Anahtar kelimeler: Abikardeş Tutumlar Ştinde Varken Yakınlık Geçmişte Hissedar Ettirmeye Zamanla Kambiyo

T.C.

İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO :████████
DAVA :Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:█████/2024
KARAR TARİHİ:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile davalı ... arasında geçmişte .... Şti.’nde ortaklık ilişkisi bulunduğunu, davalının bu şirkette %25 hissedar olduğunu ancak şirketin temsil yetkisinin yalnızca müvekkiline ait olduğunu, taraflar arasında abi-kardeş ilişkisine benzer bir yakınlık varken davalının zamanla kötü niyetli tutumlar sergileyerek müvekkilinin şirketini tasfiye ettirmeye çalıştığını, bu kapsamda .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/... Esas sayılı dosyasında açılan davada tasfiye talebinin reddedildiğini ve davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verildiğini, ortaklıktan çıkarılma bedelinin 1.157.519 TL olarak belirlenmesinin ardından davalının memnun kalmayarak müvekkiline ve ailesine yönelik düşmanca tavırlarını artırdığını, bu süreçte müvekkilinin oğlu ...’u darp ettiğini ve .... Asliye Ceza Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında davalının ceza aldığını, müvekkilinin oğlunun açtığı tazminat davasında da manevi tazminata hükmedildiğini, davalının bu husumeti daha ileri taşıyarak 21.100 USD bedelli bir bonoyu .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından takibe koyduğunu, ancak bu senedin müvekkili ile davalı arasında bir borç ilişkisinden doğmadığını, senedin düzenleme tarihi olan 05.01.2021 ve vade tarihi olan 05.01.2022 itibarıyla taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki veya borçlandırıcı işlem kurulmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, senedin üzerinde bulunan damga pullarının 2005 öncesine ait olması ve senetteki adresin 2006 yılında değişmiş olan eski sokak adını taşıması nedeniyle bu senede konu borç ilişkisinin 2005 yılı öncesine dayandığının anlaşıldığını ve böyle bir borç olsa dahi 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan davalının herhangi bir talep hakkının bulunmadığını, ayrıca senedin müvekkilinin rızası dışında ele geçirilmiş olabileceğini ve üzerinde tahrifat bulunduğunu, yazı ve imza incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, davalının bu takibi tamamen öç alma ve müvekkiline zarar verme amacıyla başlattığını, senet düzenleme ve vade tarihlerini zamanaşımı sınırında olacak şekilde planlayarak faiz işletip haksız kazanç sağlamayı hedeflediğini, bu nedenlerle müvekkilinin bu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini, .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan haksız takibin öncelikle teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatteyse teminat karşılığında durdurulmasını, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle dava değerinin %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından menfi tespit davası açılmasına konu edilen .... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasına dayalı kambiyo senetlerine özgü takipte, dava konusu senedin Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen tüm zorunlu unsurları taşıdığını, bu nedenle geçerli ve hukuken bağlayıcı olduğunu, senette yalnızca imzanın bulunmasının geçerlilik için yeterli olduğunu, diğer unsurların sonradan doldurulmasının mümkün olduğunu, bu tür senetlerin “açık senet” olarak adlandırıldığını ve Yargıtay içtihatlarıyla da bu hususun kabul gördüğünü, senet metninin sonradan doldurulmasının ancak yazılı belge ile ispatlanabileceğini, davacının senedin geçersiz olduğu ya da teminat amacıyla verildiği yönündeki iddialarını destekleyecek nitelikte hiçbir yazılı belge sunamadığını, bu haliyle senede karşı ileri sürülen itirazların hukuken geçersiz olduğunu, Yargıtay kararlarında da açıkça belirtildiği üzere kambiyo senetlerine dayalı borç ilişkilerinde borçlu olmadığını iddia eden tarafın bunu yazılı delille ispatlamak zorunda olduğunu, bu ispat yükünün davacı üzerinde bulunduğunu, ancak davacının bu yükü yerine getirmediğini, dolayısıyla açılan davanın dayanaktan yoksun olduğunu, diğer yandan Mahkemece duruşma yapılmadan ve davacının beyanları dışında somut delil bulunmaksızın ihtiyati tedbir kararı verildiğini, oysa bu tedbir kararının HMK m.389 vd. hükümlerine açıkça aykırı olduğunu, davacının teminat olarak yatırdığı bedelin olası zararları karşılamaktan uzak olduğunu, bu sebeple tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, Mahkeme aksi kanaatteyse teminatın artırılması yönünde karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davacının menfi tespit talebinde kötü niyetli olduğunu ve icra takibini geciktirme amacı taşıdığını, bu nedenle İcra İflas Kanunu m.72/4 uyarınca alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava; davalı tarafça .