Anahtar kelimeler: Logolu İlim Dizisi Edebiyat Eserinin Yapım Sınai Yan Fikri Yayın

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: ████████ Esas
KARAR NO: ████████ Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2023
NUMARASI: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: █████/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; müvekkili yapım şirketi ile davalı yan arasında █████/2017 tarihinde ...'in "..." isimli ilim ve edebiyat eserinin günlük TV dizisi olarak "..." logolu yayın kuruluşunda yayınlanmasına ilişkin olarak bir "Yapım sözleşmesi" imzalandığını, işleme eser sahibi olan müvekkili şirketinin "..." isimli dizisi 01.01.2018 tarihi itibarı ile "..." ekranında hafta içi her gün olmak üzere yayınlanmaya başlandığını, imzalanan sözleşme ile tarafların hak ve yükümlülükleri açıkça detaylı olarak belirtildiğini, Sözleşmenin 12. maddesi uyarınca davalının müvekkiline bölüm başına 60.000,00 TL+KDV ödemeyi kabul ettiğini, davalı yanın imzalanan Sözleşme'nin 15. maddesine aykırı bir şekilde hiçbir bildirimde bulunmaksızın dizinin 50.bölümünde ekrana "final" ibaresi yerleştirerek aniden dizinin yayınına son vererek sözleşmeye aykırı davrandığını, müvekkilinin 60. Bölüme kadar çekimlerini yaptığını, dizi çekimleri nedeniyle kiralanan menkul ve gayrimenkullerin kiralarını ödediğini, oyuncu kadrosu, yönetmen, senarist, özgün müzik eser sahipleri ve set ekibinin ücretlerini ödediğini, bu nedenle müvekkili şirketin maddi zarara uğradığını, Sözleşme gereğince dizinin "..." isimli romandaki finale uygun şekilde bitirilmesi gerekirken, bu hükmün de ihlal edildiğini, müvekkilinin "..." romanıyla ilgili hak sahipleriyle işleme hakkıyla ilgili imzaladığı sözleşmenin de ihlal edilmesine neden olduğunu, Sözleşmenin 9. Maddesinde kararlaştırılan 400.000,00 TL cezai şart talebiyle karşı karşıya kaldığını belirterek, müvekkilinin uğradığı zarar yönünden şimdilik 10.000,00 TL tazminatın fazlaya ilişkin her türlü talep hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşmenin ihlalinden itibaren yürütülecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalı yana yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davada yetkili mahkemenin Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacı dava konusu dizinin esinlendiği romanın hak sahiplerinin kendisine yönelttiği cezai şarta ilişkin müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu olmadığını, davacı ile müvekkili şirket arasında akdedilen sözleşme hükümleri uyarınca davacının diziyi meydana getirmiş olması nedeniyle yaptığı masrafları müvekkilinden talep etmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YETKİSİZLİK KARARI: İstanbul 1. Fikri ve Sınai haklar Hukuk Mahkemesince; █████/2019 tarihli, ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile yetkili mahkemenin Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiş, yargılamaya Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde devam edilmiştir.
ISLAH: Davacı vekili 10.000,00 TL olan maddi tazminat talebini 600.000,00 TL olarak ıslah etmiş, eksik harcını yatırmıştır.
