Anahtar kelimeler: Bobin Davaalacak İplik Depolama Nakliye Eylemli Taşıma Çeşitli Yurt Masrafları

T.C.

İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
DAVA:Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:█████/2017
KARAR TARİHİ:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde: Müvekkili tarafından davalıya çeşitli tarihlerde düzenlenen sözleşmeler gereğince nakliye, depolama ve çeşitli hizmetler verildiğini, sözleşmelerin davalı tarafın haksız ve eylemli olarak muhalefet etmesi nedeniyle haklı olarak feshedildiğini, sözleşmelerden kaynaklı olarak tazminat taleplerinin bulunduğunu belirterek davanın kabulüne, muhakeme masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde: Taraflar arasında 4 adet taşıma ve 1 adet depolama sözleşmesinin bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan yurt için bobin taşıma sözleşmesi ve yurt için iplik taşıma sözleşmesinin süre sonunda sona erdiğinden ve yazılı olarak yenilenmediğinden bu sözleşmeler ile ilgili istemde bulunulmasının hukuksal olarak mümkün olmadığını, taraflar arasında imzalanan depolama ve lojistik hizmet sözleşmesinin davalı tarafından sözleşmede öngörülen fesih ihbar süresine uyularak sona erdirildiğini, taraflar arasındaki kara nakliye sözleşmesinin davacı tarafından TBK 126 madde uyarınca tek taraflı olarak feshedildiğini, fesheden tarafın tazminat talebinin geçersiz olduğunu, davacının münhasır sözleşme olduğunu iddia ettiği ... bobin, ... iplik ve kara nakliye sözleşmelerinin gerçekte çerçeve sözleşme niteliğinde olduğunu, münhasırlık taşımadığından davalının serbest rekabet koşullarında başka taşıma firmalarından hizmet almasına engel olmadığını, sözleşmeler kapsamında davalıya verilen teminat mektubunun karşılıklı mutabakat sağlanıp iade edildiğinden davacının teminat mektubunun hükümsüzlüğü iadesi ve tedbir talebinin konusu kalmadığından reddinin gerektiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dava taraflar arasındaki taşıma ve depolama konulu sözleşmelerin davacı tarafından haklı olarak feshedildiği iddiasıyla davacı tarafından açılan alacak ve tazminat talepli davadır, aynı zamanda sözleşmeler gereği verilen teminat mektuplarının da hükümsüz olduğunun tespiti talep edilmiştir.
İddia, savunma, toplanan deliller ve tarafların ilişki dönemlerine ait davacı taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi heyeti sunmuş olduğu raporunda :Mali Yönden Yapılan İncelemede ; kar kaybı talebinin kabul edilmesi halinde; ... Bobin Sözleşmesi için; 34.085,33 TL X 8 ay= 272.682,64 TL X % 4,72 =12.870,62 TL ... İplik Taşıma Sözleşmesi için; 34.375,20 TL X 8 ay= 275.001,60 TL X % 4,72 = 12.980,08 TL, ... Depolama Lojistik Sözleşmesi için; 110.483,70 TL X 11 ay- 1.215.320,70 TL X % 4,72 -57.363J 3 TL, ... Nakliye Sözleşmesi için; 354.999,01 TLX21 ay- 7.454,979,21 TL x % 4,72 = 35l.875,02 TL olmak üzere 4 sözleşmeden doğan kar payının; 12.870,62 TL +12.980,08 TL +57.363,13 TL +351,875,02 TL = 435,088,85 TL olacağı, personel tazminat taleplerinin kabul edilmesi halinde; ... için 10.885,23 TL, ... için 727,26 TL, ... için 9.286,06 TL tazminat ödemelerinin, davacı iddiasına göre sözleşmelerin feshi gerekçesi ile iş akdi sonlanmalarına dair ödenen tutarlar olduğu, davaya konu edilen diğer tazminat taleplerinin yukarıda açıklanan gerekçeler ile tespit edilebilir yanı olmadığı,
Sözleşmeler Acısından İnceleme.
