Anahtar kelimeler: Ablasının Yazma Bilmeyen Girişilen Haczedilen Haczin Okuma Yaşında Antalya Oğlu

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ Esas, ████████ Karar HÜKÜM : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının ablasının oğlu olan ...‘un, okuma yazma bilmeyen ve 70 yaşında olan davacı hakkında Antalya 14 İcra Müdürlüğü'nün ██████████ E. sayılı dosyası üzerinden girişilen takip üzerine haczedilen bir kısım taşınmazı üzerindeki haczin iki yıllık satış isteme süresinin geçirilmesi sebebiyle düşmesi üzerine taşınmazları üzerine konulan hacizlerin kaldırılması bahanesi ile kendi düzenlediği evraklar için davacıdan parmak izi aldığını, ...’un davacının bu şekilde parmak izini aldığı 425.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak da hakkında ...’un kayın biraderi davalı alacaklı tarafından Antalya 10.İcra Müdürlüğü'nün █████████ E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, aynı takip sebebiyle düzenlenen ödeme emrine ilişkin davetiyeye de parmak izini alarak hakkındaki takibi kesinleştirdiğini, taraflar arasında bu bononun düzenlenmesine gerekçe olacak bir ticari ilişki olmadığı gibi davacının işçi olması sebebiyle bu miktarda bir borcun borçlusu olmasının da mümükün olmadığını, davalı vekili olan Av. ...’i aynı zamanda davalının borçlusu olduğu İstanbul 23. İcra Müdürlüğü’nün ██████████ E. sayılı dosyasının alacaklı vekili olmasının ve bu dosyadan davalının alacaklısı olduğu işbu dosya üzerine haciz konulmuş olmasının davalının içinde bulunduğu durumu gösterdiğini ileri sürerek keşidecisinin davacı lehtarının ... olduğu 06.01.2014 tanzim 23.01.2014 vade tarihli ve 425.000,00 TL bedelli senede dayalı olarak Antalya 10. İcra Müdürlüğü'nün █████████ E. sayılı dosyası üzerinden girişilen takip sebebiyle borçlu olmadığının tespitine ve haksız takip tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu takibin ödeme emrine ilişkin davetiyenin 03.02.2014 tarihinde icra memuru huzurunda tebliğ edildiğini ve davalının icra memuru huzurunda borcunu kabul ve hacizlere de muavafakat ettiğini, bundan sonra da kendisine gönderilen kıymet takdir raporu, satış ilanı ve sair belgelerin usulüne uygun olarak kendisine tebliğ edilmiş olmasına rağmen borca ve takibe yönelik herhangi bir itirazda bulunmadığını, dava konusu icra takibinin davalının kendilerinden önce vekilliğini üstlenen Av. ... tarafından başlatıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.2.Feri Müdahil vekili, takibi semeresiz bırakmak amacıyla dava konusu takibin başlatıldığını, davacı hakkındaki takibe dayanak bonoda davacı parmak izinin olması sebebiyle ortada geçerli bir senetten söz edilemeyeceğini belirterek, davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının hakkındaki takibe dayanak senette sadece parmak izi olup imzası olmamakla birlikte davacının icra dairesine giderek borcu kabul ettiği, duruşmada verdiği ifadesinde takibinin dayanağı belge altındaki parmak izinin kendisine ait olduğunu kabul ettiği, davalı alacaklının, davacının borcu kabul eden beyanıyla alacağının varlığını ispatladığı, davacının ise bu belgenin hile ile alındığını ispatlayamadığı, aksine davacı asil ve tanıklarının, dava konusu alacağın dayanağı belgenin, davacının borçlularından mal kaçırmak amaçlı düzenlendiğini, gerçekte davalıya borcunun bulunmadığını beyan etmişlerse de 05.02.1947 tarihli 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca taraf muvazaasının ancak yazılı belge ile ispatlanabileceği, davacının bu yönde bir delil sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, davalı alacaklı tarafından hakkında Antalya 10. İcra Müdürlüğü'nün █████████ E. sayılı dosyasından girişilen takip sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1.Antalya 10. İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı dosyasında, 425.000,00 TL miktarlı 06.01.2014 tanzim tarihli, 20.01.2014 vade tarihli bono ile kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile takip başlatılmıştır. Davacı kambiyo senetlerine özgü takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Bu durumda öncelikle kambiyo senetlerine özgü geçerli bir takip olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 776. maddesinde bononun şekil unsurları düzenlenmiş olup aynı Kanun'un 777. maddesi, 776. maddede yazılı unsurlardan birini içermeyen senet ikinci ilâ dördüncü fıkralarda yazılı hâller dışında poliçe sayılmaz hükmünü haizdir. Bu husus ispat şartı olmayıp sıhhat şartıdır. Keza TTK’nın 776/g maddesinde düzenleyenin imzası bulunması zorunlu unsurdur. Davacının kambiyo senetlerine özgü takibinin dayanağı senet borçlunun imzasını taşımadığından borçlunun sadece parmak izinin bulunması sebebi ile dava konusu senedin kambiyo senedi vasfında olmadığı, geçersiz olduğu görülmektedir. Davacının, borcu kabule ilişkin ve diğer ileri sürdüğü menfi tespite ilişkin iddiaları bononun geçersizliği karşısında adi senet ve asıl borç ilişkisine ait olup, asıl borç ilişkisine dayalı olarak takip yapılması veya alacağın talep edilmesi halinde ileri sürülebilecek hususlardır. Bu nedenle kambiyo senedine mahsus icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve takibin iptali davasının kabulü gerekirken reddi doğru görülmemiştir. 2.Bozma sebebine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21. 05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.