Anahtar kelimeler: Süreç Adıyaman Görüşü Hukukî İstemlerinin Edenlerin Öldürme Neticesinde Edilebilir Yetkilerinin
1. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

    SAYISI : █████████ E., ███████ K.
    SUÇ : Kasten öldürme
    HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının reddi ile hükmün onanması
    İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 286/2-a maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    1. Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.02.2023 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1 ve 53. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
    2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 09.01.2024 tarihli ve █████████ Esas ve ███████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar ... ve ... vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    1. Katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri özetle, suçun tasarlanarak işlendiğinden bahisle suç vasfına,
    2. Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle, suç vasfına, meşru savunmaya, haksız tahrike ve takdiri indirim nedenlerine ilişkindir.
    III. GEREKÇE
    Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, maktulden sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı, meşru savunma şartlarının oluşmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, katılanlar ... ve ... vekili, sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
    IV. KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 09.01.2024 tarihli ve █████████ Esas ve ███████ Karar sayılı kararında katılanlar ... ve ... vekili, sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    25.06.2025 tarihinde karar verildi.
    KARŞI OY
    İlk derece mahkemesince sanık ile maktulün arkadaş oldukları ve zaman zaman birlikte alkol aldıkları, █████/2021 günü de akşam saatlerinde buluşup alkol aldıkları, sonrasında maktule ait motosiklet ile Kahta İlçesi ... Köyü ... geldikleri ve sanığın iddiasına göre aralarında çıkan tartışma ve küfürleşme sonrasında yanında bulunan ve 6136 sayılı Kanun'a göre bulundurulması ve taşınması yasak (ruhsata tabi) olan ... ... marka üzerinde 9 mm ibaresi olan kuru sıkı tabanca ile maktulün C1 omur sağ arkus posterior üstünden yaralanacak şekilde ateş ettiği, maktulü orada eğimli araziden aşağıya doğru ittiği ve maktulün cesedinin 5 gün sonra bulunduğu kabul edilen olayda;
    Sanığın maktulün olay günü kendisine küfredip darp etmek üzere üzerine geldiğini, maktulün elinde bulundurduğu anahtarla boynuna vurduğunu ve bu sebeple çıkan boğuşma esnasında elinde bulunan kendisine ait ... ... marka silahın ateş alarak maktulün ensesine girmesi sebebiyle öldüğü savunmalarına karşılık sanığın maktulün anahtarla sanığın boynuna vurduğu iddiaları karşısında sanığın alınan kati hekim raporlarında ve savcılıkta bizzat alınan ifade esnasında, sanığın boynunda herhangi bir ekimoz lezyon veya kızarıklık görülmediğinin savcılıkça tespiti, sanığın maktulün kendisine küfrettiği iddialarına (sanığın kendisine hakaret edildiğine dair beyanlarının, dosya münderecatında sanığın beyanı dışında başkaca delil ile ispatlanamadığından soyut nitelikte kaldığı.) karşılık işlediği suçu hafifletmeye çalıştığı yönünde savunma verdiğinin düşünüldüğü, kaldı ki, haksız tahrik hükmünün uygulanması ile alakalı orantılılık unsurunun aşamalarda elde edilen ve dosya arasına alınan deliller ile birlikte değerlendirildiğinde oluşmadığının ,Yargıtay 15. CD ██████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı, Yargıtay 1. CD ██████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı, Yargıtay 1. CD ██████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı ile Yargıtay 1. CD █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, başkaca delillerle desteklenemeyen soyut savunma lehine TCK'nın 29. Maddesinin uygulanamayacağının da vurgulandığı, bu sebeple, sanığın yapmış olduğu eylem ile alakalı haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiği kanaati ile sanık hakkında haksız tahrik nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 29. maddesi uyarınca indirim yapılmamış ise de;
