Anahtar kelimeler: Davaalacak Özetidavacı Eldiven Kutu Bulamadığını İmalatçı Milyon Büyüklükte Piyasadan Geçerek

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:█████████ EsasKARAR NO:████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI:████████ Esas - ████████ Karar TARİH:█████/2022 DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ:█████/2025İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ticari faaliyetlerine devam ederken ...'un müvekkili şirket yetkilisi ... ile iletişime geçerek Hirshmann adlı bir firmanın piyasadan 5.000.000 (beş milyon) kutu eldiven almak istediğini, ancak bu büyüklükte üretim yapan imalatçı bulamadığını belirtiğini, müvekkiline alıcı firmanın komisyonculuk ücretini de ödemeye hazır olduğunu, söz konusu ücreti de dahil ederek bir satıcı bulmasını istediğini, müvekkilinin de uğraşları sonucunda büyük miktarlarda eldiven temin edebilecek satıcı firmayı ... aracılığıyla bulduğunu ...'a söylediğini, daha sonra alıcı(Davalı) ile doğrudan müvekkili şirket arasında görüşmeler başladığını, müvekkili ...'nin aracı olarak, alıcı ve satıcı olan iki şirket arasında ticari ilişki kurulmasını sağladığını, söz konusu ticari ilişkide satışa konu malın nitril pudralı eldiven olup, adedinin 5.000.000 (beş milyon) kutu, fiyatı kutu başına 9,10 USD olduğunu, ilgili tutarın ...'inin müvekkilin kutu başına alacağı komisyon bedeli olduğunu, alıcı ve satıcı arasında zikredilen fiyat üzerinden anlaşma sağlanarak sözleşme imzalandığını, müvekkili şirketin üzerine düşen görevleri sonuna kadar yapmış olup bu sözleşmenin kurulmasıyla simsarlık ücretine hak kazandığını, müvekkilinin alıcı ve satıcı arasında sözleşme kurulduktan sonra ekte sunulan alıcı ile yapılan danışmanlık ve aracılık komisyon sözleşmesinin 4-b ve 5-c maddeleri gereğince davalı alıcının satış işlemini sürüncemede bırakmasından dolayı mağdur olduğunu, alıcının, satıcıdan proforma fatura kesmelerini aracı müvekkilden istediğini, müvekkilinin de satıcı ile görüşerek bu isteklerini yerine getirdiğini, alıcının söz konusu faturalarla piyasaya eldiven satma girişiminde bulunduğunu, bu olaydan sonra müvekkilin satıcı taraf ile arasının bozulmaya başladığını, müvekkili şirket yetkilisinin defalarca davalı şirket ile görüştüğünü ancak alıcının üzerine düşen görevleri yerine getirmediğini, müvekkilinin uğraşları sonucunda mail yazışmalarında bulunan ve alıcının kabul ettiği komisyon bedeli olarak kutu başı 0.10 USD (yazışmalarda 0.10 cent) olacağının... üzerinden de teyit edildiğini ve komisyon adı verilen ücretin kapora bedeli olarak da 50.000 Euro'nun müvekkiline gönderildiğini, alıcı firma yetkilisi ...'ın müvekkiline güven vermek için alıcı firmanın ... IBAN numaralı ...bank hesabında bulunan 71.820.820,16 Euro'yu müvekkiline göstererek müvekkilini teşvik edip tam performans ile çalıştırdığını, satıcı firma tarafından ödeme yöntemi olarak öncelikle teminat mektubu getirmelerinin istendiğini, alıcının bu mektubu getirmediğini, kendilerine bloke çek getirmesi önerisi sunulduğunu, uzun beklemeler sonucunda bunun da olmayacağının alıcı tarafından müvekkiline bildirildiğini, işlemlere devam ederken on gün boyunca hiçbir şekilde alıcı firmaya ulaşamadığını, ... ile ekte sunulan 12.02.2021 tarihli mail yazışmalarında bu durumun müvekkili tarafından da ifade edildiğini, ...'