Anahtar kelimeler: Gölhisar Saatte Gününün İstemli Burdur Gelmiş Başlanarak Davetiye Projesi Olmalarıyla
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

    SAYISI : ████████ E., ████████ K.
    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 27.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
    Belli edilen günde duruşmalı temyiz talebinde bulunan davalı vekili Avukat ....ile davacı vekili Avukat ... ile davacı şirket yetkilisi...’nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 10.03.2012 tarihinde "Burdur Gölhisar Projesi Fiberbeton Prekast Elemanları İmalat ve Montaj Taahhüdü Sözleşmesi" ile 11.06.2012 tarihinde "Çorlu ve Kırşehir Projesi Fiberbeton Prekast Elemanları İmalat ve Montaj Taahhüdü Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmelerin konusunun binaların dış cephe fiberbeton prekast sistemi ile izolasyonlu ve izolasyonsuz olarak idare tarafından onaylanan projeleri doğrultusunda imalat ve montajının yapılması olduğunu, her 3 projenin sözleşme hükümlerine ve karşılıklı iyi niyet kurallarına göre gerçekleştirilmesi için müvekkili şirket tarafından gerekli yükümlülüklerin yerine getirildiğini, ancak davalı şirketin yer teslimi, sözleşmeye uygun avans ödemeleri ve hakediş ödemelerini süresinde yerine getirmediğini, tarafların üzerinde anlaşarak imzaladıkları hakediş bulunmadığını, ancak davalının kısmi ödemeleri olduğunu, işin sözleşmelerde belirtilen sürelerde tamamlanmamasının sebebinin davalı şirketin sözleşmeye uygun olarak imal edilen prekast malzemenin montajı için inşaatları ve istif alanlarını hazır hale getirmemesi olduğunu, davalıdan kaynaklı sebeple ekstra malzeme ve işçilik gideri yaptığını, sözleşmenin 14. maddesine göre davalı tarafın yaptığı avans ödemeleri karşılığı için masrafı davalı şirket tarafından karşılanacak banka teminat mektubunun verileceğinin kararlaştırıldığını, banka teminat mektubunun verilmesinin sebebinin davalının işin başında verdiği avansların güvencesi için olduğunu, verilen avans miktarı kadar hakediş yapıldığında davalı tarafa verilen teminat mektup ve teminat çeklerinin iade edilmesi gerektiğini, her iki sözleşme kapsamında verilen avans ödemelerinin üzerinde prekast panel imalatı yapılmış ve teslim edilmiş olduğundan halen davalının elinde bulunan teminat mektubunun ve 3 adet çekin davalı taraf elinde tutulmasının sözleşmesel ve hukuki dayanağı bulunmadığını, davalının yapılan ihtara rağmen teminat mektubunu nakde çevirdiğini, ayrıca elinde bulunan keşide tarihi yazılı olmayan teminat çekleri üzerine her an keşide tarihi yazarak bankaya ibraz edip arkasını yazdırma ve icra takip konusu yapma ihtimalinin mevcut olduğunu belirterek, haksız olarak nakde çevrilen 150.000,00 TL'nin nakde çevrildiği tarih olan 17.06.2013 tarihinden itibaren en yüksek ticari faizi ile davalıdan tahsiline, dava konusu 3 adet toplam bedeli 500.000,00 TL olan çeklerden dolayı borçlu bulunmadıklarının tespitine, çeklerin davacıya iadesine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla bakiye alacağın şimdilik 30.000,00 TL'sinin ihtarname ile temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren ticari en yüksek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili 14.01.