Depolama ve Lojistik Sözleşmesi Açısından Yapılan Değerlendirmeler: Depolama ve Lojistik Sözleşmesi konusundaki uyuşmazlığın özünün sözleşmede (m. 12) yer alan fesih hakkına ilişkin hükmün yorumlanması vc bu doğrultuda davalıya hiçbir neden göstermeksizin fesih hakkı verip vermediğinin beliflenmesinden ibaret olduğu, sözleşmedeki sona ernıc düzeninin ikili bir ayrıma tabi tutulduğu, bunlardan ilkinin belirli süre otıccsinde bildirmek koşuluyla (haklı) bir nedene dayanma zorunluluğu olmaksızın fesih; ikincisi ısc her iki tarafça haklı bir nedene dayanarak fesih (bu ihtimalde esasen haksız feshin sonuçlarının düzenlenmesi şeklinde ifade edilmiştir) hakkı olduğu; ilkinin yalnızca ...'ya; ikincisinin ise her iki tarafa tanındığı, davalının süre sonunu beklemeden kendisine sözleşme m. █████I hükmünde tanınan süreli fesih hakkını, 14.4.2017 tarihli ihtarname ile kullandığı, bu bildirim sözleşmenin süresinden önce 17.7.2017 tarihi itibariyle ihtarnamenin muhataba ulaşması ile sona erdirildiği, davalının fesih ihbarının, davacının sözleşmeden doğan edimlerinin ifası için taşınmaz ve araç kiralarını bir yıllık olarak uzatılmasının hemen akabinde gerçekleştirildiğini; bu nedenle davacının zor durumda kaldığını beyan ettiği, bu beyanın Sayın Mahkeme tarafından dinlenebilir olduğuna hüknıedilmcsi halinde, davalının anılan şartlarda kendisine sözleşme ile tanınan fesih hakkının MK m. 2 Dürüstlük Kuralına uygun kullanılıp kullanılmadığı eş deyişle kendilerine sözleşmede tanınan hakkın kötüye kullanılıp kullanılmadığı hususu Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu,
Sayın Mahkemenin davalının fesih hakkını kötüye kullanmadığı sonucuna varması halinde MK. m 2/1'dc yer alan yaptırımın uygulanmayacağı, fesih hakkı hüküm ve sonuç doğurmakla 17.7.2017 tarihinden itibaren sözleşmenin sona ereceği, bu tür sona ermenin, sözleşmede tanınan bir hakka dayanması sebebiyle davacının tazminat ve ceza koşulu talebinin reddi gerekeceği; Buna karşılık Sayın Mahkemenin, fesih hakkının kötüye kullanıldığı sonucuna varması halinde fesih hakkının kötüye kullanılması nedeniyle uğradığı kar yoksunluğunu ve fiili zararlarını (personele ödenen ihbar vc kıdem tazminatı) talep edilebilecek iken haksız feshin yaptırımı olarak düzenlenmiş ceza koşulunun talep edilemeyeceğinin düşünüldüğü; ancak sözleşmenin dili ve kullanılan ifadeler ile metin bir bütün olarak değerlendirildiğinde hakkın kötüye kullanılması kavramının da haksız fesih içinde değerlendirildiği sonucuna varılırsa bu halde cezai şartın talep edilmesinin dc mümkün olduğu; Bununla birlikte dosya kapsamında sözleşmenin sona ermesine ilişkin yazışmaların bulunduğu; Kenan özbostancı tarafından 17,8.2017 tarihinde Kenan Telli (ve bazı çalınanlara) yollanan elektronik postada; cep depolarının 17.7.2017 tarihinde kapatıldığı, stokların fazlası ile davalı fabrikasına yollandığı, teminat mektubunun iadesinin istendiği; buna karşılık Kenan Telli tarafından Kenan Özbostancı'ya yollanan elektronik postada teminat mektubunun verilmesine neden olan ... Kara Nakliye çerçeve sözleşmesi geçerliğini koruduğunu için iade edilmeyeceğinin bildirildiği; Şu halde ...'nın bir taraftan sözleşmeyi sona erdirme beyanında bulunduğu diğer taraftan sona eren sözleşmeye dayalı teminat mektuplarını iade etmediği. Bu hususun MK m. 2 Dürüstlük Kuralı bağlamında takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
Yurtiçi Bobin Taşıma Sözleşmesi Açısından Yapılan Değerlendirmeler: Bu sözleşme ile ilgili olarak ilk uyuşmazlığın sözleşmenin süresinin uzayıp uzamadığına ilişkin olduğu, sözleşmenin 9.2.2015 tarihinde kurulduğu 31.12.2ü 16 tarihine kadar yürülükte olacağının kararlaştırıldığı (m. 12), dosya kapsamıda yer alan davacı delilleri arasında dayanak yapılan elektronik postalarda yer alan ifadeler doğrultusunda, davalının, bobin taşıma sözleşmesinin uzatılmadığı ve sözleşmenin sona ermesinden sonra yaptırılan taşımaların yeni taşıma sözleşmesi kapsamında olduğu yönüdeki beyanının yerinde olduğu sonucuna ulaşılmadığı, bobin taşıma sözleşmesinin (m. 12'deki koşullara uygun