ın ise Almanya'dan misafirlerinin geldiğini ve bu yüzden dönemediğini söylediğini, bu durumun bu büyüklükte bir ticari satış için olağan hayat akışına aykırı olduğunu belirterek davanızın kabulü ile, davalıdan 92.700 USD tutarında alacaklı olduklarının tespitine, 50.000 Euro kapora bedelinin alacaktan mahsup edilerek kalan alacağın dava tarihinden itibaren hesaplanacak aylık yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin ihracatın gerçekleşmemesi nedeniyle danışmanlık ve aracılık sözleşmesi gereği ücret hakkı doğmadığını, müvekkili şirket ile .. Ltd. Şti. arasında 28.01.2021 tarihinde "Ürün Alım Satım Sözleşmesi" imzalandığını, müvekkilinden kaynaklanmayan sebeplerden dolayı ihracatın gerçekleşemediğini, davacının iddia ettiği gibi müvekkilinin sözleşme edimlerini yerine getirmekten kaçınmasının ve işi sebepsiz sürüncemede bırakmasının söz konusu olmadığını, davacının bu husustaki iddialarının asılsız ve dayanaksız olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirket ile satıcı şirket arasında ticari ilişkisi kurulması için aracı olduğunu ve davacı ile danışmanlık ve aracılık komisyon sözleşmesi imzalandığını, komisyon sözleşmesine konu müvekkili şirket ile satıcı arasında sözleşme taraflarca imzalanmış olsa da ihracat gerçekleşemediğinden █████/2021 tarihinde ... Lojistik San. Tic. Ltd. Şti.'nin davacı aracıya ürünün satışının iptal edildiğini bildirdiğini, simsarlık sözleşmesinin Türk Borçlar Kanununda ayrıntılı düzenlendiğini, simsarlık sözleşmesi kural olarak herhangi bir şekle tabi olmadğını, ücrete hak kazanma bakımından da, simsarın, kurulmasına imkân hazırladığı veya aracılık ettiği sözleşmenin kurulması şartını yerine getirdiğini ancak işbu hüküm nispi emredici nitelikte olduğunu, sözleşme ile simsarın ücrete hak kazanmasının şarta bağlanabildiğini, davacı ile düzenlenen sözleşmede simsarın sözleşmenin kurulmasıyla ücrete hak kazanmayıp geciktirici koşul öngörülmüş olup ihracatın gerçekleşmiş olması şartının arandığını, sözleşmede bu hususun düzenlenmesinin kanuna ve hukuka uygun olduğunu, davacının sözleşmenin taraflarına karşı asılsız beyanlarla haksız kazanç elde ettiğini ve simsarlık vasfını kötüye kullandığını belirterek sözleşmeye göre davacının ücret hakkı doğmaması nedeniyle haksız ve dayanaksız davanın, esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi █████/2022 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında;"Dava; simsarlık sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, taraflar arasındaki █████/2021 tarihli "..." kapsamında davacının sözleşmenin 3.maddesinde düzenlenen 92.700,00-USD ücrete hak kazanıp kazanmadığı, buna göre davacının dava tarihi itibariyle davalıdan, daha önce gönderilen 50.000,00-Euro'nun mahsubu ile bakiye alacağının varlığı ve miktarı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, taraf şirketlerin sicil kayıtları, taraflar arasındaki danışmanlık sözleşmesi aslı, davalı ile dava dışı ... Lojistik Şirketi arasında bağıtlanan satış sözleşmesi, davalı tarafından davacıya gönderilen 50.000,00-Euro'ya ilişkin dekont ve dava dışı ... Lojistik Şirketi tarafından davalı adına tanzim edilen proforma fatura örneği, yabancı dildeki belgelerin yeminli tercümeleri, davacı tarafından delil olarak dayanılan yazışmaların okunaklı örnekleri dosya içerisine alınmıştır. Tanık deliline dayanan davalı vekiline; dinletmek istediği tanıkların kimlik ve adres bilgilerini, ayrıca