    Sanığın "gecenin ilerleyen saatlerinde sonu 20: 49 olan annemin kullandığı telefondan beni annem aradı. Nerede olduğumu ve eve gelmemi istedi. Bu esnada ... bana kimin aradığını sordu. Ben de bizimkiler aradı dedim. Ardından ... bana hitaben '' kapat telefonu arayanın anasını avradını sinkaf ederim '' dedi. Ben de bunun üzerine kardeşim benim annem senin annen senin annen benim annem, ayıp değil mi küfür etme dedim. Ben böyle yumuşak konuştukça ...'de alkolün etkisi ile bana karşı hırçınlaşıp saldırdı. Elinde bir anahtarlık vardı. Onunla boynuma vurdu" şeklindeki savunmasının aksinin kanıtlanamadığı,
    Maktül ile sanığın arkadaş oldukları, olay günü sanığın telefon ile araması neticesinde buluştukları ve olay yerinde alkol almaya başladıkları, bir süre sonra sanığın kuru sıkı ancak metal parçası fırlatılabilen tabanca ile maktulü ensesinden vurarak öldürdüğü olayda sanığın aksi sabit olmayan beyanlarında annesiyle konuştuğu sırada maktulün kapat telefonu arayanın anasını avradını sinkaf ederim şeklinde hakaret etmesine binaen tartışmaya başladıklarını, sanığın alkol etkisi ile hırçınlaşıp elindeki anahtar ile vurduğunu beyan etmesi,
    Maktulün ağabeyi katılan ...'in Cumhuriyet başsavcılığında alınan ifadesinde "kardeşim ... alkol alırdı alkol alınca da arkadaşları ile arasında kavga olurdu" şeklindeki beyanı ,yine katılan ...'in bilgi sahibi sıfatıyla kullukta alınan ifadesinde makul ve sanığı kastederek" her ikisi içtikleri zaman kavga çıkarırdı, birbirleriyle zıt kişilikte şahıslardı" şeklindeki beyanı,
    Sanığa ait HTS kayıtlarının incelenmesinde maktul ile bir arada bulunduğu sırada sanığın annesinin kullandığını belirttiği telefon numarası ile sanık arasında üç görüşme kaydının bulunması,
    Sanığa ait darp gibi izin bulunmadığı neticesini içeren adli raporun olaydan 11 gün sonra alınması ve her darp eyleminde vücutta mutlaka iz kalmayacağının, Kati hekim raporlarında ve savcılıkta bizzat alınan ifade esnasında, sanığın boynunda herhangi bir ekimoz lezyon veya kızarıklık görülmediği belirtilmiş olmasına karşılık olayın 28 ağustosta gerçekleştiği, sanığın 10 gün sonra 7 ağustos yani 11 gün sonra yakalanması sebebiyle boynunda iz kalmayabileceğinin bilinmesi,
    Kaldı ki sanık ile maktul arasında geçmişte hiçbir husumet bulunmadığından sanığın maktulü öldürmesi için bir sebep bulunmadığı,
    Sanığın maktulü neden öldürdüğü hususunda mahkemece hiç bir tespitin yapılamadığı,
    Olayın sanığın aksi sabit olmayan (olayın hiç bir tanığı bulunmamaktadır) alkol alma sırasında annesinden gelen telefonla konuşurken annesinin kendisini çağırdığını duyan maktulün annesine yönelik küfürün ve ardından anahtarla kendisine saldırmasının etkisiyle olayın gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda sanık lehine değerlendirilmesi gereken bir şüphenin meydana geldiği hususları birlikte gözetildiğinde olaya neden olan maktülün eylemlerinin gerçekleşmediğine dair sanık savunmalarının aksini gösterebilecek nitelikte dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığı anlaşıldığından sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin asgari oranında uygulanması gerektiği
    Gerek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ve gerekse Yargıtay 1. Ceza Dairesi ile Yargıtay diğer ceza dairelerinin müstakar içtihatlarına göre haksız tahrik nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 29. maddesi uyarınca asgari oranında indirim yapılması,
    Kabule göre de; mahkemece olayın kabulüne ilişkin yapılan anlatımda sanık ile maktulün aralarında çıkan tartışma ve küfürleşme sonrasında sanığın maktule tabancayla vurarak öldürdüğü belirtilmesine rağmen kabul ile haksız tahrik uygulanmamasına dair gerekçe arasında çelişki meydana getirerek hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu
    görüşündeyim.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!