olarak) bir yıl süre ile uzatıldığının anlaşıldığı, bu süreci yöneten Altuğ Durmazın süreci yönettiği, enflasyon farkına müdahale ettiği ve talebi doğrultusunda yeniden düzenleme yapıldığı açıkça anlaşılmakla TBK m. █████ uyannea doğrudan temsilci olduğu, Sayın Mahkemenin dc yerinde görmesi halinde, bobin taşıma sözleşmesinin uzatıldığı ve Bobin Taşıma Sözleşmesinin, "Sözleşmenin FeshF başlıklı m. 13 hükmü uyarınca, davalının sözleşmenin 3î.12.2016 tarihinde sona erdiği yolundaki beyanının, nedensiz ve ihtarsız fesih olarak değerlendirileceği» bu tür fesih için sözleşmenin m. 13 hükmünde aranan koşullar gerçekleşmediği için feshin haksız olarak niteleneceği, bu halde davacının kar yoksunluğu talebinin koşullarının oluştuğu sonucuna varılacağı,
Yurtiçi İplik Taşıma Sözleşmesi ve Yurtiçi Kara Nakliye Sözleşmeleri açısından yapılan değelendirmeler: Taraflar arasındaki Yurtiçi İplik Taşıma Sözleşmesinin, 9.2.2015 tarihinde kurulduğu, M. 12.2016 tarihinde kadar yürürlükte kalacağının kararlaştırıldığı, 1.8.2015 tarihinde. Yurtiçi İplik Taşıma Sözleşmesinin m. 2-6 hükümlerinde değişiklik yapıldığı, Anılan ek protokodc sözleşmenin süresinin değiştirildiğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı, Davacının iplik taşıma sözleşmesinin 1 yıl süre uzatıldığını beyan ettiği, anılan sözleşmeye ilişkin yazışmaların sunulduğu eklerde (16-17) yer alan elektronik postalar tarafımızdan incelenmiş ve bu yazışmalarda enflasyon artışı başlıklı mesajlarda, bobin taşıma ve ... iplik taşıma sözleşmelerinden bahsedildiği sonucuna ulaşıldığı, yazışmalar doğrultusunda (ayrıntılı olarak rapor metninde açıklandığı üzere) bubin taşıma közleşmesi ve iplik taşıma sözleşmelerinin bir yıl süre ile uzatıldığı sonucuna ulaşıldığı, Sayın Mahkemenin de kabul etmesi halinde, yurtiçi iptik taşıma sözleşmesinin bir yıl uzatıldığı, yurtiçi kara nakliye sözleşmesinin ise iki yıl süreli olduğu, ... iplik taşıma sözleşmesinin 31.12.2016 tarihinde sona ermediği ve davalının bu tarihte sona erdiği yolundaki ifadesini içeren İhtarnamesinin hukuki sonuç doğurmadığı ve anılan sözleşmenin m. 12/(1 uyarınca, davalının sözleşmenin 31.12.2016 tarihinde sona erdiği yolundaki beyanının, nedensiz ve ihtarsız feshii olarak değerlendirileceği, İhtarsız fesih İçin sözleşmenin m. 13 hükmünde aranan koşullar gerçekleşmediği için feshin haksız olarak niteleneceği, bu halde davacının kar yoksunluğu talebinin koşullarının oluştuğu sonucuna varılacağı, aynı şekilde ... kara nakliye sözleşmesi açısından da Sayın Mahkemenin de kabul etmesi halinde henüz süre sona ermeksizin davacıya iş verilmeyip haşka firmalarla anlaşılması halinde de davacı açısından buna dayalı olarak zararının tazmini gerektiği sonucuna ulaşıldığı" şeklinde rapor sunmuşlardır.
Tarafların itiraz ve beyanları sonrası yapılan değerlendirmede bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi heyeti ek raporunda : Mali Yönden Yapılan İncelemede; Taraf itirazları irdelendiğinde kar kaybı lalebinin kabul edilmesi halinde: ... Bobin Sözleşmesi için; 34.085,33 TL X 8 ay= 272.682,64 TL X % 4,72 = 12.870,62 TL, ... İplik Taşıma Sözleşmesi için; 34.375,20 TLX 8 ay= 275.001,60 TL X % 4,72 = 12.980,08 TL, ... Depolama Lojistik Sözleşmesi için; 110.483,70TLX 11 ay= 1.215,320,70TLX % 4,72 =57.363,13 TL, ... Nakliye Sözleşmesi için;354.999,01 TLX 21 ay = 7.454,979,21 TL x % 4,72 = 351.875,02 TL olmak üzere 4 sözleşmeden doğan kar payının;12,870,62 TL +12,980,08 TL +57.363,13 TL +35I.875,02 TL = 435.088,85 TL olacağı, personel tazminat taleplerinin kabul edilmesi halinde: ... için 10.885,23 TL ... için 727,26 TL, ... için 9.286,06 TL tazminat ödemelerinin, davacı iddiasına göre sözleşmelerin feshi gerekçesi ile iş akdi sonlanmalarmda dair ödenen tutarlar olduğu. davaya konu edilen diğer tazminat taleplerinin yukarıda ve kök raporda açıklanan gerekçeler ile tespit edilebilir yanı olmadığı, kök raporda yapılan hesaplamaların davacı vekilinin itirazları irdelendiğinde sektöıcl bilirkişinin de kök rapor görücünü korumuş olduğundan bir değişiklik yapılamayacağı, Sonucuna varılmaktadır.
