Anahtar kelimeler: Otel Bodrum Eklerine Sonlandırılmasına Kiraya Taahhütnamesi Etmekteyken Tahliye Kira Kesinlik
3. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

    SAYISI : █████████ E., █████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 3. Sulh Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : ███████ E., ████████ K.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili; davacı ile davalı kiraya veren arasında 30.10.2012 tarihli, 30.10.2024 tarihine kadar süreli otel niteliğinde taşınmaz ve eklerine ilişkin kira sözleşmesi devam etmekteyken 13.09.2019 tarihinde kira sözlesmesinin süresinden önce sonlandırılmasına dair sözleşme imzalandığını, bu sözleşme doğrultusunda davacının 13.09.2019 tarihli tahliye taahhütnamesi ile 25.11.2021 tarihinde kiralananı tahliye etmeyi taahhüt ettiğini, kira süresinin sona ermesine dayalı olarak davacı aleyhine takip başlatıldığını, ancak taraflar arasında aynı kiralanana yönelik 07.01.2022 tarihli yeni bir kira kontratı düzenlendiğini ve kira sözleşmesinin tapuya şerh edilmesinin kararlaştırıldığını, davacının 2020 ve 2021 yıllarında yaşanan, salgın, orman yangınları ve döviz kuru değişiklikleri gibi olumsuzluklar nedeniyle otelden bekledigi geliri elde edemediğini ve yeni bir kira sözleşmesi düzenlenmesi gerektiğini, uzun yıllardır taşınmazda kiracı sıfatıyla bulunduğunu, ödenmemiş kira borcu bulunmadığını, kiralanana büyük yatırımlar yaptığını, yeni sözleşme yapılmasına rağmen davalı tarafça kötüniyetli olarak itirazın kaldırılması ve tahliye talepli dava açıldığını ileri sürerek; 07.01.2022 tarihli kira sözleşmesi gereğince kiracılık sıfatının tespitine, kira sözleşmesinin tapuya şerhine kararı verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili; önceki yönetilcilerin ortaklarından mal kaçırmak amacıyla şirket aleyhine 2010 tarihli bir kira sözleşmesi imzaladıklarını ve 2010 yılından beri kiracı olan davacının bugüne kadar tek kira ödemediğini, davacının mecuru taahhüt ettiği tarihte tahliye etmemesi üzerine aleyhine tahliye amaçlı takip başlatıldığını, yeni bir sözleşme yapılsaydı 13.01.2022 tarihinde tahliye davası açılmayacağını, davacı kiracının tahliye davasına verdiği cevapta ikinci sözleşmeden hiç bahsetmediğini, davacının sahte bir sözleşmeye dayanarak ve farklı farklı mahkemelerden ihtiyati tedbir talep ederek bir sezon daha oteli işletmeye çalıştığını, fotokopisi sunulan sözleşmenin vekil tarafından “aslı gibidir” şeklinde onanmadığını, 07.01.2022 tarihli sahte imzalı kira sözleşmesinin incelenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; evrak asılları üzerinden inceleme yapılmak üzere Adlı Tıp Kurumunun genişletilmiş uzmanlar kurulundan alınan 23.02.2024 tarihli rapor ile 07.01.2022 tarihli kira sözleşmesindeki imzaların davalı şirket yetkililerine ait olmadığının bildirildiği, bunun yanında davacı tarafça verilen ve 25.11.2021 tarihinde kiralananı tahliye edeceğine dair taahhütname ile davalı tarafça kiralanın tahliyesine yönelik bir çok takip yapıldığı, davalının taşınmazın tahliyesini arzuladığı, bunlardan sonra kira sözleşmesi imzalanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacının kira sözleşmesi yapıldığı iddiasının tahliye taahhüdünden kurtulmaya yönelik olduğuna kanaat edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulunun 25.08.2022 tarihli raporu ve sonraki raporu kapsamında 07.01.2022 tarihli kira sözleşmesindeki imzaların kiraya verenlerin eli ürünü olmadığının belirlendiği, kira sözleşmesi geçerli olmadığından bu sözleşmeye göre davacının kiracılık sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili; 15.11.2022 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu ile imzaların davalı tarafa ait olduğunun belirlendiğini, alınan bilimsel uzman görüşü ile de bunun desteklendiğini, dosyada alınan bilirkişi raporları arasında çelişkiler olduğunu, itirazlarının değerlendirilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
    B. Gerekçe ve Değerlendirme
    Uyuşmazlık, kiracılık sıfatının tespiti istemine ilişkindir.
    Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesine, bu hususla aldırılan son iki Adli Tıp Kurumu genişletilmiş uzmanlar kurulu raporu ile imzanın davalı taraftan sadır olmadığının belirlenmesine, davacı tarafın yeni sözleşme yapıldığı iddiasını ispatlayamadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    25.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!