Anahtar kelimeler: Bozması Süreç Edenin Görüşü Hukukî Bakırköy Teşebbüs Öldürmeye Neticesinde Edilebilir

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüsHÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ1. İstinaf bozması üzerine verilen Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.10.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 29/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.03.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin ve sanık müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın kendisine yönelik ağır ve haksız saldırıyı def etmek ve kendisini korumak amacıyla yaralama kastı ile hareket ettiğine, öldürme kastının bulunmadığına, haksız tahrik indirim oranının üst sınırdan yapılması gerektiğine, ilişkindir.III. GEREKÇE1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, dosya tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, meşru savunma şartlarının oluşmadığı, katılandan sanığa yönelen haksız söz ve davranışların ulaştığı boyut dikkate alınarak haksız tahrik nedeniyle uygulanan indirim oranının isabetli olduğu anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.2. 29.08.2019 günü sanığın eşinin katılan tarafından bina içerisine kamera taktırılmasına karşı çıkıp engel olması sebebiyle katılan ve sanık arasında tartışma yaşandığı, tartışmanın şiddetlenmesi ve arbedeye dönüşmesi üzerine sanığın yanında bulunan tabanca ile katılana doğru birden fazla kez ateş etmek suretiyle katılanı sol diz altı, sol femur alt uç kısmı ve sağ uyluk orta üst yan kısmından yaraladığının anlaşıldığı, sanığın eylemi sebebiyle katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, vücudunda kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi bakımından 6. derecede kırık oluşacak ve sol alt ekstremitedeki fonksiyonel kısıtlılığın organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralandığı olayda, sanığın öldürmeye elverişli tabanca ile yakın ve etkili mesafeden katılanın hayati bölgelerini hedef alarak ateş etme imkanı varken tüm mermilerin bacak bölgesine isabet etmiş olması, katılanda hayati tehlike oluşturacak mahiyette herhangi bir yaralanma bulunmaması dikkate alınarak, eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller bulunmayan sanığın "kasten yaralama" suçundan, 1 ile 3 yıl aralığında hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 86/1. maddesinin uygulanması sırasında, aynı Kanun'un 61. maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi ve sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı göz önünde bulundurularak, üst sınıra yakın bir ceza ile cezalandırılması yerine, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan cezalandırılması hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARGerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi "suç vasfı" yönünden yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.03.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2025 tarihinde karar verildi.