Sözleşmeler Bakımından Yapılan Değerlendirmede,
-Davalı çalışanı ...'ın temsil yetkisinin var olup olmadığı acısından yapılan değerlendirmelere yönelik itirazların değerlendirilmesi (alternatifli sonuçlar aşağıda sıralanmıştır). Mahkemenin yukarıda tespit edilen hususlar doğrultusunda, yapılan yazışmaların davalının ticari temsilcisi tarafından yürütüldüğü, ...'ın temsil yetkisinin var olduğu, anılan davalı çalışanı tarafından yazılan elektronik postadan, ".....konuştuğumuz üzere bobin sözleşmesi 31 Aralıkta sona erdi, yeni ihaleye çıkmaktansa aynı fiyatlarla sizinle devam edelim demiştik" ifadesi ile sözleşmenin 1 yıl süre ile uzatıldığı ve bu elektronik postanın sözleşmede yer alan yazılılık şartının gerçekleştirdiği sonucuna varması halinde bobin taşıma sözleşmesinin süresinin uzatıldığı ve "Sözleşmenin Feshi başlıklı m. 13 hükmü uyarınca, davalının sözleşmenin 31.12,2016 tarihinde sona erdiği yolundaki beyanının, nedensiz ve ihtarsız fesih olarak değerlendirileceği, bu halde davacının kar yoksunluğu talebinin koşullarının oluşacağı; aynı şekilde Yurtiçi İplik Taşıma Sözleşmesinin bir yıl uzatıldığı, ... iplik taşıma sözleşmesinin 31,12.2016 tarihinde sona ermediği ve davalının sözleşmenin 31.12.2016 tarihinde sona erdiği yolundaki beyanının, nedensiz ve ihtarsız fesih olarak değerlendirileceği, davacının kar yoksunluğu talebinin koşullarının oluştuğu sonucuna varılacağı, Ancak Sayın Mahkemenin yukarıda yer alan tespitler doğrultusunda, yazışmaların yürütüldüğü ...'ın temsil yetkisini haiz olmadığı, sözleşmelerin uzatılması bakımından yetkisiz olduğu, yazışmaların elektronik posta ile yapılmasının sözleşmelerin uzatılması için aranan yazılılık şartını gerçekleşlirmedığı kanaatine varması haliude ise sözleşmelerin sürelerinin uzatılmadığı, dolayısıyla sürenin soııa ermesi ile sözleşmenin de kendiliğinden sona erdiği ve kar kaybı talebinin koşullarının oluşmadığı sonucuna varılacağı,
- Kök Raporda Sözleşmelere Yorum Yolu ile münhasırlık Tanındığı Yönündeki İtirazın Değerlendirilmesi (alternatifli sonuçlar aşağıda sıralanmıştır). Taraflar arasındaki sözleşmelerin müııhasırlığı ile ilgili tartışma ile ilgili olarak, somut olayda belirli bir süre taşıma işinin yapılmasının kararlaştırıldığı çerçeve sözleşmeler bulunduğu. ... Kara Nakliye Sözleşmesinde, l yıl süreyle çerçeve nitelikli taşıma sözleşme yapıldığı, bu süre içinde sözleşmenin konusunda düzenlendiği m. 111 hükmünce, davalının ihtiyacı olduğunda nakliye işi yapılacağı vc müstakil taşıma sözleşmeleri kurulacağı, Sözleşmenin IV. Yüklenicinin Görev ve Sorumlulukları başlıklı hükmünün 3. Maddesinde, yüklenicinin (m. 2'de belirtilen) saatlerde mücbir sebep dışında araç tedariki sağlamayacağı durumlarda işlerinin kendisinin araç tedariki sağlayabileceğinin açıkça hüküm altına alındığı, Sayın Mahkeme, anılan hüküm doğrultusunda işverenin hiçbir sebep ileri sürmeksizin ve mücbir sebep de olmaksızın üçüncü kişilerden de araç tedarik edebileceği sonucuna varırsa bu halde davalının üçüncü kişilerden araç tedarikinin borca aykırılık oluşturmayacağı; aksi kanaate varması halinde İse yüklenicinin araç tedariki sağlıyor olmasına rağmen davacıya iş verilmeyip başka firmalarla anlaşılmasının sözleşmeye aykırılık sayılacağı ve davacının sözleşmenin m. 13 hükmü uyarınca, yazılı ihtar sonrası 60 gün içinde sözleşmeyi fesih koşulları oluştuğu ve buna dayalı olarak zararının tazmini gerektiği,