her bir tanığın hangi vakıanın ispatı için dinletilmek istenildiğini ayrı ayrı açıklamak üzere iki haftalık kesin süre verilmiş, aksi halde tanık deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağı hususu ihtar edilmiş, verilen kesin süre içerisinde bayanda bulunulmamıştır.Davacı tanıklarından ...'un dinlenilmesine, taraflar arasında aracılık sözleşmesinin kuruşmuş olduğu ihtilaf konusu olmadığından yer olmadığına, diğer tanık ... adına duruşma gün ve saatini bildirir tebligat çıkartılmasına karar verilmiştir. Davacı tanığı ... █████/2022 tarihli celsede yeminli olarak dinlenilmiş; " ben davacı firma ile İngiltere' deki ortağım aracılığı ile tanıştım pandemi döneminde davacı şirketin eldiven ihtiyacı olduğu için kendisine davacı şirket ile birlikte aracılık ettik, ... firması ile davalı arasında satış sözleşmesi kurulması için simsarlık yaptık, sözleşme yapıldı, ... firması sözleşme konusu eldivenler için proforma fatura kesti ancak davalı bu proforma faturanın süresi içerisinde yükümlülüklerini yerine getirmedi, kendisi davacıyı devre dışı bırakarak doğrudan ... ile sözleşme yapmaya çalıştı, ayrıca elindeki proforma faturaya dayanarak Tuzla serbest bölgesinde, müşterilere elinde eldiven varmış gibi göstererek satış yapmaya çalıştı, yurt dışı için de aynı şeyi yaptı fakat ... ile davalı arasında sözleşme konusu eldivenlerin satışı gerçekleşmedi, davalı bizim simsarlık bedelimizi ödemedi, tanıklık ücreti talebim yoktur bilgi ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.Taraflar arasında █████/2021 tarihli "..." yapıldığı, davacının aracılığı üzerine, davalı şirket ile dava dışı ... Lojistik şirketi arasında eldiven satışına yönelik sözleşmenin kurulduğu; ancak sözleşmenin ifa edilmediği, davalı tarafından davacıya daha önce 50.000,00-Euro ödeme yapıldığı hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır. Öte ayndan davalının davacıya gönderdiği 50.000,00-Euro'luk ödemenin, taraflar arasındaki simsarlık sözleşmesine istinaden gönderilmediği, davalı tarafından, dava dışı ... Şirketi ile yapılan satış sözleşmesinin kapora bedeli olarak gönderildiği, █████/2021 tarihli dekont kapsamından anlaşılmıştır. Davalı şirketin sicil kayıtları kapsamından, davacı tarafından dosyaya sunulan yazışmaların yapıldığı ...'ın şirket yetkili olmadığı, şirket ortaklarının ... ve ... oldukları, şirket yetkilisinin ise ... olduğu, nitekim dava dışı ... şirketi ile yapılan satış sözleşmesinin de şirket yetkilisi ... tarafından imzalandığı anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki sözleşmenin 2. maddesinde sözleşmenin konusu tanımlanmıştır.Buna göre; davacı ile davalı arasında yapılan bu sözleşmeye göre; dava dışı satıcı firma ... Lojistik San. Tic. Ltd. Şti'nin davalı ile bağlantı kurması ve yurt dışındaki firma ile ilgili bilgilerin alıcı firmaya verilmesi yoluyla iki şirket arasındaki koordinasyon davacı tarafından sağlanacaktır. Sözleşmeye göre, davacı, davalı ile satıcı ... Lojistik San. Tic. Ltd. Şti şirketlerini tanıştırıp ithalat / ihracat yapmalarini sağladığı için sözleşmenin üçüncü maddesinde belirtilen komisyonu ücretini alacaktır.Taraflar arasındaki sözleşmenin ücret başlıklı 3. maddesinde; dava dışı...