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava dilekçesinde 30.000,00 TL olarak talep ettikleri bakiye alacak bedeli yönünden davasını netice-i talebe ilişkin olarak ıslah etmiş, 782.792,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; bugüne kadar sözleşmede belirlenen iş planına aykırı davranarak işi kesin teslime sunmayan, işin gecikmesine sebebiyet vererek davalı şirketi ciddi oranda zarara sokan davacı şirkete, davalı şirket tarafından sözleşme konusu işlerin yapımında gecikme olmasına karşın sözleşme ile belirlenen bedeller üzerinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile 3.295.965,90 TL ödeme yapıldığını, davacı ile davalı şirket defter ve kayıtları incelendiğinde görüleceği üzere davacının alması gerektiği halde almadığı sarf malzemeleri, ödemesi gerektiği halde ödemediği işçilik ücretlerinin davalı şirket tarafından ödendiğini, tarafların yükümlülükleri sözleşme ile açıkça belirlenmiş olmasına karşın davacının sözleşme ile belirlenen yükümlülüklerini açıkça ihlal ettiğini, davalının davacıdan alacaklı olduğunu, sözleşme ile belirlenen sürelere riayet etmeyen, işi geçici ve kesin kabule sunmayan, yapmış olduğu iş ile ilgili hak edilen tutar üzerinde kendisine ödeme yapılan, sözleşme ile üstlenilmiş olduğu işleri davalı şirket tarafından yerine getirilen davacı tarafça hakkaniyetten uzak ikame edilen işbu davanın reddi gerektiğini, ayrıca davaya konu sözleşmenin 17. maddesinde geciken her gün için 400,00 TL cezai şarta hükmedileceğinin kararlaştırıldığını, halihazırda yükümlülüklerini yerine getirmeyerek sözleşme ile belirlenen sürenin uzamasına sebebiyet veren davacı taraf hakkında sözleşme ile belirlenen cezai şart tutarını talep etme haklarını saklı tuttuklarını belirterek, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin 23.01.2020 tarih ve ████████ E., ███████ K. sayılı kararı ile davacı tarafın 3 adet çek nedeniyle çeklerin bedelsiz kaldığından bahisle menfi tespit talebi yönünden yapılan inceleme ve değerlendirmeye göre; davaya konu edilen çekler Yapı Kredi Bankası ... Şubesine ait her biri 200.000,00 TL bedelli lehtarının davalı şirket, keşidecisinin davacı şirket olduğu, çeklerde keşide tarihinin bulunmadığı, her iki çekin de ön yüzünde "Teminat çekidir" ibaresinin yazılı olduğu, diğer çekin ise Vakıfbank .... Şubesine ait olup 100.000,00 TL bedelli, keşidecisi davacı şirket, lehtarı da davalı şirket olup, yine bu çekin ön yüzünde de "Teminat Çekidir" ibaresinin yazılı olduğu, davacı taraf iddiasının ispatı bakımından 26.12.2012 tarihli tutanağın 4.maddesine dayandığı, söz konusu çeklerin davalıya teslim edildiğine dair ellerinde teslim belgesinin olmadığını ileri sürdüğü ve bu konuda yemin deliline de dayanmadığı, 26.12.2012 tarihli tutanak başlıklı belgenin 4. maddesine göre; "... A.Ş 25.12.2013 tarihli 150.000,00 TL tutarlı ... ve .... şahsi cirolu çekini almak koşuluyla geçmişte aldığı tarihsiz teminat çeklerini geri verecektir." hükmü olduğu, ancak söz konusu belgede geçmişte alınan tarihsiz teminat çeklerinin ayrıntısı bildirilmediği gibi, 4.maddede belirtilen 150.000,00 TL tutarlı ve 25.12.2013 tarihli çekin davacı tarafından davalıya teslim edildiği hususunun da davacı tarafından ispat edilemediği, 11.06.2012 tarihli ve 10.03.2012 tarihli imalat ve montaj taahhüdü sözleşmelerinde de teminat çekinden söz edilmediği, davalı tarafın cevabi ihtarnamelerinde de bu 3 çekten hiç bahsedilmediği, çeklerin teminat olarak alındığı, neyin teminatına ilişkin olarak alındığı hususunda bir beyanda bulunulmadığı, davaya konu edilen çeklerin ön yüzünde bulunan "Teminat Çekidir" ibaresinin tek başına çekin teminat için verildiğini ispat etmediği, çekin teminat olarak verildiğini ve bedelsiz kaldığını iddia eden tarafın bu iddiasını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği, çekin neyin teminatı için verildiğinin açıkça ispatı gerektiği, oysa davacı vekilince dosyaya sunulan delillerin, söz konusu çeklerin