Anahtar kelimeler: Makinası Satımı İstemli Fotokopi Servis Bakırköy Olmaksızın Teknik Hmk Şartı

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ Esas, ████████ Karar HÜKÜM : Davanın reddiİLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : ████████ E., 2021/7 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin fotokopi makinası satımı ve teknik servis hizmeti veren bir şirket olduğunu, davalı ...'in 2007 yılında satış bölge yöneticisi olarak müvekkili şirkette çalışmaya başladığını ve 2017 tarihinde de istifa ederek ayrıldığını, davalı ...'ın müvekkili şirketten ayrıldıktan sonra aynı iş kolunda faaliyet gösteren davalı şirkette çalışmaya başladığını, davalının, müşterilerin ne istediğini, nasıl çalışmak istediğini , işler ve müşteriler ile ilgili ticari sırları bildiğini, bu bilgileri ve müşteriler ile ilişkilerini kendisine çıkar sağlamak ve müvekkilini zarara uğratmak adına diğer davalı şirkette kullanmış olduğunu, haksız rekabet hükümlerine aykırı davranarak müvekkilinin zararına yol açtığını ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, 10.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, davacı şirkette yaklaşık 10 yıl çalıştığını, davacı şirketin büyümesi ve gelişmesi için elinden geleni yapmış olduğunu, müvekkilinin, davacı şirketten ayrıldıktan bir süre sonra kısa süreliğine diğer davalıda 2 ay satış temsilcisi olarak çalıştığını ve sonra ayrıldığını, müvekkilinin bu güne kadar davacıyı zarar verme kastı ile hareket etmediğini, davalının, davacıya ait hiçbir bilgi ve belgeyi ne kendi menfaatine ne de bir başka şirket menfaatine kullanmadığını, davacı ile çalışan müşterilerin istediği firmalarla çalışma özgürlüğü bulunduğunu, müvekkilinin davacıya rakip firmalarda çalışmasının engellenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı ...'ın müvekkili şirkette 2 ay gibi kısa bir süre çalışıp istifa edip işten ayrıldığını, davacının iddia ettiği gibi diğer davalının müvekkili şirketin lehine, davacı aleyhine haksız rekabet oluşturacak herhangi bir eylemi ve fiili olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın davalının kötüleme yaptığına, sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yönelik iddiasının tanık beyanları veya sunulan maillerde yer almadığı, davalı ...'ın açıkça davacı şirketi kötülemeye veya sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yönelik davranışının bulunduğuna dair bir delil sunulmadığı, davalı tarafın daha düşük fiyat ile satış yapmasının serbest piyasa ekonomisinin bir gereği olduğu ve haksız rekabet olarak değerlendirilemeyeceği, üretim ve iş sırlarının hukuka aykırı olarak ifşa edildiği iddiası yönünden yapılan incelemede ise, davalı ...'ın çalıştığı süre boyunca edinmiş olduğu iş tecrübesini çalıştığı diğer firmalarda da kullanmasının hayatın bir gereği olduğu, kaldı ki davacının, davalı ... ile paylaşılan veya edinilen bir ticari sırrın bulunduğunu da kanıtlayamadığı, söz konusu eylemler nedeni ile maddi zararının oluştuğu ileri sürülmüşse de alınan bilirkişi raporunda davacının dönem karının arttığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların rekabeti dürüstlük kuralına aykırı olarak bozan bir eyleminin davacı tarafça ispatlanamadığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak İlk Derece Mahkemesince manevi tazminat davası yönünden avukatlık ücretinin ayrı bir kalem olarak hükmedilmemesinin yerinde olmadığı, kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, haksız rekabetin tespiti, men'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.