Şti.'nin davalıya satacağı malın ... fiyatı olan Net 9.000,000,00-USD (Yalnız DokuzmilyonAmerikandoları) tutar üzerinden (vergiler ve masraflar düşülmemiş olan tutardan) net 92.700,00- USD (Yalnız DoksanikibinyediyüzAmerikandoları) tutarında komisyonun davalı tarafından davacıya ödeneceği kararlaştırılmıştır.Taraflar arasındaki sözleşmenin 3. maddesinde ise ödemenin nasıl yapılacağı düzenlenmiştir. Maddenin a, b ve c bentelerinde; davalının satın aldığı malın bedelini peşin olarak bir kerede satıcı ... firmasına ödemesi durumunda, davacıya 3 iş günü içerisinde FOB fiyatı olan net tutar üzerinden 92.700,00 USD(Yalnız DoksanikibinyediyüzAmerikandoları) ödeneceği, ödemenin vadeli yapılması halinde ise ilk ödeme günü olarak belirlenen tarihten itibaren 3 gün içerisinde davacıya FOB fiyatı olan net tutar üzerinden net 92.700,00 USD (Yalnız DoksanikibinyediyüzAmerikandoları) ödeme yapılacağı; davalı ile satıcı ... arasında mal teslimi ve ödemelerin iki firma arasında yapılan sözleşmede belirlenen teslim ve ödeme şeklerine göre yapılmasının gerektiği, aksi takdirde yaşanacak herhangi bir aksaklığın davalıya yansıtılmayacağı, asıl olanın davalı ile satıcı ... arasında yapılan sözleşme olduğu; 92.700,00-USD'nin dolar olarak ya da ödeme tarihindeki (ihracat bedelinin tamamının ya da ilk taksidinin ödenme tarihi olarak belirlenen tarih) T.C Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden TL'na çevrilerek davacı hesabına yatırılacağı kararlaştırılmıştır.Sözleşmenin 3/d bendinde; davalı ile satıcı ... arasında, aracılık sözleşmesine göre kurulan satış sözleşmesi haricinde, başkaca ithalat ihracat ilişkileri kurulması durumunda, davacıya FOB fiyatı üzerinden %1,03 oranında komisyon bedeli ödeneceği kararlaştırılmıştır. Bu bent dava konusu uyuşmazlığa uygulanacak hükümlerden değildir. Zira davalı ile dava dışı satıcı arasında, aracılık sözleşmesi kapsamında kurulan █████/2021 tarihli sözleşme dışında başkaca bir ticari ilişki kurulmamış, bu yönde bir iddia ileri sürülmemiştir.Taraflar arasındaki sözleşmenin diğer hükümler başlıklı 5. Maddesinin c bendinde; davalı şirketin talep etmiş olduğu ürün kalitesi, özellikleri, miktarı, teslim zamanlarına istinaden dava dışı satıcı ... şirketi tarafından yapılacak hatalardan dolayı ihracatın gerçekleşmemesi, paranın gelmemesi ya da diğer bir aksaklığın davalıyı bağlamayacağı, davalının ancak ihracatın gerçekleşmesi halinde komisyon hakkına sahip olacağı kararlaştırılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı ile dava dışı ... arasında kurulan █████/2021 tarihli sözleşmenin ifa edilmemesinin, ihracatın gerçekleşmemesinin, davacının simsarlık ücretine hak kazanmasını engelleyip engellemediği hususunda düğümlenmektedir.6098 sayılı TBK'nun 520/1. maddesinde simsarlık sözleşmesi "...simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkanının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması halinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir" şeklinde tanımlanmıştır.Simsarın ücrete hak kazanma zamanı ve giderlere ilişkin alacağını düzenleyen 6098 Sayılı Kanunun 521/1, 2 fıkaralarına göre, simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır. Simsarın faaliyeti sonucunda kurulan sözleşmenin geçerliliği geciktirici koşula bağlanmışsa ücret, koşulun gerçekleşmesi halinde ödenir. Bu düzenlemelere göre simsar; ancak aracılık ettiği sözleşmenin kurulmasıyla, veya aracılık edilen sözleşmenin geçerliliği geciktirici koşula bağlanmış ise bu koşulun gerçekleşmesi ve sözleşmenin o koşulun gerçekleşmesi sonucu kurulmuş sayılmasıyla ücrete hak kazanacaktır.