işin başında davalı tarafından yapılan avans ödemelerine karşılık teminat olarak verildiği iddiasının ispatı bakımından yeterli olmadığı, davacı vekili dilekçelerinde açıkça yemin deliline de dayanmadığından, davacı tarafın 3 adet toplam 500.000,00 TL bedelli çeklerden dolayı davalı tarafa borçlu bulunmadığının tespiti talebi yönünden davanın reddine, Davacı tarafın 2 adet sözleşme nedeniyle ve sözleşme dışı ilave işten dolayı ayrıca nakde çevrilen 150.000,00 TL tutarındaki banka teminat mektubundan kaynaklı alacağın tahsili talebi yönünden yapılan inceleme ve değerlendirmeye göre; taraflar arasında varlığı ihtilafsız olan 11.06.2012 tarihli Çorlu ve Kırşehir Projesi ve 10.03.2012 tarihli Burdur Gölhisar Projesi İmalat ve Montaj Taahhüdü Sözleşmeleri ve yine bu sözleşmeleri revize eden 09.11.2012 tarihli Tutanak başlıklı anlaşma hükümleri doğrultusunda, davacı alt yüklenici tarafça davalı asıl yükleniciye sözleşme kapsamında ve ilave bir kısım imalatların yapılarak teslim edildiği, tarafların işin kesin tasfiyesi konusunda uyuşamadıkları, bu nedenle tasfiye kesin hesabının mahkeme tarafından yaptırıldığı ve mahkemece itibar edilen bilirkişi heyeti raporunda belirlendiği üzere davacı alt yüklenici tarafça gerçekleştirilen toplam imalat tutarının 2.961.232,31 TL olduğu, buna karşılık davalı tarafından davacıya yapılan ödemeler toplamının 2.207.820,00 TL olduğu, yapılan bu ödemelerin imalat bedelinden düşülmesi sonucunda davacının davalıdan imalat nedeniyle talep edebileceği tutarın 753.412,31 TL olduğu, bu alacak yönünden davanın kısmen kabulüne, yine her iki sözleşmenin 14. madde hükmü değerlendirildiğinde, davaya konu edilen davacı tarafça işin başında alınan avanslara karşılık olmak üzere davalı tarafa avans teminat mektubu olarak verilen 150.000,00 TL tutarındaki banka teminat mektubunun 17.06.2013 tarihinde banka tarafından tazmin edildiği, sözleşmenin 14. maddesi uyarınca hakediş tutarı avans miktarını bulduğunda banka avans mektubunun iade edileceğinin kararlaştırılmış olması karşısında ve davacı tarafça yapılan hakedişlerin de avans ödemelerini karşıladığı dikkate alındığında, davacının tazmin edilen 150.000,00 TL tutarındaki banka teminat mektubu alacağının davalıdan tahsilini istemekte haklı olduğu anlaşılmakla bu yönden talebin kabulüne, davalı tarafın savunmasında her ne kadar sözleşme hükümleri uyarınca gecikme cezası alacağına hak kazandığını ve bu hakkını saklı tuttuğunu, ayrıca sözleşme uyarınca davacı tarafın yükümlülüğünde olup da yapılmayan bir kısım harcamaların kendilerince yapıldığını ileri sürerek karşı taraftan alacaklı olduğunu savunması karşısında, bu savunmasının mahsup itirazı oluşu gözetilerek mahkemece resen değerlendirildiği, sözleşmelerin 17. maddesindeki gecikme cezası adı altında kararlaştırılan ceza-i şart hükmünün, işin belirlenen zaman ve yerde teslim edilmemesine karşılık düzenlendiğinden, bunun 818 sayılı BK’nın 158/2 maddesinde düzenlenen ifaya ekli ceza-i şart niteliğinde oluşu gözetilerek, işin geç ve ayıplı teslim edilmesinde her iki tarafın da kusurlarının bulunduğu, davalı tarafın gerekli koşulları davacıya sağlamadığı, bu konuda davacı tanıklarının beyanları karşısında davalının da işin gecikmesinde kusurunun bulunduğu, ifaya ekli ceza-i şart talep edebilmesi için davalı tarafın tamamen kusursuz olmasının gerekmesi karşısında, davalı tarafın ceza-i şart alacağına hak kazanmadığı, bunun dışında davalının diğer mahsup itirazı niteliğindeki savunması uyarınca yaptığı harcamaları usulünce ispat edemeyişi gözetilerek, mahsup itirazının yerinde olmadığı, dolayısıyla