Anahtar kelimeler: Daires Söke Süreç Görüşü İstemlerinin Yağma Tür Edenlerin İzmir İstemi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Daires
SAYISI : █████████ E., █████████ K. SUÇ : Nitelikli yağmaHÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükümlerin onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Hükmedilen cezanın tür ve süresi itibarıyla koşulları bulunmadığından sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme istemi 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi uyarınca yerinde görülmeyerek reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk DereceSöke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2022 tarihli, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a, c, d, h, 168/3, 53 maddelerinden 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve ayrıca sanık ... hakkında aynı Kanun'un 58/6-7. maddesi uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. İstinafİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 26.10.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıkların müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın yağma suçundan cezalandırılmasına karar verilebilmesi için şüpheden uzak ve somut bir delil olmadığına, sanığın diğer sanıklar ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmediğine, suçun maddi ve manevi unsurları oluşmadığına, cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin, 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirim maddesinin ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. 2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın suçu işlemediğine, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, sanığın yağma suçunu işlediğine dair somut ve şüpheden uzak somut bir delil olmadığına, eylemin silahla gerçekleştirilmediğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 3. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın yağma suçu işlemediğine, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, yağma kastı bulunmadığına, sanığın yağma suçunu işlediğine dair somut ve şüpheden uzak somut bir delil olmadığına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.4. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın yağma kastının bulunmadığına, sanığın diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiği veya eylemin gerçekleştirilmesine yardımcı olduğuna dair mahkûmiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığına, 5237 sayılı Kanun’un 29 maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, 5237 sayılı Kanun’un 62 maddesinde düzenlenen takdiri indirim maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve lehe olan tüm hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanıkların nitelikli yağma suçunu işlemek için sigarayı yakarak mağdurun bacağına tutulması 5237 sayılı Kanun'un 6/1-f maddesinin dört numaralı cümlesi uyarınca, saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile yapısı itibariyle fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli olması özelliğiyle silah olarak kabul edilerek uygulama yapılmasının hukuka uygun olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu, haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, sanıklar hakkında dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu ve hükmedilen netice ceza miktarının 6 yıl hapis cezası olduğu, diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca, sanığın suç tarihindeki yaşı da gözetilerek erteleme ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, sanıkların müdafilerinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında, sanıkların müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun'un 302/1 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,20.05.2025 tarihinde karar verildi.