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ███████-644 esas, ████████ karar sayılı ilamsında da belirtildiği üzere; simsarın ücret alacağının doğumu için öncelikle simsarın aracılık ettiği asıl sözleşmenin iş sahibi (vekalet veren) ile üçüncü kişi arasında kurulması gerekir.Taraflar, asıl sözleşme kurulmamış olsa bile, ücret ödenmesini kararlaştırabilecekleri gibi ücretin, sözleşmenin ifa edilmesi halinde ödeneceğini de kararlaştırabilirler. İkinci olarak asıl sözleşmenin kurulması ile simsarın faaliyeti arasında nedensellik ilişkisi bulunmalıdır. Bu şartın aksi de kararlaştırılabilir. Son olarak TBK'nun 523 maddesinde düzenlenen ve simsarın ücret ve giderlere ilişkin alacağının kaybı sonucunu doğuracak durumlardan birinin gerçekleşmemiş olması gerekir. Tüm bu açıklamalar ve taraflar arasındaki sözleşme birlikte değerlendirildiğinde, davacı ile davalı arasında, dava dışı ... şirketi ile davalının eldiven satışına ilişkin bir sözleşme yapmalarına aracılık edilmesi amacıyla simsarlık sözleşmesi kurulmuş ve davalı ile dava dışı ... arasında bu sözleşme kurulmuştur. TBK'nun 520/1 ve 521/1,2 fıkraları uyarınca, simsarın aracılık ettiği sözleşmenin kurulmasıyla kural olarak simsar ücrete hak kazanabilirse de, aksi simsarlık sözleşmesinde kararlaştırılabilir. Taraflar arasındaki simsarlık sözleşmesinin 5/c bendinde, davacının, ancak davalı ile dava dışı ... arasında yapılan satış sözleşmesinin ifası/ihracatın gerçekleşmesi durumunda ücrete hak kazanacağı kararlaştırılmıştır. Bu nedenle, davacı/simsarın aracılık ettiği sözleşmenin kurulması ücrete hak kazanması için yeterli olmayıp, aynı zamanda kurulmasına aracılık ettiği sözleşmenin ifa edilmiş olması da gerekmektedir. Nitekim sözleşmenin ücretin ne şekilde ödeneceğine dair 3/a bendinde; davacının simsarlık ücretinin;davalının dava dışı satıcıya mal bedelini peşin ödemesi halinde ödeme gününden itibaren üç gün içerisinde, ödemenin vadeye bağlanması halinde ise ilk vadeli ödeme tarihinden itibaren üç iş günü içerisinde ödeneceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 5/c ve 3/a bentleri birlikte değerlendirildiğinde, davacının simsarlık ücretine hak kazanabilmesi için, aracılık edilen sözleşmenin kurulmasının yeterli olmadığı, sözleşmenin aynı zamanda ifa edilmesinin de gerektiği, tarafların yasal düzenlemenin aksini sözleşme ile kararlaştırdıkları sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle davacının, sözleşmenin 5/c bendinin, simsarlık ücretine ilişkin olmayıp, sözleşmenin 3/d bendinde düzenlenen komisyon ücretine ilişkin olduğu yönündeki iddiası yerinde görülmemiştir. İzah edilen gerekçelerle; davacının kurulmasına aracılık ettiği satış sözleşmesinin ifa edilmemiş olduğu da taraflar arasında ihtilaf konusu olmadığından, davacının dava tarihi itibariyle simsarlık ücretine hak kazanamadığı mahkememizce sabit kabul edilmiş ve davanın reddine karar verilmiştir."gerekçesi ile,''1-Davanın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Aleyhe yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini, davalı tarafın arabuluculuk görüşmelerine katılmadığını,Dava dilekçesi ekinde ıslak imzalı olarak arabuluculuk tutanağının sunulduğunu, bu tutanaktan da anlaşılacağı üzere davalı tarafın arabuluculuk görüşmelerine katılmadığını, yani her ne suretle olursa olsun yargılama giderlerine mahkum edilmesi gerektiğini,"Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur." Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunum.18A-11 Son duruşma tutanağında da bu hususu belirtilmesine rağmen aleyhe yargılama giderlerine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu,Esas hakkında (dava dilekçesi ve beyanlar haricinde daha önce tüm beyanlarını tekrarla) Uyuşmazlık konusu 27.01.2021 tarihli sözleşme içeriğinde şu iki hükmün yer aldığını:"...4 A) Paranın peşin olarak bir kerede satıcı firmaya ödenmesi durumunda komisyoncuya (KMC YAPI) 3 iş günü içerisinde fob fiyatı olan ne tutar üzerinden 92.700 Amerikan doları ödeneceğini, vadeli işlemlerde ise ilk ödeme günü olarak belirlenen tarihten itibaren 3 gün içerisinde komisyoncuya fob fiyatı olan net tutar üzerinden net 92.700 Amerikan doları ödemesinin yapılacağını,B) Alıcı firma ile satıcı firma arasında mal teslimi ve ödemelerin 2 firma arasında yapılan sözleşmede belirlenen teslim ve ödeme şekline göre hareket etmesini, aksi takdirde yaşanacak herhangi bir aksaklığın komisyoncuya yansıtılmayacağını,asıl olan alıcı ve satıcı firmalar arasında yapılan sözleşmeler olduğunu, (burada bahsedilen tutarın simsarlık alacağı olduğunu)...5)C Alıcı firmanın talep etmiş olduğu ürün kalitesi, özellikleri yapılacak hatalardan dolayı ihracatın gerçekleşmemesini, paranın gelmemesini ya da diğer bir aksaklığın komisyoncu hiçbir şekilde bağlamayacağını, komisyoncu ancak ihracatın gerçekleşmesi halinde komisyon hakkına sahip olacağını, (burada bahsedilenin ise komisyon alacağı olduğunu, müvekkilin buna istinaden "ancak satışın gerçekleşmesi durumunda komisyon hakkına sahip olacaktır" maddesini eklediğini, sözleşmeyi düzenleyenin zaten müvekkili olduğunu,) Sözleşmede 2 farklı hükmün olduğunu, birbiriyle karışan hükümlerin olmadığını, 4B ve 5C maddelerinde toplamda 2 kez sözleşme kurulduktan sonra herhangi bir olumsuzluğun müvekkili bağlamayacağı yazılı iken, sadece komisyon kısmında 1 kez komisyon ücretinin ancak ihracat gerçekleşmesi durumunda hak edileceğinin yazılı olduğunu, zaten müvekkilin de ihracatı gerçekleşmediği için komisyon talebinin olmadığını, simsarlık ücretinin istendiğini,Komisyon ücretine atıf: 5)D maddesi: ...fiyatı üzerinden ihrac loluan malın %1.03 oranında ödemenin yapılacağını,Simsarlık Ücretine atıf: 3. Ve 4)A maddeleri olduğunu, 32.700 USD tek seferde ödeme.Müvekkilin komisyonculuk ücretine hak kazanamadığını, simsarlık ücretine ise hak kazandığını, mahkemenin simsarlık alacağını reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu,Tanık ...'ın beyanıyla da sabit olduğu üzere dava dışı... firması ile davalı, direkt olarak iletişim kurduğunu, söz konusu alacağın simsarlık ücreti alacağı olduğunu, davalının da beyan ettiğini, 27.10.2021 tarihli sözleşmede, (madde 4-a ve b) 92.700 USD'nin bulunduğu maddede satışın gerçekleşmemesinin müvekkili bağlamayacağının açıkça yazılı olduğunu, komisyonculuk ücretine gelince, bu ücrete ancak satış gerçekleşince hak kazanacağının yazılı olduğunu, zaten komisyoculuk ücreti ile ilgili bir talebinin olmadığını, müvekkili söz konusu işin davalının kötüniyeti sonucu (müvekkili aradan çıkararak direkt olarak ... ile iş yapmak istemesi sonucu) gerçekleşmemesinden dolayı, işe ayırdığı mesai olarak ciddi zarara uğradığını, müvekkili inşaat firması olarak diğer işlerine ayıracağı zamandan feragat