Anahtar kelimeler: Saatte Gününün Gelmiş Başlanarak Davetiye Olmalarıyla Günde Dinlenerek Sözlü Dinlenildikten

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 27.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ....'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında birim fiyatlı 15.07.2011 tarihli 2 adet 50 vagon taşıma kapasiteli feribot alımı ve bunlara ait iskele onarımı ve tevsii bakım tesislerinin yapımı kalan işler için sözleşme imzalandığını, sözleşme hükümleri ve şartname hükümlerine göre sözleşmenin birim fiyatlı sözleşme olduğunu, TCDD 1 no.lu feribotun tamamlanıp testleri yapılıp davalıya teslim edildiğini, TCDD 2 no.lu feribotun tamamlandığını test aşamasına geldiğini, müvekkilinin feribotların inşa ve imaline dair yükümlülüklerini tamamladığını, davalının hazırladığı detay listesine göre birim fiyat teklif verdiklerini, detay listenin müvekkilince verilen ve davalıca kabul edilen birim fiyat teklifinin esasını oluşturduğunu, müvekkilinin 2.500 ton sac malzemesi ve işçiliğini dikkate alarak teklif verdiğini, ihale aşamasında müvekkilinin feribotun toplam sac ağırlığını hesaplamasının ve bilmesinin mümkün olmadığını, klas kuruluşundan detaylı imalat projesi yapılması ve tamamlanması halinde bilinebileceğini, davalı bir feribot için toplam 2.882,90 ton saç kullanılacağını belirtmiş olsaydı müvekkilinin sac için teklifinin 2.500.000,00 Euro değil, 2.882.900,00,00 Euro olacağını,sonuçta bir feribotta 2.500 ton değil 2.882,90 ton sac kullanıldığını,bunun yanında fazladan yapılan 382,90 ton sac işçiliğinin karşılığının 597.324,00 Euro’ya tekabül ettiğini, bir feribot için davalıdan tekne saç malzemesi ve saç işçiliği toplamı (382.900 +597.324) 980.224 Euro ve 98.022,40,00 Euro %10 müteahhit kârı ve genel giderler olmak üzere toplam 1.078.246,40 Euro alacağı bulunduğunu, müvekkilinin sözleşme konusu olan 2 feribot için davalıdan toplam (2x1.078.246,40 Euro ) 2.156.492,80 Euro alacağı bulunduğunu ileri sürerek sözleşmeden kaynaklanan toplam 2.156.492,80 Euro alacağın, şimdilik 1.000.000,00 TL'sinin hakediş tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile ilk imzalanan sözleşmenin Danıştay kararı ile iptal edildiğini, bunun üzerine sözleşmenin feshedilerek tasfiye edildiğini, tasfiye sonrasında yarım kalan 2 adet 50 vagon taşıma kapasiteli feribot alımı ile bunlara ait iskele onarımı ve tevsii, bakım onarım tesislerinin yapım işinin ikmali için davacı şirket ile doğrudan temin yöntemiyle kalan işler için sözleşme imzalandığını, feribot fiyatının teknik şartnameye uygun olarak imalâtı tamamlanmış iki feribot için olduğunu, sözleşmede iki adet feribot için tek bir poz bulunmakta olup feribotun imalat ekipmanlarına ilişkin herhangi bir birim fiyatı bulunmadığını, detay listesinin birim fiyat listesi olmayıp, teknik şartnameye uygun olarak teklif hazırlanabilmesi hususunda yardımcı doküman olduğunu, tasfiye edilen imalatla bağlantının sağlanması için olduğunu, feribota ait ödemelerin pursantaj mantığına göre yapıldığını, sözleşmenin 13.2.1 maddesindeki ödemeye göre feribot ödemelerinin götürü mantığa göre yapıldığını, ilerleme yüzdeleri üzerinden ödeme yapıldığından feribot sac artışı nedeniyle fazladan ödeme talep edilmesinin sözleşmeye aykırı olduğunu, zira sözleşmenin konusunun sac alımı olmadığını, sözleşmenin 50.6 maddesi uyarınca iş artışının sadece deniz yapılarına verilebileceğini, feribotlara ilişkin iş artışına yönelik hüküm bulunmadığını, bir an için 2.500 ton sac alımı sözleşmenin konusu kabul edildiğinde dahi bu miktarı aşan bir tutarın sözleşme kapsamında olmadığını, çünkü sözleşmenin 20.2 maddesi uyarınca sözleşme hükümlerinde değişiklik yapılamayacağını, ek sözleşme düzenlenemeyeceğini, sözleşmenin 30. maddesi ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 24. maddesine göre iş