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takip dayanağı olarak 21.100,00 USD bedelli, 05.01.2021 düzenleme tarihli, 05.01.2022 vade tarihli olduğu iddia edilen bonodan kaynaklı borçlu olunmadığının tespitine yönelik açılan menfi tespit davasıdır.
Davacının davaya ve takibe konu senedin keşideci borçlusu olduğu, senetteki imzaların davacının kabulünde olduğu anlaşılmıştır. Davacı taraflar arasında husumet durumu nedeniyle 21.100,00 USD bedelli, 05.01.2021 düzenleme tarihli, 05.01.2022 vade tarihli herhangi bir senet verilmesi mümkün olmadığı, böyle bir borç bulunsa dahi borcun zamanaşımına uğradığı, anılan senet incelendiğinde altında damga pullarının olduğu, bu damga pullarının 2005 senesine ait olduğu; damga pullarının Türk Lirası'ndan henüz sıfırların atılmadığı döneme ilişkin olduğu, davalı tarafın talep hakkının olmadığı sebeplerine dayalı olarak menfi tespit isteminde bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı ise, senedin sonradan doldurulmasının hukuka aykırı olmadığı, davacının iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiği, ispat yükünün davacıda olduğu belirtilerek, davanın reddini istemiştir.
İİK'nın 72. maddesi uyarınca açılan menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak, takip alacaklısı olan davalıya aittir. Menfi tespitin konusu kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespiti olması halinde ise ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa yani davacıya aittir. Davacı kural olarak HMK 201. maddesi uyarınca senetlere karşı ileri sürdüğü iddiaları yazılı delille kanıtlamak zorundadır. Davalı tarafından dosyaya sunulan cevap ve delillerle senedin ihdas nedeninin talil edilmediği, ispat yükünün davacı tarafta olduğu görülmüştür
6102 Sayılı TTK’nın 680. maddesi gereğince açık senet imzalamak hukuken mümkündür. Davacının senetteki imzasını inkar etmemiş olması karşısında, imzalı boş senedin sonradan doldurulduğunu ancak yazılı delille ispat edebilir. Davacının senette damga pulu bulunduğu ve benzeri iddialarının bonolardaki boşlukların anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu ispata yeterli değildir. Bu nedenle davacının tanzim tarihinin 2005 yılı ve öncesi olduğu ve bu nedenle bononun zamanaşımına uğradığı iddiasının kabul edilemeyeceği, kaldı ki, bonolarda zamanaşımı tanzim tarihine göre değil, vade tarihine göre belirlenmekte ve bonolardaki vade tarihinin daha önceye ait olduğu hususu da iddia ve ispat edilmiş olmadığından davacının davasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
İİK. 72 maddesi hükmüne göre icra dosyasına yatan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle takip konusu asıl alacağın %20'si oranında davacı aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilmesine davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM:
1-)Davanın REDDİNE,
2-)İİK. 72 maddesi hükmüne göre icra dosyasına yatan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle takip konusu asıl alacağın %20'si oranında davacı aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilmesine davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli maktu 615,40-TL red karar ve ilam harcın başlangıçta peşin alınan 12.637,35-TL harçtan mahsubu ile bakiye 12.021,95-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-)Arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 115.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-)Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen davacıya/vekiline iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzünde; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
(E-imzalı)
Hakim ...
(E-imzalı)

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!