MAHKEME KARARI: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararıyla; " Sözleşmenin sarih hükümlerine göre fesih hakkının kullanılması 1 haftalık süre öncesinden bildirimde bulunmak şartına bağlanmıştır. Ancak davalının fesih hakkını bu şatlara uygun kullandığına dair bir delil dosyaya sunulmamıştır. Buna göre davalının davacıya ulaştırdığı bir bildirim dosyada bulunmamaktadır. Bu durumda davalının fesih iradesinden habersiz bir 10 bölüm daha çektiği, ancak dizi final yaptığı için bu 10 bölümün yayınlanmadığı ve bedelinin ödenmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda sözleşme gereği bölüm bedeli üzerinden davacı tarafça çekilen 10 bölümün yayınlanmadığı ve bedelinin ödenmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda sözleşme gereği bölüm bedeli üzerinden davacı tarafça çekilen 10 bölüm için toplam 600 bin TL'den davacı tarafın sorumlu olması gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacının 3. kişi konumunda olan eser sahibine ödemek durumunda kalabileceği cezai şarta ilişkin olarak ise; henüz doğmamış ve doğup doğmayacağı belirsiz bir alacağı bugün davalıdan tahsilinin hakkaniyete uygun olmayacağı gibi sözleşmenin ilgili 16.maddesinin (B) ve (C) bentlerinde de davalının bu yönde bir yükümlülüğü bulunmadığı anlaşıldığından davacının davasının bu talep yönünden kabul edilemeyeceği anlaşılmıştır. Davacının yoksun kalınan kârına ilişkin talep ve davası yönünden ise; davaya konu diznin yurt dışı yayınına ilişkin anlaşmaların salt son 10 bölümün davalı tarafça yayınlanmamasına ilişkin olup olmadığı yönünde somut bir delil dosyaya sunulamamıştır. Yani mahkememizce "şayet son 10 bölüm yayınlansaydı davacı yurtdışı yayınlarına ilişkin anlaşmaları yapabilecekti, ancak yayınlanmadığı için bu sözleşmelerin yapılamadı" şeklinde kanaat ve sonuç uyandıracak delil dosyada bulunmamaktadır.Dolayısıyla davacının bu yönden mahrum kaldığı bir kâr ve/veya davalının feshi ile oluşan geleceğe dair böyle bir zarar olgusu dosyada ispatlanamamıştır. Bu nedenle davacının mahrum kalınan kâr yönünden de tüm bu nedenlerle davanın reddine " karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
İSTİNAF KARARI:Dairemizin █████/2022 tarihli █████████ E. - █████████ K.sayılı kararıyla; "...mahkemece aldırılan bilirkişi raporunun tarafların iddia ve savunmalarını karşılamaktan uzak olması nedeniyle, davacının çektiğini iddia ettiği bölümlere ilişkin tüm bant kayıtlarının celbi ile davalı itirazlarını da karşılayacak şekilde aralarında sektör bilirkişinin de olacağı yeni bir bilirkişi kurulundan rapor aldırılması gerektiğinden, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına..." karar verilmiştir.
İSTİNAF KALDIRMA KARARI SONRASI MAHKEME KARARI: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi █████/2023 tarihli ████████ E. - ████████ K.sayılı kararıyla; "....Tüm dosya kapsamı deliller, taraflar arasındaki sözleşme, BAM kararı ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; Dava, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin davalı tarafından sözleşmeyi ihlalinden doğan zararın giderilmesi talebine yöneliktir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Somut olayda taraflar arasında varlığı uyuşmazlık konusu olmayan sözleşme niteliği itibarı ile bir yandan TBK 470 vd. Anlamında bir eser sözleşmesi; diğer yandan fikri hakları düzenleyen unsurları ihtiva eden ve mali hakların devrine ilişkin hükümler içeren telif hakları sözleşmesidir. Davacı, film yapımcısı FSEK anlamında bağlantılı hak sahibidir. Dosyaya sunulan sözleşmenin taraflar arasında akdedilen ve uyuşmazlığa konu olan sözleşme olduğu hususunda taraflar arasında bir anlaşmazlık bulunmamaktadır. Anlaşmazlık davalının sözleşmeyi haklı ve sözleşme şartlarına uygun bir