artışına konu işi, yükleniciye yaptırıp, yaptırmama konusunda yetkinin müvekkili idareye ait olduğunu, ayrıca iddiayı kabul veya ikrar anlamına gelmemek kaydıyla dava dilekçesinde yer alan 2882 ton ifadesinin de doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme ekinde yer alan icmal birim fiyat listesi cetvelleri ve feribot imalatı ve analizinde kullanılabilecek detay listesinin verildiği, her bir feribotun 2.500 ton sac malzemeden üretileceği ve teklif edilen sac malzeme birim fiyatının 1.000 Euro / ton olduğu, feribotun yük kapasitesinin teknik şartnamede yaklaşık 4.000 ton olması gerektiği, bu ağırlığa, yük, yakıt, yağlama yağı, tatlı su, malzemeler, erzaklar, personel ve şahsi eşya, klas kuruluşu gereksiniminden fazla olan yedek parçaların dahil olacağının açıklandığı, teknik şartnamede belirtilen boyutların yaklaşık ölçüler olup kesin değerler olmadığı, feribotların teknik şartname ağırlığı 2.500 ton iken inşaatı bittikten sonra ortaya çıkan sac ağırlığının dosya kapsamı itibariyle en az 2780 ton olup, iş artışının buna göre %8,9 oranında olduğu, bu haliyle normal ve kabul edilebilir seviyede olup, sebepsiz zenginleşme kapsamında buna yönelik bedelin ödenmesi gerektiği, sözleşme eklerindeki şartname hükümleri de nazara alındığında bu hesaplamanın iş artış oranı da gözetilerek sözleşme fiyatları ile ton başına 1.000,00 Euro'dan 280x2=560 tonun bedelinin 560.000,00 Euro olacağı, bu haliyle her halükarda şimdilik kaydı ile talep edilen 1.000.000,00 TL'nin üzerinde olduğu, daha fazla olması hususunun ve miktarının ne olduğu hususunun belirlenmesinin işbu davanın talep de nazara alınarak konusu olmadığı gerekçesiyle davanın talep edilen miktar da nazara alınarak kabulü ile 1.000.000,00 TL'nin 19.09.2016 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin yaklaşık imalât miktarı belirlenerek birim fiyatlı sözleşme olarak imzalandığı, mahkemesince yapılan yargılama, alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamıyla fiilen yapılan imalâtın belirlenmiş bulunmasına ve sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi gereğince %20 oranına kadar olan iş artışının sözleşmedeki birim fiyatlarla hesaplanmasının taraflar arasındaki sözleşme ve dosya kapsamına uygun bulunmasına, davacının fazlaya ilişkin alacağı olduğu iddiası yönünden ayrıca dava açılması durumunda bu hususun açılacak davada değerlendirebileceğinin tabii bulunmasına göre taleple bağlı kalınarak verilen kararın dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekilleri istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davacı müflis şirket iflas idare memur vekili temyiz dilekçesinde;a.Taraflar arasındaki sözleşmenin 30. maddesinin YİGŞ’e paralel olarak ilave düzenlendiğini, alınan iki bilirkişi raporu ve karar arasında müvekkilinin yaptığı fazla işin bedelinin ödenmesi konusunda fikir ayrılığı bulunmadığını, raporlar arasındaki ihtilafın ne kadar fazladan iş yapıldığı, bu işin bedeli ve yükleniciye ne kadar ödeneceği noktasında toplandığını, 26.01.2018 tarihli bilirkişi raporunda sözleşme, şartname ve Yargıtay kararları ile belirlenen ilkelere göre hesaplama yapıldığını 2.156.492,80 Euro davacı hakedişinin haklı olduğunun belirlendiğini, b. 14.10.2019 tarihli bilirkişi raporunda ise Yargıtay kararı, sözleşme ve YİGŞ ve İhale dökümanlarının esas alınmadığını, kaynağı sözleşme, şartname olmayan, teknik bir analiz değerinde olmayan yorum ve değerlendirmeler sonucunda 616.000,00 Euro ilave iş bedeli hesaplandığını, ancak bilirkişi ...’ya ilişkin, kendisinin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdür Yardımcısı olarak kamu görevi yaptığı, davalı idare ile aynı Bakanlığa bağlı olduğu ve işbu dosyada bilirkişilik yapamayacağına ilişkin itirazları belgeleriyle birlikte sunulmasına rağmen dikkate alınmadığını, hem içerik hem de kanuna