Anahtar kelimeler: Sakarya Darlığından İstemli İleriye Yoğunluğu Ötürü Dinlenildikten Hazır Sıfatıyla Şartı

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ Esas, ████████ Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)SAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 20.05.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı şirket arasında uzun yıllardır devam eden ticari ilişki bulunduğunu, bu kapsamda davalı şirkete ait euro, USD ve TL olmak üzere birden fazla cari hesap listesinin mevcut olduğunu, davalının, davacı şirkete 29.169,60 euro ve 85.223,13 USD borcu bulunmakla birlikte davacı şirketten de 43.071,66 TL alacağı olduğundan, söz konusu tutar takip tarihinde geçerli olan 09.10.2020 tarihli, TCMB efektif satış euro kuru olan 9.3550 üzerinden 4.604,13 euro olarak hesaplanarak 29.169,60 euro alacaktan mahsup edildiğini, söz konusu mahsup işlemi belirtilmek suretiyle davalı şirket aleyhinde 24.564,47 euro ve 85.223,13 USD takip çıkışı olacak şekilde icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça söz konusu icra takibine "herhangi bir borçları bulunmadığı" belirtilmek suretiyle itiraz edildiğini, söz konusu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davalı/borçlunun Sakarya 4. İcra Dairesinin █████████ E. sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu hususun şirketin ticari defterlerinin incelemesi sonucu alınacak bilirkişi raporu ile ortaya çıkacağını, davacı tarafın faturaya konu olan malların teslim edildiğini ispatlaması gerektiğini, teslim edildiği iddia edilen faturanın davalı firmaya teslim edildiğinin müphem olduğunu, ayrıca faturayı teslim aldığı iddia edilen kişinin davalı firma çalışanı olup olmadığının ilgili kurumlardan sorulması gerektiğini, davacı tarafın hizmetin sunulduğu ve mal teslimi konusunda ispat yükümlülüğünü yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın, davacının yabancı para cinsinden karşılıklarını da göstererek kestiği faturaları itiraz etmeden ticari defterlerine kaydettiği, faturaları alım olarak vergi dairesine bildirdiği, buna göre taraflar arasında ödemenin yabancı para cinsinden yapılacağının kararlaştırıldığının kabulü gerektiği, davacı defter kayıtlarına göre davalının davacıdan takip tarihi itibariyle 43.071,66 TL alacağının ve 85.223,13 USD ve 29.169,60 euro borcunun bulunduğu, takibe konu faturaların davalı tarafça BA formu ile mükellefi olduğu vergi dairesine alım olarak beyan edildiği, bu kapsamda tarafların beyanlarının örtüştüğü, davalının, davacıdan olan alacağının euro karşılığının davacının euro alacağından mahsubu neticesinde davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 85.223,13 USD ve 24.547,97 euro alacağının bulunduğu, takibe konu alacağın faturaya dayalı ve likit olduğu, kötü niyet tazminatına ilişkin şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı icra takibine itirazının kısmen iptali ile takibin 85.223,13 USD ve 24.547,97 euro asıl alacak miktarları üzerinden takip talebinde belirtilen koşullarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının icra inkar tazminatı isteminin kabulü ile 177.586,81 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile faturaların yabancı para cinsinden düzenlendiği, davalı defterlerine kaydedildiği anlaşılmakla ticari ilişkinin yabancı para üzerinden olduğu, bu nedenle davanın yabancı para üzerinden kabul edilmesinde, alacağın likit olması nedeniyle davacı lehine hükmedilen alacağın dava tarihindeki kur karşılığı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ancak arabuluculuk ücreti hakkında bir karar verilmediği anlaşılmakla kararın kaldırılarak arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kamu düzeni gereğince kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davalının Sakarya 4. İcra Dairesi'nin █████████ E. sayılı dosyasında icra takibine itirazının kısmen iptali ile takibin 85.223,13 USD ve 24.547,97 euro asıl alacak üzerinden takip talebinde belirtilen koşullarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının icra inkar tazminatı isteminin kabulü ile 177.586,81 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, davacının euro ve USD cinsi cari hesap alacağı için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına ve özellikle hüküm altına alınan 85.223,13 USD ve 24.547,97 euro asıl alacak miktarlarına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a maddesi hükmü uyarınca Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanacağının anlaşılmasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.