Anahtar kelimeler: Davatazminat Kaparo Formu Satıcının Sipariş Ödeyeceğinin Onay Siparişini Fiilden Satıcı

T.C.

İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO :████████
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:█████/2023
KARAR TARİHİ:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında █████/2023 tarihinde ... marka, ... model aracın satın alınması işlemi için “Sipariş Onay Formu” imzalandığını, taraflar arasında imzalanan sipariş belgesi uyarınca aracın davalı tarafından müvekkiline teslim edilmesi adına müvekkili şirket tarafından davalıya 400.000,00 TL kaparo ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, satıcı ile imzalanmış sipariş onay formu kapsamında talep edilen 400.000,00 TL’lik kaparo ücretinin ödemesinin, █████/2023 tarihinde müvekkili tarafından davalı satıcının hesabına ödendiğini, ancak müvekkilinin herhangi bir kusuru veya siparişini iptal etme gibi bir talebi olmamasına rağmen davalı satıcı tarafından █████/2023 tarihinde e-posta yoluyla ... marka, ... model araç siparişinin davalı tarafından iptal edildiğini, satıcı tarafından sözlü olarak 14 iş günü içerisinde iadenin gerçekleşeceği taahhüdünün verildiğini ancak herhangi bir ücret iadesi yapılmadığını, müvekkili şirket yetkilisi tarafından defalarca kaparo iadesi için davalı şirket nezdinde iade talebi oluşturulmuşsa da hiçbir şekilde geri dönüş sağlanmadığını, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından davalı satıcıya hitaben .... Noterliği'nin █████/2023 tarih, ... Yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini ve 400.000,00 TL kaparo iadesi talep edildiğini, anılan ihtarnamenin █████/2023 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiğini ancak davalı tarafından ihtarnameye cevap dahi verilmediği gibi kaparo iadesinin tam 2 ay gibi bir süre geçtikten sonra █████/2023 tarihinde yapıldığını, müvekkili şirket tarafından yatırım amacıyla ya da yeni araç alımı için kullanılabilecek bu paranın geç ödenmesinin davacı tarafı zarara uğrattığını, bu dönemde fiyat artışları yaşandığını ve müvekkili şirketin parasını kullanamadığını beyanla 400.000,00 TL kaparo bedelinin davalı tarafından müvekkil şirkete geç ödenmesi nedeniyle 07.06.2023 - 07.08.2023 tarihleri arasındaki uğranılan zarara ilişkin şimdilik 1.000,00 TL faiz alacağı ve aşan kısımlar için ise şimdilik 1.000,00 TL munzam zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından dava dilekçesinin ekinde müvekkili şirket ile ... marka, ... model aracın satışına ilişkin akdedilen araç rezervasyonu sözleşmesinin sunulduğunu, davacı tarafından sunulan sözleşmede hiçbir imzanın bulunmadığını, bu doğrultuda, tarafların imzası bulunmayan sözleşmenin huzurda görülen davada dikkate alınmaması gerektiğini, davacı tarafça ödenen rezervasyon bedelinin de sadece rezervasyon yapılmasına ilişkin olduğunu, bu rezervasyonun müvekkili şirketçe herhangi bir nedenle iptal edilmesinin mümkün olduğunu, anılan sebeplerle, mevzuat kapsamında rezervasyonun iptal edildiği durumlarda alınan bedelin iadesi için belirlenmiş kesin mahiyette bir süre bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizin █████/2024 tarihli celsesinde dosyanın 1 mali müşavir bilirkişisine tevdine; bilirkişiden takdiri mahkemeye ait olmak üzere tarafların ticari defterleri ve dosya arasına sunulan bilgi belge ve dekontlar incelenerek , davacının dava dilekçesinde belirttiği tarih aralığı ve davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarnamenin tebliğ tarihi ile ödemenin yapıldığı tarih aralığı ayrı ayrı olacak şekilde terditli hesaplama yapılmasının istenilmesine, karar verilmiş olup █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Tüm dava dosyası, iddia, savunma, taraf ticari defterleri ile dava dosyasına sunulan tüm deliller üzerinde, yapılan inceleme, tahlil ve hesaplamalar neticesinde;