göre bilirkişilik yapmayacak birinin düzenlediği rapora itibar edilerek son derece hatalı bir karar tesis edildiğini,c. Dava konusu olayın gemi inşası ile ilgili olup, çok teknik bir konu olduğunu, dosyada bilirkişilik yapmak için alanında özel ve teknik uzman olmayı gerektirdiğini, dosyada 2 bilirkişi raporu aldırıldığını, gerekçe gösterilmeden 2. bilirkişi raporunun hesaplama yöntemi kabul edildiği tahmin edilen mahkemece 2. bilirkişi raporunda belirtilen bedelden daha düşük bir bedeli kabul ederek hüküm kurulduğunu,d. Mahkemenin 2. bilirkişi raporuna neden üstünlük tanıdığını açıklamadığı gibi son derece teknik ve özel bilgi ve uzmanlık gerektiren bir konuda 2. bilirkişi raporundan daha düşük bir bedeli neden kabul ettiğini de belirtmediğini, Yargıtay Kararları, Sözleşme ve YİGŞ’ne uygun 1. bilirkişi raporuna neden itibar etmediğini de açıklanmadığını,e. Raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmediğini gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini beyan etmektedir.2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde;a. Feribot fiyatının teknik şartnamesine uygun olarak tamamlanmış iki adet feribot için olduğunu, sözleşmede 2 adet feribot için tek bir poz bulunduğunu, feribotun imalât ekipmanlarına ilişkin herhangi bir birim fiyat bulunmadığını,b. Mahkemece 14.10.2019 tarihli bilirkişi raporunun birtakım hesaplamalar yönünden hükme esas alınmışken, inceleme yönünden reddedildiğini ve tam aksine hüküm verildiğini, çelişkinin istinaf mahkemesince de giderilmediğini,c.Sözleşme hükümlerinin gözardı edildiğini ve hiçbir surette birim fiyat cetveline dahil olmayan detay listesine dayanılarak verilen hükmün onandığını,d. Sözleşmenin 13.21. maddesine göre feribotlar için ödemenin götürü mantığına dayalı olarak yapıldığını, feribotta yüklenicinin teklif ettiği bedel esas alınarak, ilerleme yüzdeleri üzerinden ödeme yapıldığı durumu dikkate alındığında, feribot sac ağırlığı artışı ileri sürülerek fazladan ödeme talep edilmesinin, sözleşme hükümlerine uygun olmadığını, zira sözleşmenin konusunun sac alımı olmadığını,e. YİGŞ hükümlerinde göre %20 oranına kadar iş artışının sözleşmedeki birim fiyatlarla hesaplanmasını hukuka ve sözleşmeye uygun bulan istinaf mahkemesinin hangi sözleşmeye baktığının anlaşılamadığını, zira işbu davaya konu sözleşmede iş artışının sadece deniz yapıları için öngörüldüğünü,f. Bir an için sözleşmenin konusunun sac alımı olduğunun kabulü halinde dahi sözleşmenin 20. maddesi ve 30. maddesi dikkate alındığında yüklenicinin iş sahibinin onayını almadan ilave iş yapamayacağını, bilirkişi raporuyla da yüklenici müvekkilinden yazılı izin almadığından fazla sac kullanıldığı iddiasıyla talepte bulunamayacağının belirtildiğini,g. Yüklenicinin iddia edilen iş artışı konusunda müvekkilini haberdar etmeyerek özen borcunu da ihlal ettiğini,h. Yine, davayı kabul ve/veya ikrar anlamına gelmemekle birlikte; feribotlarda kullanılan sac ve çelik teçhiz ağırlıklarının kesin ölçütlere bağlı olmadığı, ancak feribotların imalâtları tamamlanınca netleştirilebileceği hususunun, dava dilekçesinden açıkça anlaşılacağı üzere, davacı tarafın bildiği ve kabul ettiği bir durum olduğunu, yine davaya konu artışın, gemi inşaat mühendisliği genel temayülleri açısından da makul ve kabul edilebilir ve öngörülebilir bir durum olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında da ifade edildiğini, davacı tarafından bilinmesi -ki dava dilekçesinden davacının bildiği anlaşılıyor- gereken bu durum gözetilmeden teklifte bulunulmasının, başta dürüstlük kuralı olmak üzere gemi inşaa sektöründe faaliyet gösteren ve sözleşmenin uzman tarafı davacının basiretli tacir ilkesini de ihlal ettiğini,g. 14.10.2019 tarihli son bilirkişi raporundaki açıklamalar nazara alındığında davacının ne iddia ettiği nev’ide ne iddia ettiği