şekilde feshedip etmediği, bununla bağlantılı olarak da davacının eser sahibine ödemek zorunda kalabileceği cezai şarttan, masraflarından ve mahrum kaldığı kâr ile nihayetinde yayınlanmayan son 10 bölümün ödemesinden sorumlu olup olmadığı hususlarındadır. Taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre:"... Ltd. Şirket'i yapımcıya olağanüstü haller ile mücbir sebeplerin ortaya çıkmaması durumunda ve yapımcının sözleşmeyi ihlal etmemiş olması kaydıyla birinci sezonun ilk 40 bölümü için yayın garantisi vermiştir... Sözleşme süresi içerisinde ve ilk 40 bölümün yayınlanmasından sonra, her zaman bir hafta öncesinden bildirimde bulunmak kaydıyla herhangi bir sebep belirtmeksizin tek taraflı ve tazminatsız olarak kanal (şirket) aleyhine herhangi bir yükümlülük doğmaksızın iş bu sözleşmeyi fesih etmek hak ve yetkisine sahiptir... Bu fesih hakkının kullanılması durumunda yapımcı eser'i romana uygun bir final ile bitirmeyi kabul ve taahhüt etmektedir. Sözleşmenin sarih hükümlerine göre fesih hakkının kullanılması 1 haftalık süre öncesinden bildirimde bulunmak şartına bağlanmıştır. Ancak davalının fesih hakkını bu şatlara uygun kullandığına dair bir delil dosyaya sunulmamıştır. Buna göre davalının davacıya ulaştırdığı bir bildirim dosyada bulunmamaktadır. Bu durumda davalının fesih iradesinden habersiz bir 10 bölüm daha çektiği, ancak dizi final yaptığı için bu 10 bölümün yayınlanmadığı ve bedelinin ödenmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda sözleşme gereği bölüm bedeli üzerinden davacı tarafça çekilen 10 bölümün yayınlanmadığı ve bedelinin ödenmediği anlaşılmaktadır. Davalı taraf sonradan bu on bölüme ait bant kayıtlarını kendilerine teslim edilmediğini iddia etmiş, davacı vekili ise bant kayıtlarının beşinin davalı şirkete teslim edildiğini, beşinin ise kapanan montaj ve kurgu işlemini yapan firmada kaldığını bildirmiştir. Taraflar arasındaki itilafsız sözleşmenin yedinci maddesinin altınca paragrafında "yapımcı eserin ilk bölümünün 2018 yılı ocak ayında yayınlanması planlanmakta olup, kasetinin veya hard diskinin tesliminin yapımcıya bildirecek yayın tarihinden on gün önce olacağını taahhüt eder. Müteakip eser bölümlerinin hard disklerinin ise yayınlanma saati şirket tarafından hesaplanmak koşuluyla yayın tarihinden en geç 2 gün önce olmak şartıyla yapılacaktır. Yayın kaseti veya hard disk ile birlikte çekime esas senaryo da teslim edilecektir. " şeklindedir. ... TV dizisi şeklindeki eser █████/2018 tarihi itibariyle davalıya ait televizyon kuruluşunda hafta içi her gün yayınlanmaya başlanmış olup, █████/2018 tarihide 50. Bölümde bu yayına son verilmiştir. Dava konusu dizinin haftanın beş günü yayınlanacak olması karşısında hayatın olağan akışına göre çekimlerinin önceden tamamlanması gerekmektedir. Bir yanda yayın devam ederken diğer yandan dizi çekimleri devam etmektedir. Yukarıda değinilen sözleşme maddesi gereği bölüm bandının teslimi için davalı şirketin yayın tarihini karşı tarafa bildirmesi gerekmektedir. Davacı tarafça ibraz edilen fatura ve belgelerin bir kısmı yayına fiilen son verilme tarihine çok yakın olup, söz konusu bu on bölüm için yapıldığına delil teşkil etmektedir. Bu haliyle davalı taraf diziye son verdiğini sözleşmede ön görüldüğü şekilde davacıya bildirmediğinden sözleşme gereği bölüm bedeli üzerinden davacı tarafça çekilen 10 bölüm için toplam 600.000,00 TL'den davacı tarafın sorumlu olması gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacının son 10 bölüm için dizi oyuncuları ile imzalanan sözleşmeler, prodüksüyon masraf ve giderleri toplamına yönelik talebinin ise sözleşmenin 6. Maddesine göre kabulünün mümkün olmadığı, zira bu madde ile söz konusu masrafların yapımcıya ait olduğunun hüküm altına alındığı