Yüce Mahkemeniz tarafından; davacının dava dilekçesinde belirttiği tarih aralığı ve davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarnamenin tebliğ tarihi ile ödemenin yapıldığı tarih aralığı ayrı ayrı olacak şekilde terditli hesaplama yapılması yönünde verilen görevlendirme çerçevesinde;
Hukuki tavsif ve Takdir Yüce Mahkemenize ait olmak üzere;
Dava dilekçesinde belirtilen 07.06.2023 - 07.08.2023 tarihleri arasında yapılan hesaplamalar neticesinde; 400.000,00,-TL’nin mevduat faizi, USD, EUR, gram altın, Tüfe artışı, Üfe artışı ve memur maaş katsayısı ortalamalarının 457.780,12,-TL, ana paradan çıkarıldığında 457.780,12,-TL – 400.000,00,-TL = 57.780,12,-TL olduğu,
Davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarnamenin tebliğ tarihi ile ödemenin yapıldığı tarih aralığında yapılan hesaplamalar neticesinde; 400.000,00,-TL’nin mevduat faizi, USD, EUR, gram altın, Tüfe artışı, Üfe artışı ortalamalarının 410.345,89,-TL, ana paradan çıkarıldığında 405.597,02.-TL – 400.000,00,-TL =5.597,02.-TL olduğu, sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizin █████/2024 tarihli celsesinde dosyanın ek rapor için bilirkişiye tevdi ile; kök raprda yapılan hesaplamalara ilaveten ve bilirkişi görevlendirilmesi ilişkin ara kararımızdaki tarihler dikkate alınarak bu tarih aralığı için ticari temerrüt faizi hususnda hesaplama yapılmasının ve akabinde de ilgili tarih aralıkları için hesaplanan temerrüt faizi miktarı ile kök raporda yapılan hesaplamalar karşılaştırılarak, davacının ilgili tarih aralıklarına ilişkin ticari temerrüt faizi talebinin ve ticari temerrüt faizini aşan zarar iddiasına ilişkin talebinin hesaplanmasının ayrıca tarafların rapora itirazının değerlendirilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup █████/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: "Yüce Mahkemeniz tarafından; bilirkişi görevlendirilmesi ilişkin ara kararımızdaki tarihler dikkate alınarak bu tarih aralığı için ticari temerrüt faizi hususunda hesaplama yapılmasının ve akabinde de ilgili tarih aralıkları için hesaplanan temerrüt faizi miktarı ile kök raporda yapılan hesaplamalar karşılaştırılarak, davacının ilgili tarih aralıklarına ilişkin ticari temerrüt faizi talebinin ve ticari temerrüt faizini aşan zarar iddiasına ilişkin talebinin hesaplanmasının ayrıca tarafların rapora itirazının değerlendirilmesi yönünde verilen görevlendirme çerçevesi
Hukuki tavsif ve Takdir Yüce Mahkemenize ait olmak üzere;
Kök rapora edilen itiraz dilekçesinde belirtilen 09.06.2023- 07.08.2023 tarihleri arasında 59 gün üzerinden yapılan hesaplamalar neticesinde; 400.000,00,-TL’nin En yüksek 3 aylık mevduat faizi, USD, EUR, gram altın, Tüfe artışı, Üfe artışı ve memur maaş katsayısı ortalamalarının 449.955,84,-TL, ana paradan çıkarıldığında 449.955,84-TL-400.000,00,-TL= 49.955,84,-TL olduğu,
09.06.2023- 07.08.2023 tarihleri arasında 59 gün ve (TTK 1530) Ticari temerrüt faizi baz alınarak yapılan hesaplamalar neticesinde davacının 400.000,00.-TL anapara üzerinden 7.597,26.-TL ticari temerrüt faizi talep edebileceği, aradaki farkın 49.955,84-7.597,26= 42.358,58.-TL
Davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarnamenin tebliğ tarihi ile ihtarnamede verilen 1 günlük atıfetle birlikte temerrüt tarihinin 26.07.2023 ödemenin yapıldığı 07.08.2023 tarih aralığında yapılan hesaplamalar neticesinde; 400.000,00,-TL’nin mevduat faizi, USD, EUR, gram altın, Tüfe artışı, Üfe artışı ortalamalarının 403.613,69.-TL, ana paradan çıkarıldığında, 403.613,69.-TL – 400.000,00,-TL =3.613,69.-TL olduğu,