miktarda bir alacağı talep hakkı olmadığının gözetilmediğini,ı. Davayı kabul ve/veya ikrar anlamına gelmemekle birlikte; mevzuatta öngörülen iş artışına konu işi yaptırıp yaptırmama yetkisi İdarelere ait olup, yüklenicinin onay almadan yaptığı imalatların, sözleşmeye ve sözleşme fiyatlarına dahil olmadığını, vekaletsiz iş görme akdi kapsamında değerlendirilebileceğini, dolayısıyla sözleşmede yer almayan birim fiyat kullanılarak yapılan hesaplamada hukuka uyarlık bulunmadığını, bu itibarla sebepsiz zenginleşme şartlarının gerçekleşmediğini,i. Kaldı ki sebepsiz zenginleşmeye dayanılarak verilen hükümde de hukuka uyarlık bulunmadığını, zira, davacının tamamlanmış 2 feribot varmışçasına hesaplamada bulunarak taleplerini oluşturduğunu,oysaki, davacı edimini yerine getirmediği için sözleşmenin feshedildiğini, yarım kalan imalatlar için feribotlar ve kıyı yapıları dahil olmak üzere yeniden ihaleye çıkıldığını ve yeni yüklenici ile sözleşme imzalandığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.Müflis yüklenici şirket, davalı ile arasında imzalamış olduğu 15.07.2011 tarihli “2 Adet 50 Vagon Taşıma Kapasiteli Feribot Alımı ve Bunlara Ait İskele Onarımı ve Tevsii Bakım Tesislerinin Yapımı Kalan İşleri” sözleşmesinden kaynaklı hakedişlerini talep etmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 6.maddesinden sözleşmenin birim fiyatlı götürü bedelli sözleşme olduğu anlaşılmıştır. Mahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir (HMK m. 266/1). Mahkeme, bilirkişi olarak, yalnızca bir kişiyi görevlendirebilir. Ancak, gerekçesi açıkça gösterilmek suretiyle, tek sayıda, birden fazla kişiden oluşacak bir kurulun bilirkişi olarak görevlendirilmesi de mümkündür. (HMK m. 267/1) Kanunların görüş bildirmekle yükümlü kıldığı kişi ve kuruluşlara görevlendirildikleri konularda bilirkişi olarak öncelikle başvurulur. Ancak kamu görevlilerine, bağlı bulundukları kurumlarla ilgili dava ve işlerde, bilirkişi olarak görev verilemez.(HMK m. 268/3) Taraflar bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler (HMK'nın m. 281/1). Mahkeme bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir (HMK'nın m. 281/2). Mahkeme gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme de yaptırabilir (HMK'nın m. 281/3). Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (HMK'nın m. 282/1). Dosya içeriğinde iki farklı bilirkişi heyetinden rapor ve ek rapor alınmış olmasına ve iki heyet raporu görüşü arasında fahiş fark bulunmasına rağmen, mahkemece neden ikinci bilirkişi raporuna itibar edildiği de açıklanmadan ikinci rapora itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Öte yandan, davacı tarafça ikinci bilirkişi raporunda bilirkişi olarak yer alan ...’ya ilişkin itirazda bulunulmasına ve objektif kalamayacağının belirtilmesine rağmen heyette kalması doğru olmamıştır. Diğer taraftan, HMK’nın 267. maddesi uyarınca bilirkişi heyeti tek sayıda olması gerekirken her iki raporda da iki kişilik bilirkişi kurulu oluşturulması da kanuna aykırı olmuştur.Bu durumda mahkemece yapılacak iş yeniden oluşturulacak bilirkişi heyetinden taraflar arasındaki sözleşmenin birim fiyatlı götürü bedel sözleşme olduğu da kabul edilerek ve davalı tarafın aşamalarda işin tamamlanmadığı ve 3. bir yükleniciye tamamlattırıldığı beyanı da dikkate alınarak son tamamlanma ihalesine ilişkin evraklar celbedilip işin davacı yüklenici müflis şirket tarafından hangi oranda tamamlandığı ve bu tamamlanma oranına göre her bir kalem için fiziki oran belirlenerek yüklenici müflis şirket hakedişini tespit edecek rapor alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.2-Bozma nedenine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,3. Yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan taraflara verilmesine,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.