anlaşılmıştır.Davacının 3. Kişi konumunda olan eser sahibine ödemek durumunda kalabileceği cezai şarta ilişkin olarak ise; henüz doğmamış ve doğup doğmayacağı belirsiz bir alacağı bugün davalıdan tahsilinin hakkaniyete uygun olmayacağı gibi sözleşmenin ilgili 16. Maddesinin (B) ve (C) bentlerinde de davalının bu yönde bir yükümlülüğü bulunmadığı anlaşıldığından davacının davasının bu talep yönünden kabul edilemeyeceği anlaşılmıştır. Davacının yoksun kalınan kârına ilişkin talep ve davası yönünden ise; davaya konu dizinin yurt dışı yayınına ilişkin anlaşmaların salt son 10 bölümün davalı tarafça yayınlanmamasına ilişkin olup olmadığı yönünde somut bir delil dosyaya sunulamamıştır. Yani mahkememizce "şayet son 10 bölüm yayınlansaydı davacı yurtdışı yayınlarına ilişkin anlaşmaları yapabilecekti, ancak yayınlanmadığı için bu sözleşmelerin yapılamadı" şeklinde kanaat ve sonuç uyandıracak delil dosyada bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacının bu yönden mahrum kaldığı bir kâr ve/veya davalının feshi ile oluşan geleceğe dair böyle bir zarar olgusu dosyada ispatlanamamıştır. Her ne kadar, davacı ıslah ile talebini 600.000,00 TL olarak arttırmış ve yukarıda değinilen alacak kalemleri yönünden arttırım yapmamış ise de, bu talepler yönünden daha önce red kararı verilip davacı yararına vekalet ücreti takdir edildiğinden ve davacı tarafın istinafı bulunmadığından bu husus davalı yararına usuli kazanılmış hak teşkil ettiğinden kararın bu kısmı aynen muhafaza edilmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, toplam 600.000,00 TL tazminatın █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasa faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talepler yönünden davanın reddine," karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava konusu dizi bölümlerinin çekilip çekilmediği, ilgili bantların müvekkiline teslime dilip edilmediği tespit edilmeden ve istinaf kararının gereği yerine getirilmeden karar verildiğini, Davacı tarafça ilgili bölümlere ilişkin hiçbir bant kaydının dosyaya sunulmadığını, bölümlerin çekildiğinin gereği gibi kanıtlanamadığını, salt beyana dayanılarak karar verilemeyeceğini,Davacının dosyaya sunduğu harcama belgelerinin dizinin yayınının devam ettiği döneme ait olduğunu, bu faturalar ile müvekkilinden hangi bölümler için zarar talep edildiğinin anlaşılamadığını,Hükme esas alınan bu faturaların daha önce çekilen bölümlere ait olmadığının ispat edilemediğini, hatta ilgili yapım şirketinin öncesinde veya sonrasında herhangi bir yapıma dair olup olmadığının da belirlenemediğini, Müvekkilinin davacıya yalnızca 40 bölüm için garanti verdiğini, kabul anlamına gelmemek üzere şirketin çekildiği iddia edilen bölümleri yayınlama veya bölümlere ilişkin bedel ödeme zorunluluğunun bulunmadığını, Müvekkilinin Sözleşmeyi 15. maddenin 4. bendinde düzenlenen şekle uygun olarak feshettiğini, davacının da bilgisi ve kendi iradesi doğrultusunda Sözleşmede belirtildiği şekilde bir final sahnesi kurguladığını ve bölümlerin yayınına 50. Bölüm itibariyle tarafların bilgisi ve iradesine uygun olarak son verildiğini, Sözleşmenin 15. maddesinde davacıya bir hafta önceden bildirim yapmak şartıyla tek taraflı fesih hakkı verildiğini, bildirimin yazılı yapılacağına dair bir madde bulunmadığını, müvekkilinin de davacıya dizinin 50. bölümde sona ereceğini sözlü olarak bildirdiğini, İzah ettikleri üzere, dosya kapsamındaki belgelerden hiçbir şekilde 50. bölümden sonraki bölümlerin gerçekten çekilip çekilmediği, çekildiyse ne zaman çekildiği, bildirim yapılmadığı için mi çekimlere devam edildiği, bildirim tarihinde çekilmiş olup olmadığı anlaşılamamakta iken, bilirkişilerin hiç tereddütsüz bu belgelerin 50. bölümden sonra çekildiği iddia edilen 10 bölüme ilişkin