ederek söz konusu işe emek ve mesai harcadığını, dolayısıyla alacağını istemekte haklı olduğunu,Davalının müvekkile verdiği ücreti, önce dava dışı ... firmasına verdiğini, satış bedelinin ise de daha sonra bu paranın müvekkilin talebi üzerine müvekkilin ücretinden düşülmek üzere müvekkile verildiğini,İş bu hususun davalı Hırshmann'ın da kabul ettiğini, dosyaya sunulan ek yazışmalarda söz konusu olayın mevcut olduğunu, mahkemece bu olayı değerlendirmeye alınmayarak hataya düşüldüğünü, Mahkemece sözleşmede birbiriyle çelişen iki maddenin olduğunu bildiği halde en kötü ihtimalle uygun bir bedele hükmetmesi gerekirken davayı tümden reddettiğini, uygun bir bedele hükmetmesi gerektiğini, Müvekkili, söz konusu iş için ciddi zaman ve emek sarf ettiğini, gerek dava, gerekse diğer beyan dilekçelerinde simsarlık ücretinin ve komisyonculuk ücretinin ayrı olduğunu beyan ettiğini, İleri sürerek, Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak; öncelikle tehiri icra kararı verilmesini; daha sonra dosyanın usulden bozularak mahal mahkemesine iadesine olmadığı taktirde yerel mahkeme yerine geçilerek davanın kabul edilmesine, talepler doğrultusunda karar verilmesine, alacağın tespitine, tarafa ödenen kısmın mahsubuna, ödenmeyen kısmın davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; taraflar arasında akdedilen █████/2021 tarihli "Danışmanlık ve Aracılık Komisyon Sözleşmesi" uyarınca simsarlık ücreti alacağının tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının simsarlık ücretine hak kazanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı vekili tarafından davacının simsarlık ücretine hak kazandığı, Mahkeme gerekçesinde belirtilen sözleşmenin 5/c maddesinin simarlık ücretine ilişkin olmayıp, sözleşmenin 4/d maddesinde belirtilen komisyon alacağına ilişkin olduğu, sözleşmenin 4/b ve 5/c maddeleri uyarınca da alıcı ile satıcı arasında yaşanan aksaklıkların davacıyı bağlamayacağının kararlaştırıldığı, Mahkemece belirlenen simsarlık ücretine hükmetmemesi halinde dahi sözleşmede çelişen maddeler dikkate alınarak uygun bir simsarlık ücretine karar vermesi gerektiği, davalının arabulucuk toplantısına katılmaması sebebiyle davacı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceği istinaf sebebi olarak ileri sürülmüştür.Davacı tarafından davanın esasına ilişkin ileri sürülen ve yukarıda belirtilen istinaf sebepleri yargılama aşamasında dava dilekçesinde ve beyan dilekçelerinde ileri sürülmüş ve Mahkemece söz konusu iddialar gerekçeli kararda değerlendirilmiştir. Davacı tarafından taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5/c maddesinde düzenlenen "... A.Ş.ancak ihracatın gerçekleşmesi halinde komisyon hakkına sahip olacaktır." hükmünün sözleşmenin 4/d maddesinde düzenlenen komisyon alacağına ilişkin olduğu, davanın konusu olan ve 3. maddede düzenlenen simsarlık ücretine ilişkin olmadığı ileri sürülmüş ise de, sözleşmenin konusu başlıklı 2. maddesinde davacının dava dışı satıcı ve davalı alıcı şirketleri tanıştırıp ithalat/ihracat yapmalarını sağladığı için 3. maddede belirtilen komisyonunu (simsarlık ücreti) alacağının belirtildiği, yine ödeme şekline ilişkin 4/a maddesinde simsarlık ücretinin, asıl sözleşmeye ilişkin olarak peşin ödemenin kararlaştırılması halinde satıcı tarafından paranın alıcıya ödenmesi veya vadeli işlemlerde ilk taksitin ödenmesi halinde ödeneceğinin