Anahtar kelimeler: Güvene Vuku Vasisi Gayri Bulduğunu Huzurunda Senedi Usd Senet İlişki
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

    SAYISI : ████████ Esas, ████████ Karar
    HÜKÜM : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
    SAYISI : ████████ E., ████████ K.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vasisi tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    KARAR
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ile aralarında tanıkların da bulunduğu gayri resmi bir ticari ilişki vuku bulduğunu, güvene dayalı ticari ilişki olduğunu, 30.000,00 USD tutarlı bir teminat senedi hazırlandığını, tanıkların huzurunda 10.10.2011 tarihinde karşılıklı olarak imza altına alındığını, senet üzerine düzenlenme tarihi olarak 08.08.2013, vade tarihinin ise 10.09.2013 olarak yazılarak 05.08.2015 tarihinde takibe konulduğunu, fakat asıl senedin hazırlandığı tarihin 10.10.2011 tarihi olduğunu, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun ilgili maddesinde yer alan "2 yıl resmi olarak takibe konulmayan senedin geçersiz hükmünde olacağı" amir hükmünün ihlal edildiğini ileri sürerek öncelikle Adana 6.İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı icra dosyasında bulunan 30.000,00 USD tutarlı senedin iptal edilmesini eş zamanlı olarak, dava tanıkları üzerinden tespit yapılarak 10.10.2011 tarihinde senet üzerinde imzası bulunan şahıslardan olaya ilişkin görgü ve tanıklık yapılmasını tutanak altına alınmasını istediğini, akabinde dosyaya bilirkişi ataması yapılarak senet üzerinde bulunan tarihlerin tespit edilerek tutanak altına alınmasını talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının hükümlü olduğunu, kendisine vasi atandığını, davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının daha önce dava konusu senetle ilgili dava açtığını, davanın kesinleştiğini, davacının aynı iddialarla başka bir dava açmış olduğunu, davanın derdestlik sebebi ile reddi gerektiğini, davacının teminat senedi iddiasının haksız ve yersiz olduğunu, tanık dinletme talebine muvafakatlarının bulunmadığını, dava konusu senedin boş olarak imzalandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ E. sayılı dosyasında, tarafların iş bu dosya ile aynı olduğu, Adana Kapatılan 6. İcra Dairesi ██████████ E. sayılı dosyasında takibe konulan 08.08.2013 düzenleme tarihli ve 10.09.2013 tarihli 30.000,00 USD bedelli senede ilişkin teminat senedi olarak verilmesi ve bedelsiz olduğu istemine dayanan menfi tespit davasının görüldüğü ve yapılan yargılama sonucunda davanın ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, hükmün istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek onanarak 23.10.2019 tarihinde kesinleştiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1-i ve 115/2 hükümleri uyarınca kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş,
    hüküm, davacı vasisince istinaf edilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vasisinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vasisince temyiz edilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
    Dava, bonoya dayalı menfi tespit talebine ilişkindir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
    VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vasisinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!