faturalar ve sözleşmeler olduğu kanaatine nasıl vardığının anlaşılamadığını, TMK’nın 6. maddesi uyarınca davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, bu sebeple davacı yan tarafından gereği gibi ispat olunamayan davanın reddi gerektiğini belirterek, izah edilenler ile Mahkemece re'sen nazara alınacak nedenlerden ötürü; istinaf başvurularının kabulüyle, öncelikle, icranın geri bırakılarak tehir-i icra kararı tanzimine, devamla, Bakırköy 1.Fikri Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ████████ E. ████████ K. sayılı hükmünün bozulmasına, şayet Mahkeme aksi kanaatteyse, Bakırköy 1.Fikri Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ████████ E. ████████ K. sayılı hükmün ortadan kaldırılmasına, davanın reddine, her hâlükârda, her türlü yargılama ve istinaf gideri ile vekâlet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Taraflar arasında imzalanan █████/2017 tarihli Yapım Sözleşmesi incelendiğinde; davacı şirketin yapımcı olarak tanımlandığı, ...'in "..." isimli romanından uyarlanacak olan "..." isimli dizinin tüm mali haklarının davalı şirkete devrine ilişkin bir sözleşme yapıldığı, Sözleşmenin 15/2.maddesinde davacıya 40 bölüm için yayın garantisi verildiği, 15/4.maddesinde ise "Davalı şirketin 40. bölümün yayınından sonra her zaman bir hafta öncesinden bildirimde bulunmak kaydıyla herhangi bir sebep belirtmeksizin tek taraflı ve tazminatsız olarak Sözleşme’yi fesih hak ve yetkisine sahip olduğu", finalin "..." romanındaki finale uygun olacağının belirtildiği, Sözleşmenin tebligat hükümleri başlığını taşıyan 21.maddesindeki "...Birbirlerine yapılacak tüm bildirimlerin (yapımcı tarafından şirket aleyhine gönderilecek ödeme/fesih ihtarlarının noter kanalıyla olması şartı hariç olmak üzere) yazılı olacağını beyan ve kabul ederler." hükmünün mevcut olduğu tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince alınan █████/2020 tarihli bilirkişi raporunda; "...Davaya konu ... isimli dizinin FSEK 5.maddesi çerçevesinde sinema eseri olduğu, davacının FSEK 80/II çerçevesinde film yapımcısı olduğu, takdiri mahkemeye ait olmak kaydıyla davacıdan davalıdan kalan 10 bölüm için bölüm başına 60.000,00 TL olmak üzere toplam 600.000,00 TL tazminatı talep hakkının bulunduğu..." kanaati bildirilmiştir.İstinaf kaldırma kararı sonrası ilk derece mahkemesince alınan █████/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; "...taraflar arasındaki sözleşmenin 12-a maddesi uyarınca davacı tarafından çekimi yapımı bölümlerin yayına hazır şekilde bant kayıtlarını davalı kanala teslim etmesini müteakip bölüm ücretlerinin ödeneceği hususunun kararlaştırıldığı, ancak bu kayıtların davalıya teslim edildiğine dair bir delilin dosyada yer almadığı, bu nedenle davacının söz konusu 10 bölüme ilişkin ücretleri talep hakkının bulunmadığı, her ne kadar dosyaya davacı tarafından oyuncu ödemeleri adı altında bir kısım faturalar sunduğu görülmekte ise de yine dosyada mevcut icracı oyuncu sözleşmeleri incelendiğinde; davacı yapımcının oyunculara ve ajanslara yapacağı ödemelerin çekimi yapılan bölümlerin kanalda yayınlanması şartına bağlı olduğu, icracı oyuncu sözleşmesi madde 7 nitekim sektörel uygulamaların da bu şekilde olduğu, bununla birlikte, davacının son 50-60. Bölümler için harcamak zorunda kaldığı giderleri ispatlaması kaydıyla harcamak zorunda kaldığı araç kirası, kuaför ücreti, yiyecek içecek ücreti, mekan kira ücreti gibi giderleri davalıdan talep etme hakkı bulunmaktadır. Ancak dosyaya davacı tarafından sunulan ve araç kiralama bedeli, yiyecek içecek bedeli gibi faturaların ise ilgili çekimlerin hangi bölümlerini kapsadığı açık olmadığından bu giderlerin 50-60. Bölüm giderlerine ilişkin olup olmadığı belli olmadığından hesaplanamadığı..." belirtilmiştir.