Davalının, Kök Raporda, sözleşmede taşıtan davalıya tek yanlı fesih hakkı tanınmasının MK m. 2 Dürüstlük Kuralına aykırı olduğu sonucuna varıldığını, TBK m. 26 hükmünde sözleşme özgürlüğünün düzenlendiğini, sözleşme taraflarının TİK m. █████ uyarınca, basiretli davranması gerektiğini, pacta sund servanda ilkesine uygun hareket edilmesi gerektiğini ileri sürdüğü, oysa kök raporda, davalıya tanınan nedensiz fesih hakkının MK m. 2 hükmüne aykırı olduğuna ilişkin bir görüş bulunmadığı, itiraz dilekçesinde de belirtildiği üzere, tarafların TBK m, 27 deki sınırlamalara bağlı kalarak TBK m. 26 uyarınca sözleşme özgürlüğü ilkesinden hareketle diledikleri hükümlere sözleşmede yer verebileceği, Davalının sözleşmenin feshinde dayandığı m. 12 hükmünde, davalıya sözleşmenin 3 ay önceden fesih ihbar ile (bîr hukuki işlemle) soııa erdirilmesi hakkı tanındığı, dolayısıyla davalının hiçbir neden göstermeksizin sözleşmeyi feshedebileceği, davalının sözleşmede kendisine tanınan bu nedensiz fesih hakkını kullanmasının, haksız olarak değerlendirilemeyeceği, davalının fesihte haklı bir sebebe dayanmasına gerek bulunmadığı, feshedilen sözleşmenin 1.3.2016 tarihinde kurulduğu 1.3.2018 tarihinde kendiliğinden sona ereceği, Davalının süre sonunu beklemeden sözleşmenin kendiliğinden sona ereceği 1.3.2018 tarihinden yaklaşık 8 ay öncc 17.7.2017 tarihinde sözleşmeyi sonlandırdığı, başka ifadeyle kendisine sözleşme m. ██████ hükmünde tanınan süreli fesih hakkını kullandığı, Bunun HAKSIZ fesih olmadığı, davacının iddiasının ise davalının fesih ihbarının, davacının sözleşmeden doğan edimlerinin ifası için taşınmaz ve araç kiralanın bir yıllık olarak uzatılmasının hemen akabinde gerçekleştirildiğini: bu nedenle davacının zor durumda kaldığı olgularına dayandığı, davacının anılan beyanlarının Sayın Mahkeme tarafından dinlenebilir olduğuna hükmedilmedi halinde, davacının davalıya tanınan fesih hakkının MK m. 2 Dürüstlük Kuralına uygun kullanılmadığını iddia ettiği, her iki tarafın tacir olduğu, sözleşmede davalıya açıkça nedensiz fesih hakkı verildiği, davacının kabulü ile sözleşmenin kurulduğu ve davalının bu hakkını sözleşmede belirlenen koşullara uygun olarak kullandığı göz önünde tutulduğunda davacının anılan iddiasının yerinde olup olmadığı hususunda nihai takdirin Sayın Mahkemede olduğu" şeklinde görüşlerini bildirmişlerdir.
Mahkememiz ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararı ile karar verilmiş, istinaf sonucunda dosya İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi, ████████ Esas ve ████████ Karar karar ilamı ile: " Mahkemece, dava konusu █████/2017 tarihli ... kara nakliye sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedeniyle feshedildiği kabul edilmiş ve davacının on bir aylık kar mahrumiyeti zararı ile bu sözleşmenin ifası için istihdam edilen bir işçinin fesih nedeniyle işten çıkarılması nedeniyle davacının ödediği işçilik alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Dava konusu sözleşmenin █████/2018 tarihine dek geçerli olduğunun sözleşmenin XII maddesinde düzenlendiği, sözleşmenin davacı tarafça feshedildiği █████/2017 tarihine dek yürürlükte olduğu tarafların kabulündedir. Mahkemenin kabulüne göre; bilirkişi heyetine bir sektör bilirkişisi de dahil edilerek, davacının benzer bir sözleşmeyi tekrar kurabileceği makul sürenin tespiti ve kar mahrumiyetine ilişkin talebin bu çerçevede değerlendirilmesi gerekirken, gerekçesi açıklanmaksızın on bir aylık kar mahrumiyeti talebinin kabul edilmesi yerinde olmamış, davalı yanın bu sözleşmeye yönelik istinaf sebebi de yerinde bulunmuştur. Dava tarihinden sonra iade edildiği ihtilafsız olan teminat mektubunun iadesi istemi bakımından karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur. Mezkur mektubun dava konusu dört sözleşmeden doğan alacakların teminatı olarak verildiği mektup içeriğinden anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki █████/2017 tarihinde sona erdiği tartışmasız depolama ve lojistik sözleşmesinin dokuzuncu maddesinde, davacının sözleşmeden doğan yükümlülüklerinin ifası ve davalı alacaklarının temini amacıyla davalıya sözleşme süresini kapsayan 75.000,00-TL bedelli banka teminat mektubu getireceğinin, davacının sözleşme imzalanmadan evvel yapmış olduğu işler nedeniyle davalıya zarar verecek herhangi bir işlemi bulunmadığının, sözleşme öncesi yapılan iş ve hizmetler nedeniyle herhangi bir zararın doğması halinde teminat mektubunun bu zararları da kapsayacağının düzenlendiği, benzer düzenlemelerin ... bobin taşıma ve ... iplik taşıma sözleşmelerinin 20 ve 21 