itiraz hakem heyeti kararının kesin olduğu, karardan sonra aynı konuda, aynı dava nedenlerine dayanarak, aynı davalıya karşı artık genel yargı yoluna başvuramayacağının anlaşıldığı açıklanan nedenlerle davacının davalı sigortaya yönelttiği hasar tazminatı ve değer kaybı alacaklarına ilişkin istemlerinin kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Kaldı ki değer kaybı alacağının her durumda talep edilemeyeceği bilirkişi rapor ile tespit edildiğinden bu alacak kalemi yönünden istemine her durumda reddi gerekmiştir.
Davacı bu davalıya yönelik olarak araç mahrumiyet bedeli ve çekici ücreti alacağının tahsili için de talepte bulunmuş ise de (her ne kadar bedel artırım dilekçesinde araç mahrumiyet bedeli için artırılan miktarın davalı sigorta dışındaki davalılardan tahsili talep edilmiş ise de dava dilekçesinde bildirilen alacak kalemlerinin tüm davalılardan talep edildiği dikkate alınarak dava dilekçesinde miktar ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır) ; dosya kapsamındaki bilirkişi raporu ve davalının poliçe hükümlerinin değerlendirilmesinden davacının araç mahrumiyet zararın poliçe teminatı kapsamında olmadığının anlaşıldığı bu nedenle bu alacak kalemine ilişkin istem bakımından davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı, çekici ücreti talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise emsal mahiyetteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin █████████ E., █████████ K. Sayılı kararında " Davaya konu kaza nedeniyle davacı, aracında oluşan hasar onarım bedeli ve değer kaybı ile birlikte çekici ücreti de talep etmektedir. Hasar ve değer kaybı dışında kalan zararların tazmininin de gerektiği açık olmakla birlikte kazadan kaynaklanan dolaylı zarar mahiyetindedir. Davalı trafik sigortacısı, sadece doğrudan zararlardan sorumlu olup dolaylı zararlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve poliçe özel şartları uyarınca teminat kapsamında bulunmadığından çekici ücreti bedeline yönelik davacı isteminin davalı sigorta şirketi yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı olduğu biçimde kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Davalı sigorta şirketi vekilinin bu hususa yönelik istinaf talebi yerinde görülerek hükmün düzeltilmesine karar verilmiştir." şeklinde değerlendirme yapıldığı, emsal yüksek mahkeme ilamı da dikkate alındığında davalı sigortanın dolaylı zarar niteliğindeki çekici masrafından sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmış ve bu alacak kalemleri yönünden de sigortaya yöneltilen davanın reddine karar verilmiştir.
Diğer davalılar yönünden yapılan değerlendirmede; davacıya ait ... plakalı araç ile davalıya ait ... plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazası neticesinde davacıya ait araçta hasar meydana geldiği, yaşanan kazaya davalıya ait araç sürücünün %100 kusuru ile sebebiyet verdiğinin dosya kapsamındaki bilirkişi raporu ile sabit olduğu, dosya kapsamında yapılan bilirkişi incelemesi ile davacının aracında meydana gelen hasar bedelinin 79.011,44-TL olduğu, davadan önce sigorta tahkim dosyasında davalı sigortalının 13.842,32-TL miktar için sorumluluğuna karar verildiği, sigorta tahkim dosyasında dosyamız davalılarından yalnızca sigorta şirketinin taraf olarak yer aldığı, sigorta yönünden kesin hüküm hususlarının yukarıda detaylı olarak açıklandığı , dosyamız davalıları olan araç maliki şirket ve araç sürücüsü sigorta tahkim dosyasının tarafı olmadığından bu kararın bu davalılar yönünden kesin hüküm teşkil etmediği, bu konudaki emsal İstanbul BAM 9. H.D. Nin █████████ E., █████████ K. Sayılı kararında " HMK'nın 303/1. maddesine göre, bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.