26.07.2023-07.08.2023 tarihleri arasında 12 gün ve (TTK 1530) Ticari temerrüt faizi baz alınarak yapılan hesaplamalar neticesinde davacının 400.000,00.-TL anapara üzerinden 1.545,21.-TL ticari temerrüt faizi talep edebileceği, aradaki farkın 3.613,69-=1.545,21= 2.068,48.-TL olduğu sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan █████/2025 tarihli dava değeri arttırım dilekçesi ile davayı açarken 1.000 TL belirsiz alacak olarak belirtmiş oldukları dava değeri ve faiz alacağını 2.068,48 TL'ye arttırdıklarını beyanla 2.068,48 TL faiz ve 1.000,00 TL munzam zarar alacaklarının, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; davacı tarafından davalı tarafa gönderilen kapora ödemesine ilişkin iadenin zamanında yapılmaması nedeniyle davacının faiz alacağının ve munzam zararının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise ne miktarda alacak talep edilebileceği noktasındadır.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, taraflara defter ve belgelirin sunmak için süre ve imkan tanınmış akabinde dosyanın 1 mali müşavir bilirkişisine tevdine; bilirkişiden takdiri mahkemeye ait olmak üzere tarafların ticari defterleri ve dosya arasına sunulan bilgi belge ve dekontlar incelenerek , davacının dava dilekçesinde belirttiği tarih aralığı ve davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarnamenin tebliğ tarihi ile ödemenin yapıldığı tarih aralığı ayrı ayrı olacak şekilde terditli hesaplama yapılmasının istenilmesine karar verilmiş, bilirkişi kök ve bilirkişi ek raporu dosyaya kazandırılmıştır.
Dosya kapsamında hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporu ile; " Hukuki tavsif ve Takdir Yüce Mahkemenize ait olmak üzere; " Kök rapora edilen itiraz dilekçesinde belirtilen 09.06.2023- 07.08.2023 tarihleri arasında 59 gün üzerinden yapılan hesaplamalar neticesinde; 400.000,00,-TL’nin En yüksek 3 aylık mevduat faizi, USD, EUR, gram altın, Tüfe artışı, Üfe artışı ve memur maaş katsayısı ortalamalarının 449.955,84,-TL, ana paradan çıkarıldığında 449.955,84,-TL – 400.000,00,-TL = 49.955,84,-TL olduğu,
09.06.2023- 07.08.2023 tarihleri arasında 59 gün ve (TTK 1530) Ticari temerrüt faizi baz alınarak yapılan hesaplamalar neticesinde davacının 400.000,00.-TL anapara üzerinden 7.597,26.-TL ticari temerrüt faizi talep edebileceği, aradaki farkın 49.955,84-7.597,26= 42.358,58.-TL
Davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarnamenin tebliğ tarihi ile ihtarnamede verilen 1 günlük atıfetle birlikte temerrüt tarihinin 26.07.2023 ödemenin yapıldığı 07.08.2023 tarih aralığında yapılan hesaplamalar neticesinde; 400.000,00,-TL’nin mevduat faizi, USD, EUR, gram altın, Tüfe artışı, Üfe artışı ortalamalarının 403.613,69.-TL, ana paradan çıkarıldığında, 403.613,69.-TL – 400.000,00,-TL =3.613,69.-TL olduğu,
26.07.2023-07.08.2023 tarihleri arasında 12 gün ve (TTK 1530) Ticari temerrüt faizi baz alınarak yapılan hesaplamalar neticesinde davacının 400.000,00.-TL anapara üzerinden 1.545,21.-TL ticari temerrüt faizi talep edebileceği, aradaki farkın 3.613,69-=1.545,21= 2.068,48.-TL olduğu sonucuna ulaşılmıştır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
''Bağlanma parası (pey akçesi), sözleşme yapılırken bir kişinin vermiş olduğu paradır. Bu cayma parası değildir. Sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır. Aksine sözleşme veya yerel adet olmadıkça bu para, alacaktan düşülür (Türk Hukuk Lûgatı, ... 2021, s. 119, 120).