maddelerinde de yer aldığı, davalı yanın depolama ve lojistik sözleşmesi kapsamında stok mutabakatı yapıldıktan sonra teminat mektubunun iade edildiğini savunduğu anlaşılmış olup, mahkemece anılan sözleşme hükümleri ve davacının iddiası ve davalı savunması değerlendirilerek, dava tarihi itibariyle davalının teminat mektubunu iade koşullarının oluşup oluşmadığının, diğer ifade ile dava tarihindeki haklılık durumunun tespiti ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönünden buna göre karar verilmesi gerekirken, davalının davanın açılmasına sebep olduğuna yönelik yetersiz gerekçe ile davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde olmamış, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde bulunmuştur" gerekçesi ile kaldırılarak dosya mahkememize gönderilmiş, mahkememiz ████████ Esasına kaydı yapılmıştır.
İstinaf kararı sonrasında mahkememizce dosya yeniden ele alınmış ve istinaf kararı uyarınca yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişiler Doç. Dr. Murat Oruç, Filiz Canveren, Şenol Kaya, Makbule Gültekin Öğretim tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi raporu ile:"Heyetimizce yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde davacı şirket tarafından davalı şirkete en son faturanın 24.07.2017 tarihinde düzenlendiği ve yine davacı şirketin 28.12.2017 tarihinde ki 0,7-TL alacak bakiyesini sıfırlayarak kapattığı, 31.12.2017 yılından sonra inceleme gününe değin taraflar arasında başka bir ticari kaydı olmadığı inceleme günü anlaşılmış olup, davalı ile bu hususta mutabık olduklarının tespit edildiği, bu hususun esasında takdiri mahkemeye ait olmak üzere 31.12.2016 yılında sona erecek olan sözleşmenin taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin bir yıl süre ile uzadığı sonucunu beraberinde getirdiği, bu noktada son faturanın davacı tarafından 24.07.2017 tarihinde düzenlenmiş olması ve sözleşmenin feshinin ihbarının ise 16.10.2017 tarihin davalı tarafından tebellüğ edildiği hususu nazara alındığında sözleşmenin feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığının takdiri mahkemeye ait olduğu, mahkemece 09.02.2015 tarihli ... Taşıma Sözleşmeleri'nin davacıya münhasırlık hakkı verdiği buna karşın davalının son fatura tarihi olan 24.07.2017 ilâ fesih tebellüğ tarihi olan 16.10.2017 arasındaki yaklaşık 2,5 aylık süreçte davacı dışında dava dışı üçüncü bir şahıstan hizmet aldığı nedeniyle sözleşmeye aykırı davrandığı kanaatinde olunması ihtimalinde davacının (bir yıllık uzamanın 31.12.2017 tarihinde sona erdiği hususu nazara alındığında) 16.10.2017 ilâ 31.12.2017 tarihleri arasındaki sürece dair kar mahrumiyeti talebinde bulunabileceğinin ifade edilebileceği, mahkemece 09.02.2015 tarihli ... Taşıma Sözleşmeleri'nin davacıya münhasırlık hakkı vermediği yahut davacının fesih iradesinin haklı nedene dayanmaması nedeniyle davalının sözleşmeye aykırı davrandığından bahsedilemeyeceği kanaatinde olunması ihtimalinde davacının, kar mahrumiyeti talebinde bulunmasının mümkün olmadığının ifade edilebileceği, mahkemece davacının anılan iki sözleşme yönünden kar mahrumiyeti talebinde bulunabileceği kanaatinde olunması ihtimaline binaen Yargıtay'ın kabulünde olduğu üzere kesinti yöntemi uygulanmak sureti ile davacının 16.10.2017 ilâ 31.12.2017 tarihleri arasındaki sürece dair kar mahrumiyetinin hesaplanması sureti ile devam edildiğinde bu bedelin 4.022.06 TL.ye tekabül ettiği, 07.06.2021 tarihli kararında ... Kara Nakliye Sözleşmesi kapsamında ise davacının mahrum kaldığı kazancın hesaplanabilmesi için evvelce de ifade edildiği üzere davacının aynı veya benzer şekilde sözleşme yapması için gereken makul sürenin tespit edilmesi, bu süre itibarıyla elde edeceği gelirin hesaplanması ve bu süre itibarıyla yapmadığı giderlerin mahsup edilmesi suretiyle zararının belirlenmesi gerektiği, heyetimizce bu noktada yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde bu bedelin 100.535,72 TL'ye tekabül ettiği," şeklinde raporlarını sunmuşlardır.