davacı alacağından mahsubu gerektirir bir durumun olmadığına, ayrıca davacı vekilince dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde en yüksek ticari faiz talep edilmekle, bunun avans faizi anlamına geldiği, sonuç olarak hüküm altına alınan 753.412,31 TL alacağa temerrüt tarihi olan 13.06.2013 tarihinden itibaren, 150.000,00 TL'lik banka teminat mektubu alacağına ise tazmin edildiği 17.06.2013 tarihinden itibaren avans faizine hükmetmek gerektiği belirtilerek davacı tarafça davalı aleyhine ödenmeyen bakiye imalat bedelinin tahsili istemiyle açılan davanın kısmen kabulü ile 753.412,31 TL'nin temerrüt tarihi olan 13.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya dair isteminin reddine, davacı tarafça davalı aleyhine haksız olarak nakde çevrilen teminat mektubu bedelinin tahsiline ilişkin davanın kabulü ile 150.000,00 TL'nin 17.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı tarafça davalı aleyhine çeklerden dolayı menfi tespit istemiyle açılan davanın reddine, ihtiyati tedbir kararı uygulanmadığından davalı lehine İİK'nın 72/4 maddesi uyarınca tazminata hükmolunmasına yer olmadığına, ihtiyati haciz talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 22.02.2022 tarih ve ████████ E., ████████ K. sayılı kararı ile mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire ve ortaya koyduğu gerekçeye göre vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
    V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    Bölge Adliye Mahkemesinin 22.02.2022 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 11.12.2023 tarih ve █████████ E., █████████ K. sayılı ilamı ile davacının da Kırşehir işinin feshedilmesi konusunda müterafik kusuru bulunduğundan davacının Kırşehir işine ilişkin olarak talep ettiği yoksun kalınan kâr talebinin reddinin gerektiği, davacı tarafın 26.000,00 TL ve 32.172,00 TL tutarındaki zayiat ve fire bedelini yazılı belge ile ispat edebilmiş ise de Burdur ve Çorlu işlerine ilişkin ilave fire bedelinin ispatına ilişkin yeterli delil ve belge sunamadığı, çeklerin hem sözleşme, hem de tutanak hükümleri çerçevesinde alınan avansın teminatı olarak verildiği, davacının verilen avanstan daha fazla iş yaptığının tespit edildiği, çekteki keşideci ve lehdarın aynı zamanda sözleşmenin de tarafı olduğu, çeklerin üzerinde "Teminat Çekidir" ibaresi yazıldığı, çeklerin düzenlenme tarihinin olmadığı, tutanakta da tarihsiz çeklerin geri verileceğinin belirtildiği, hususları göz önünde bulundurulduğunda çekler ile sözleşme arasında bağ kurulduğu, çeklerin teminat için verildiğinin anlaşıldığı, bunun yanında davalı tarafından çeklerin başka bir hukuki ilişkiye istinaden verildiği yönünde bir savunma da yapılmadığı, açıklanan nedenle toplam 500.000,00 TL bedelli 3 adet teminat çeki yönünden davacının borçlu olmadığının tespiti isteminin kabulü ile çeklerin iadesine karar verilmesi gerektiği, sonuç olarak mahkemece dava konusu sözleşmelere ilişkin iş bedeli alacağı olarak 3 adet iş için 2.431.591,10 TL, ilave iş bedeli olarak 40.040,00 TL, ispatlanan fire bedelleri için toplam 58.172,00 TL ve davalının tutanakla kabulünde olan 114.400,00 TL fiyat farkı olmak üzere 2.431.591,10 TL toplam alacak bedelinden taraflarca kabul edilen 2.207.820,00 TL ödemenin mahsubu ile kalan tutarın davalıdan tahsiline, 150.000,00 TL nakde çevrilen teminat mektubu bedelinin iadesine ve dava konusu çeklerden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu edilen davacı tarafça işin başında alınan avanslara karşılık olmak üzere davalı tarafa avans teminat mektubu olarak verilen 150.000,00 