Türk Borçlar Kanunu’nun “Genel Hükümler” başlıklı birinci kısmının “Borç İlişkilerinde Özel Durumlar” başlıklı dördüncü bölümünün üçüncü ayrımında bağlanma parası, cayma parası ve ceza koşulu (TBK m. 177-182) bir arada düzenlenmiştir. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 156. maddesinde ise, hem pey akçesi (bağlanma parası) hem de cayma parası düzenlenmiştir. Daha önce tek bir maddede düzenlenen bu iki kurum TBK’da iki farklı maddede kaleme alınmıştır. TBK’nın 177. maddesinde bağlanma parasına yer verilirken, 178. maddesinde ise cayma parası açıklanmıştır.
Türk Borçlar Kanunu'nun “Bağlanma parası” başlıklı 177. Maddesi; “Sözleşme yapılırken bir kimsenin vermiş olduğu bir miktar para, cayma parası olarak değil sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır. Aksine sözleşme veya yerel âdet olmadıkça, bağlanma parası esas alacaktan düşülür.” hükmüne ver verilmiştir.
Bağlanma parasının (pey akçesi) amacı, hem sözleşmenin yapıldığına delil oluşturmak hem de kısmi ifadır (Akman, Sermet/Burcuoğlu Halûk/Altop Atillâ:,Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 1993, s. 338). Bağlanma parası, sözleşmenin geçerli olması için gerekli bir şekil şartı olmayıp sözleşmenin kurulduğu yönünde ispat aracıdır.
Sözleşme yapılır yapılmaz taraflardan birinin diğerine bir miktar para vermesinin ne gibi bir maksada dayandığı açık bir şekilde anlaşılamıyorsa verilenin bağlanma parası (pey akçesi) olduğu karine olarak kabul edilir (Akman/Burcuoğlu/Altop, s. 339). Verilen paranın cayma parası olduğunu iddia eden taraf bunu ispatlamak durumundadır.
Anılan düzenleme, BK’da tam tersine, aksi sözleşmede belirtilmedikçe veya yerel âdet aksini göstermedikçe, bu paranın esas alacaktan düşülmeksizin alacaklıya bırakılacağı düzenlenmişti [(BK m. 156/2), Yavuz, Nihat: Borçlar Hukuku, ... 2018, s. 525)]. TBK’da, BK’daki bu düzenlemeden vazgeçilerek bağlanma parasının asıl alacaktan mahsup edileceği belirtilmiştir.
Bağlanma parası verilen sözleşme geçersizse veya sonradan ortadan kalkarsa, yerine getirilmiş diğer edimler gibi bağlanma parası olarak verilen para da geri istenebilecektir (Yavuz, s. 525; Akman/Burcuoğlu/Altop, s. 340).(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2022 tarih, 2019/(19)11-722 Esas- ████████ Karar sayılı ilamı)''
Somut olayda davacı tarafından verilen 400.000,00 TL'nin bağlanma parası olduğu, sözleşme ortadan kalktığı için iadesinin gerektiği sabittir ve bu miktarın davalı tarafça davacıya iade edildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı , davalıya ödenen kapora ödemesinin 2 ay gibi bir süre sonra iade edildiğini bu kapsamda faiz alacağı ve munzam zarar talebinde bulunduğunu bildirmiştir. Bilirkişi tarafından hazırlanan raporda faiz hesabı hususunda seçenekli hesaplama yapılmış, hem ödeme tarihinden iade tarihine hem de ihtarname tarihinden iade tarihine kadar olan dönem için faiz hesabı yapılmış ayrıca munzam zarar talebine ilişkin de hesaplama yapılmıştır.