Yapılan yargılama sonucunda:
... Taşıma Sözleşmelerinin Bir Yıl Süre ile Uzatılmasına Yönelik Taraflar Arasında Zımni Bir Anlaşma Bulunup Bulunmadığı, Davalı Şirketin Bu İki Sözleşmenin Uzatılmasına Yönelik Yetkisiz Temsilci Tarafından Yapıldığını İddia Ettiği İşleme Zımnen Muvafakat Verdiği Anlamına Gelecek Ticari İlişki Mevcut Olup Olmadığına Yönelik İnceleme ve Değerlendirme; bilirkişi heyeti tarafından buna yönelik yapılan değerlendirmelere göre davacı şirket tarafından davalı şirkete en son faturanın 24.07.2017 tarihinde düzenlendiği ve yine davacı şirketin 28.12.2017 tarihinde ki 0,7-TL alacak bakiyesini sıfırlayarak kapattığı, 31.12.2017 yılından sonra inceleme gününe değin taraflar arasında başka bir ticari kaydı olmadığı inceleme günü anlaşılmış olup, davalı ile bu hususta mutabık oldukları tespit edilmiş olup, 31.12.2016 yılında sona erecek olan sözleşmenin taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin bir yıl süre ile uzadığı sonucunu beraberinde getireceği belirlenmiş, mahkememizce de bu görüş yerinde görülerek sözleşmenin bir yıl süre ile uzadığı kabul edilmiştir.
Buna göre son faturanın davacı tarafından 24.07.2017 tarihinde düzenlenmiş olması ve sözleşmenin feshinin ihbarının ise 16.10.2017 tarihin davalı tarafından tebellüğ edildiği, 09.02.2015 tarihli ... Taşıma Sözleşmeleri’nin davacıya münhasırlık hakkı verdiği buna karşın davalının son fatura tarihi olan 24.07.2017 ilâ fesih tebellüğ tarihi olan 16.10.2017 arasındaki yaklaşık 2,5 aylık süreçte davacı dışında dava dışı üçüncü bir şahıstan hizmet aldığı nedeniyle sözleşmeye aykırı davrandığı, davacının (bir yıllık uzamanın 31.12.2017 tarihinde sona erdiği hususu nazara alındığında) 16.10.2017 ilâ 31.12.2017 tarihleri arasındaki sürece dair kar mahrumiyeti talebinde bulunabileceği, bu bağlamda bu sözleşmeler için 2,5 aylık süre göz önünde bulundurularak yapılan hesaplama dikkate alınmıştır.
... Bobin Sözleşmesi için sözleşme ilişkisinin fesih tarihi ile sözleşme ilişkisi devam etse idi kalan bakiye süre arasındaki 2,5 aylık süre için hesaplama yapılmış, İstinaf öncesi kök ve ek rapordaki hesaplama kriterleri aynı kalmak kaydı ile; sözleşmenin erken feshinden dolayı talep edilen 8 aylık ortalama gelir kaybı yerine (bakiye sözleşme süresi olan) 2,5 ay olarak kabul edilmesi halinde 34.085,33 TL X 2,5 ay= 85.213,32 TL olacağı, buna göre de 85.213,32 TL X % 4,72 = 4.022.06 TL. Kar kaybı talebi hesaplanmış ve hükümde bu miktar esas alınmıştır.
... İplik taşıma sözleşmesi için kar mahrumiyeti bilirkişilerce hesaplanması sehven yapılmamış ise de mahkememizce aynı kriterlere göre resen hesaplanmış ve 34.375,20 x 2,5 =85.938,00 x 4,72 / 100 = 4.056,27 TL kar kaybı tespit edilmiş ve bu sözleşme yönünden bu miktar üzerinden karar verilmiştir.