TL tutarındaki banka teminat mektubunun 17.06.2013 tarihinde banka tarafından tazmin edildiği, sözleşmenin 14. maddesi uyarınca hakediş tutarı avans miktarını bulduğunda banka avans mektubunun iade edileceğinin kararlaştırılmış olması karşısında ve davacı tarafça yapılan hakedişlerin de avans ödemelerini karşıladığı dikkate alındığında, davacının tazmin edilen 150.000,00 TL tutarındaki banka teminat mektubu alacağının davalıdan tahsilini istemekte haklı olduğu, dava konusu sözleşmelere ilişkin iş bedeli alacağı olarak 3 adet iş için 2.431.591,10 TL, ilave iş bedeli olarak 40.040,00 TL, ispatlanan fire bedelleri için toplam 58.172,00 TL ve davalının tutanakla kabulünde olan 114.400,00 TL fiyat farkı olmak üzere 2.644.563,10 TL toplam alacak bedelinden taraflarca kabul edilen 2.207.820,00 TL ödemenin mahsubu ile 436.383,10 TL toplam alacağın temerrüt tarihi olan 13.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 436.383,10 TL toplam alacağın temerrüt tarihi olan 13.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, haksız olarak nakde çevrilen teminat mektubu bedelinin tahsiline ilişkin davanın kabulü ile, 150.000,00 TL'nin 17.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı tarafça davalı aleyhine çeklerden dolayı menfi tespit istemiyle açılan davanın kabulü ile, Vakıfbank .... Şubesine ait .. numaralı 100.000,00 TL bedelli çek ile Yapı Kredi Bankası ... Şubesine ait ... numaralı 200.000,00 TL bedelli ve ... numaralı 200.000,00 TL bedelli çeklerden dolayı davacının, davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, söz konusu çeklerin davacıya iadesine karar verilmiştir.
    VI. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
    a. Bozma ilamındaki hususların incelenmeden dosya üzerinden karar verildiğini,
    b. Davacının sözleşmeler ile üstlenmiş olduğu işin hiçbir aşamasını müvekkile bildirmediğini, işleri geçici kabule sunmadığını,
    c. Davacının geçici kabule dahi sunmadığı edimler ile ilgili olarak teminatların iadesini talep etmesinin ve bitmeyen işler ile ilgili olarak hakedişlerinin olduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini,
    d. Davacının yapmadığı ve yerine yapılmak zorunda kalınan işler nedeniyle müvekkilin 1.109.570,00 TL alacaklı durumda olduğunu, fazla yapılan ödemelerin dikkate alınmadığını,
    e. Bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu,
    f. Davacının iskonto konusunda hiçbir talebinin olmadığını, ödemelere ilişkin hiçbir ihtirazi kayıt konulmadığını, ayrıca sözleşmede herhangi bir iskonto oranı belirlenmemiş olmasına rağmen hiçbir somut veri gösterilmeksizin, bilirkişi tarafından piyasada yaptıkları araştırmaya göre %10 iskonto oranının kabul edilemeyeceğini,
    g. Sözleşmelere konu yapım işlerinin devam sırasında davacı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine iş programında ciddi aksaklıkların meydana geldiğini beyan etmektedir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesi uyarınca bakiye iş bedeli ve sözleşme dışı iş bedeli, zaiyat ve fire bedeli, mahrum kalınan kar alacaklarının tazmini, nakde çevrilen teminat mektubu bedelinin iadesi, teminat olarak verilen 3 adet çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemlerine ilişkindir.
    Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
    Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VII. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
    Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davacı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
    Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!