.... Bu durumda Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Kararında davalı olan sigorta şirketi eldeki uyuşmazlıkta davalı olmadığından, bahsi geçen hakem kararı HMK'nın 303/1. maddesi gereğince kesin hüküm teşkil etmeyeceğinden bu yöne değinen istinaf talebi yerinde değildir. "şeklinde değerlendirme yapıldığı, açıklanan nedenlerle davalıların meydana gelen hasar tazminatından sorumlu olduğu ancak dava dışı sigorta yönünden hüküm kurulan tazminat tutarının tarafların zarardan müştereken sorumlu oldukları dikkate alınarak toplam zarardan mahsubu gerektiği, bu hali ile bakiye zararın 65.169,12-TL olduğu ve davaların bu zarardan sorumlu tutulması gerektiği kanaatine varıldığı, davacının diğer talebinin ikame araç bedeline ilişkin olduğu, bilirkişi tarafından ikame araç bedeli hesaplamasının seçenekli olarak yapıldığı, davacı tarafça sunulan bedel artırım dilekçesinde her ne kadar bilirkişi tarafından ilk seçeneğe göre bedel artırımda bulunulmuş ise de raporda makul onarım süresinin 2 hafta olacağının ve bu kapsamda 9.884,00-TL araç mahrumiyet bedelinin oluşacağının hesaplandığı, davalıların ancak gerçek zarar ile sorumlu tutulabileceği ve makul onarım süresi dikkate alındığında gerçek zararın da 9.884,00-TL olacağı kanaatine varılmakla bu miktar üzerinden bu alacak kalemi için kabul kararı verilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, davacının diğer talebinin ise değer kaybına ilişkin olduğu, dosya kapsamında alınan hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile davacının aracında değer kaybının oluşmadığının değerlendirildiği, raporun mahkememizce hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, bu nedenle davacının değer kaybı alacak kalemine ilişkin talebinin reddi gerektiği anlaşılmış, çekici masrafının da kazadan kaynaklı dolaylı zarar olduğu ve davalıların kusuru kapsamında bu zararı da tazmin ile yükümlü olduğu değerlendirilmekle bu alacak kalemi bu davalılar yönünden kabul edilmiş, sonuç olarak davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, arabuluculuk ücreti yönünden yapılan değerlendirmede ise; arabulucuğun davacı ve davalı sigorta arasında gerçekleştiği, açılan davanın ise sigorta yönünden reddine karar verildiği bu hali ile arabuluculuk ücretinin davacı tarafça karşılanması gerektiği, diğer davalıların arabulucuğun tarafı olmadıklarından arabuluculuk ücretinden de sorumlu olmayacakları kanaatine varılmakla hazine bütçesinden karşılanan arabulucuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile;
1-█████/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı bakiye 65.169,12-TL araç onarım bedelinin davalılar ... ve ... Rehabilitasyon ..LTD.Şti 'nden █████/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının bu alacak kalemi yönünden davalı ... Sigorta A.Ş.'ye yönelik talebinin kesin hüküm nedeniyle reddine,
2-█████/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı 9.884,00-TL araç mahrumiyet bedelinin █████/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Rehabilitasyon ..LTD.Şti 'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının bu alacak kalemi yönünden fazlaya ve davalı ... Sigorta A.Ş.'ye yönelik talebinin reddine,
3- █████/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı 300,00-TL çekici ücreti bedelinin █████/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Rehabilitasyon ..LTD.Şti 'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının bu alacak kalemi yönünden davalı ... Sigorta A.Ş.'ye yönelik talebinin reddine,
4-Davacının değer kaybı tazminatına ilişkin talebinin REDDİNE,
5-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 5.147,37 TL harçtan peşin alınan 3.858,84‬ TL harcın ( 269,85 TL dava açılırken + 3.588,99 TL ıslah harcı olmak üzere ) mahsubu ile bakiye 1.288,53‬ TL harcın davalılar ... ve ... Rehabilitasyon ..LTD.Şti 'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına.
6-Davacı tarafından yatırılan 3.858,84‬ TL harcın ( 269,85 TL dava açılırken + 3.588,99 TL ıslah harcı olmak üzere) davalılar ... ve ... Rehabilitasyon ..LTD.Şti 'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Rehabilitasyon ..LTD.Şti 'nden müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
8-Davalı ... Sigorta AŞ kendisine vekil ile temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafça yapılan 408,25‬ TL ilk masraf (başvuru + vekalet harcı), 1.107,50 TL müzekkere ve tebligat gideri ile 7.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.515,75‬ TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 2.921,29 TL'sinin davalılar ... ve ... Rehabilitasyon ..LTD.Şti 'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
10-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
11-Arabuluculuk Son Tutanağıdan, arabuluculuk işlemlerinin davacı ile davalı ... Sigorta AŞ arasında gerçekleştiği görüldüğünden suçüstü ödeneğinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı (e duruşma ile), davalıların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!