G E R E K Ç E: Dava, davacı ile davalı arasında imzalanan dizi yapım sözleşmesinin ihlali nedeniyle uğradıkları maddi zararın tazmini davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; davacı tarafça davalının Sözleşme kapsamında yazılı ihtar yapmaksızın "..." isimli dizi filmin yayınına █████/2018 tarihinde yayınlanan 50. bölümde son verdiğinin iddia edilerek, fazladan çekilen 10 bölüm için alacaklarının ödenmesi talebiyle dava açılmış, davalı tarafın ise 50. bölüm olarak yayınlanan final bölümünün davacı tarafça çekilerek kendilerine teslim edildiği, davacı tarafa sözlü olarak feshin bildirildiği, fazladan çekildiği iddia edilen 50. bölümden sonraki 10 bölümün çekilmediği, kendilerine de teslim edilmediği savunulmuştur.Dairemizin kaldırma kararında, davacının yapımcılığını üstlendiği dizi filmle ilgili kasetlerin incelenmesi ve buna göre delillerin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen, davacı tarafça diziyle ilgili kasetlerin dosyaya sunulmadığı, ihtilafa konu edilen son 10 bölümün 5 tanesinin davalıya teslim edildiği, 5 bölümün ise kurgu için dava dışı bir şirkete telsim edildiği ve şirketin kapanması nedeniyle temin edilemediği beyan edilmiştir.Mahkemece, davacı tarafça dosyaya sunulan ve çoğunlukla dizinin final bölümünün yayınlandığı █████/2018 tarihinden sonraki tarihleri taşıyan faturalara dayanılarak, davacı tarafça ihtilafa konu 10 bölümün çekildiği kabul edilerek, davacının diğer taleplerinin reddine, Sözleşmede kararlaştırılan şekilde bölüm başına 60.000,00 TL olmak üzere 10 bölüm için 600.000,00 TL yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiş, davacı tarafça reddedilen kısımla ilgili istinaf talebinde bulunulmamıştır.HMK’nın 190/1. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Somut olayda, davacı dizinin yayınlanan 50. bölümünden sonra 10 bölüm daha dizi çekimi yaptığını ve bu bölümlerden 5 tanesini davalıya teslim ettiğini iddia ederek tazminat talebinde bulunmuş olmakla, bu 10 bölümün çekildiğini ve 5 tanesinin davalıya teslim edildiğini ispat yükü davacı üzerindedir. Ancak davacı tarafça bu 10 bölümün çekildiğine dair dosyaya bir kısım faturalardan başkaca bir delil sunulmamış, bu faturaların da daha önce çekilen bölümlerle mi yoksa uyuşmazlığa konu olan 10 bölümle mi ilgili oldukları ispatlanamamıştır. Yine davacı taraf, fazladan çekilen 5 bölümün de davalıya teslim edildiğine dair dosyaya hiçbir delil sunmamıştır.Bu durumda, Mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yeterli olmayan ve son bilirkişi raporu ile çelişen ilk bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulü ile bölüm başına 60.000,00 TL olmak üzere 10 bölüm için 600.000,00 TL’nin davacıya ödenmesine karar verilmesi yerinde olmamıştır.Bu nedenle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden kazanılmış haklar korunarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-Davalı vekilinin istinaf isteminin esastan KABULÜNE,2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin █████/2023 tarihli ████████ E. - ████████ K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,-Davanın reddine, 3-İlk derece yargılaması yönünden; -Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın 170,78 TL peşin ve 9.980,00 TL ıslah harcından mahsubu ile fazla alınan 9.535,38 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine, -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4. maddesi gereğince davalı vekili için takdir edilen 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, -Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davalı tarafından yapılan 66,50 TL yargılama giderinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-İstinaf yargılaması yönünden; -Davalı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine,-İstinaf yargılaması sırasında davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 242,00TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.411,40 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, -İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!