... Kara Nakliye Sözleşmesi Yönünden Davacının Benzer Bir Sözleşmeyi Tekrar Kurabileceği Makul Sürenin Tespiti ve Kar Mahrumiyeti Talebine Yönelik İnceleme ve Değerlendirme: bilirkişiler bu konuda yaptıkları değerlendirmede Taraflar arasında 01.01.2017 tarihinde imzalanan “... Kara Nakliye Sözleşmesi” kapsamında davacının üstlendiği Ege, Akdeniz, İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerine yönelik düzenlediği taşıma fatura tutarları değerlendirildiğinde (Davacı firmanın 2017 yılı ilk üç ayı için 965.863,17 TL ve davacının taşımacılık bölgelerin verildiği ... Lojistik A.Ş. firmasının 2017 yılına ait 7 aylık taşıma fatura tutarlarının 2.901.288,59 TL olduğu tespit edilmiştir); karayolu taşımacılık piyasasında büyük iş olarak değerlendirilecek bir potansiyel olduğu, Karayolu taşımacılık piyasasında; bu büyüklükte (2017 yılı içinde gerçekleşen taşıma fatura toplamları günümüze göre değerlendirildiğinde davaya konu taşımacılığın yıllık taşıma fatura toplamının 30 ile 35 milyon TL civarında olacağı tahmin edilmektedir) bir taşıma operasyonu için firmaların yeni sözleşme yapmalarının çok kolay olmadığı, bu büyüklükteki yeni taşıma sözleşmeleri uzun ihale ve pazarlık süreçleri gerektirmekte olduğu belirtilerek, davacı taşıma şirketinin davalı ile yapmış olduğu “... Kara Nakliye Sözleşmesi” potansiyelinde yeni bir taşıma sözleşmesi kurması normal taşımacılık piyasası ve normal ekonomik koşulların uygun olması durumunda 6 ay olduğu yönünde kanaat bildirmişler ve mahkememizce de bu süre uygun görülmüştür.
Buna göre de ... Kara Nakliye Sözleşmesi kapsamında sektör bilirkişisinin yeni bir sözleşme süresinin 6 ay olabileceği görüşü doğrultusunda İstinaf öncesi kök ve ek rapordaki hesaplama kriterleri aynı kalmak kaydı ile; Sözleşmenin erken feshinden dolayı talep edilen 21 aylık ortalama gelir kaybı yerine 6 ay olarak kabul edilmesi halinde 354.999,01 TL X 6 ay= 2.129.994,06 TL olacağı ve 2017 yılı bilanço ve gelir tablosu rakamlarını etkileyeceği, netice olarak 2.129.994,06 TL X % 4,72 =100.535,72 TL. Kar kaybı talebi hesaplanmıştır ve buna göre hüküm kurulmuştur.
Teminat mektubuna ilişkin cevap dilekçesindeki açıklamalar uyarınca yapılan incelemede, dava konusu teminat mektubunun her ne kadar dava tarihinden sonra █████/2017 tarihinde ... Bankası ... Şubesine iptal edilmek üzere davalı şirket tarafından sunulmuş ise de, teminat mektubunun alınmasına ilişkin sözleşme maddeleri, davacı tarafından ... Kara Nakliye Sözleşmesinin feshedilmesi, Depolama Lojistik Sözleşmesinden kaynaklanan stok farklarına ilişkin █████/2017 tarihli mutabakat dikkate alındığında, bu dava konusu bakımından davanın açıldığı tarih itibari ile davacı haklı görülmemiş ve bununla ilgili yargılama gideri ve vekalet ücreti davacı tarafa yüklenmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile,
1-Depolama ve lojistik sözleşmesinden kaynaklı olarak talep edilen 50.000,00 TL'lik cezai şart talebinin reddine,
2-Depolama ve Lojistik sözleşmesinden kaynaklı talep edilen 77.534,42 TL'lik talebin reddine,
3-Teminat mektuplarının hükümsüzlüğüne ilişkin talebin konusuz kalması nedeniyle, bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
4-... kara nakliye sözleşmesinden kaynaklanan 100.535,72 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-... bobin taşıma sözleşmesinden kaynaklanan 4.022,06 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-... iplik taşıma sözleşmesinden kaynaklanan 4.056,27 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-4-5 ve 6 nolu maddelerde belirtilen sözleşmeler yönünden fazla talep edilen miktarlar yönünden davanın reddine,
8-Alınması gerekli 7.419,43 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 5.977,13 TL peşin harç ve 6.052,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 12.029,13 TL harçtan mahsup edilerek fazlaca yatırılan 4.609,70 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
9-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 5.977,13 TL peşin nispi harç, 6.052,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 12.065,13 TL'nin yatırılan harçtan iadesine karar verilen 4.609,70 TL'lik kısım düşüldükten sonra kalan 7.419,43 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
10-Davacı tarafından yapılan 210,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 30.000,00 TL bilirkişi kök ve ek rapor masrafı olmak üzere toplam 30.210,00 TL yargılama giderinin kabul (% 15,38) oranı gözetilerek 4.646,29 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
11-Davalı tarafından yapılan toplam 330,00 TL yargılama giderinin ret oranı ( %84,62) gözetilerek 279,24 TL'sinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
12-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
13-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 93.606,09 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
14-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!