kararlaştırılmış olması ve 4/d maddesinde belirtilen komisyon alacağına ilişkin maddede zaten komisyon alacağının ihracat, ithalat ya da iş birliğinin gerçekleşmesi halinde ödeneceğinin ayrıca kararlaştırıldığı dikkate alındığında sözleşmenin 5/c maddesinin simsarlık ücretine ilişkin olarak düzenlendiğinin ve davacının simsarlık ücretine ancak ihracatın gerçekleşmesi ile hak kazanacağının açık olduğu, davalının simsarlık ücreti için kapora ödemesinin sonuca bir etkisinin bulunmadığı,sözleşmenin 4/b ve 5/c maddeleri uyarınca da alıcı ile satıcı arasında yaşanan aksaklıkların davacıyı bağlamayacağının kararlaştırılmasının 5/c maddesi karşısında ihracatın gerçekleşmemesi halinde simsarlık ücretine hak kazanılacağı anlamına gelmediği, davacının simsarlık ücretine hak kazanıp kazanmadığının taraflar arasındaki sözleşme hükümleri dikkate alınarak çözüme kavuşturulacağından ve sözleşmenin 5/c maddesi karşısında Mahkemece davacının emek ve mesaisi dikkate alınarak ücret takdirine karar verilemeyeceği, satıcı ile alıcı arasındaki sözleşme konusu ihracatın gerçekleşmemesi sebebiyle davacının simsarlık ücretine hak kazanmadığı aşikar olup, Mahkemece bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Mahkeme karar tarihinde yürürlükte bulunan 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 11. Fıkrasına göre taraflar geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur.Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Somut davaya konu arabuluculuk son tutanağı incelendiğinde davalıya arabuluculuk ilk toplantı gün ve saatine ilişkin davet mektubunun ve bilgilendirme metnin mail ile gönderildiği ve şirket yetkilisi ... ile telefon görüşmesi yapılarak ilk toplantı gününün birlikte kararlaştırıldığı, ancak ilk toplantı günü arandığında toplantıya katılmayacaklarının bildirildiği belirtilmiş ve davalı taraf geçerli bir mazeret bildirmeksizin ilk toplantıya katılmamıştır. Bu durumda mazeretsiz olarak arabuluculuk toplantısına katılmayan davalının,davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinden sorumlu tutulması ve davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekirken Mahkemece aksi yönde karar verilmesi yerinde olmamış ve davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi haklı bulunmuştur. Sonuç itibariyle; davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2-Davanın REDDİNE, İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL karar harcından davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL başvurma harcı ile 59,30-TL karar harcı toplamı olan 118,60-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 231,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediği anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,7- 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 11. Fıkrası uyarınca davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin, davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 9-Bakiye gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN:10-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 11-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 66,00 TL dosyanın istinafa gidiş dönüş masrafı olmak üzere toplam; 286,70-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,12-Bakiye gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay' da temyiz yolu açık olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.