6098 sayılı Borçlar Kanununun 117.maddesinde bu hüküm ''Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer'' şeklinde düzenlenmiştir. Temerrüt, ya bir ihtar ile ya da dava açılması vs. suretiyle gerçekleşir.
Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez. Emsal mahiyetteki İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi █████████ E., ████████ K. sayılı kararında " Bununla birlikte; Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre borçludan faiz talep edilebilmesi için borçlunun temerrüde düşürülmesi gerekir. BK'nun 101. (TBK 117. mad.) maddesine göre gecikme faizinin işlemesi için borçluya ihtarname gönderilmek suretiyle temerrüde düşürülmelidir. TBK md. 78 uyarınca borçluya işbu alacak sebebiyle önceden başlatılan bir icra takibi veya ihtarname bulunmadığı dikkate alınarak temerrüt başlangıç tarihinin dava tarihi olarak kabulünde de bir isabetsizlik bulunmadığından," şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Dosya kapsamında yapılan incelemede; davalının, davacının gönderdiği ihtarname ile temerrüde düştüğü, davacının ödenen bedelin iadesi için davalıya gönderdiği ihtarname içeriği ve ihtarnamenin tebliği ile davalı tarafça yapılan iadenin tarihi dikkate alındığında davacının 1.545,21-TL faiz talebinde bulunabileceği belirlenmiş ve mahkememizce de bu miktar üzerinden faiz talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacının munzam zarar talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun "Aşkın Zarar" başlıklı 122. maddesinde;
"Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür.
Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder. " hükmü düzenlenmiştir.
Munzam zararın genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerektiği, yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma, davacıyı ispat yükünden kurtarmayacağı gibi herhangi bir ispat kolaylığı da sağlamayacağı (emsal mahiyette ... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi █████████ E., ████████ K.) , öte yandan trafik siciline kayıtlı araçların mülkiyetinin devrini öngören her türlü sözleşmelerin geçerliliği, 2918 sayılı kanunun 20/d maddesi uyarınca resmi şekilde yapılmalarına bağlı olduğu, burada sözü edilen resmi şeklin, sözleşmenin noterde re'sen düzenleme şeklinde yapılması olduğu , bu şekil şartına uymadan yapılan sözleşmelerin geçersiz olacağı, yalnızca tarafların verdiklerini geri isteyebilecekleri, ; Geçersiz sözleşmeye dayalı olarak munzam zarar talep edilemeyeceği de dikkate alınmakla munzam zarar talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi ████████ Esas, █████████ Karar )
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen KABULÜ İLE; 1.545,21-TL faiz alacağının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, fazlaya dair istemin REDDİNE,
2-Davacının munzam zarara ilişkin fazlaya dair talebin REDDİNE,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 289,85 TL harcın ( 269,85 dava açılırken + 20,00 TL tamamlama harcı olmak üzere ) mahsubu ile bakiye 325,55 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
4-Davacı tarafından yatırılan 289,85 TL harcın ( 269,85 dava açılırken + 20,00 TL tamamlama harcı olmak üzere ) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 1.545,21 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 1.523,27 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yapılan 308,25‬ TL ilk masraf (başvuru + vekalet harcı), 96,75‬ TL müzekkere ve tebligat gideri, 3.750,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.155,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 2.092,35 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
8-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
9-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 1.571,15 TL'sinin davalıdan, 1.548,85 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, davacı vekilinin (e duruşma ile) ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!